GUVEN_HEWAL profil sayfası

GUVEN_HEWAL

erkek - 28 yaş, istanbul, Türkiye
1.247 ziyaretçi

SENİ DÜŞÜNDÜM
Ellerim ceplerimde ve gözlerimde, sen
Seni düşünüyorum, tebessüm var gönlümde
Güneş doğuyor mavi gözlerinde
Havada ılık bir meltem var
Hissediyorum, saçlarından geliyor,
O güzelim papatya kokulu rüzgâr
Aşk rüzgârı bu, yalnızca seven anlar
Ve benim yüreğimde batan gemiler
Hiç bitmeyen fırtınalar.. GELMEYECEĞİM
Yine deniz kenarında mısın ?
Uzaklara mı bakıyorsun ?
Yoksa özlüyor musun beni ?
Ben bir başka şehrin kalabalığındayım
Bekleme beni, gelmeyeceğim
Sadece, ağlarken
Beni hissetmen için
Sana yağmurlarla beraber
Göz yaşlarımı göndereceğim
Saçlarına düşen her damla gözyaşımda
Seni doyasıya öpeceğim.

NEDEN YAŞIYORSUN
Hiç canın sıkıldığında;
Gökyüzüne tırmanmak istedin mi ?
Ya da yalnızken bir dağa kafa tuttun mu ?
Hiçbiri olmadı mı ?
Hiç değilse, kendi saçını başını yolmadın mı ?
Tokatlamadın mı kendini ?
Yani özlemedin mi hiç kimseyi ?
Söylesene be arkadaşım;
Neden yaşıyorsun ki ? NERELERDESİN
Nerelerdesin ?
Rüyalarıma bile girmiyorsun artık
Bembeyaz gecelerimi renklerdirmiyorsun
Göremiyorum seni,
Sesini duyamaz oldum
Yorma kendini,
Aslında çok iyi biliyorum,
Beni ağır ağır terk ediyorsun...

VE BİTTİ
Ben seni iş olsun diye sevmiştim
Yine de seninle her şeyi paylaşabilmek güzeldi
Öylesine bir sevdaydı işte
Çok kısa sürdü
Geldi,
Yaşandı,
Ve bitti...
SESSİZCE
Sessizce sevdim seni
Gönlüme hapsettim
Tüm imkansızlıkları sildim
Sadece "sen" dedim
Her an düşüncelerimdeydin
Sesin kulaklarımda çınlarken
Bilmeden çok fazla güvenmişim
Yanılmışım.
Çünkü sen beni sevmemişsin
Canın sağ olsun
Üzgünüm, geldiğim gibi gidiyorum
Yani sessizce ölüyorum
Ve biliyor musun ?
Ölürken bile seni çok seviyorum...

SUSAMAK GİBİ
Hayret !
Ne çabuk ta özlüyorum seni
Oysa, böyle olmayı hiç istememiştim
Seni bu kadar sevebileceğimi hiç düşünemedim
Bazı şeyler insanın elinde değil ki
Ve ben seni susamak gibi sevmişim
Bir pınardan su içer gibi içmişim
Ben seni sevmek için dünyaya gelmişim
Gözlerimin ferisin,
Geceleri rüyamda,
Gündüzleri ise kokladığım bir çiçeksin
Taptaze bir tomurcuk gibisin
Durduğun yerde küçücük
Açınca sevgi kadar büyük ve eşsizsin
İçim ferahlıyor seninle biliyor musun ?
Çünkü;
Ben seni susamak gibi sevmişim
Ve ben seni,
Bir pınardan su içer gibi içmişim...
KILIÇ ÇİÇEĞİ
Ben senin yanında olmak isterdim
Evinin bir köşesinde
En beğendiğin begonya
Her gün yüzlerce kere gülümsediğin
Sarı ve kırmızı güller olmak isterdim
Doyasıya, bıkmadan seyrederdim seni
Yeşil gözlerini ezberlerdim.
Keşke en sevdiğin Kılıç Çiçeğin olsaydım
Olsaydım da; Her gün sabah,
Güneş gibi üzerime doğsaydın
Konuşsaydın benimle
Yapraklarıma dokunsaydın
Hatta sevip okşasaydın beni
Arada sırada öpseydin
Bir gülümsemen yeterdi inan bana
Yapraklarımı, yani kollarımı açardım sana.
Keşke;
En sevdiğin Kılıç Çiçeğin olsaydım
Olsaydım da,
Evinin bir köşesinde, her gün,
Yeşil gözlerine ve gül yüzüne baksaydım
Ve ben seni tüm çiçeklerden kıskanırdım.
Beni sulaman gerekmezdi
Senin varlığın ve sevgin bana yeterdi
Evinin bir köşesinde
Kılıç Çiçeğin olsaydım
Ellerinde doğsaydım,
Kalbinde büyüseydim,
Vadem tamam olunca da;
Yeşil gözlerine bakarken ölseydim.

