http://netlog.com/____GeniuS____Live It. Code it.Code it.Live It.____GeniuS____http://tr.netlogstatic.com/p/tt/056/033/56033080.jpgTürkiyeAnkara ____GeniuS____ profil sayfası

____GeniuS____

Trust erkek - 19 yaş


RSS bildirimi

Blog 26


  • Buna Birileri DUR desin!!!

    Nur Akman'ın özel haberi- Erzurum'da bilgisayar kurdu Küçük Musa'nın öldürülmesi tüm dikkatleri internetteki tehlikelere çevirdi.

    İddialara göre Musa bir bilgisayar çetesinin eline düşmüştü. "Metin 2" adlı bir oyun oynuyor! Çete de Musa'nın sanal alemde güçlendirdiği bu karakteri gerçek hayatta parayla satıyordu.

    Musa en son örnek... Bundan daha önce birçok çocuğun ya da gencin şantajlara maruz kaldığını, çıplak resimlerinin çekildiğini, hayatlarında silinmeyecek yaralar açıldığını gördük...

    BU ÇETELER GENÇLERE NASIL ULAŞIYOR?

    Peki bu 'çeteler' ya da kötü niyetli kişiler gençlere nasıl ulaşıyor, istediklerini yaptırmaya nasıl ikna ediyor?

    Kafamızdaki soruları bir hacker organizasyonu olan "Ayyıldız Team"e sorduk. İlk öğrendiğimiz Türkiye'deki gerçek hackerların böyle "pis işlere" bulaşmadığı oldu...

    "Ayyıldız Team" yetkilisi "Hacker kendi programını yazıp kullanan kişidir. Bunlar internetten buldukları programlarla diğer bilgisayarlara girip kendilerini hacker zannediyorlar" dedi.

    FOTOĞRAFLARINI PORNO SİTELERE KOYACAĞIM

    Yarattıkları tehlikeyi de şöyle anlattı:

    "13-14 yaşında çocuğun bilgisayarına giriyor. Tüm bilgilerine ulaşıyor. Fotoğraflarını buluyor. Sonra da onu tehdit ediyor. 'Fotoğraflarını porno sitelerine koyacağım' diyor mesela ya da "Evini biliyorum ailene zarar vereceğim" diye tehdit ediyor. Onlar daha çocuk, her şeyden korkarlar, her şeye inanırlar. Ve tabii bu yüzden de karşısındakinin tüm istediğini yapıyorlar..."

    Peki bir çözüm var mı? 'Bunların çözümü ise ailelerde ve eğitimde yatıyor. Hem çocuklarımızı, hem kendimizi eğiteceğiz ve böyle durumlarda polise gitmekten çekinmeyeceğiz" diyor yetkili!..

    ERKEKSEN SANALDA DEĞİL, DÜNYADA KAPIŞALIM!

    'Bu tip kişiler ayrıca birbirlerini de çekemiyorlar' diyor Ayyıldız Team'in tecrübeli 'hacker'ı... "Kendine hacker süsü veren kişi karşısındakinin bilgisayarına giriyor ve küfrediyor! Karşıdaki de en az onun kadar cahil!.. Kavga netten sokağa taşıyor... 'Erkeksen gel' durumu yani!... Ben İstanbul'dan Antalya'ya kavga için gidenleri bile tanıyorum. Tabi kavgaların birçoğunda bıçaklar da çekiliyor. Gerisi malum"

    SANAL BİR KARAKTERE İKİ BİN LİRA

    Peki ya Musa'nın durumu? Onu da şöyle anlatıyor: "Musa'nın büyümeye fırsatı olsaydı çok iyi bir hacker olabilirdi ama tabii ki 13 yaşındaki bir çocuk daha o işleri bilemez. Ama oyunda karakter satma meselesi gerçek!.. Daha geçenlerde benim bir avukat arkadaşım 'Knight Online' adlı bir oyunda 2 bin vererek karakterini güçlendirmiş. İnanılır gibi değil!"

