<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="FeedCreator 1.7.2" -->
<rss version="2.0"  xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >
    <channel>
        <title>kimligimi unutalı seneler oldu!!! blogu</title>
        <description>kimligimi unutalı seneler oldu!!! blogu</description>
        <link>http://tr.netlog.com/karizmayunu/blog</link>
        <lastBuildDate>Thu, 26 Nov 2009 00:40:23 UT</lastBuildDate>
        <generator>FeedCreator 1.7.2</generator>
        <image>
            <url>http://tr.netlogstatic.com/p/tt/055/368/55368515.jpg</url>
            <title>karizmayunu</title>
            <link>http://tr.netlog.com/karizmayunu</link>
            <description>karizmayunu</description>
        </image>
        <item>
            <title>yaaa işte böyle olmayalım</title>
            <link>http://tr.netlog.com/karizmayunu/blog/blogid=4180206</link>
            <description>Her türk evladının okuması gereken bir yazıdır . &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıl &lt;br /&gt;2060 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kızım 18, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben 68 yaşındayım... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayfanın sonunu mutlaka okuyun… güzel yazmıs yazan arkadas!! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Baba bizim bayrağımızda sizin zamanınızda &lt;br /&gt;Ay-yıldız varmış neden &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi &lt;br /&gt;haç işareti ve anlamını bilmediğim renkler var? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2 arkadaş okulda tavan arasında eski &lt;br /&gt;bir atlas bulmuştuk, o atlasta &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gördük daha önce Edirne'den Kars'a kadar Türkiye &lt;br /&gt;toprağı imiş, şimdi neden &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o &lt;br /&gt;haritanın 1/5'ine Türkiye diyoruz? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskiden her mahallede 1–2 cami varken, &lt;br /&gt;şimdi neden her ilde bir cami &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;var, dedem bahsetmişti daha önce ezan denen bir şey &lt;br /&gt;varmış, günde 5 defa &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;camilerden okunurmuş şimdi bu çan sesleri ne baba? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filistinlilerin zamanında topraklarını &lt;br /&gt;parça parça satarak İsrail'in &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kurulmasına sebep olduklarını hiç mi bir yerde &lt;br /&gt;okumadınız da, topraklarımızı &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sattırıp &lt;br /&gt;şimdi bu ufacık alana bizi hapsettiniz? Siz atalarınızdan böyle mi &lt;br /&gt;aldınız bu toprakları? &lt;br /&gt;emaneti böyle mi korudunuz? Günden güne topraklarımız satılırken &lt;br /&gt;siz &lt;br /&gt;uyuyor muydunuz baba? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baba küçükken herkesin beni Ayşegül diye çağırdığını hatırlar gibiyim &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi neden bana Angel diyorlar, beni kulağıma &lt;br /&gt;Angel ismini ezanla sen mi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;söyledin? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim evin önünden tanklarla geçen Amerikan askerleri kim baba? Her &lt;br /&gt;gün bize hakaret ederek ve sizi her gördükleri ye! rde coplayarak &lt;br /&gt;demokrasi! mi getirdiler &lt;br /&gt;baba? Bize okulda demokrasinin tanımını daha farklı öğretiler sanki &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elime geçen gün bir kitap geçti baba, senin gençliğinden kalan. Biz &lt;br /&gt;Ankara'ya taşınmazdan önce memleketimizin ismi Gaziantep'miş ve 6317 &lt;br /&gt;şehit vererek 'Gazi' lik ünvanını kazanmış. Neden şimdi oraya kürdistan &lt;br /&gt;diyorlar baba. Baba hani sizlere kürtlerle &lt;br /&gt;Türkler kardeştir demişler, peki kardeşlerim neden bizi öldürüp &lt;br /&gt;ülkemizde ayrı &lt;br /&gt;devlet kurdular. