Blog / E-Mail HaCKLeMeNiN (ŞiFRe ÇaLMaNıN) TCK Ya GöRe CeZaSı

Cumartesi, 14 Şubat 2009 11:32


Msn çalmanın kanuni cezası;

Aramızda bir çok arkadaş bunu zevk sanabilir ama aslında bir suçtur ve her suç gibi cezasız kalmaz unutmayın...

Mail/msn hackleme (çalma) durumunda, öncelikle Yeni Türk Ceza Kanununun 243. maddesi kapsamında ele alınarak iki yıla kadar hapis veya adli para cezası istemiyle karşı karşıya kalınması mümkündür. Mail hackleme sonucunda maili hacklenen kimsenin bilgilerinde bir değişiklik veya eksiklik meydana geldiğinde bu ceza iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına dönüşür. (m.243/III) Yani para cezası imkânı da kalmaz.

Öte yandan, msn hackleme hacklenen kişiyi belli bir davranışı yerine getirme, zorlama veya tehdit amacıyla yapıldığı takdirde yine TCK. 107 gereğince bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile karşılaşılır. (Önceki cezaya ek olarak.)

Mail hackleme şayet bu amaçlarla değil de sırf o kişide sıkıntı meydana getirmek, o kişiyi rahatsız etmek gibi amaçlarla yapılıyorsa (genelde bu amaçla yapılıyor zaten) bu durumda TCK. 123 gereğince faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir (Önceki cezalara ek olarak.)

Maili hacklenen kişi bir kamu kuruluşunda çalışıyor ve bu mail adresini kurum gereği kullanıyor ve bu mailinde işini sürdürmesi için gerekli birtakım belgeler bulunduruyorsa, bu durumda TCK. 113 gereğince bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Önceki cezalara ek olarak.)

Şayet maili hacklenen kişi, kamu kuruluşunda değil de özel sektörde çalışıyorsa, bu durumda TCK. 117 gereğince altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir. (Önceki cezalara ek olarak.)

Ayrıca TCK 124 de düzenlenen haberleşmenin engellenmesi suçu sübut bulduğundan, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. (Önceki cezalara ek olarak.)

Bunun yanında mail hackleyen kişi haberleşmenin gizliliğini ihlal ettiği için de TCK. 132 gereğince altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. (Önceki cezalara ek olarak.)

Bu haberleşme bilgileri ayrı bir yerde kaydedildiği takdirde ise bu ceza yine aynı maddenin devamındaki ibareye göre bir yıldan üç yıla kadar ceza ile karşılaşılır. (Önceki cezalara ek olarak.)

Bu haberleşme bilgileri hukuka aykırı olarak ifşa edildiği takdirde ise yine bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası söz konusu olur. (m.124/II) (Önceki cezalara ek olarak.) (Msn konuşmalarını kaydedip başkalarına bunları açıklayanlar da bu ceza ile karşılaşır.)

Ayrıca mail hackleme özel hayatın gizliliğini ihlal suçu gasp***** girdiğinden TCK. 134 gereğince altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırma söz konusu olur. (Önceki cezalara ek olarak.)

Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu da işlenmiş olduğundan altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşılır. Kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sağlık durumlarına ilişkin belgelerin veri olarak kaydedilmesi de bu hüküm içerisindedir. (TCK. 135/I,II) (Önceki cezalara ek olarak.)

Bütün bu saydığım hükümlerden hakkında dava açılmış olan kimse, bu suçu özel bir bilgi ve beceri sayesinde gerçekleştirmiş olduğu için (yani herhangi bir kişinin gerçekleştiremeyeceği bir eylem olduğundan) (kaldı ki mail hackleme tamamen bu kapsamdadır) verilecek ceza yarı nispetinde artırılır.