    PEKİ BU KÜÇÜK HACKERLER NASIL KEŞFEDELİYOR O OYUNLAR NASIL SATILIYOR..

    Ayyıldız Team'den konuştuğumuz hacker'ın da söylediği gibi olayın bir diğer boyutu sanal karakterlerin gerçek hayatta para satılması...

    Karakterler internetteki oyun forumlarında ya da online sitelerde satılabiliyor! Mesela aşağıda Metin 2 oyununda 86. level bir karakterin 4500 liradan satış ilanını görüyorsunuz.

    BİR KARAKTERİ YARATMAK NE KADAR SÜRÜYOR?

    Sadece Türkiye'de değil, karakterler dünyanın her yerinde satılabiliyor!

    Hemen hemen hiç uyumadan, yaklaşık 1 hafta içerisinde üreteceğiniz bir Rune Scape veya Metin2 hesabı ortalama 150$ ila 350$’a müşteri bulabilir.

    Ancak bu karakterleri 1 ay boyunca aynı performansla çalışarak yükseltebilirseniz, 200$ ila 450$ arasında da müşteri bulabilirsiniz.

    PEKİ BU OYUNLAR NEYİN NESİ?

    Bu oyunların çoğu 'rol yapma' prensibine dayanıyor. Sanal bir dünyanın içerisinde bir savaşçısınız. Karakterinizin özelliklerini kendiniz seçiyorsunuz. Kimi kılıçta başarılı oluyor, kimi büyü yaparak düşmanları yok ediyor. Online oyunlarda karşınızdaki karakter de bir insan tarafından yönlendiriliyor. Yani dünyanın her yerinden insanlar o oyunda buluşuyor. Oyunların dili İngilizce... Ancak Türkiye'nin genç nüfusu yapımcıların iştahını kapattığı için tamamen Türkçe olan oyunlar da var ki en çok ilgi görenler de onlar...

    40 YAŞINDAKİ ADAMLA 15 YAŞINDAKİ ÇOCUK BULUŞUYOR

    Bu oyunların bir tehlikesi de 40 yaşındaki adamla, 15 yaşındaki çocuğun aynı platformda buluşması... Yani oyunda herkes birbirini kesmeye çalışırken, aynı zamanda chat şansı da var. Tabii bu oyunlar kötü niyetli kişiler için bulunmaz nimet...

    Türkiye'de 1,5 milyon civarında online oyun oynayan insan var.

    kaynak:http://www.internethaber.com/news_detail.php?i...

  • Kısa Kısa Komik Yazılar Part l

    Beşinci Hugo
    Lisede edebiyat kitabından bir metni tüm sınıfa sesli olarak okurken V. Hugo’ya *Beşinci Hugo* diyen arkadaşımızı alkışlıyoruz..

    Hayrını Görme
    Bankada gişenin önünde işlemimin yapılmasını bekliyorken yanımdaki gişede işlem yaptıran yaşlı teyzeye, işlemini yapan gişe elemanı soruyor: -’Parayı kim alacak teyze? Alıcısına ne yazalım?Teyzem cevap veriyor: -’Bu paranın hayrını görme İnşallah yazalım.’

    Lamba
    Dün gece evime giderken yolun tenhalığından olsa gerek kırmızı ışıkta geçtim..Ardından yurdum polisine alkışı hak ettiricek anons: ‘Bacım o geçtiğin gece lambası değildi, çek sağa.’

    Hacim Nedir?
    Öğretmen bir arkadaşımdan naklen => -5.Sınıfların Fen Bilgisi sınavının 2.sorusu: ‘Hacim nedir? Bir örnek vererek açıklayınız.’ Öğrencimizden gelen cevap:
    -Hacdan gelenlere hacim denir..Örnek: Nasılsın hacim?

    Asena
    5 yaşındaki yeğenime babası soruyor: -Büyüyünce ne olacaksın kızım? Asena olacağım babacım; sen ne olacaksın?’ Babası gayet sakin cevap veriyor: - Katil..

