http://netlog.com/ayhanca08Ayhan Nuri ÖZDENÖZDENAyhan Nuriayhanca08http://tr.netlogstatic.com/p/tt/026/230/26230468.jpgTürkiyeAnkara ayhanca08 profil sayfası

ayhanca08

erkek - 43 yaş, Ankara, Türkiye


RSS bildirimi

Blog / Etiketler / şiir

Tüm blog mesajlarını göster

'şiir' etiketine sahip blog mesajları:


  • Bedirhan GÖKÇE - Anladım



    Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,
    Kendimi bulduğumda anladım.

    Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
    Kendi yolumu çizdiğimde anladım.

    Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek değil.
    Bildiklerini bana neden anlatmadığını anladım.

    Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış.
    Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım.

    Sevmek ile sevilmenin yolu önce kendini sevmekten geçermiş.
    Neden kendine aşık olduğunu anladım.

    Acı, doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden.
    Neden hiç ağlamadığını anladım.

    Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş.
    Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım.

    Ve sevilenle ağlayamıyor, kaçıyorsan ondan, çaresizliktenmiş.
    Senin acın için odamda tek başıma hıçkırıklarla ağladığımda anladım.

    Bir insanı herhangi biri kırabilir ama bir tek çok sevdiği acıtabilirmiş.
    Çok acıttığında anladım.

    Fakat, hak edermiş sevilen onun için dökülen her bir damla gözyaşını.
    Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım.

    Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet.
    Yüreğini elime koyduğunda anladım.

    Tek başına ayakta durabilecek kadar güçlüysen, yanında tutanlar varmış.
    Neden hiç yalnız kalmadığını anladım.

    Ve Sana ihtiyacım var, gel diyebilmekmiş güçlü olmak.
    Sana git dediğimde anladım.

    Biri sana git dediğinde, kalmak istiyorum diyebilmekmiş sevmek.
    Git dediklerinde gittiğimde anladım.

    Dostun seni bir kez terk edermiş, bin kez değil.
    Aslında hep yanımda olduğunu anladım.

    Ve bir kez terk etti mi seni, affetmek çok zormuş,
    Ben de affedemediğin şeyin ne olduğunu anladım.

    Sana sevgim şımarık bir çocukmuş her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan.
    Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım.

    Özür dilemek değil, affet beni diye haykırmak istemekmiş, pişman olmak.
    Gerçekten pişman olduğumda anladım.

    Affedemem, çok geç demek gururdan başka bir şey değilmiş,
    Hâlâ sevgi varsa içinde eğer.

    Tutsak kalbimin kapılarını kırıp, içine baktığımda anladım.
    Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş,

    Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış.
    Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım.

    Ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi.
    Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım.

    Sevgi emekmiş, emek ise vazgeçmeyecek kadar
    Ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş. Anladım...

    Can YÜCEL

  • Bedirhan GÖKÇE - Gülüm Nidem



    Peygamber efendimiz (s.a.v)'e atfenn...

    Sana yok âlemde sânî,
    Âlemin cân u cânânı,
    Aşkınla dolmayan cânı,
    Gülüm nidem nidem nidem...

    * * *

    Sensiz dünyâyı ukbâyı,
    Gülüm n'idem n'idem n'idem,
    Hûr u Cennetü'l-a'lâyı,
    Gülüm nidem nidem nidem.

    Sînem onulmaz yaralı,
    Değmeye onmaz yâr eli,
    Senden özge yârı velî,
    Gülüm nidem nidem nidem.

    "Mâzâğa'l-basar"dır gözün,
    Kelâm-ı cân-fezâ sözün,
    Manzarım olmazsa yüzün,
    Gülüm nidem nidem nidem.

    Ve'l-leyli zülf-i zer-târın,
    Ve'ş-şemsi mihr-i dîdârın,
    Olmazsa dilde ezkârın,
    Gülüm nidem nidem nidem.

    Servi kaddine Tûbâyı,
    Vermezem iki dünyâyı,
    Gönülde gayrı sevdâyı,
    Gülüm nidem nidem nidem.

    Sana yok âlemde sânî,
    Âlemin cân u cânânı,
    Aşkınla dolmayan cânı,
    Gülüm nidem nidem nidem.

    Sen olasın dilin sözü,
    Yâdında gece gündüzü,
    Senden gayra bakan gözü,
    Gülüm nidem nidem nidem.

