http://netlog.com/ayhanca08Ayhan Nuri ÖZDENÖZDENAyhan Nuriayhanca08http://tr.netlogstatic.com/p/tt/026/230/26230468.jpgTürkiyeAnkara ayhanca08 profil sayfası

ayhanca08

erkek - 43 yaş, Ankara, Türkiye


RSS bildirimi

Blog 144


  • YOKLUĞUMUN RESMİ



    Attığım her adım benden uzakta,
    Bastığım her yerde yokmuşum meğer,
    Çırpınırken ben denilen tuzakta,
    Ben bana saplanan okmuşum meğer...

    Aklım kumsal iken, ben toz paresi,
    Çıktıkça yükseğe alçalır oldum,
    Düşündüm derdimin nedir çaresi,
    Susarak konuşmak, sonunda buldum...

    Esrarlı vuslata bir adım kala,
    Hasretin vecdiyle, ben kement attım,
    Deryada boğulmak ne güzel bela,
    Battıkça kurtuldum, çıktıkça battım...

    Görünmez cevheri buldum diyerek,
    Körlüğü kör ettim, deli bir taşla,
    Bilmeyi bilmeden, bildim diyerek,
    Boşluğu doldurdum, dolu bir boşla...

    Nasılların sebebini sorarken,
    Sualimi cevapladım niçinde,
    Çokluğumda yokluğumu ararken,
    Yalnız kaldım yığınların içinde...

    Satır satır böldü beni heceler,
    Her kırkımı, kırka yardım savuştum,
    Boşluğumu kucakladı geceler,
    Sessizlikte, gürültüyle boğuştum...

    Varda yoku, haykırırken her seda,
    Aklım ki, aklımı başımdan aldı,
    Ona gidiyorum, bana elveda,
    Sonsuz olan sona, bir nefes kaldı...

    Uğur IŞILAK

  • Bedirhan GÖKÇE - Gülüm Nidem



    Peygamber efendimiz (s.a.v)'e atfenn...

    Sana yok âlemde sânî,
    Âlemin cân u cânânı,
    Aşkınla dolmayan cânı,
    Gülüm nidem nidem nidem...

    * * *

    Sensiz dünyâyı ukbâyı,
    Gülüm n'idem n'idem n'idem,
    Hûr u Cennetü'l-a'lâyı,
    Gülüm nidem nidem nidem.

    Sînem onulmaz yaralı,
    Değmeye onmaz yâr eli,
    Senden özge yârı velî,
    Gülüm nidem nidem nidem.

    "Mâzâğa'l-basar"dır gözün,
    Kelâm-ı cân-fezâ sözün,
    Manzarım olmazsa yüzün,
    Gülüm nidem nidem nidem.

    Ve'l-leyli zülf-i zer-târın,
    Ve'ş-şemsi mihr-i dîdârın,
    Olmazsa dilde ezkârın,
    Gülüm nidem nidem nidem.

    Servi kaddine Tûbâyı,
    Vermezem iki dünyâyı,
    Gönülde gayrı sevdâyı,
    Gülüm nidem nidem nidem.

    Sana yok âlemde sânî,
    Âlemin cân u cânânı,
    Aşkınla dolmayan cânı,
    Gülüm nidem nidem nidem.

    Sen olasın dilin sözü,
    Yâdında gece gündüzü,
    Senden gayra bakan gözü,
    Gülüm nidem nidem nidem.

    Aceb nice olur hâli,
    Sana varmaz ise yolu,
    Hulûsî gibi bir kulu,
    Gülüm nidem nidem nidem...

    Şiir : Divan-ı Hulûsi-i Darendevi'den
    Osman Hulusi Ateş

  • Sinan ÖZEN - Aramadım



    Soramadım, soramadım,
    Kimselere soramadım,
    Ne yapıyor şimdi nasıl,
    Merak ettim saramadım.

    Ben bunları hak etmedim,
    Her şeyimle seni sevdim,
    Aşkıma hep sahip çıktım,
    Hata mı ettim.

    Aylar oldu, yıllar oldu
    Aramadım aramadım,
    Elim gitti telefona,
    Gururumdan aramadım.

    Sevdi gönlüm deli oldu,
    Yanlış yaptın aramadım,
    Elim gitti telefona,
    Bende bittin aramadım...