    Yeni Geldüm
    Bir gün Temel yüksek bi binanın tepesinden düşmüş..Baygın yerde yatarken etrafını kalabalık sarmış..Temeli uyandırmışlar;- ne oldu kardeşim diye sormuşlar..Temel de -Ne bileyum uşağum, bende yeni geldum daa..demiş..

  • orası neresi ki Alooo??..xD

    Hizmetçi: -Aloo Adam: -”Kızım benim benim, hanımı telefona çağır bakayım ” Hızmetcı: -”Bir dakika efendim ” hızmetci:-” Alo ” Adam:” Ne oldu kızım, hanım nerede? ” Hızmetcı:” Ay beyfendi nasıl söylesem, hanımefendi yatak odasında biriyle beraber. ” Adam:” Nee, bir adamla mı? ” Hızmetcı:” Evet beyfendi. ” Adam: Nasıl olur hem de benim evimde ha! Bana bak kızım, git benim çalışma odama, aç masamın çekmecesini ordaki tabancayı al, ikisini de öldür, emrediyorum sana! ” Hızmetcı: ”Beyfendi, ben nasıl yaparım! ” Adam: ”Yaparsın, bak telefonda bekliyorum, yürü haydi..İki el silah sesi duyulur..” Hızmetcı:” Alo, beyfendi ” Adam: ”Ne yaptın kızım? ” Hızmetcı:” Söylediğiniz gibi silahı aldım, ikisini de öldürdüm efendim. Sonra da silahı havuza attım. ” Adam:” Ne havuzu? ” Hızmetcı: ”Bahçedeki yüzme havuzuna beyfendi, nereye olacak! ” Adam:” Ulan bizim villada yüzme havuzu yok ki, orası neresi ki Alooo? ”

  • Titanik batmışmıydı yanmışmıydı..xD

    Amerika’da zencinin biri, pasaportunu kaybetmiş.. Aksilik işte o gün de
    Türkiye’ye uçması gerekiyormuş. Ne yapıca diye düşünürken yolda bir pasaport bulmuş
    Hemen almış yerden, bir de bakmış Leanardo Di Caprio’nun pasaportu. napalım deyip
    şansını denemeye karar vermiş..Leonardo’nun fotoğrafını çıkartıp kendi fotoğrafını yapıştırmış
    Uçmuş Türkiye’ye. Havalimanı’nda görevli gümrük memuru Temel’in Karşısına geçmiş.
    Temel, almis pasaportu; adamin ismine bakmış:
    “Leonardo Di Caprio”; fotoğrafa bakmış ; bir zenci adama bakmış; aynı
    zenci. Birkaç şaşkın bakıştan sonra öbür masaya seslenmiş: “Ula Dursun bu Titanik batmış mıydı, yanmış mıydı.

  • Sınırı Geçtuk mi?..xD

    Trafik memurları bir gün, trafik kontrolü yapıyorlarmış..Karşıdan gelen Temel ile Fadime yi gören komiser, hemen arabayı durdurmuş. İkisini de emniyet kemeri takmış olarak görünce:-Beyefendi bugün yaptığımız kontrolde tek emniyet kemerini takan çift sizsiniz,bu yüzden size 500 Dolar ödül veriyoruz..ama merak ettik bu parayla ne yapacaksınız? Temel sevinçle..-Ne mi yapacağum..Hemen gidip kendime bir ehliyet alacağum, der..Polis : -Ne ne ehliyetiniz yok mu, der.. Fadime olayı toparlamak için:-kusura bakmayın memur bey, temel içince ne dediğini bilmez, der..komiser daha da şaşkınlıkla:-Ne bir de içkili misiniz, diye bağırır..arkadan yaşlı adam öne atılır ve:-ben demuş idum çalıntı arabayla yola çıkmayalum başumuza bi iş gelir..diye..Komiser neye uğradığını şaşırmışken, bagajdan atlayan İdris de koşa koşa gelerek..
    Ne oldi,geçtuk mi sınırı,der..

