http://netlog.com/gfb_sananeugurugurgfb_sananehttp://tr.netlogstatic.com/p/tt/041/231/41231542.jpgTürkiyeİstanbul gfb_sanane profil sayfası

gfb_sanane

erkek - 21 yaş, Istanbul, Türkiye


RSS bildirimi

Blog 23


  • MeLeĞiM

    Hani bulutlarla bana haber yollayacaktın?
    Sen her yağmur damlasına bir kelime yazacak,
    Ben de o damlaları avuçlarıma alıp,
    Yazdığın mektubu okuyacaktım.
    Kokunu çiçeklere iliştirip yollayacaktın hani?
    Söz vermiştin...
    Bülbüller sözlerini getirecekti bana.
    Dalgalar, vurup vurup hasretini solumayacak mıydı?
    Yıldızlar, sana giden yolu gösterecek,
    Mehtap, yolumuzu aydınlatacaktı.
    Aşkımıza ondan başka kimse şahit olmayacaktı.
    Öyle sevecektik ki birbirimizi,
    Sorgusuz sualsiz girecektik cennete.
    Kıskanacaktı nurumuzu melekler bile...
    Şimdi neden solgunsun böyle bir tanem,
    Niçin açıp gözlerini ellerimden tutmuyorsun?
    Uzat ellerini, al beni de yanına.
    Bunca hasret yetmez mi çıkmak için katına?
    Yoksa gittin ve unuttun mu beni?
    Unuttun mu oralarda?
    Göz kırp bana yıldızlardan.
    Bir an bile durmam buralarda inan,
    Davetini bekliyorum...
    Çağır geleyim artık,
    Çağır MeLeĞiM artık.....

  • qiтмє...

    düşєяiм pєşiηdєη γσLLaяa
    кaηaтıяıм dizLєяiмi, qiтмє
    кaγвєdєяiм düşLєяiмi,кıяaяıм кaηadıηı uмuduη
    uηuтuяuм ,uηuтuLuяuм qiтмє
    γaLηızLığa тєяк єdip SєSSizLiğє düşмє
    вıяaкмa єLLєяiмi
    кıяağıLaя SєяpiLєćєк üSтLєяiмє
    Üşüγєćєğiм,ηє σLuя qiтмє
    ÇiςєкLєя Sєηdєη Sσηяa кσкмaγaćaкLaя
    кaγвєdєćєк яєηкLєяiηi γaşaмaк
    Siγah da кaLıяıм γa da вєγaz da
    qiтмє...

    qiтмє diγσяuм Saςıмı,вaşıмı γσLaяıм
    düşєяiм SєSLєяiη pєşiηє
    кaηaтıяıм SözLєяi γσк єdєяiм кєLiмєLєяi
    ağLaяıм iςiмє,iςiмє
    вσşLuğuηa тєяк єтмє
    γσкLuğuηa тєяк єтмє
    qiтмє...

    aγяıLıк ησтaLaяıηa aтaяıм кєηdiмi
    hićaz вiя şaякı σLuяuм
    вєη SєηSiz вu haωaγı ηaSıL SσLuяuм
    LaL σLuя diLLєяiм,qaм σLuя qözLєяiм
    qiтмє ,тєяк єтмє
    кaγвσLaćaк düηLєяiм
    aćıγaćaк вuqüηLєяiм
    γaяıηLaяıмı SєηSizLiğє qiтмє
    qiтмє...

    düşєяiм pєşiηdєη γσLLaяa
    кaηaтıяıм dizLєяiмi
    ÇσćuкSu aćıLaя тuтaя γüяєğiмi
    Fiкяiмє ωєямєdiğiη SєвєpLєяiηi
    SaкLaγıp qiтмє
    кєηdiηćє quяuηu,şєяєFi σηuяuηu
    γapaяaк Sση кuяuηu
    вıяaкıp qiтмє
    qidєяSєη вiя ηєhiя aкaя pєşiη Sıяa
    вiя вahaя aLıя zaмaηı єкiмdєη кaLмa
    вєηi aćıLaяa SaLмa
    qiтмє...

    qiяєяiм pєşiηdєη qєćєLєяє
    aγ SuSaя...
    вiя iηтihaя тuтuLuя вσγηuмda
    ηє вiя iz кaLıя ηє вiя haSaя
    adıм γazıLıя кaяaя тuтaηaкLaяıηda qiтмє
    duaLaя da qєςєя ηiγazıм
    мuSaLLa da ςıкмaz aωazıм
    Üς daкiкa da кıLıηıя ηaмazıη
    qiтмє...