DUDAKLARIMDASIN
Sen benim gökyüzümsün
Her sabah seninle uyanıyorum
Güzel hayallerim var benim sana dair
Her an kapının eşiğinde seni bekliyorum
Ben seninle mutlu olmak istiyorum
Bil ki, en güzel ânım sın
Hayat veriyorsun yıkılmış benliğime
Bazen yağmur olup yağıyorsun gönlüme
Bazen rüzgâr olup esiyorsun hislerime
Ve sen benim bir tanemsin.
Yokluğunu hissettiğim an,
Bu hayat zor gelir bana
Sensizken işte böyle buz gibi olur, üşürüm
Sen benim;
Güzelliğine bakmaya doyamadığım,
Apaçık gökyüzümsün...
Bir tanemsin ve son aşkımsın
Yangın yangın, dudaklarımdasın
Seninle ağlamak bile huzur veriyor bana
Kalbim sıkışıp, ağrısa da
Ne olursa olsun dualarımdasın
Her an seni istiyorum Tanrımdan
Ve aldığım her nefeste yanı başımdasın
Yani sel olup, senin için dökülen
Kalbin kadar saf ve tertemiz
Sevda göz yaşlarımsın
Sen benim, aşkımsın.
Yangın yangın, dudaklarımdasın
Bu gece yine,
Benden bin defa ayrıldın
Aslında farkında değildin
Her ayrılık ânında
Milyon kere kollarımdaydın
Ve biliyor musun ?
Şu an seninle çok mutluyum
Çünkü;
Benim için döktüğün göz yaşların
Kalbimin en acı veren derinliklerinde
Senin kadar seviyorum gözyaşlarını
Onları bir bir öpüp,
Kendi göz yaşlarımla harmanlıyorum
Alev gibi yanıyorum sana
Her gece,
İpek geceliğinin altındayım
Yangın yangın, koynundayım
Ne olur, anla artık beni
Ben senden ayrılamam ki
Sen benim son aşkımsın
Her an yanı başımdasın
Yangın yangın dudaklarımdasın...
SENİNLE VE SEN ÖLÜNCE
Seni toprağa vereli tam bir yıl oldu
Dört mevsim gözlerim yaşla doldu
Keşke gitmeseydin, bırakmasaydın beni
Elimden bir şey gelmiyor,
Çünkü gidişin takdir-i ilâhi.
Geçen yılda neler oldu bilemezsin
Hayatta ki en büyük mücadelem
Sensizlik ve kayıtsızca içimde dolaşan, sen
Bilemezsin, ne kadar da çok özledim seni.
Sen gittikten sonra,
Sonbaharda yapraklar düşerken bir garip oldu
Eskiden süzülerek dökülen yapraklar, şimdi hızla yere çakılıyor
Sanki gözlerimdeki sen gibi, titreme gibi
Bir anda varken, ben istemeden yok oluyor.
Sen gittikten sonra gökyüzü bir garip oldu
Eskiden maviye meyilli, gün sıcacık, güneş yakıcıydı
Geçen yıl karanlık hiç kaybolmadı ve sanki ışık bana yasaktı
Zaten hiç aramadım ki ışığı,
Çünkü sensiz olan aydınlık bana haramdı.
Sen gittikten sonra buraların hiç tadı kalmadı
Sen de benim gibi sevmezdin tatsız tuzsuz yaşamayı
Hatırlasana nasıl da iyi anlaşırdık, beraber gezer dolaşırdık
Ellerimiz sımsıkı, yüreğimiz bir ve gözlerimiz ufuktaydı.
Hiç dilinden düşürmedin, ara sıra kızdırırdın beni
Ben senden önce ölürüm diyordun
Senin sözünde duracağını anlasaydım
İnan ki bende seninle birlikte gelmek isterdim
Hayret ki; Ölümde bile,
Senin kadar sözüne sadık bir insan görmedim.
Sen beni merak etme sakın
Eskiden ellerinden, gözlerinden ve yüreğinden alıyordum gücümü
Yüreğin toprak oldu, bedenin meşe ağacı, saçların yaprak, gözlerin
gökyüzü
Ne mutlu ki bana;
Artık seni hissederek buluyorum yönümü...

TERKEDECEĞİNİ BİLSEYDİM
Sonunda beni terk edeceğini bilseydim
Bile bile hasretini çekmezdim
Seni böyle, bu günkü gibi
Deli divâne sevmezdim...
ÜÇ GÜN
Bütün hayatım boyunca
Acı ve tatlı,
Üç gün yaşadım diyebilirim sana
Birincisi, seninle tanıştığımız gündü
İkincisi, beraber bir aşkı paylaştığımız gün
Üçüncüsü ise, istemeden ayrıldığımız gündür...

SEVİYOR GİBİ
Ya koşarsın, ya yürürsün
Ya yürürsün, ya durusun
Ya konuşursun, ya da susarsın
Ya ağlarsın, ya gülersin
Ya tırmanırsın, ya düşersin
Ya açarsın, ya kapatırsın
Ya gidersin, ya gelirsin
Ya seversin, ya da ayrılırsın
Seviyor gibi yapmazsın...
SEVDALAR VE YASAKLAR
Bir yerlerde;
Beni görmek isteyen gözler var
Ellerime dokunmak isteyen eller
Aşkını yüzüme söylemek isteyen dudaklar
Bir tarafta sevdalar, diğer tarafta yasaklar
Ortası yok mu bunun ?
Ne olursunuz söyleyin bana dostlar...