Ayrıca kişilere ait mail hesapları hukuken onların mal varlıkları (mamelek) içerisinde kabul edildiğinden, mal varlığına karşı işlenen suçlar kapsamında ve özel olarak TCK.142 ve devamında düzenlenen hırsızlık suçu kapsamında ele alınır ve 142/I fıkrasının e bendi gereğince üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Önceki cezalara ek olarak.)

Öte yandan bu suçlarla birlikte kişilerin internet bankacılığı hizmetleri dolayısıyla kullandığı bilgileri ele geçiren kimseler de (kullanmış olması şart değil) TCK. 245 gereğince üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ve adli para cezası ile cezalandırılırlar.

Yazdığım kanun hükümlerinden bazıları kamu davası bazıları ise takibi şikâyete bağlı suç niteliğindedir. Ayrıca bu tespit ettiğim TCK kapsamındaki suçlar haricinde özel kanunlarda belirtilen hükümler de söz konusu olmaktadır.


PEKİ, BU CEZALAR NASIL YERİNİ BULACAK?

Peki, neden bu kadar ceza söz konusuyken bu kadar insanın mailleri hackleniyor? Çünkü kimse bu konuların hukuk sistemi tarafından düzenlendiğini bilmiyor. Bilmediği gibi bunu yapanların üzerine gitmiyor. Halbuki böyle bir durumla karşılaşan kimsenin yapacakları çok basit.

Bir dilekçe yazarak ya Emniyet birimlerine ya da herhangi bir yer Adliyesinde Cumhuriyet Savcılıklarına başvurmaları yeterli. Ayrıca kişisel bilgisayarlarının IP numarasını, mailine en son girdiği tarihi, en son kullandığı şifreyi ve en son kullandığı gizli soru ve yanıt bilgilerini dilekçesine ek olarak bildirirse işler daha da kolaylaşacaktır. Savcılık talimatı veya mahkeme kararı sonucunda Emniyet Müdürlükleri tahkikata başlayacak, kullandığınız mail adreslerinin yetkili sahiplerine ulaşılarak mailinize hangi tarihte hangi IP numaralarına girildiği tespit edilecektir. Şayet mailinizi hackleyen kişi statik IP kullanmıyorsa, değişken IP numaraları Telekom tarafından sürekli olarak kayıt altında tutulduğundan hangi tarihte mailinize hangi bilgisayardan girildiği kolaylıkla tespit edilecektir. Yine buna bağlı olarak mailinizi hackleyen internet kullanıcısının kişisel bilgileri ve adres bilgileri Emniyet talimatı ile temin edilerek Cumhuriyet Savcılığına verilecektir. Tamamlanan hazırlık tahkikatından sonra Cumhuriyet savcısı şüpheli şahıs hakkında kamu davası açacak ve Emniyet kuvvetleri marifetiyle bu şahıs yakalanacaktır. Şayet mail hackleyen internet kullanıcısı bir ticari işletmeye ait bir bilgisayarı kullanmışsa aynı şekilde o ticari işletme hakkında da tahkikat uygulanacak ve hüküm kesinleştiğinde o işletme hakkında güvenlik tedbirlerine hükmedilecektir.

Kullandığınız mail hesabı yabancı bir ISP (İnternet Servis Sağlayıcısı) olduğu durumlarda Cumhuriyet Savcılıkları istinabe yoluyla o ülkenin yetkili makamları üzerinden aynı bilgileri temin edeceklerdir. Ancak msn hesapları zaten Microsoft Türkiye'ye bağlı bir hizmet olduğundan buna pek gerek kalmayacaktır.

Arkadaşlar lütfen bunları dikkate alın!!!


İNTERNETTE BİRİ SİZİ İZLİYOR !

İnternetin tehlikelerini anlatan güvenlik uzmanı İnan Taptık, "Wireless (kablosuz internet) üzerinden aldığınız ve yolladığınız e-mail'lerden bankacılık bilgilerinize kadar ekranınızdaki her şey başkaları tarafından okunabiliyor" dedi

Soru Cevap?