  • dinlemeden geçme üzülürsünn:::D

  • sêni sêviyõrum..

    Sєηi Sєωiγσяuм ςüηкû вєη ωaяiм, σLмaSaγdıм Sєηi zaтєη Sєωмєzdiм. ÖγLєγSє вєη кєηdiмi Sєωiγσяuм..

    Sєηi Sєωiγσяuм ςüηкû кєηdiмi SєηiηLє dσğяuLuγσяuм. Sєη вєηiм iςiη ωaяSiη. ÖγLєγSє вєη σLмaSaм hiς вiя aηLaмıη γσк.

    Sєηi Sєωiγσяuм ςüηкû Saηa ihтiγaćıм ωaя. Su iςмєк qiвi γaηi, γaLηızća Sєη dєğiL Sєηiη özєLLєкLєяiηє Sahip hєя haηqi вiя кiz'i da SєωєвiLiяiм öγLєγSє Sєη γσкSuη zaтєη.

    Sєηi Sєωiγσяuм ςüηкû вiяiηi Sєωмєм qєяєкiγσя. вiяiηiη вaηa вazi duγquLaяi γaşaтмaSi qєяєкiγσя. ÖγLєγSє Sєηiη γapтıкLaяıηı γapaη вiя яσвσт da вєηdє aγηı duγquγu uγaηdıяaвiLiя. σ zaмaη Sєη γiηє γσк σLuγσяSuη.

    Sєηi Sєωiγσяuм ςüηкû aćî ćєкмєм qєяєкiγσя. σLquηLaşмaк iςiη aćıLaя şaяттıя ςüηкû. ÖγLєγSє aćî вiя paтLićaη ωєγa тaηяı da SєηiηLє aγηı єткiγi γaяaтaвiLiя. ÖγLєγSє вєη ωaяıм Sadєćє, γaяaттıкLaяıм ωaя.

    'Sєηi Sєωiγσяuм' ηє Saςмa ćüмLє dєğiL мi? Sєηi ηiγє Sєωєγiм кi. кiм ємяєdiγσя, qєηLєяiмdє мi ωaя Sєηi Sєωмєк, Sєηi Sєωмєdєη dє вaL qiвi γaşaяiм.

    ( Sєηi Sєωiγσяuм ςüηкû вiяiηdєη ηєFяєт єтмєм qєяєкiγσя... )

  • aşk :)

    Aşk; delicesine flört ederken yanindakinin hiçbir sey yapmama hakkini teslim etmektir. Saygidir.

    Aşk; zaaflariniz oldugunu ortaya çikarir. Kabullenmektir.

    Aşk; simdi zamani degil diye beklemeyi bilmektir. Sabirdir.

    Aşk; saçlarda baslayip topuklarda biten bir gezintidir. Kesiftir

    Aşk; Seviselim demeden sevismek, yanindakinin ne istedigini bilmektir.Anlasmaktir.

    Aşk; baglandigini sandiginda, karsindakine hayir deme sansini tanimaktir.Inceliktir.

    Aşk; korumaktir. Sorumluluktur.

    Aşk; ciddi bir tokalasmayi kikirdamaya dönüstürmektir. Mizahtir.

    Aşk; durma yoksa seni öldürürüm lafini duymaktir. Şehvettir.

    Aşk; evinizdeki her seyin yerinin degistirilmesini kabullenmektir. Teslimiyettir.

    Aşk; sevgilinizin ne oldugunu bütün çiplakligiyla görmektir. Gerçektir.

    Aşk; saatin kaç oldugunu bilip aldirmamaktir. Nesedir.

    Aşk; sizi kucaklayan kollarin, gittikçe daha çok sarilmasidir.Mutluluktur.

    Aşk; gecenin bir vaktinde sen uyu, benim gitmem gerek dediginizde,uyanik kalip seni biraz daha görmeyi tercih ederim cevabini almaktir. Sicakliktir.

    Aşk; tanidiginizi zannettiginiz insanin yeni yanlarini kesfetmektir. Tazeliktir.

    Aşk; uyandiginizda rüyanizi yaninizda bulmanizdir. Düslerin gerçek olmasidir.

    Aşk; kocaman yatagin üçte birine sikismaktir. Yakinliktir.