AŞK VE HASRET
Aşk acısı çok zor
Aşkın tatlısı var mı ki ?
Ve hasret bir kördüğüm
Kördüğümü çözeni göremedim ki...
GECELER
Geceleri çok seviyorum
Yalnız geceleri, daha çok seviyorum
Seni düşünerek geçirdiğim geceleri ise,
Hayatımın baharına sayıyorum...

DOKUNSANA
Çok ağlatma beni, çok yorma
Kalbim dayanmıyor buna
Eğer istediğin aşksa ?
Dokunabilirsen,
Duygularıma dokunsana...
BİL BAKALIM BU NEDİR
Sana bir hediyem var,
Dalındaki yaprakları, gözlerin gibi yeşildir
Senin kadar zarif ve narindir
Rengi dudakların kadar kırmızıdır
Kokusunu ise senden çalmıştır
Üzerine serpilen su tanecikleri
Benim öpücüklerim ve sonsuz sevgimdir
Bil bakalım bu nedir ?

YETİŞEMİYORUM
Ben sevda yoluyum,
Üzerimden yıllar, tonlarca yüküyle
Bir bir geçiyor,
Ve ben ezildikçe eziliyorum
Üzüldükçe üzülüyorum
Çünkü;
Bir türlü hayata yetişemiyorum...
KAPILDIM SELİNE
Kapıldım seline
Kalbim çıktı yerinden
Düştü birdenbire,
Öpülesi narin ellerine.
Al işte, her şeyim senin olsun
Karşılığında bir gülümsemen yeter
Senin için neler feda etmem ki ?
Her gün bin defa ölürüm
Bin defa cana gelirim
Ve her cana geldiğimde;
Gözlerim senden başkasını aramaz ki.

ŞAİRLER SUSARLAR O AN
Bilirsin;
Kelimelerin tükendiği anlar vardır
Cümleler anlatamaz olur sevgiyi
Ve şairler hep susarlar böyle anlarda
Sevgi ise, kıvrım kıvrım kıvrılır
Bir çift dudak arar, haykırmak için
Cesaret adına,
Sonsuz seven kalpler hatırına
İşte o zaman anlarsın sana nasıl yandığımı
Ve uzaklarda olsan bile hissedebilirsin aslında
Yangın yangın gül dudaklarına baktığımı...
BİR RESMİNDE
Bir resminde;
Gülen gözlerinle bakıyorsun bana
Etrafın güllerle, çiçeklerle dolu
Ama hepsi solgun duruyor senin yanında
Dudakların gözlerinle beraber gülüyor bana
Ne kadar narin ve güzelsin
İnan, kıyamam sana dokunmaya...

REVÂ MI ?
Bu aşkın sonunda,
Ellerini tutmak var mı acaba ?
Ya kavuşmak var mı ?
Yolların kilometre taşlarını kırmak var mı ?
Kırılan her kilometre taşına,
Birer sevgi tomurcuğu dikebilmek var mı ?
Ve var mı seni benim kadar seven acaba ?
Peki ya bu dermansız sitem,
Ya bu çilekeş hasret,
Ya bu tatlı sarhoşluk,
Yani, bu olmaz olası ayrılık
Anlayamıyorum !
Her ikimize de revâmı ?
GÖRECEKSİN
Kim bilir kaç yıldır ayrıyız seninle
Başımda sevda yelleri eserken
Kıyma bana, bırakma beni
Yık ateşten duvarları
Yok et sadece ikimiz için,
İçindeki sebepsiz ayrılığı.
Tatlı ve serin bir pınar gibi
Bıraksana kollarıma kendini
Düşünme gerisini, merak etme sen
Hasretle sımsıkı sarılacağım sana,
Ve aşkla öpeceğim...
Yaşadıkça göreceksin...

AŞKIMI ANLATABİLSEM
Bir bahar serinliği hissediyorum
Saçlarına dokunmak gibi
Belki bir baharı yaşıyorum, ama ;
Keşke bir bahar günü gibi
Aşkımı anlatabilsem sana.
Aşkımı sana hiç anlatamadım
Ben sadece her an, seni yaşadım
Ve bazen kelimelerim tükendi
Cümleler kuramaz oldum
Gözlerim gözlerine bakamaz oldu
Galiba en iyi yaptığım şey
Sana olan duygularım ve aşkımdı,
Ve senden habersiz
Kalbimden çıkıp, gözlerimde buluşan
Göz yaşlarımdı.
Belki bir baharı yaşıyorum, ama ;
Keşke bir bahar günü gibi
Aşkımı anlatabilsem sana.
Bu yol çok uzak biliyorum
Tıpkı yıldızlar gibisin, bana çok
uzaksın
Onları görebiliyorum, ama tutamıyorum
Ve bir serap gibisin, sana yaklaştıkça kayboluyorsun
Ama biliyorum;
Sen bu yolun sonundasın
Bütün güzelliğinle ve kadınlığınla
Beni herhangi bir mevsim serinliğinde bekliyorsun.
Seninle bir baharı yaşıyorum, ama ;
Keşke bir bahar günü gibi
Aşkımı anlatabilsem sana.
Hüzünle değil, güllerle geleceğim sana
Seninle bir baharı yaşıyorum, ama ;
Keşke bir bahar günü gibi
Ellerin ellerimde,
Gözlerinin derinliğine dalarak
Aşkımı anlatabilsem sana.