Bu haftaki konuğumuz olan İnan Taptık, 1961 İstanbul doğumlu. Ankara İktisadi Ticari İlimler Akademisi mezunu. İlk bilgisayarını 1982'de aldı. Hayatını uzunca bir süre yazdığı programlardan kazandı. Ancak, 40 yaşında kendini emekliye ayırıp teknede yaşamaya başladığı günlerde bir sorunla karşılaştı: Hobi olsun diye hazırladığı internet siteleri sürekli hack'leniyordu. "Kendimi hacker'lardan nasıl korurum?" diye bir araştırma yapınca, ABD'nin bilgisayar güvenlik firması Hacker Safe'le tanıştı.

Taptık, şirket merkezinin pek çok güvenlik araştırmasından geçtikten sonra Türkiye temsilcisi oldu. Halihazırda büyük firma ve kuruluşların data güvenlik sistemlerini koruyan Taptık'la günlük hayatımızı internetin son tehlikelerinden nasıl koruyacağımızı konuştuk:

Bilgisayarda ciddi bela var

Sizinle buluşmadan önce telefonda konuştuğumuzda internet kullanıcıları için ciddi bir beladan söz etmiştiniz. İsterseniz o konudan başlayalım?..

Bu, sadece internet kullanıcıları değil, bilgileri bilgisayar ortamında kayıtlı olan, yani herkesin sorunu: Kimlik hırsızlığı. Kimlik bilgileriniz, adresleriniz, numaralarınız, şifreleriniz, banka işlemleriniz, alışveriş tercihleriniz, hepsi çalınıp, başkaları tarafından kullanılabilir.

Bu eskiden de mümkün değil miydi zaten?


Elbette, hacker'lar şifre kırarak yapardı. Ama, artık çok daha kolay. Hacker olmayan, daha az yetenekli biri bile artık kimliğinizi çalabilir.

Değişen ne?

Çünkü, artık wireless (kablosuz internet) var ve kullanımı hızla artıyor. Aldığınız ve yolladığınız e-mail'lerden bankacılık bilgilerinize kadar ekranınızdaki her şey okunabiliyor.

Kim okuyabiliyor?

İsteyen herkes. Mesela, wireless'ı olan kahve zinciri dükkânlardan birine girdiniz. Ya da havaalanındasınız. Veya otelde... Oradaki wireless'a bağlandınız ve işlem yapıyorsunuz. Yaptığınız her şey arka masadaki ya da yan odadaki biri tarafından rahatlıkla görülebilir. Buna "blackberry" gibi cihazlar dahil...


Başkasının bilgisayarındaki bilgileri nasıl izliyorlar peki?

Çünkü, bu wireless dediğiniz şey aslında zaten bir yayın. Ve herkes tarafından çok kolay izlenebilir bir yayın. Sizin bilgisayarınızla wireless router'ı arasında havadaki sinyalleri herkes izleyebilir. Üstelik bunu yapmak öyle fazla bir yetenek de gerektirmez.

- Peki, acaba o bahsettiğiniz kafeler ya da havaalanlarında şöyle tipler var mıdır; birilerinin gelip bankacılık işlemlerini wireless'tan yapmasını bekleyenler... Yani avını bekler gibi?..

Tabii ki çok... Bazen kredi kartı kullanarak bir şey alanları beklerler... Bazen de gizli aşığıyla yazışanları... Bu da bir tür kapkaç sonuçta. "Wireless kapkaççılığı"... Ve bu tüm dünyanın da en yaygın siber suçudur.
Wireless'e dikkat edin

Öneriniz?..

Kesinlikle, wireless bağlantılı yerlerde bilgisayarınızdan sadece gazete veya haber portallarına bağlanın, hiç değilse insanlarla sizin için risk taşımayan bilgilerinizi paylaşmış olun.

Açık alanlarda durum böyle, ya peki evlerimizdeki wireless'ı kullanırken?..