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baba o kitapta Atatürk diye birinden de bahsetmişti. O her kimse &lt;br /&gt;1933'te Bursa'da bir nutuk vermiş, ben şimdi bile ne kastettiğini &lt;br /&gt;anlayabiliyorken, sizin gençliğiniz &lt;br /&gt;bu kadar mı cahildi de o uyarıları dikkate almadınız? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdiki kürdistan toprağında yer alan Süleymaniye'de askerimizin başına &lt;br /&gt;çuval &lt;br /&gt;geçirmişler ve sen o dönemde gençtin, hiç mi kanın donmadı baba? Neden &lt;br /&gt;hesap &lt;br /&gt;sormadınız? Bunları görmezden gelen yöneticilerinize? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O az önce bahsettiğim Atatürk size bir hitabe yazmış ve sizi hain &lt;br /&gt;yöneticilere ve uşaklara karşı uyarmış ve hitabenin sonunda da 'Muhtaç &lt;br /&gt;olduğun kudret damarlarındaki &lt;br /&gt;asil kanda mevcuttur' demiş. Baba kanınız o kadar bozuk mu ki ülkemizi &lt;br /&gt;bu hale getirenlerin yakasına yapışmadınız? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baba Türkiyeli ne demek? Biz Türk çocuğu değil miyiz? Soyumuz belli &lt;br /&gt;değil mi bizim? &lt;br /&gt;O kitapta okumuştum 'Ne mutlu Türküm diyene' yazıyordu. Peki, baba ben neden &lt;br /&gt;mutlu değilim? Türküm demek suçsa ve kötü bir şeyse siz eskiden neden &lt;br /&gt;söylerdiniz? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baba biz Kurtuluş Savaşı denen bir şey yaşamışız. Kitaba göre &lt;br /&gt;dünyanın gördüğü en &lt;br /&gt;şanlı savaşmış ve o savaşta 4 milyon şehit vermişiz. Madem bu vatandan &lt;br /&gt;bu kadar kolay &lt;br /&gt;vazgeçecektiniz de neden o kadar şehit verdiniz? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç mi kitap okumadınız? Hiç mi sizi uyaran olmadı, hiç mi &lt;br /&gt;göremediniz ülkemizin peşkeş &lt;br /&gt;çekildiğini? eğer farkında olduysanız ve duygusuzca evinizde &lt;br /&gt;oturduysanız sizin &lt;br /&gt;o hainlerden ne farkınız kaldı? Allah'ın huzuruna hangi yüzle &lt;br /&gt;çıkacaksınız baba. 'Vatan &lt;br /&gt;sevgisi imandandır' diye bir hadis varken hadi diyelim ki &lt;br /&gt;Türklüğünüzden vazgeçtiniz &lt;br /&gt;bari İslam'ın emrine uysaydınız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senin eski cd'lerden dinledim baba, bizim de bir İstiklal Marşı'mız &lt;br /&gt;varmış. O marşı yanlızca &lt;br /&gt;körü körüne mi ezberlediniz? Atalarımız sizi her fırsatta uyarmış, &lt;br /&gt;demiş ki 'Ey Türk titre ve kendine dön'. Baba ne zaman &lt;br /&gt;titreyeceksiniz? Ankara'yı da kaybettikten sonra mı? Bundan &lt;br /&gt;13 yıl önce titremediyseniz eğer artık hiç bir şey titretemez sizi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baba sen son bağımsız olan Türkiye Cumhuriyetini gördün.'Ya devlet &lt;br /&gt;başa, ya kuzgun &lt;br /&gt;leşe' diyebilecek bir Hasan Tahsin, bir Şehit Şahin, bir Sütçü İmam yok &lt;br /&gt;muydu aranızda? &lt;br /&gt;Yazıklar olsun baba sizin gençliğinize! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu günleri göreceğime hiç doğmasaydım baba. Türklüğünüzden &lt;br /&gt;utanmadınız hiç olmazsa &lt;br /&gt;insanlığınızdan utansaydınız baba. Bu vatan göz göre göre altınızdan &lt;br /&gt;kayarken &lt;br /&gt;hiç &lt;br /&gt;olmazsa ŞEREFİNİZLE ÖLEMEDİNİZ Mİ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HER GÜNÜM CENAZE HER GÜNÜM ŞEHiT &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BUNLARIN SEBEBİ BİR İT OĞLU İT &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UYAN TÜRK EVLADI UYUMA UYAN &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;OTUZ KUPONA ALINMADI BU VATAN &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PKK'YA KARŞI BİR DAMLA BİLE OLSA DÜŞMANLIĞIN VARSA BU &lt;br /&gt;MESAJI HERKESE İLET</description>