  • İYİ BAYRAMLAR

  • KADİR GECENİZ MÜBAREK OLSUN

    Bu geceki İlâhî ziyafete, melekler gökyüzünden arka arkaya inerek, Kalbleri açık olan mü'minlere öteki âlemden manzaralar sergiler ve müjdeler getirirler. Rabbim sizi de etrafı kuşatılarak bağış ve rahmet müjdesi getirilen müminlerden eylesin... Dualarınız kabul, Kadir Geceniz mübarek olsun...

  • Temel ile Dursun - Ayran

  • Uğur ARSLAN - Aziz Yarim

  • KARADENİZ PİDESİ



    Karadeniz pidesinini lezzetini hiçbir pide de bulamazsınız. Pidenin lezzetli olabilmesi için fırının ısısından ,pidenin servise sunulmasına kadar geçen sürede verilen emeğe bağlıdır.

    Malzemeler
    6 kişilik, 700 ml su , 750 gr un, 1 tatlı kasığı yas maya , 1 çay kasığı seker , 1 yemek kasıgı tuz (kıymalı pide iç malzemeleri) 300 gr kıyma, 2,3 bas sogan ,yeteri kadar tuz

    Kıymalı Pidenin Yapılısı
    Tuz ,un,seker ve yas maya su içinde eritilir.içersine azar azar un yedirilerek yoğrulur. hamur kıvamına gelinceye kadar yoğrulduktan sonra ,30 dakika hamur dinlendirilir.
    Dinlendirilen hamur 200 gr. olarak parçalnıp yumak haline getirilir.Yumak haline getirilen hamur daha kolay açılması için 15 dk.beklemeye alınır.Bekletilen hamur el yardımıyla kayık şeklinde 30-35 cm uzunluğunda 10-15 cm eninde açılır.Ayrı bir kapta kıymamız kavrulur ve içersine küp şeklinde şoğan eklenir.Tuzunu da attıktan sonra soğumaya bırakılır. Açılan hamurlara bu iç tercihine göre konur .Açılan hamur ortasına boylamasına malzemelerden yeterince konur .Malzemenin dışında kalan hamurlar malzemenin üzerine doğru kıvrılıp iki kenrda birleştirilerek kapatılır.
    Üzewrine yumurta sarısından çırparak yapılan bulamaç sürülür. 300 dereceli fırında pişirmeye bırakılır . 10-15 dk fırında kaldıktan sonra ,çıkarılıp içersine tereyağı koyularak servis yapılır.

    Peynirli Pidenin Yapılışı
    Peynirli pidenin yapılışında hamur kıymalı pidedeki gibi hazırlanır . Su ,un,yaş,maya ,,seker,tuz, tüm pide çeşitleri için ortak malzemelerdir.Peynirli pidenin ise ana malzemesi 400 gr. köy petniridir.peynirli pidenin yapılışı ,hamurun açılısı bakımından kıymalı pideden farklıdır . 200 gr. yumak halindeki hamur el yardımıyla 10 cm yarı capında bir daire biçiminde fakat kenarları kıvrılarak bir yuvarlak havuz oluşturulur.Kıvrılan kenarlara yumurta sarısı sürülüp içersine daha önceden rendelenenKöy peyniri koyulup fırına sürülür . 10-15 dk sonra fırından cıkarılıp servise sunulur.

    "Kıymalı ve Peynirli Pidelerin "dışında ; Kavurmalı, Sucuklu , Karışık, Kaşarlı, Kuşbaşı pide çeşitleride mevcuttur. Bu çeşitlerin Yapılışları da Kıymalı pide yapılışına çok benzer . Kıyma yerine diğer malzemeler kullanılmaktadır.

    AFİYET OLSUN (Tabiki iftarda)

  • Mehmet TOKAT - Yaralı Gül



    Bu gece sen onun yüzüne açılmaz bir kapı kapattın.
    Kirli, paslı menteşelerin sesinde sıkıştı yüreği
    Kirpikleri hissetti yokluğunu
    Büktü boynunu deprem bu…

    Aylar sonra bir oda dolusu yalnızlığıyla sokaktaydı
    Sicim gibi bir yağmur yağıyordu.
    Bir kenti boydan boya temizliyordu
    Sokakta kimsecikler yoktu
    Köpekler bir köşeye sinmiş onu gözetliyordu.