    Aşk; evin anahtarkidan bir kopya daha yaptirmaktir. Güvendir.

    Aşk; hosçakal dedikten sonra tekrar karsilasacagini bilmektir.Kaderdir.

    Aşk; gerindiginde sizlayan vücut lafinin anlamini bilmektir. Derstir.

    Aşk; ecza dolabini açtiginda, dismacunu kapagini kapatilmamis bulmaktir. Uyumdur.

    Aşk; pencereden disariya baktiginda kiminle oldugunu hatirlamaktir. Düsüncedir.

    Aşk; rüzgarin agaçlarin arasinda dolasirken çikardigi sesi dinleyip sevgilisinin yaninda olmadigina hayiflanmaktir.Yalnizliktir.

    Aşk; asla anlatilmayacak hikayelerdir. Özeldir. Kiymetini Bilene Tabiiiii :)

    yalnız bir operadır kış güneşinde dinlenen.

    Aşk; bazen bir zaman hatasıdır.

    Aşk; bazen kavuşamamak, adını karalamaktır kağıtlara.Uzun bir suskunluktur ya da durmadan ondan konuşmaktır.

    Aşk; bir filmin, bir karesinde takılıp kalmak...Bazen tuhaf bir cesaretle meydan okumaktır.

    Aşk; bazen nedenini bilmediğiniz bir duraksamadır.

    Aşk; bir harabenin ortasında birşey bulup da ne yapacağını bilemeyen iki savaş çocuğu gibi kalmaktır.Eylül'ün toparlanıp gitmesini izlemektir.Bir bakış bile anlatmaya yeterken herşeyi kalbinizi dolduran duyguların kalbinizde kalmasıdır.

    Aşk; canınızla beslemektir hüznün kuşlarını.

    Aşk; vazgeçmektir gözlerinden.Geceleri ansızın nedensiz uyanmaktır uykularından, usul usul ağlamaktır.

    Aşk; birgün anahtarın ters döneceğine inanıp ışığa kavuşmayı özlemektir.

    Aşk; buralardan öylece çekip gitmek ve sonunda kendine bir gül vermektir.

    Aşk;Acını içine alıp, göz damlalarını tutup, güçlü olmaya çalışmaktır..

  • 3 KADIN VE TANRI>

    Günün birinde üç kadın ormanda yürürlerken karşılarına
    > >büyük ve vahşi bir nehir çıkar. Ama kadınların, nehrin karşı kıyısına
    > >mutlaka geçmeleri gerekiyordu. Peki bunu nasıl başaracaklardı. Birinci
    > >kadın dizlerinin üstüne çöktü ve Tanrıya dua etti Tanrım, lütfen nehrin
    > >karşı kıyısına geçebilmem için bana güç ver.Pppppfffffuuuuuffffff....
    > >Tanrı ona uzun kollar ve Güçlü bacaklar verdi Böylece nehrin karşı kıyısına
    > >geçebildi Ancak bunun için 2 saat boyunca dalgalarla boğuştu ve neredeyse
    > >3-4 kez boğulma tehlikesi geçirdi. Ama, başarmıştı !!!! Bunu gören ikinci
    > >kadın da Tanrıya dua etti: Tanrım Lütfen nehrin karşı kıyısına geçebilmem
    > >için bana güç ve gerekli aracı ver.Ppppppfffffuuuuffff..... *Tanrı ona bir
    > >tekne verdi ve o da nehrin karşı kıyısına geçmeyi başardı,ancak birkaç kez
    > >teknenin alabora olma tehlikesiyle> karşılaştı...Tüm bu olan bitenleri
    > >izleyen üçüncü kadın da dizlerinin üstüne çöktü ve Tanrıya yalvardı Tanrım
    > >lütfen nehrin karşı kıyısına geçebilmem için bana güç, araç ve zekayı ve.r
    > >Ppppppfffffuuuuffff..... Tanrı kadını erkeğe dönüştürdü. ERKEK haritaya
    > >baktı....Nehrin biraz yukarısına doğru yürüdü Ve köprüden karşıya geçti.
    > >LUTFEN BU YAZIYI; GÜLMESI İÇİN TÜM ERKEKLERE, VE ACI GERÇEĞE
    > >KATLANABILECEGINI DUSUNDUGUNUZ TUM KADINLARA GONDERINIZ!!!:))))

  • Sevgi EMEK ister

    Yolculugun bir asamasinda iki arkadas tartisirlar biri ötekine bir tokat atar. Tokati yiyenin cani çok yanar ama tek kelime etmez ve kumun üzerine su sözleri yazar: BUGÜN EN IYI ARKADASIM BANA BIR TOKAT ATTI.