  • SÖZ MECLİSDEN DIŞARI :):)

    > > Çok şişman bir adam, cok şöhretli bir
    > > doktorun muayehanesine gidiyor, konu
    > > zayiflama istemesi.
    > > Doktor,bir hafta kullanmak üzere, isimsiz
    > > bir hap veriyor kendisine.
    > > ilk kullandığı gece, uyur uyumaz rüya
    > > görmeye başlıyor adam.
    > > Bir saray icinde, etrafinda onlarca cariye,
    > > sabaha kadar bir onla,
    > > bir bunla sabah uyandiginda, kan ter icinde.
    > > Her gece ayni sey, bir haftanin sonunda
    > > butun
    > > fazla kilolar atilmis durumda.
    > > Gunler sonra yolda sisman bir arkadasina
    > > rastliyor ve nasil kilo verdigi soruluyor.
    > > Arkadasi anlatiyor, o da doğru doktorun
    > > calistigi hastaneye gidiyor
    > > ve ona da ayni tedavi.
    > > Ilk gece,adam rüyasında bir sarayda.
    > > Etrafında onlarca adam,
    > > Bizim şişman önde , onlarca adam peşinde....
    > >
    > > Başlıyor saray içinde bir koşuşturma.
    > >
    > > Üçüncü gün sonunda adam zayıflıyor
    > > ama dayanamıyor ve telefon
    > > ediyor doktora.
    > > "Neden arkadaşımla benim rüyalarım
    > > farklı..." diyor
    > > Doktor biraz düşündükten sonra soruyor:
    > > 'Siz hastaneye mi gelmiştiniz,
    > > muayenehaneye mi?"

  • heyyy şuraya bak!!!!

    1 yaşınızdayken sizi elleriyle besledi ve yıkadı;
    Bütün gece ağlayıp onu uyutma¤¤¤¤¤ teşekkür ettiniz.

    2 yaşınızdayken size yürümeyi öğretti;
    Size seslendiğinde odadan kaçarak teşekkür ettiniz.

    3 yaşınızdayken size özenle yemekler hazırladı;
    Tabağınızı masanın altına dökerek teşekkür ettiniz.

    4 yaşınızdayken elinize rengârenk kalemler tutuşturdu;
    Evin bütün duvarlarına resim yaparak teşekkür ettiniz.

    5 yaşınızdayken sizi cici kıyafetlerle süsledi;
    Gördüğünüz ilk çamur birikintisine atla¤¤¤¤¤ teşekkür ettiniz.

    6 yaşınızdayken okula kadar sizinle yürüdü;
    Sokaklarda "gitmiycem" diye ağla¤¤¤¤¤ teşekkür ettiniz.

    7 yaşınızdayken size bir top hediye etti;
    Komşunun camını kırarak teşekkür ettiniz.

    9 yaşınızdayken size piano öğretmeni buldu;
    Notaları bir gün bile çalışma¤¤¤¤¤ teşekkür ettiniz.

    10 yaşınızdayken doğumgünü partilerinden,
    dans derslerine kadar her yere sizi arabayla götürdü;
    Arabadan fırlayıp giderken arkanıza bile bakma¤¤¤¤¤
    teşekkür ettiniz.

    11 yaşınızdayken sizi arkadaşınızla sinemaya götürdü;
    "Sen bizimle oturma" diyerek teşekkür ettiniz.

    12 yaşınızdayken zararlı TV programlarını seyretmenizi istemedi;
    O evde değilken hepsini izleyerek teşekkür ettiniz.

    15 yaşınızdayken sizi yurtdışında yaz kampına gönderdi;
    Tek satır mektup yazma¤¤¤¤¤ teşekkür ettiniz.

    17 yaşınızdayken erkek arkadaşınızla partiye gitmenize izin verdi;
    Bir telefon bile etmeden sabaha karşı eve dönerek teşekkür ettiniz.

    19 yaşınızdayken okul masraflarınızı karşıladı,
    sizi arabayla kampüse götürdü ve eşyalarınızı taşıdı;
    Arkadaşlarınız alay etmesin diye
    kampüs kapısında vedalaşarak teşekkür ettiniz.