Sizi evinizde monitor edecek kimse yoktur, ancak, burada da çok başka bir sorunla karşı karşıyasınız. O da yetkisiz kişiler tarafından sizin wireless internet hattınızın kullanılarak suç işlenebilmesi...
Banka dolandırıcılığı, çocuk pornosu vs. gibi... Belki üst komşunuz, belki de aşağıdaki lokantada oturan, hatta belki de arabasını sizin evinizin önüne park eden biri sizin wireless'nızı kullanarak birtakım suçlar işleyebilir.

Wireless şifremizin olması yetmez mi?


Yetmez. Onu da çok kolay bir şekilde kırıyorlar. Hatta nasıl kırılacağını bilgisayar dergileri ek olarak verdi. Google'a "wireless şifre kırma" yazınca bile yüzlerce program bulunuyor.

Ee o zaman evde de wireless kullanmayalım?..

Yok, kullanabilirsiniz, ama internet dünyasındaki mantık hep aynıdır: Tolere edebileceğiniz riskleri taşıyın. Çalınmasını tolere edemeyeceğiniz bilgilerinizi kablolu internet üzerinden yazışın. Ayrıca, sadece yazışmamak da yetmez, işiniz yoksa wireless'inizi kapatın. Programın içine girip disable edin. Hatta şifrelemek için de birkaç önerim olabilir: Kablosuz internet modeminizin ayarlarından bağlanacak bilgisayarınızın MAC (Media Access Control ) numarasını tanımlayabilirseniz, başka bir bilgisayar sizin sisteminize bağlanamaz.

Bir de üreticilerin verdikleri standart cihazlardaki IP numaralarını değiştirirseniz hacker'ların işlerini çok zorlaştırmış olacaksınız. Daha başka yöntemler de var, ancak, bu yöntemler herkes tarafından kolay uygulanabilir ve her şartta standart şifrelemeden çok çok daha güvenlidir.

Kablolu internetin olmadığı yerlerde GPRS ile bağlanmak?.. Biraz fazla tuzlu oluyor, ama güvenli mi?

Tabii daha güvenli. Çünkü şifrelenerek giden bir sistemi kullanıyorsunuz. Onun için bunu scan etmek zor. İlla ki edilir de çok daha zor ve daha büyük bir teknik yapı gerektiriyor.

Bilmeden suçlu olursunuz;

Peki, bu yüzden başına iş açılan insanlar var mı Türkiye'de?

Az değil. Mesela bir adamın oğlu yurtdışına eğitime gittiği sırada çevreden bağlanan birisi onların wireless'ıyla suç teşkil edecek materyaller indirmiş. Tabii ki polisler IP'sini tespit edip adamın kapısına gelmişler. Adam şok. Bilgisayarı açmayı bile bilmiyorken hakkında dava açılmış.

Mahkemeye birkaç kez gidip geldikten sonra gerçek ortaya çıkmış. O yüzden de herkese wireless'larıyla ilgili güvenlik önlemlerini bir kez daha gözden geçirmelerini tavsiye ederim.


ANNEANNELER BİLE FACEBOOK'ÇU OLACAK

Cumartesi günü itibariyle Türkiye'den Facebook'a üye sayısı 1 milyon 415 bin 768. Taptık, bu ilginin daha da devam edeceğini, çünkü kullanıcıların henüz Facebook'un gerçek dinamiklerini keşfetmediklerini söylüyor. Mesela, henüz aile ağaçlarının kurulmadığını belirten Taptık, "Bu demektir ki Facebook'a daha anneanneler, babaanneler, dedeler de üye olacak" diyor.

Size de bir 'Cookie' bırakılmış olabilir. Bu "cookie bırakmak" nasıl bir şey?

Diyelim ki bir internet sitesine girdiniz. O site daha sonra yine geldiğinizde sizi tanıması için, size hiç söylemeden bir "cookie" veriyor. Sonra, bir daha ziyaret ettiğinizde o site size, "Merhaba bilmem kim" diyor. Ama, bazı cookie'lerin işi bu kadarla da bitmiyor. Akıllı cookie'ler sizin ne yaptığınızı, başka hangi sitelere girdiğinizi, hatta mouse'nızın tüm hareketlerini takip edebiliyor. Böylece, o cookie hakkınızda epey bilgi toplamış oluyor.