    Yikanabilecekleri bir vahaya rastlayana dek yürümeyi sürdürürler. Tokadi yiyen yikanirken bataga saplanir, bogulmak üzereyken arkadasi tarafindan kurtarilir. Tam selamete çiktiktan sonra bir kaya parçasi üzerine su sözleri kazir: BUGÜN EN IYI ARKADASIM BENIM HAYATIMI KURTARDI.

    Tokadi vuran ve sonra en iyi arkadasinin hayatini kurtaran kisi ona söyle der:

    Senin canini yaktigimda bunu kum üzerine yazdin ama simdi kayaya kaziyorsun, neden?

    Öbür arkadas ona söyle cevap verir.

    Biri bizi incittiginde bunu kum üzerine yazmaliyiz ki bagislama rüzgari estiginde onu silebilsin. Ama biri bize iyi bir sey yaparsa onu kayaya kazimali ki onu hiçbir rüzgar yok etmesin.

    INCINMELERINIZI KUMA, GÖRDÜGÜNÜZ IYILIKLERI KAYALARA KAZIMAYI ÖGRENIN.

    Denilir ki: özel birini bulmak bir dakikanizi alir, onu degerlendirmeniz bir saat içinde olur, onu sevmek için bir gün yeter ama sonra onu unutabilmek için bir ömrün geçmesi gerekir.

    SeVmeK IçIn "YüReK", SürDüRmEk IçIn "EmEk" GeReK...

    SEVGILER SAYGILAR....

  • Gerçek Dostluk.... Sonuna kadar mutlaka okuyun :)

    Çok samimi iki dost ve arkadaşlardı. Fakat bir tanesi çok kurnaz atılgan ve hareketli, diğeri ise çok saf, dürüst ve sessizdi. Bir gün kurnaz olan arkadaş , diğer arkadaşın yanına giderek işlerinin bozulduğunu söyler ve kendisinden para ister. Samimi dostu onu hiç kırmaz ve elindeki bütün parayı arkadaşına verir. Arkadaşı bu parayla işlerini düzeltir. Bir süre sonra kurnaz olan yine arkadaşının yanına gider ve arkadaşının evlenmek üzere olduğu nişanlısını çok beğendiğini ve kendisine vermesini ister. Arkadaşı çok şaşırır, ne diyeceğini bilemez.Fakat aralarında o kadar kuvvetli bir sevgi vardır ki arkadaşına hayır diyemez, nişanlısını arkadaşına verir.