    21 yaşınızdayken iş hayatı ve kariyerinizle ilgili
    size fikir vermek istedi;
    "Ben senin gibi olmayacağım"diyerek teşekkür ettiniz.

    22 yaşınızdayken kep giyme töreninizde size gururla sarıldı;
    Avrupa seyahati için para isteyerek teşekkür ettiniz.

    24 yaşınızdayken uzun süredir çıktığınız çocukla tanışmak istedi;
    "Zamanını ben bilirim" diye tersleyerek teşekkür ettiniz.

    25 yaşınızdayken düğün masraflarınızı karşıladı,
    sizin için hem mutlu oldu hem çok duygulandı;
    Siz dünyanın bir ucuna taşınarak teşekkür ettiniz.

    30 yaşınızdayken bebek bakımı hakkında size akıl vermek istedi;
    "Artık bu ilkel yöntemleri bırak" diyerek teşekkür ettiniz.

    40 yaşınızdayken sizi arayıp bir akrabanızın doğumgününü hatırlattı;
    "Anne işim başımdan aşkın" diyerek teşekkür ettiniz.

    50 yaşınızdayken o, çok hastalandı, hafta sonunda
    onu görmeye gittiginizde mutlu oldu;
    Ona yaşlıların çocuk gibi nazlı olduğunu söyleyerek
    teşekkür ettiniz

    Derken bir gün... O, öldü...
    O güne kadar onun için yapmadığınız ne varsa,
    o anda kalbinize bir yıldırım gibi düştü...

    EĞER HÂLÂ SİZİNLEYSE,

    ŞİMDİ ONU HER ZAMANKİNDEN DAHA ÇOK SEVİN...

  • aşkın yeni tarifi..!!

    O’nu hatırladıkta başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz... Ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla O hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz... ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin... O’nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O’nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain... sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, O’ndan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa, ve O, her durduğunuz yerde duruyor, her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp, hüzünlendikçe ağlıyorsa... dünyanın en güzel yeri O’nun yaşadığı yer, en güzel kokusu bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse... hayat O’nunla güzel ve onsuz müptezelse... elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü, O’nun yüzü pembeyse, kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar... her şiirde anlatılan O’ysa... her filmin kahramanı O... her roman O’ndan söz ediyor, her çiçek O’nu açıyorsa... bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa, iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa... iştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa... eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire O’nu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın O olduğunu adınız gibi biliyorsanız... mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona O diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi O’na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke O anlatsa" diye iç geçiriyorsanız... kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü... özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu... hem kimseler duymasın, hem cümlealem bilsin istiyorsanız... O’nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse... ayrılık ölüme, vuslat sehere denkse... gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de; bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep O’nun yüzü suyu hürmetine... uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa... dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa, nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız... kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim... gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı, bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa... Her gidişte ayaklarınız "Geri dön" diye yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız, sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla... ...o halde yarın sizin gününüz!.. "Çok yaşa"yın ve de "siz de görün"üz.

  • çok güzel bir hikaye..iki genç!!