İÇİMDEKİ "SEN"
Bir "sen" var bende
Ve sadece senden ötürü
Aslında bir çok aşk yaşadım ben
Ama senin aşkın, aşklarımın en büyüğü
Bir "sen" var içimde
Beni benden çalan
Bir "ben" var senin içinde
Seni senden alan ve bana katan.
Fakat ne yazık ki;
Hep yokluğunla varsın bende
Varlığınla hiç olmadın
Yani dokunamadım sana
Saçlarını okşayamadım
Yine başaramadım işte
Seni düşünürken çaresizce ağladım.
Benim seninle beraber geçen hiçbir günüm olmadı
Fakat tüm yokluğuna rağmen
İçimde seninle sensiz geçirdiğim hiçbir günü de unutamadım...
Bir tek çarem kaldı
Seni öylece bırakıp gitmeliyim
Ve arkamdan bakma sakın
Ardımdan koşarak gelebilirsin.
Bir tek çarem kaldı
Seni kendi içimde öldürmeliyim
Ve ölürken gözlerime bakma sakın
Beni de seninle beraber öldürebilirsin.
Evet;
Bir "sen" var bende, ve sadece senden ötürü
Ne dokunabiliyorum,
Ne bırakabiliyorum,
Ne de öldürebiliyorum.
Ne olur, sorma artık bana
Ben beni anlayamıyorum ki
Bir de sana anlatabileyim
Bir tek şey hissediyorum;
Ne zaman ki aşk,
Bu dünyada tüm seven kalplerde yok olursa
İşte o zaman;
Ben de içimdeki "sen" i unutabilirim
Peki ya, sen beni unutabilecek misin ?

HAYATA DAİR
Hayata dair,
Bilmen gereken bir şey var !
Duygular yaşandıkça tükenmiyor
Yeni yeni sevdalar türetiyor
Sonsuzluk kadar güven veriyor
Sevgiler ve aşklar arttıkça artıyor
Besbelli ki sonu yok bunun
Beni anlıyor musun... ?

MUTLULUK
Gözlerin, gözlerimde mavi derinlik yaratan gözlerin
Sözlerin, kalbime bir lütuf gibi doğan sözlerin
Ellerin, ipeksi dokunuşun inanılmaz zerafeti ellerin
Ve mutluluk; bir sen, bir ben, bir de doğacak olan bebeğim.

ŞİİR
Benden hiç durmadan şiir yazmamı istiyorsunuz
Oysa ki ben;
Bunları laf olsun diye yazmadım
Ve birileri gibi, sadece yazabilmek için yaşamadım
Üzgünüm, sizi biraz bekleteceğim
Çünkü ben, yaşamadan yazamayanlardanım...
NE DEMEK İSTİYORLAR ?
Kimi kadınları anlamakta güçlük çekiyorum
Konuşurken, insanın gözlerinin derinliğine giriyorlar
Hem, öyle bir bakıyorlar ki;
Söz ile göz arasında, sadece içine çekebildiğin
Ve bir daha dışarı veremediğin bir soluk var
Söyler misiniz, siz anlayabildiniz mi ?
Acaba, bu bakışlarla ne demek istiyorlar...

HER ZAMAN SENİNLE
Saçların dalga dalga
Gözlerin gibi simsiyahtı
Dudakların kiraz gibi
Tenin bembeyazdı
Kaşlarınsa incecik bir yay gibi
O güzelim vücudun
Sanki bir sanat eseri...
HATIRLIYORMUSUN
Hatırlıyor musun rıhtımdaki
O unutulmaz geceyi
Sen gibi, aklımda hala
Ve işte sayende;
Elele dolaştığımız sahilde
Verdik yerimizi başka sevgililere