    Zaman içinde Saf olanın işleri bozulur ve birden arkadaşı aklına gelir
    ben ona sıkıştığında iyilik yapmıştım diyerek arkadaşının iş yerine gider
    ve kendisine çalışması için iş vermesini ister. Arkadaşı ona iş vermez. Bizimki pişmanlık ve üzüntü içinde geri döner ama yinede arkadaşına kızamaz. Bir gün sokakta dolaşırken yanına hasta ve yaşlı bir adam yaklaşır. Fakir olduğu için ilaç alamadığını söyler. Bizimki yaşlı adamcağıza acır, istediği ilaçları alır ve adamcağıza verir. Kısa bir süre sonra yaşlı adamın öldüğünü duyar. Yaşlı adam çok zengindir ve bütün mirasını kendisine bırakmıştır.
    Saf adam artık zengindir. Biraz da sevdiği dostuna olan kırgınlığıyla dostunun iş yerinin karşısında bir ev alır ve oraya yerleşir. Bir gün evinin kapısını dilenci bir kadın çalar. Yaşlı kadın çok aç olduğunu, kendisine yemek vermesini ister. Bizim saf hiç düşünmeden kadını içeri alır karnını doyurur, Kimsesi olmadığını öğrendiği kadına; Kendisinin de yanlız olduğunu söyler ve bu evde birlikte yaşıyalım sen evin işlerini ve yemekleri yaparsın der, yaşlı kadın hiç
    düşünmeden kabul eder. Bir süre sonra yaşlı kadın bizimkine, kendine
    uygun bir kız bulup evlenmesini söyler. Bizimki böyle bir kızı nasıl
    bulacağını, kendisinin tanıdığı olmadığını söyler.Yaşlı kadın ona uygun bir
    kız tanıdığını ve kendisiyle görüştürebileceğini söyler. Görüşmeler
    sonucunda evlenmeye karar verilir ve düğün davetiyeleri basılır. Bizimkisi
    kırgın olduğu halde çok samimi dostunu yinede unutamamıştır. Biraz da
    geldiği konumu görmesi açısından samimi arkadaşına da davetiye gönderir .
    Düğün günü gelir çatar. Saf adam düğün salonunda bir şeyler söylemek
    isteğiyle mikrafonu alır ve başlar yaşadıklarını anlatmaya; Eskiden çok
    sevdiğim bir dostum vardı. Bir gün işleri bozulunca benden borç para istedi elimdeki bütün parayı verdim. Evlenmek üzere olduğum nişanlımı çok beğendiğini söyleyerek benden istedi. Çok üzülerek onu da kendisine verdim . Çünkü biz gerçek dosttuk onun üzülmesini istemedim. işlerim bozulduğunda onun fabrikasına gittim ve çalışmak için kendisinden iş istedim. Bana iş vermedi. çok üzüldüm, ama yinede arkadaşıma kızmıyorum .çünkü biz gerçek dosttuk. Bu konuşma üzerine kurnaz olan arkadaşı daha
    fazla dayanamaz mikrofonu eline alır ve başlar konuşmaya;
    Benim de bir zamanlar çok sevdiğim bir dostum vardı.
    İşlerim bozulduğunda kendisinden para istedim, bütün parasını bana verdi.
    Sonra ondan nişanlısını istedim, üzülerek nişanlısını da verdi. Nişanlısını
    istememin nedeni o kadının arkadaşıma layık olmamasıydı (Hayat kadınıydı)
    Kendisi çok saf olduğu için arkadaşımı o kadından bu
    şekilde kurtardım.İşleri bozulduğunda gelip benden iş
    istedi, Arkadaşımı kendi emrimde çalıştıramazdım, o yüzden iş vermedim.
    Günün birinde karşılaştığı yaşlı adam benim babamdı. Babam ölmek
    üzereydi, onu arkadaşımın yanına ben gönderdim ve mirasını ona ben bıraktırdım. Evine gelen dilenci kadın benim annemdi.Ona bakıp iyi yaşamasını sağlamak için gönderdim. Şu anda evlenmekte olduğu kız de benim kız kardeşim. Onu arkadaşımla evlenmesine ben ikna ettim.
    Değerli misafirler, işte biz böyle dostuz

  • FENERİM

    Bize fiziği yanlış öğrettiler...
    Insan sesi uçak sesini bastıramaz dediler...
    Onlar Şükrü Saraçoğlu'nu görmediler...

    Bize hayat bilgisini yanlış öğrettiler.
    Yerli malı yurdum malı kullan dediler.
    Onlar Van Hooijdonk'u görmediler...

    Bize matematiği yanlış öğrettiler
    Kale direklerinin açısı 90 derecedir dediler
    Pierre'in frikiklerinde 95 olduğunu görmediler...

    Bize muziği yanlış öğrettiler
    En zor olanı çok sesli korodur dediler
    Onlar 55000 Fenerliyi aynı anda görmediler...

    Bize türküleri yanlış öğrettiler.
    Lorke lorke lorke dediler.
    Onlar Nobre'yi görmediler...

    Bize edebiyatı yanlış öğrettiler.
    En güzel eserler aruzla yazılır dediler.
    Onlar Fenerbahçe şiirlerini dinlemediler...

    Bize coğrafyayı yanlış öğrettiler.
    Brezilya kahvesiyle meşhur dediler.
    Onlar Alex'i hic görmediler...

    Bize efsane aşkları yanlış öğrettiler.
    Kerem'le Aslı Ferhat'la Şirin dediler.
    Onlar Fenerbahçe aşkını hiç bilmediler...

    Bize bir tek şeyi doğru öğrettiler..
    "EN BÜYÜK FENERBAHÇE BAŞKA BÜYÜK YOK" dediler

  • Bedelini Yüreğimle Ödediğim En Masum Günahındım

    “ Varlığın acı veriyor olsaydı bana;
    Seni ölüme sevmez,

    Gelmeyeceğini bile seni beklemezdim hala.