    Nette Tanışan iki genç arkadaş olurlar. Zaman içinde sıkı bir Dostlğa dönüşen Beraberlklerini Zedelemmek için hiçbir zaman birbirlerini görmemeğe, fiziki özelliklerinden bahsetmemeye karar verirler.İsimlerin, şekillrin olmadığı Sadece ruhların derinliklernden ,gelen En samimi Duyguların dile Getirildiği zaman ve mekan unsurlarından soyutlanmış Bir birliktelik içinde Sürer dostlukları. Ve bir Gün Bakarlar ki birbirlerini tamamlayan iki varlık olmuşlar. Yazışmadıkları gün hatta saat Olmamaya başlamışlar. Adeta nefes alış gibi Doğal bir bütünleşme, isim Takamadıkları bir aşk gelişmiş içlerinde. Tüm beşeri sıfatlardan sıyrılmış, Bambaşka bir halmiş bu.aradan geçen zaman zarfında, artık Kesinlikle Birbirlerinden asla kopamayacaklarına inandıkları gün; Tanışmaya ve evlenmeye karar vermişler.Ve ikisinin de çok iyi Bildikleri bir Kentin çok iyi Tanıdıkları bir sahilinde Buluşmak üzere anlaşmışlar.Hanımın Elinde Kırmızı güller ve Dudaklarında sevgi dolu bir gülümseme olacakmış. Erkek ise hiçbir Alamet Taşımayacakmış.Nihayet beklenen gün gelmiş. Genç erkek sözleştikleri yere yaklaştıkça kalbi duracak gibi oluyormuş. İşler biraz değişmeye başlamış kalbinde. ya Çok çirkin bir kadınsa sevdiceği, ya Kör, topal ya da…… İse. Biraz hata yaptığını düşünür gibi olmuş Ama çabuk savmış bu kendine ve Aşkına yakışmayan düşünceleri zihninden.Karşıda elinde bir gül tutan ve sağa ,Sola bakınan hanımı görmüş. İçi hop etmiş Fakat dudaklarında beliren düş kırıklığını biraz Olsun giderebilmek için bir, iki derin Nefes almış ve Son derece kararlı Adımlarla hanımın yanına yaklaşmış.Annesi yaşında Hatta daha da yaşlı, Saçları Pamuk gibi bembeyaz, Yüzü yaşadığı yılların derin izleri ile buruşmuş Fakat dudaklarında güzel Bir O Kadar da Şaşkın bir tebessümle kendine doğru yaklaşan genç erkeğe bakıyormuş. Gözleri bin bir soru ile kıpırdıyor, Yorgun Gözkapakları arada bir Feri kaçmış gözbebeklerini uzaklara yönlendiriyor ama yaşlı kadın gözlerini Genç erkeğin bakışlarına kilitlemeye çalışıyormuş.Zihninde çeşit, çeşit Zıt fikirlerin koşuştuğu genç adam bir, iki yutkundu ve gücünün son raddesindeki bir hıçkırıkla,"Merhaba Aşkım!!...Nasılsın." dedi.kadere teslim olmuştu. Söz vermişti. Biliyordu her şey olabilirdi. Bir an gözlerini kapadı ve yazışmalarını hatırlamaya çalıştı. Önca duygu dolu kelimeler, sevda yüklü vaatler, Parlak gelecekler nasıl olmuştu da Bu yaşı geçmiş hatunun kaleminden dökülebilmişti. Bir türlü inanamıyordu Fakat gerçek gün gibi ortadaydı.Yaşlı kadının elinde tuttuğu kırmızı güller aldı ve Tarif edilemeyen bir duyguyla onları öptü. Sonra elini uzattı ve,"Hadi kalkmana yardım edeyim Aşkım. buradan uzaklaşalım. " dedi.Olanları anlamsız gözlerle seyreden Yaşlı kadın dudaklarını araladı ve,"Ey oğul, Ben yıllardır bu kelimeyi unutmuş Anan belki Ninen yaşta bir kadınım. Neler oluyor anlayamadım Ama o gülleri elimden niye aldın. Onları bana şu ilerde Oturan genç kız verdi. Birini bekliyormuş, Burada buluşacaklarmış. Gelirse benim tarafımdan bu gülleri ona verir misin demişti. Ben de o Genci bekliyordum. Yoksa o sen misin?"Genç adam bir an soluksuz kaldı, Boğazında düğümlenen hıçkırık ve karmakarışık duygularla yaşlı kadının işaret ettiği yöne baktı. Bir çift sevgi ve Minnettarlıkla parlayan yeşil göz kendisine gülümsüyordu. Telaşla yaşlı kadının ellerini öptü ve Gülleri ona tekrar vererek işaret edilen tarafa koşmaya başladı. Genç kız da ayağa kalkmış onu bekliyordu."Seni izledim. Şayet gülleri almayıp geri dönseydin Sessizce buradan uzaklaşacaktım. seni doğru Tanımışım Aşkım.. Herşy Gönlünüzce olsun Arkadaşlar

  • herkes kendinden birşey bulacak buna eminim!