Ne işe yarıyor bu bilgiler?

Online mağazaların çok işine yarıyor. Kim olduğunuzu, ne aldığınızı, satın alma alışkanlıklarınızı öğreniyorlar ve ona göre satış stratejisi geliştiriyorlar.

Peki bunu istihbarat kuruluşları da yapabilir mi?

Eğer, istihbarat kuruluşlarının sitesine girerseniz ve onlar da sizin bilgisayarınıza bir cookie koyarlarsa sizi izleyebilirler.

6 banka var

Bankalar ne kadar güvenli?

Türkiye'de bankaların data güvenliği biraz sancılı. Altı banka dışında günlük güvenlik denetiminden geçen banka yok. Oysa, bankalar günde ortalama 30'a yakın güvenlik açığıyla karşı karşıyadır.

O altı banka hangileri diye sorsak?

Söyleyemem, çünkü Türkiye'de çok ağır bir Bankacılık Yasası var. Hatırlarsanız, rahmetli Sakıp Sabancı bile kendi bankası için en güvenli demişti ve ceza ödemişti.

Güvenliği iyi olmayan bankalardaki müşterileri bekleyen tehlike ne?

Hesap bilgilerinin ortaya çıkması ya da hesapların boşaltılması.

O zaman hiç değilse şunu söyleyin: Tüketici neye göre banka seçmeli?

Bu işte tüketicinin uzaktan anlayabileceği bir ayraç yoktur. Tek yapılabilecek şey, banka güvenliğiyle ilgili haberleri yakından takip etmektir.

Hani, hiç hack'lenemeyen bir site vardı, o hâlâ ayakta duruyor mu?

Evet, hâlâ hack'lenemedi. Amerikan deniz piyadelerinin "marines.com" sitesi... Yıllardır, en çok atak alan sitelerin başında geliyor, ama hâlâ indirilemedi. Çünkü güvenliği çok sağlam.

Türk hacker'ların ünü sürüyor mu?

Hacker'likten kazanç elde etme konusunda Ruslar bir numara, ama milliyetçi tarzda davranış biçimi olarak hâlâ bir numara Türk hacker'ları.


E-mail kaydediliyor

Aslında, biz yazışmalarımızı ne kadar korursak koruyalım, bunlar zaten görülüyor değil mi?
Hepimizinki görülmüyor, ama hepimizinki algoritmalı bir düzende izleniyor.

Kim tarafından?

ABD, TC ve her kim istiyorsa... Ancak, bu izleme ülkeler tarafından elektronik, yani data boyutundaki programcıklara yaptırılıyor.

O nasıl oluyor?

Temel olarak kullandığımız sistemi, bir telefon sistemine benzetirsek biraz daha anlaşılır olur. Sizinle aramızda direkt bir hat olmadığı için görüşmeleri erişim noktalarına yani santrallere bağlanarak gerçekleştiriyoruz. Böylece, hem ulusal internet omurgamız üzerinden hem de uluslararası internet omurgası üzerinden iletişim sağlamış oluyoruz. Tabii, bu sırada da tüm yazışmalarımız geçici bir süre için sistem tarafından kayıt ediliyor. Bu kayıtlar insan gözüyle değil, programlar tarafından yapılıyor.

Ama, ne zaman ki izleyenler, "A kişisinin e-mailleri okunsun, hesaplarına bakılsın" der, ya da ne zamanki program o e-maillerin içinde bazı kelimelere rastlar, işte o zaman insan gözüyle takip seviyesine geçer.

Bu kayıtlar nerede yapılıyor?

İnternet omurgasından hat alınan herhangi bir yerde.

