<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="FeedCreator 1.7.2" -->
<rss version="2.0"  xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >
    <channel>
        <title>kürşat bayraktar blogu</title>
        <description>kürşat bayraktar blogu</description>
        <link>http://tr.netlog.com/AYYILDIZcan/blog</link>
        <lastBuildDate>Thu, 26 Nov 2009 06:10:37 UT</lastBuildDate>
        <generator>FeedCreator 1.7.2</generator>
        <image>
            <url>http://tr.netlogstatic.com/p/tt/004/387/4387052.jpg</url>
            <title>AYYILDIZcan</title>
            <link>http://tr.netlog.com/AYYILDIZcan</link>
            <description>AYYILDIZcan</description>
        </image>
        <item>
            <title>CUMHURİYET</title>
            <link>http://tr.netlog.com/AYYILDIZcan/blog/blogid=999285</link>
            <description>Cumhuriyeti kurarken...&lt;br /&gt;BİR okur kaç keredir ısrarla soruyor:&amp;quot;Atatürk, cumhuriyeti niçin demokrasiyle kurmadı?&amp;quot;&lt;br /&gt;09 Kasım 2007 Cuma 12:09 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hasan PULUR - Milliyet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BİR okur kaç keredir ısrarla soruyor: &lt;br /&gt;&amp;quot;Atatürk, cumhuriyeti niçin demokrasiyle kurmadı?&amp;quot;&lt;br /&gt;Yani, 1920'lerde bozkırın ortasına iki sandık konulacak, birine &amp;quot;cumhuriyet&amp;quot;, birine de &amp;quot;şeriat&amp;quot; yazılacak, ahalinin gelip bu sandıklarda oy kullanması istenecek...&lt;br /&gt;Bu kadar basit de, acaba niye yapmamış?&lt;br /&gt;Bir taraftan vatanı düşman işgalinden kurtarmak, bir taraftan da karınlarını doyurmak için, cumhuriyeti demokrasiyle kurmayı ya akıl edememişler ya da işlerin çokluğundan vakit bulamamışlardır.&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;O nasıl cevap diyeceksiniz?&lt;br /&gt;&amp;quot;Numaracı Cumhuriyetçiler&amp;quot;in anlayacağı cinsten bir cevap...&lt;br /&gt;Soracaklar:&lt;br /&gt;&amp;quot;Yani karınlarını doyurmak için demokrasiyi feda ettiler, öyle mi?&amp;quot;&lt;br /&gt;&amp;quot;Aynen öyle!&amp;quot;&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;ATATÜRK'le birlikte, Erzurum, Sivas kongrelerine katıldıktan sonra Ankara'ya gelen Mazhar Müfit Kansu anılarında o günleri anlatır... (x)&lt;br /&gt;Ankara'ya geldikleri sırada, Heyeti Temsiliye'nin Osmanlı Bankası'ndan ödünç aldığı 1000 lira tükenmek üzeredir, hesap işlerine bakan Mazhar Müfit Kansu, defterine &amp;quot;Ekmekçiye verecek paramız kalmadı&amp;quot; diye yazar. Lakin Mustafa Kemal Paşa, bankalardan ve özel kurumlardan, tüccardan kredi istememektedir. Kansu'nun bir kürkü vardır; Erzurumlu Nafiz Bey'e bunu satalım, der. Ocak ayında kürk satılır mı? Başka çare kalmayınca satılır. O gece Mazhar Müfit Bey sabaha kadar yatakta döner durur, uyku tutmaz, sabahın erken saatlerinde kapı çalınır, Müftü Efendi ziyarete gelmiştir. Hoş gelmiş, sefa gelmiştir de, mutlaka kahve içer; Mazhar Müfit Bey'in cezveye koyacak iki şekeri vardır, doğrusu iki şekeri, Müftü Efendi'nin kahvesine harcamak istemez, hatta bir emrivaki yapar:&lt;br /&gt;&amp;quot;Müftü Efendi, kahve, sigara içmezsiniz değil mi?&amp;quot;&lt;br /&gt;Müftü Bey, bıyık altından gülümser:&lt;br /&gt;&amp;quot;İçmem, içmem!&amp;quot;&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;ANKARA eşrafı, Temsil Heyeti'nin ekmek alacak parası olmadığını öğrenmiş, topladıkları 1000 lirayı getirmişlerdir. Mazhar Müfit Bey, &amp;quot;Kasada paramız var&amp;quot; derken, Müftü Efendi getirdiği paraları masanın üzerine çıkarıp saymaya başlamış. Mustafa Kemal Paşa'ya gitmişler, &amp;quot;Kasa Mazhar Müfit'te&amp;quot; demiş, ona göndermiş, kasada da para 28 kuruş...&lt;br /&gt;Eehhh, artık Müftü'ye kahve ikram etmek lazım!!!&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;MÜFTÜ gittikten sonra, Mazhar Müfit Bey, Paşa'ya koşar, 1000 lira geldiğini söyler, &amp;quot;Kul sıkışmayınca Hızır yetişmiyor&amp;quot; der, Atatürk &amp;quot;Şimdi, Hızır'ı filan bırak, masraf ve varidatı tanzim et!&amp;quot; der.&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;YOOOO, Paşa hazretleri ne derse desin, Mazhar Müfit Bey o gün Temsil Heyeti'ne ziyafet çekecektir.&lt;br /&gt;&amp;quot;Çoktandır et yüzü gördüğümüz yok, şimdi emir verip on kıyye (okka) pirzola aldıracağım, ancak yeter, bir de irmik helvası, 16 kişiye ancak yeter.&amp;quot;&lt;br /&gt;Mustafa Kemal Paşa kaşlarını çatar:&lt;br /&gt;&amp;quot;İsrafa başlamayalım!&amp;quot;&lt;br /&gt;&amp;quot;Bir defaya mahsus, yarın yine çorbaya ve bulgur pilavına avdet ederiz, Paşam!&amp;quot;&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;İŞTE böyle, Mustafa Kemal ve arkadaşları vatanı kurtarmak için, böyle abuk sabuk işlerle de uğraşırlarken, cumhuriyeti demokrasiyle kurmayı unutmuşlardır...&lt;br /&gt;&amp;quot;Numaracı Cumhuriyetçiler&amp;quot;in indinde günahları büyüktür.&lt;br /&gt;Her ne kadar &amp;quot;İyi ki cumhuriyeti kurarken, demokrasiyi unutuvermişler!&amp;quot; diyenler varsa da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orhan Çekiç, Sivas'tan Ankara'ya, Cumhuriyet Yayınları.</description>
            <author>AYYILDIZcan</author>
            <pubDate>Fri, 09 Nov 2007 17:50:53 UT</pubDate>
        </item>
        <item>
            <title>HEPİMİZ TÜRKÜZ</title>
            <link>http://tr.netlog.com/AYYILDIZcan/blog/blogid=476292</link>
            <description>BALKAN   TÜRKLERİ  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın bize saygı göstermesini istiyorsak önce bizim kendi benliğimize ve milliyetimize o saygıyı duygu planında, fikir planında, eylemli olarak tüm eylemlerimiz ve davranışlarımızla gösterelim ve bilelim ki ulusal benliğini bulmayan uluslar başka uluslar için birer avdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MUSTAFA KEMAL ATATÜRK</description>
            <author>AYYILDIZcan</author>
            <pubDate>Mon, 03 Sep 2007 19:14:18 UT</pubDate>
        </item>
    </channel>
</rss>