UNUTMALISIN
Unutulmak istiyorum
Sevgi dolu kalbinden ansızın yok olmalıyım
Senin için ben, sadece bir muammayım
Nâif bir çizgi var aramızda
Bir adım daha atmamalısın bana
Bu son adımın olsa da.
Ben ise;
Sana olan sevgimi yüzüne karşı değil
Masmavi okyanusta ummanlara haykırmalıyım
Sen herşeyden bir haber
Yine eski alışkanlıklarının içinde
"Öylesine bir sevdaydı" demelisin benim için
Ve unutulmak istiyorum
Unutan sen olunca,
Kendimi yokluğunun cehenneminde
Varlığının cennetinde sanıyorum
Beni anlamalısın !
En güzel günlerimizin hatırına
Unutmalısın...
Unutmak zorundasın beni
Ben senin bildiğin ben değilim
Bir kıvılcım, bir ateş
Ya da bir volkan gibiyim
Seni de aşkımla küle çevirmek istemiyorum
Arkana bakmadan çek git buralardan
Ara sıra hep uzaklardan seslen bana
Fakat, çok uzaklardan.
Ve unutmalısın beni, kaçmalısın sevdamdan
Bir başkasıyla mutlu olmalısın
Ben sadece senin yokluğunla avunmalıyım
Merak etme,
Seni ömrüm boyunca seveceğim
Üzgünüm;
Ben, senin bildiğin ben değilim...
Ben sensiz daha mutluyum bu şehirde
Biliyorum ki, şu an yalan söylüyorum sana
Baksana, dört duvar olmuş sensiz bu şehir
Üzerime gelir kara bulutlar, fırtınalar
Bu duvarlar beni sıktıkça, sıkar
Bir anda kurtulurum tüm bunlardan
İşte o an;
Sadece seni düşündüğüm andır.
Ben seni unutamam
Ama, sen beni herşeyin inadına
Unutmalısın
Beni anlamalısın...
"Yok böyle bir sevda, hiç olmadı" demelisin
Birimizden birimiz vazgeçmeliyiz
Ve bu, sen olmalısın
Nâif bir çizgi var aramızda
Bir adım daha atmamalısın bana
Bu son adımın olsa da.
Ve unutmak ümidiyle
Son kez bakmalısın, ağlayan
Sensiz hiçbir işe yaramayan
Kahverengi gözlerime.
Hadi durma artık, git
Benim bilmediğim
Ve senin için istediğim tüm güzelliklere.
Ömrüm boyunca hoşça kal,
Bensiz mutlu olman dileğimle...

SENİ ANLATIYORUM
Yine maviler içindesin
Benim ve senin, en sevdiğimiz
En güzel mavilerin içindesin
Yine yüreğin sevgi dolu
Yani, masmavi gökyüzü gibisin
Ve incecik ipek yumuşaklığında ellerin var senin
Bedenin kadar zarif ve narin
Bir de gözlerin var;
Herkesi kıskandıran kahverengi gözlerin
Ve biliyor musun;
Ege'nin sahillerinden esen tüm rüzgarlar
O güzelim tel tel dalgalı saçlarını arar
Her biri kendi halinde eser
Ve sana ansızın dokunabilmek için
Birbirleriyle yarışırlar.
Her güzelliğinde bütünleşen, seni bana anlatan
Bir adın var senin
Ve bilmeni isterim;
Ben seni, adın kadar çok sevdim.
Mükemmel bir kalbin var senin;
Kimsenin dokunmaya cesaret edemediği
Aşk kadar yakıcı, hayat kadar dolu,
Ve zaman kadar akıcı,
Bir yaprak gibi rüzgara direnen
Her an tutku dolu bir sevgi arayan
En güzel paylaşımlarda varolan
Ara sıra durgunlaşan
Ve ara sıra da bir nehir gibi dolup taşan
Yollara sığmayan, sıradağlar arayan
Hep kendi içinde yaşattığın
Coşkun bir sevdan.
Bilmiyorsun ve farkında değilsin !
Kendime yetmediğim anlarım var benim
Ve ben, kendime yetmediğim anlarda
Senin güzelliğinden çalıyorum
Güzelliğini,
Kendime ait birikimlerime katıyorum
Ben seni;
Kalbimdeki sevgi dolu, en güzel, en sıcak,
Ve en dokunulmaz yerde saklıyorum...
Ben seni ;
Gökkuşağının en güzel rengi olarak görüyorum
Sen olmazsan içinde, gökkuşağı bir hiçtir
Bunu biliyor muydun ?
Ben seni;
Hiç durmadan yağan yağmur tanelerinde özleyip
Rüzgarların en şiddetlisinden kıskanıyorum
Ve suyun toprağa hayat verdiği,
Tüm dirilişlerde arıyorum...
Ben seni;
Senin de bildiğin, ve sadece senin için
Zamanı durdurabildiğim duygularımda
Ve en güzel ânlarımda anımsıyorum.
Ben seni;
Tabiâtın bütün güzel esintilerinde
Doğanın en mânâlı yeşilinde
Mavinin kararlılık ve gizeminde
Denizin görünmeyen hırçınlığında
Fezanın en görkemli sonsuzluğunda
Bir bebeğin ışık görmemiş gözlerinde
Ben seni;
Burcu burcu kokan leylak kokularında
Güneşin, Ayın ve yıldızların
En ışık saçtığı anlarda
Ve bir de, ara sıra sevgiyle döktüğüm,
Göz yaşlarımda anımsıyorum.
Ben seni, sonsuzluk kadar çok seviyorum...

SENİ UNUTAMAM
Satırlar dar geliyor bana
Bitmiyor bu aşk anlatmakla
Kalem yazmaz oldu kağıda
Kağıtlar sitem ediyor hep bana
Seni unutmamı söylüyorlar
Sevdadan anlamıyor insanlar
Yaşadığım o güzel duyguları
Unutmam mümkün değil dostlar.
Hep seni düşünüyorum
Hayalini aklımda canlandırıyorum
Sadece seni seviyorum
Başka sevgili tanımıyorum.
Beni hayata hayat bağlayan
Seni ve aşkını unutamam
Tek dileğim var Allah'tan
Bir gün beni araman.
BENİMLESİN
Sana duyduğum duygularımdır bunlar,
Gözlerinle oku, benliğinde hisset, kalbin anlar
Ağır ağır kalemimden dökülen mısralar
Sana olan hislerimi yalansız anlatırlar.
Seni verselerdi bana,
Dokunurdum tel tel saçlarına
Arzulardım seni tüm varlığımla
Sımsıkı sarardım kollarımla
Kalbimin derinliklerinde hissediyorum seni
Vazgeçemediğim bir tutku gibi
Seviyorum seni mecnun misali
Her an benimlesin sanki...