    Ben sensizlikte bile "seni yaşıyorum" sevgili... ”

    Mevsim, sonbahara akarken ben de sana geliyorum. Elimde yokluğun yüreğimde suskunluğunla sana geliyorum sevgili. Ilık bir Eylül gecesi kentin yorgun kaldırımlarında tanıdık kelimeler arıyorum sevdana dair. Sana dair tek bir kelime yeterdi bana. Tek bir nefes bile gülümsemem için yeterdi bana.. Sensizlikte kanarken sol yanım, ben hep seni düşledim zembereği kırılmış zamanın avuçlarında. Seni aradım güneşin sıcak alnında, senin ellerini aradım yağmurun ıslak dualarında.

    Sana gelirken toprak yağmur kokuyordu sokaklar ise yalnızlık... Sana çıkan tüm yollar arsız dikenlerle süslenmişti sanki. Ayaklarım kan revan..Bir yanım uçurum bir yanım sensizlik ama her şeye inat sana geliyorum. Hava puslu, etraf ise sensizlik .. Dikenlere aldırmadan yalınayak yürüdüm gecenin dar sokaklarında. Yüreğimle ezdim tüm engelleri, ayaklarımla öptüm yollarındaki ikiyüzlü dikenleri. Her şeye inat sana geliyorum bir elimde mevsimlerin koynundan çaldığım ılık bahar bir elimde bulutların saçlarından arakladığım rüzgar ile .. Bir ömür uzaktan sana geliyorum bir elimde bir avuç gülüş karakışlarda güneş bil diye bir elimde bir yudum umut zifiri karanlıklarda aydınlığa sımsıkı tutun diye. Sana geliyorum sevgili....

    Unutmadan sevgili; gittin diye meteliksiz bir intiharın ayakuçlarına boynunu büken bir kukla olmadım hiçbir zaman. Gittiğin gün kansız ve acımasız bir ihtilalin demir kelepçeli zamanlarından kaçıp sen diye ipsiz uçurumlara sığındım. Yokluğunda kimi zaman bir çocuk gibi koynunda ağladım kimi zaman kirpiklerinden ıslak yağmurlara kaçtım. Sensizlikte her gece arsız fırtınalarına göğüs gerdim ve esrarkeş yangınları sen diye koynuma alıp yüreğimde közledim yalnızlığının ıslak çığlıklarını. Evet gittiğin gün sen kokan kelimelerim çıplak kaldı dudaklarımda. Yüreğim gözyaşına asılı kaldı gözkapaklarımda. Ama hiçbir zaman boynumu bükmedim yokluğuna. Pes etmedim sensizlikte kıyılarıma vuran hasret dalgalarına. Direndim, savaştım yalnızlığınla. Kan revan içinde kalsam da, bilmediğim fırtınalarda sensiz savaşsam da ben hiçbir zaman “ yalnızlığına “ yenilmedim sevgili....

    Gittiğin günden beri tek bir kelime konuşmadık seninle. Giderken seninle gitti taze baharlarım. Yetim kaldım mevsimlerin koynunda. Gözlerindeki sıcaklığı aradım güneşin sınırsız coğrafyasında. Seni sordum memleketimden göçen turnalara. Ama bulamadım seni. Yüreğimin derinliklerinde. kaybetmiştim seni. Aldığım nefeste, hayata bıraktığım her gülüşte seni aradım. Bulamadım işte. Ucube binaların nemli duvarlarına dayanıp sana ağladım. Dudaklarımı kapatıp kelimelerimle yalnızlığına ağladım. Ama hiçbir zaman ne kadere ne de sana isyan ettim. Gittin diye hiçbir zaman suçlamadım seni. Varlığına küfürler edip arkandan beddualar savurmadım hiçbir zaman. Gitmiştin beni “ sensiz “ bırakarak. Gitmiştin aramızda yaşananları bir kibritle zamansız yakarak. Ama gittin diye hiçbir zaman unutmadım seni. Yokluğuna inat yaşattım seni. Gittin diye bir ikindi vakti kefensiz satırlara gömmedim seni. Varlığın bana hiçbir zaman acı vermedi ki ben seni gidişinle suskunluğuna gömeyim sevgili…Seni “ sen “ diye sevdim ben. Varlığına inat yokluğunda bile sevdim seni. Sana duyduğum sevgim bir günlük olsaydı eğer; seni “ sensizlikte “ bile yaşatmazdım sevgili. Seni hiçbir zaman “ acılarımın metresi ” diye sevmedim ki ben. Ben yüreğindeki sıcaklığı, tenindeki saklı baharları ve gözlerindeki ıslak gözyaşları sevdim. Seni hep " aldığım nefes " bildim. Yüreğime dokunduğun için, yarım bir adamı sevginle tamamladığın için sevdim seni...