    Kirliydi yaşamaktan utanıyordu
    Tit tir titriyordu yüreği
    Yaralı bir güvercin gibi…
    Oysa bu yürek bir zamanlar
    Güneşe ateş vermiş cehennemde buz satmıştı
    Şimdi köpekler onun için ağlıyordu.

    yorgundu, konuşamıyordu.
    Şu hayatı sırtından atamıyordu,
    Yerde kuru bir ayrılıkla bir kuş ölüsü yatıyordu
    Bir deli rüzgar ellerindeki tozu aldı
    Ne bir dost kaldı yanında,
    Ne de bir düşman aklında…

    Zor bir gün Önünü göremiyordu
    İnsanlar çığlık çığlığa yüzünü seçemiyordu
    Gözlerinde aşksız ayrılık vardı
    Kirpiğinden yüreğine saplanan
    Paslı bir tren gibi geçip giden ellerinde.
    Bir yalnızlık adımlarıyla büyüyen
    Belli değildi kimin sevdası kimin yüreğinde
    O aşkını taşırdı hayatın ta orta yerinde
    Sırtında ayrılık dilinde küfür.

    Ben gidiyorum sen uyuyorsun.
    Pahalı bir kedi gibi sıcacık hayellerinin dibinde,
    Ben sokakta dövülmüş sahipsiz bir köpek gibiyim.
    Ben gidiyorum sen uyuyorsun
    Ben gidiyorum sen susuyorsun.
    Susmanın güzelliğinde suskunluğunla boğuluyorsun
    Siliyorum dudağında kalan yalanı
    Yalan doğuruyorsun,dokundukça ellerimde çoğalıyorsun.
    Ben geldiğim yoldan;
    Geldiğim gibi acılara bezenip
    Ayrılığı bir gelin gibi süsleyip gidiyorum.

    Bir kapı kapandı
    Bu gece benimde gözlerimin içine
    Kirpiklerim hissetti yokluğunu
    Büktüm boynumu deprem bu.
    Tenime değdim kokun sinmiş mi diye
    Sol elime baktım; bahar gibiydin
    Avucuma kuşlar kondu parmağıma yıldızlar
    Bir nehir oldun aktın gittin
    Sağ elime baktım; Cehennemdin ayrılıktın kordun
    Deprem bu bir hayat yandı bitti kül oldu.

    Adaklar yüreğimden geçip gitti
    Tutabilseydim birini
    Korkmadan kesebilseydim eğer
    Biliyorum gelecektin
    Zoruma gidiyor zor bir gün
    Biliyorum zorla güzellik olmaz
    Oysa çirkin olmak vardı
    Kovsanda kapından gitmemek vardı
    Ama bir yüzün vardı; ellerimde kaybolan
    Öyle bir küçüldümki; artık büyüme zamanı.

    Ey sevdalılar; ey dostlar;
    Var olan bütün güzellikler
    Yürüyemediğim parke taşları patika yollar
    dağlar, taşlar elveda.
    Elveda ey sahil kasabaları gidemediğim köyler kentler
    Ey sırtında hayatı taşıyan insanlar
    Ey gagasında son bir tebessüm kalan martılar
    Ey ölmüş çocuğunun alnını öpen analar
    Siz kalın sağlıcakla
    Ben gidiyorum
    Gözlerinizden akan iki damla isyan olsun
    Bu bana yeter elveda yaralım elveda
    Kırkıncı kapıyı kapadım elveda..
    Dagların Mektebi bi baska...

  • FIKRA - FİRAR

    Ufak bir suçtan hapse düşen Temel'in koğuş arkadaşı sık sık hastalanmakta haftada bir doktora gitmektedir.

    Adamın doktordan her gelişinde bir uzvu kesilmektedir.
    Bir gün bacağı, sonra kolu, eli... Son gelişinde Temel koğuş arkadaşının
    kulağına eğilir manalı bir gülüşle: ,

    - Uy! Hemşerim sanmaki anlamayrum, bağa öyle geliyoki galiba sen kısım kısım firar edeysun...
    :) :) :)

1 2 3 4 5 ...