    Dedim: Çok yalnızım.
    Dedin: … فَإِنِّي قَرِيبٌ Ben ki sana çok yakınım. Bakara-186

    Dedim: Evet biliyorum sen bana yakınsın ama ben senden uzağım, keşke ben de sana yakın olabilseydim.
    Dedin: وَاذْكُر رَّبَّكَ فِي نَفْسِكَ تَضَرُّعاً وَخِيفَةً وَ دُونَ الْجَهْرِ مِنَ الْقَوْلِ بِالْغُدُوِّ وَالآصَالِ
    Rabbini sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. Araf-205

    Dedim: Buda senin yardımını ister
    Dedin: أَلَا تُحِبُّونَ أَن يَغْفِرَ اللَّهُ لَكُمْ ALLAH’ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Nur-22

    Dedim: Tabii ki, beni affetmeni çok isterim.
    Dedin: وَاسْتَغْفِرُواْ رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُواْ إِلَيْهِ(Öyleyse)Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O’na tövbe edin. Gerçekten benim rabbim, esirgeyendir, sevendir. Hud-90

    Dedim: Çok günahkârım, bu kadar günahla ben ne yaparım?
    Dedin:أَلَمْ يَعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ هُوَ يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِهِ ALLAH’ın, kullarının tövbesini kabul edeceğini.. ve ALLAH’ın tövbeyi çok kabul eden ve pek esirgeyen olduğunu hâlâ bilmezler mi? Tevbe-104.

    Dedim: Defalarca tövbe edip tövbemi bozdum, artık yüzüm kalmadı.
    Dedin: اللَّهِ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِ (2) غَافِرِ الذَّنبِ وَقَابِلِ التَّوْبِِ ALLAH aziz ve bilendir, o günahları bağışlayan ve kullarının tövbesini kabul edendir. Ğafir-2/3.

    Dedim: Bunca günahım var,hangisinin tövbesini yapayım?!
    Dedin: إِنَّ اللَّهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِيعًاALLAH bütün günahları bağışlayandır. Zümer-53.

    Dedim: Yani yine gelsem yine beni bağışlar mısın?
    Dedin: وَ مَن يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ اللّهُALLAH’tan başka günahları bağışlayacak olan yoktur. Ali İmran-135.

    Dedim: Ne kadar güzelsin ALLAH’ım! Bilmiyorum bu sözlerin karşısında niçin böylesine içim içime sığmıyor ve erimeye başlıyorum, seni çok seviyorum.
    Dedin: إِنَّ اللّهَ يُحِبُّ التَّوَّابِينَ وَ يُحِبُّ الْمُتَطَهِّرِينَ Şüphesiz ki ALLAH tövbe edenleri ve temizlenenleri sever.

    Birden ‘İlahım ve Rabbim benim senden başka kimim var’ dedim.
    Sen de أَلَيْسَ اللَّهُ بِكَافٍ عَبْدَهُ
    ‘ALLAH kuluna yetmez mi?’ (Zümer-36) dedin.

    Dedim: Sen ki beni bu kadar çok seviyorsun ve bana karşı bu kadar iyisin ben ne yapabilirim?
    Dedin: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اذْكُرُوا اللَّهَ ذِكْرًا كَثِيرًا (41) وَسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَأَصِيلًا (42) هُوَ الَّذِي يُصَلِّي عَلَيْكُمْ وَمَلَائِكَتُهُ لِيُخْرِجَكُم مِّنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ وَكَانَ بِالْمُؤْمِنِينَ رَحِيمًا

    Ey inananlar! ALLAH’ı çokça zikredin. Ve O’nu sabah-akşam tesbih edin. Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için üzerinize rahmetini gönderen Odur. Melekleri de size istiğfar eder. ALLAH, müminlere karşı çok merhametlidir. Ahzap-41/43.

    Kendi kendime dedim: ALLAH’ım seni çok seviyorum.

1 2 3

Blog etiketleri

Etiket kullanılmadı