    Satırlarıma sonvermeden bilmen gereken bazı şeyler var sevdiğim. İyi dinle beni sevgili. Cümlelere değil kelimelere örülmüş anlamları iyi algıla sevgili.. Yokluğunda seni aradım yorgun gecenin gri sabahlarında. Yalnızlığında kanattım fakir kelimelerimi. Dilimde birikmiş ve bir kaç cümleyi geçmeyen itirafım var sana canım. İyi dinle beni şimdi. Sensizlikte “ seni aldattım sevgili “. Yanlış duymadın sevgili. Açık açık utanmadan sıkılmadan seni aldattığımı söylüyorum sevgili. Sensizliğin soğuk gecelerinde seni aldattım. Hem de defalarca… Başucumda bu imkansız sevdanın sevapları dururken ben seni “ günahlarınla “ aldattım sevgili. Yokluğunda kanarken tövbesi yarım kalmış günahlarınla seviştim yalnızlığının buz tutmuş yatağında. Her gece bedenimi ateşlere serip günahlarınla seviştim kan ter içinde. Közlenmiş bedenimle, terkedilmiş yüreğimle tövbesi oldum en masum günahlarının. Seni sensizlikte “ senin günahlarınla “ aldattım sevgili…Sen benden uzaklarda iken bensiz zamanlarda işleyeceğin her günaha bedenimle kefil oldum. Körpe ve filizlenmemiş acılarını satın aldım ömür defterinden. Evet, tüm günahlarını ve bensiz yaşayacağın tüm acılarını satın aldım karşılığını “ yüreğimle “ ödeyerek.

    Sen bu satırları benden uzaklarda okurken ben bir kelebek edasıyla baharın ince dallarından binlerce çiçeği yüreğimin eteklerine topluyor olacağım. Bir gün Cennetin taze baharlarında buluştuğumuzda giyineceğin “ beyaz duvağı “ süslemek için en parlak yıldızları çalacağım gecenin kirpiklerinden. Sen benden “ bir ömür “ uzaklıkta yaşarken sensizlikte bile sen varmışçasına sevdana nefes alıyor olacağım. Her gece günahlarınla sevişip güneşle beraber perdelerine gelip yüzüne ilk gülümseyen ben olacağım sevgili... Sen beni unutsan da ben seni yüreğimde yaşatacağım. Uzaklarda bir yerde yaşıyor ve nefes alıyor olmanı en büyük mutluluğum bilip acılarına delicesine yanacağım. Közlenmiş yüreğimle bir sonbahar gecesi ıslak saçlarına yağacağım avuçlarımda güller ile. Gözbebeklerinden yuvarlanıp ayakuçlarına serileceğim. Gülüşlerini nefesim bilip “ sensizlikte “ bile sana yaşıyor olacağım sevgili. Adını yüreğime vurulmuş bir mühür bilip dudaklarında anılan dua olarak hep seninle nefes alacağım sevgili..

    “ Sen bana “ bir ömür “ uzakken ben sana bir nefes kadar yakınım sevgili.

    Gelmeyeceğini bile bile ben hala seviyorum seni. “

    Gün gelecek,
    Adımı unutmak zorunda kalacaksın
    Puslu gecenin yorgun sabahında.
    Bir kibrit çakıp yaşananlara,
    Tek tek yakacasın benli hatıraları
    Ömür defterinin en masum günahında.

    Duvarlarında asılı takvimlerden düşen
    Bir gün gibi,
    Ağladığında yüreğine gömülen
    Bir hüzün gibi
    Yavaş yavaş eriyeceğim dudaklarında.
    Ama ben sana inat,
    Yokluğuna inat,
    Bedenimle közleneceğim günahlarında.

    Seni benden alan kadere,
    Tek bir kelime etmeden
    Seni içimde yaşatacağım.
    Çünkü ben senin;

    “ Bedelini yüreğimle ödediğim
    En masum günahındım….”

1 2 3

Blog etiketleri

Etiket kullanılmadı