BİTMİYORSUN
Bazı Aralık akşamlarım var benim
Seni tanıdığım sabah kadar aydınlık olan
Ve sırf senin için,
En güzel kelimeleri bir araya getiriyorum
Cümleler kuruyorum, seni anlatmak istiyorum
Bembeyaz ve günahsız sayfalara
Sadece seni yazıyorum
Bitmiyorsun...
Düşünüp de yazamadığım şiirler kadar güzelsin
Hissedip de söyleyemediğim sözler gibisin
Ne yazık ki,
Ben seni hep kendi içimde sevmek zorundayım
Yani senden habersiz.
Ve senden habersiz;
Sensiz geçirmek zorunda olduğum
Bir çok Aralık akşamları gibi
Bir de hüzün dolu saatlerim var benim
Bunu sen bilemezsin.
Çünkü beni hissedemezsin,
Beni anlamıyorsun,
Beni sensizlikle ansızın vuruyorsun
Beni bana bırakıp, öylece çekip gidiyorsun
Seni senden ve kendimden çok sevdiğimi bilmiyorsun...
Bilme artık, çok geç
Hep böyle suskun kal
Ben sevgimi sana anlatmak istedim,
Ama sen sevilmek istemedin
Sen bilirsin...
Ben yine sevdamı, senin gibi
Bembeyaz ve günahsız sayfalara yazıyorum
Sadece senin için,
En güzel cümleleri kuruyorum
Anlatıyorum, yazıyorum
Bitmiyorsun...
SONBAHAR GÖZYAŞLARI
Gittin işte,
Her şeyinle beraber gittin
Bittin işte,
Beni de kendinle beraber bitirdin
Aslında sen böyle değildin
Benimle beraberken ara sıra gülerdin
Sevgi adına, aşk adına
Omzuma yaslanıp gözyaşı dökerdin
Bana sımsıkı sarılırdın, sıcaklığını hissederdim
Ve aslında ben, seninle değil
Tutku dolu göz yaşlarınla sevişirdim.
Şimdi çok suskun ve çok durgunsun
Sadece ağlıyorsun
Gözlerin gözlerime bakmıyor artık
Zarif ellerini ellerime uzatmıyorsun
Beni bu halinle her dakika
Binlerce kere öldürüyorsun
Tamam, yorma kendini, anladım !
Beni terk ediyorsun
Ve ateş düşmüş kalbinden
Sonbahar gözyaşları döküyorsun...
Hatırlar mısın !
Biz seninle, bir bahar mevsiminde tanıştık
Ve seninle bir çok baharı paylaştık
Şu an ise bir "son" yaşıyoruz
Ne gariptir ki;
Mevsimlerden de sonbahardayız
Bir "son", bir "bahar", ve sonbahar
Ve sen sadece ağlıyorsun
Yaşanan tüm güzellikler adına
İki büklüm oluyorsun
Nefesin tıkanmış, yutkunamıyorsun
Bu kadar acı, sana da bana da yeter
Nasıl unutabildiysem geride bıraktıklarımı
Seni de bir gün unuturum elbet
Üzülme sen,
Tamam, yorma kendini, anladım !
Beni terk ediyorsun
Ateş düşmüş kalbinden
Sonbahar gözyaşları döküyorsun...

BEKLEYECEĞİM
Gözlerim dalmış seni düşünüyordum
Karanlık geceye sitem ediyordum
Farkına varmadan dopdolu olmuş gözlerim
Her damlayan gözyaşımda ismini söylerim
Gecenin yorgunluğu üzerime çöktü
Kara bulutlar ay ışığını örttü
Ve gök gürledi şimşekler çaktı
Yağmur her yerimi ıslattı
Oturduğum yerden kımıldamadım bile
Moralim bozuktu, sen yoksun diye
Gözlerimde, sözlerimde, düşüncemde sen
Şu karanlığın içinden ansızın çıkıp gelsen
Bitirsen bu ayrılığı, silsen yalnızlığı
İsterim seninle bir ömrü paylaşmayı
Yine sabah oldu umutlarım söndü
Karanlık geceye sadece hayalin göründü
Biliyorum, bir gece mutlaka çıkıp geleceksin
Seni ömrüm boyunca bekleyeceğim...
BİR BUSEDİR SEVGİ
Bir busedir sevgi, içimden gelir konar yanağına
Bir çocuğun gözlerindeki gülümseme gibi
Bir yaprağın serinlikte hafif hafif "sen" demesi
Bir bitkinin ezilmemek için sağa sola eğilmesi
Güneşin sessizce yeni bir güne merhaba demesi
Sana olan sevgimin ilk temeli.
Saçların tel tel her yöne gider
Tebessümün okşar açtırır lâleler, sümbüller
Tatlı telaşın beni sevdiğindendir bilirim
Hoşuma gider çocuksu hislerin.
Taptazedir kadınlığın, mis kokar varlığın
Hepsi bir yana ruhun, temiz ve kinsiz
Dağ çiçeği gibi rüzgara göre bir sert, bir yumuşak
Biliyorum;
Bize göre değil rüzgara karşı koşmak.
Bir busedir sevgi, içimden gelir konar yanağına
Kıpırdamak istemez, donakalır, sımsıkı sarılır
Benim için ay ve güneş aynıdır
Biri doğar, diğeri öte yanda kalır
Biz kavuşuruz, onlar semâda yarışır...