    Aceb nice olur hâli,
    Sana varmaz ise yolu,
    Hulûsî gibi bir kulu,
    Gülüm nidem nidem nidem...

    Şiir : Divan-ı Hulûsi-i Darendevi'den
    Osman Hulusi Ateş

  • Mehmet TOKAT - Yaralı Gül



    Bu gece sen onun yüzüne açılmaz bir kapı kapattın.
    Kirli, paslı menteşelerin sesinde sıkıştı yüreği
    Kirpikleri hissetti yokluğunu
    Büktü boynunu deprem bu…

    Aylar sonra bir oda dolusu yalnızlığıyla sokaktaydı
    Sicim gibi bir yağmur yağıyordu.
    Bir kenti boydan boya temizliyordu
    Sokakta kimsecikler yoktu
    Köpekler bir köşeye sinmiş onu gözetliyordu.

    Kirliydi yaşamaktan utanıyordu
    Tit tir titriyordu yüreği
    Yaralı bir güvercin gibi…
    Oysa bu yürek bir zamanlar
    Güneşe ateş vermiş cehennemde buz satmıştı
    Şimdi köpekler onun için ağlıyordu.

    yorgundu, konuşamıyordu.
    Şu hayatı sırtından atamıyordu,
    Yerde kuru bir ayrılıkla bir kuş ölüsü yatıyordu
    Bir deli rüzgar ellerindeki tozu aldı
    Ne bir dost kaldı yanında,
    Ne de bir düşman aklında…

    Zor bir gün Önünü göremiyordu
    İnsanlar çığlık çığlığa yüzünü seçemiyordu
    Gözlerinde aşksız ayrılık vardı
    Kirpiğinden yüreğine saplanan
    Paslı bir tren gibi geçip giden ellerinde.
    Bir yalnızlık adımlarıyla büyüyen
    Belli değildi kimin sevdası kimin yüreğinde
    O aşkını taşırdı hayatın ta orta yerinde
    Sırtında ayrılık dilinde küfür.

    Ben gidiyorum sen uyuyorsun.
    Pahalı bir kedi gibi sıcacık hayellerinin dibinde,
    Ben sokakta dövülmüş sahipsiz bir köpek gibiyim.
    Ben gidiyorum sen uyuyorsun
    Ben gidiyorum sen susuyorsun.
    Susmanın güzelliğinde suskunluğunla boğuluyorsun
    Siliyorum dudağında kalan yalanı
    Yalan doğuruyorsun,dokundukça ellerimde çoğalıyorsun.
    Ben geldiğim yoldan;
    Geldiğim gibi acılara bezenip
    Ayrılığı bir gelin gibi süsleyip gidiyorum.

    Bir kapı kapandı
    Bu gece benimde gözlerimin içine
    Kirpiklerim hissetti yokluğunu
    Büktüm boynumu deprem bu.
    Tenime değdim kokun sinmiş mi diye
    Sol elime baktım; bahar gibiydin
    Avucuma kuşlar kondu parmağıma yıldızlar
    Bir nehir oldun aktın gittin
    Sağ elime baktım; Cehennemdin ayrılıktın kordun
    Deprem bu bir hayat yandı bitti kül oldu.

    Adaklar yüreğimden geçip gitti
    Tutabilseydim birini
    Korkmadan kesebilseydim eğer
    Biliyorum gelecektin
    Zoruma gidiyor zor bir gün
    Biliyorum zorla güzellik olmaz
    Oysa çirkin olmak vardı
    Kovsanda kapından gitmemek vardı
    Ama bir yüzün vardı; ellerimde kaybolan
    Öyle bir küçüldümki; artık büyüme zamanı.

    Ey sevdalılar; ey dostlar;
    Var olan bütün güzellikler
    Yürüyemediğim parke taşları patika yollar
    dağlar, taşlar elveda.
    Elveda ey sahil kasabaları gidemediğim köyler kentler
    Ey sırtında hayatı taşıyan insanlar
    Ey gagasında son bir tebessüm kalan martılar
    Ey ölmüş çocuğunun alnını öpen analar
    Siz kalın sağlıcakla
    Ben gidiyorum
    Gözlerinizden akan iki damla isyan olsun
    Bu bana yeter elveda yaralım elveda
    Kırkıncı kapıyı kapadım elveda..
    Dagların Mektebi bi baska...

  • Cengiz KURTOĞLU & Bedirhan GÖKÇE - Sanadır Yazdığ