Böyle bir teknolojiye devletler mi sahip, yoksa canı isteyen herkes mi?

Güç odakları ve otorite sahipleri. Canı isteyen ve yetenekli bir hacker, ancak, iki kişi arasındaki yazışmayı kayıt edebilir, ama o omurgadan çıkan bütün yazışmaları tarayamaz.

Büyük güç otoritelerini kenara koysak, şirketlerde durum nasıl?

Birçok şirkette patronlar, çalışanlarının iş yerinde kullandıkları tüm ekranlarını izler. Üstelik, sadece şirketinizin e-mail adresinden yaptığınız yazışmaları değil, başka bir e-mail adresiniz varsa, onu da izlerler. Ve bu, emin olun, sanıldığından daha yaygın bir uygulamadır.


Arama motorunu kandırabilirsiniz

Arama motorlarında, kişi ya da kuruluşlar hakkında çıkan olumsuz bilgileri yok etmenin imkânı var mı?
Yok, edemezsiniz, ama arama motorunu kandırabilirsiniz. Çünkü, yapılan bir araştırmaya göre, arama motorlarının ilk sayfasını açıp, ikinci sayfaya geçmeyenlerin oranı yüzde 88. Dördüncü sayfaya kadar gelenler ise sadece yüzde 1. Yani, hakkınızda istemediğiniz bilgileri yok edemezsiniz, ama 2'den sonraki sayfalara ötelerseniz, gözden kaçırmış olursunuz. Çünkü, kimse bakmıyor.

Peki, bu öteleme kolay bir şey mi?


Hiç değil. Üstelik pahalı. Çünkü istenmeyen bilgileri sonraki sayfalara kaydırıp, ilk sayfayı temizleyebilmek için en az 100 farklı kritere uygun ve en az 100 site, haberi yeniden kurgulamak gerekiyor.

'Zede' uyarısı

'Facebook'zedeler başladı mı?

Birkaç çeşit zede var. Birisi kendi adına başkaları tarafından adres alınanlar. Böyle bir duruma karşı yapabilecek tek bir şey var, o da kullanmasanız bile Facebook'a üye olmanız, kendi isim hakkınızı almanız. Artık, başkaları isminizi kullansa bile gerçeği de orada durmuş olur.

Başka zedeler?

Fotoğrafı kullanılanlar var. Facebook'a konulan resimlerin üzerinde oynamak mümkün. Ya da o resimleri başka ilişkilerin içine yerleştirmek... Bu durumlarda yapacak hiçbir şey yok. Ne mahkemeye gidebilirsiniz ne de o resimleri yok edebilirsiniz. Resimlerinizi her türlü kişi tarafından kopyalanıp kullanılabileceğini düşünerek seçin.

Kendi sayfanızı kapatsanız?

Her zaman böyle bir hakkınız var, ama kendiniz Facebook'tan çıksanız bile başkasının albümündeki fotoğraflarınızı silemezsiniz. Bu tamamen o kişiye kalmış.

Aslında, kötülük yapmak isteyenler için internet inanılmaz güzel bir mecra. Kadınlar, çocuklar, erkekler... İsteyen herkes için kötülük üretilebilir.

Sanki, "Facebook'a girmeyin" der gibisiniz, ama galiba siz de Facebook'tasınız?

Facebook'a girmeyin' demiyorum. Ama, riskleri bilin ve bu riskleri tolere edebiliyorsanız, taşıyabiliyorsanız girin. Orada karşılaşabileceklerinizi bilin. Fotoğraflarınızı ona göre koyun.

Facebook'taki ve benzeri sitelerde ki konumunuzu iyi belirleyin. Ama, yok, ben bu riskleri tolere edemem ve riske de açığım diyorsanız o zaman meraklarınızı yenmenizi öneririm. Milliyet



- Blog Sayfasına Dönüş :) - Hızlı Link ‘’Tıkla ve Dön Tşk’’ -


|
Değerlendirmeye izin verilmiyor