DOLU DOLU
Unut hepsini diyor yüreğim dolu dolu
Dolu dolu yaşadın ya, unutman da olmalı dolu dolu
Sel su gibi akıp gitsin
Bomboş olsun zihnin, güzellikleri yaşa dolu dolu.
Yaşanan tüm vefasızlıklara küfür mü etmeli
Yoksa yok sayıp sabrını mı denemeli
Denemeli, denemeli
Acı çekmeyi, sevdaları, vicdanı
Her şeyi içine hapsetmeli.
İşte geliyor vefasızın biri karşımdan,
Korkmalı, fakat cesaretli gibi durmalı
Bağırmalı, fakat sesin hiç çıkmamalı
Duymalı, fakat sağır gibi olmalı
Ve tutup ellerinden yokmuş gibi sıkmalı...

HOŞ GELİR
Dünya malı kimisine hoş gelir
Herkes ne yaptığını iyi bilir
Yaprak bile düşerken izinlidir
Korkmayız faniden, ölüm bize hoş gelir.
Alnımızda kara yoktur aklar vardır
Buruk buruk ağlayan gözler vardır
Açılan ellere gök kubbe titrer
Sevdalıdır sineler, ölüm bize hoş gelir.
Ne gelirse hâktan gelir kuluna
Boyun eğmek düşer bize bu mânâda
Vücuda gelmez hiçbir şey, hâktan emir olmadıkça
Gözler kavuşmaktan yana, ruh akseder gerçek mânâya
Sevinç aşka dönüşür, gözyaşları nura
Aynadır bu, sakın bakmaktan korkma
İşte gerçek aşk burada
Hep söyledim fenalıklar fanidendir, ebedden değil
Ebeden değildir elbet, yaşamın kıymetini iyi bil
Ölüm aşıklara sevgilidir,
Ve ölüm bize hoş gelir...

HEYY GÜZELİM !...
Heyy güzelim !...
Öyle uzaktan süzme beni
Tane tane gel bana
Bütün bütün seveyim seni...
SENDEKİ BAHAR
Ben bir yaprağım, sen de gül dalı
Ben yağmurlu bir günüm, sende bahar rüzgarı
Ben ay kadar beyazım, sen güneş kadar yakıcı
Ben seni sevdim, sendeki baharı...

BENİMSİN (6+5 hece ölç.)
Benim bir tanemsin son sevdiğimsin
Gönlümün sultanı tek dileğimsin
Başımın tacısın kalbimde sensin
Her an içimdesin yalnız benimsin.
Kimselere vermem güneşimsin sen
Ümitle beklerim doğuşunu ben
Işıl ışıl olur gökyüzü birden
Işıklar saçılır bütün evrenden
Seni anar gönlüm, anlatır dilim
Ömrümün sonuna kadar beklerim
Yazmışım kalbime seni sevgilim
Sen olmazsan sonum hüsrandır benim
MELEK YÜZÜN GÖREYİM (7+7 hece ölç.)
Ey ! kara perçemine kurban olduğum yârim
Deşip dağları, gelip yanına, sen göreyim
Benim olsa ya dünya sen olmazsan neyleyim
Ağa paşa vız gelir, görüp seni süzeyim.
Ey ! kiraz dudaklardan şerbet içtiğim yârim
Her seher yazmandaki tel tel saçı öpeyim
Seni hatırlayıp ta yürekten ah çekeyim
Ağa paşa vız gelir, görüp seni süzeyim.
Ey ! dolu dizgin koşup sana geldiğim yârim
Yüreğini serin tut, hâla sen sevmekteyim
Şu yüreğimi senin sevdanla kilitledim
Ağa paşa vız gelir, melek yüzün göreyim...

İSTERDİM
Senden uzakta olmayı hiç istemedim
Gülümsemeni görmek isterdim
Bana "seni seviyorum" demeni beklerdim
Ben seni;
Gündüz, yeni açmış bir Gül'e
Geceleri ise;
Etrafına ışık saçan bir yıldıza benzetirdim
Ne yazık ki,
Bana sayısız yıllar kadar uzaksın
Senden uzakta olmayı hiç istemedim...
Seninle el ele yürümeyi isterdim
Herhangi bir yol sessizliğinde
Ya da en güzel yağmurlar altında
Ve soğuktan üşüdüğünde
Sana sarılıp bedenini ısıtmak isterdim
Gözlerinden sevgiyle girmek,
Kalbinin en sıcak yerinde kalmak isterdim
Bilmeni isterim ki;
Senden uzakta olmayı hiç istemedim...
Seninle beraber gülüp,
Beraber ağlamak isterdim
Gözlerinden dökülen her damla gözyaşını öperdim
Dalgalı saçlarını,
Parmaklarımın arasında hissetmek isterdim
Teninin kokusunu,
Bir nefeste içime çekerdim
Yanağına bir buse kondurup,
Tatlı tatlı gülümserdim
İşte ben seni bu kadar çok sevdim
Ve senden uzakta olmayı hiç istemedim...
Seninle sadece gözlerimle konuşmak isterdim
Yani aşkın başladığı yerde
Sadece ay ışığının olduğu bir mavi gecede
Seninle kıyı boyunca yürümek,
Denizin aydınlık yüzünü seyretmek isterdim
Kim bilir;
Belki de dayanamayıp seni öperdim
İşte ben seni bu kadar çok sevdim
Senden uzakta olmayı asla istemedim...
Ben sana;
Aradığın mutluluğu vermek isterdim
Hissedip te bana söyleyemediğin bir çok şeyi
Seninle paylaşabilmek isterdim
Sana aşkı anlatabilmek isterdim
"Seviyorum" demeyi öğretirdim
Senden uzakta olmayı hiç istemedim...
Ve benim içimde senin sevgin bambaşkadır
Dinle beni, hissetsin yüreğin sevgiyi...
Ve sevgi cesarettir,
Sevgi, yaşamaktır, vazgeçmemektir
Sevgi, her şeyin inadına,
Ve her şeye rağmen sevebilmektir
Sevdiğine aşkını söyleyebilmektir
Her şeyi umutla paylaşabilmektir
Sevgi, tutku adına her an,
Binlerce kere ölüp
Milyon kere dirilmektir
Her dirilişte yeniden sevebilmektir
Bitmektir, tükenmektir
Tükendiğini hissettiğin an,
Yeniden sevgiline koşabilmektir
Sevgi, hasrettir, özlemdir
Yaşadıkça çilesi daha da çetinleşir
Sevgi hissedilir, hissettirilir
Uğrunda ne varsa feda etmektir
Ve sevgi saygıyla bütünleşir
Sevgi bile saygıyla sevilir
Sevgi;
Birbirine yabancı iki kalbin
Tertemiz muhabbetidir
Ve sevgi;
Sevilmeye lâyık olanlar içindir
Kalbi heyecanla çarpan,
Yeri gelince kanayan,
Yeri gelince gülen, hayata bağlanan
Tüm insanlar içindir
Ve biliyor musun ?
Tüm bu güzellikler gibi,
Seni ne çok sevdiğimi bilmeni isterdim
Sen benim kendi ömrüm gibi tertemizsin
Aslında bütün bu sevgiler, sensin
Bir tek sen.
Sevginin cana geldiği mükemmelliktesin
Eşsiz ve dayanılmaz güzelliktesin
Ve işte ben seni bu kadar çok sevdim
Bilmeni isterim ki;
Senden uzakta olmayı asla istemedim.
BENİ DÜŞÜN
Beni düşün, kuşların kanatlarındayım uzaklarda değil
Gözlerini kapat, açarken ben oradayım
İstediğin her yerde düşünebilirsin beni
Uzaklarda değilim, sen neredeysen ben oradayım.
Beni düşün, bir yaprağın üzerindeki su damlacığıyım
Üzerinden kayarak düşmek üzereyim
Belki çorak bir toprağa,
Bekli de susuz kalmış bir kır çiçeğine hayat vermek için
Dedim ya uzaklarda değilim,
Ya toprağı avuçlarsın, ya da kır çiçeğini koklarsın.
Beni düşün, ağlayan bir insanın gözyaşlarıyım
Buruk gözlerden süzülüp düşmek üzereyim
Belki bir mendil alır beni oradan
Belki de akar düşerim solgun yanaklardan
Dedim ya uzaklarda değilim,
Ya o yaşları mendilinle sen silersin,
Ya da yaşlı gözlerin sahibi insansın.
Beni düşün,
Sevinçten bağırdığında, hüzünle hıçkırdığında
Yakamozun bir pırıltısı değilim, ben yakamozun ta kendisiyim
Ateşin sıcaklığında, buzun serinliğinde, yaprağın kıpırtısında
Kokladığın çiçeğin tohumuydum
Ve büyüdüm, büyüdüm
Kök verdim ağaçlara binlerce yıldır ayaktayım.
Beni düşün,
Çok küçük düşünüyorsun, daha ötelerde düşün
Biliyorsun beni hiçbir zaman göremeyeceksin
Beni düşün düşünce ufkunun ötesinde düşün
Gökyüzünün katmanlarında,
Bilinmeyen uzaklıkların aydınlığında düşün
Ve hiç ummadığın anda gözlerinin ışığındayım
Söylediğin şarkıların nâmeleriyim, şiirlerinde kâfiyeyim
Beni görme umudun da, her şeyin sonu gibi bir gün bitecek
Şarkılar mazide kalacak, gözlerindeki ışık sönecek
Şiirlerindeki mısralarda dudak kıpırtılarında unutulup gidecek. :)

Ziyaretçi defteri 11

Bir mesaj yazmak için giriş yapmalısın. Eğer bir hesabın yoksa, şimdi kayıt ol!

 1 2