            <author>karizmayunu</author>
            <pubDate>Mon, 13 Apr 2009 09:43:58 UT</pubDate>
        </item>
        <item>
            <title>Saçlarını Süpürge Eden Kadınlar</title>
            <link>http://tr.netlog.com/karizmayunu/blog/blogid=3847856</link>
            <description>Saçlarını Süpürge Eden Kadınlar&lt;br /&gt;Çocukluğumdan kalan birkaç anı çıkıp geldiler. Gereksizce duruyorlar gözümün önünde. Komşumuz Münevver Abla! Aklınıza gelen o meşhur kadına benzemiyor. &lt;br /&gt;Saçlarını Süpürge Eden Kadınlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani şu ünlü şiirde anlatılan kadın, Ahmet Muhip Dıranas’ın, ne güzel komşumuzdun sen Fahriye Abla!Bizim komşu ablanın şiirdeki kadınla uzaktan yakından ilgisi yok. Ne balkonunda sarmaşıkları; ne rüzgarda açılan kısa etekleri var. Zaten onların dairesinde balkon da yoktu. Sıradan, bildiğiniz bir kadındır &lt;br /&gt;Münevver Abla, şimdi nerdedir haberim yok. Ondan kalan en keskin anı, anneme gelip ağladığı zamanlardır. “Saçımı süpürge ettim, bu yaptıkları reva mı, Allah’ım al şu canımı, kurtar beni!”Münevver Abla’nın kocası alkolikti. Her akşam eve sarhoş gelir, mutlaka kavga edecek ve bağıracak bir sebep bulurdu. Kadıncağız,sırf çocuklar duymasın diye susar, adam ne isterse yapar, gıkını çıkarmazdı. Yine de dayak yerdi. &lt;br /&gt;Aradan yıllar geçti, ben büyüdüm, aşklar, evlilikler yaşadım. Ara sıra aklıma düşer Münevver Abla. Anneme sordum bir gün, neden boşatmadınız elbirliğiyle diye; cevap sorundan daha acıydı. Kimsesi yokmuş Münevver Abla’nın, mesleği, ailesi yokmuş. Boşansa ne yapacakmış? Çocuklarla ortada kalır sefil olurmuş. İyi de, o alkolik adam eve para getirmiyordu ki, zaten kadın bir şekilde bakıyordu çocuklarına. Meğer dantel yapıp satıyormuş o zaman, eşe dosta örüyormuş, genç kızları olanlar hem acıdıklarından, hem kızlarının çeyizinde bulunsun diye alıyorlarmış. &lt;br /&gt;Demek ki, Münevver Abla çaresiz değildi. Zaten çocuklarına o bakıyor, yemek yapılacak erzak yine onun gözünün nurundan çıkıyordu. Peki, neden yıllarca saçlarını süpürge etmeye devam etti? &lt;br /&gt;Eskiden böyle değildi diyor annem. Dul kadın olmak zor işmiş. Mahallede kimse dul kadın istemezmiş. Etraftan sarkan, rahatsız eden olurmuş. Kadınlar mutsuz bile olsalar, sırf adları dula çıkmasın, başlarında bir erkek görüntüsü olsun diye ayrılamazlarmış. Sonra boşanınca baba evine gidilemezmiş, baba tekrar kocaya yollarmış kızını. Toplum, dul kadına kötü gözle bakardı diyor annem. Şimdi öyle değilmiş. &lt;br /&gt;Aslında değişen fazla bir şey yok. Sabah kadın programlarına göz atınca, devran dönmemiş de sadece şekil değiştirmiş gibi duruyor. Şimdi büyük şehirlerde devam eden bir çok evlilik, dulluk damgası olmasa da, yaşam kavgasına direnme güçsüzlüğünden yürüyor. Artık mor çatılar var, sığınma evleri var, çok canına tak eden gidip yardım alıyor, fakat bu gerçekten çaresiz olanların baş kaldırışı. Çaresi olan, istese eli ekmek tutan kadınlarımız hala saçlarını fırça yerine kullanmaya razı oluyor. &lt;br /&gt;Ayrıca, şu dul kadını mahallede istemeyenler, diğer kadınlar değil mi? Kocalarını ayartacağını düşünen; eşine, evliliğine, kendine güvenemeyen hemcinslerimiz, onlar kışkırtmıyorlar mı etrafı, canından bezmiş bu dul kadınlara karşı? &lt;br /&gt;Bir yanım da şu sarhoş enişteyi düşünüyor. Bu adam ilk evlendiğinde de bu halde miydi? Akşam sevinçle gelmiyor muydu? Çocuğu doğduğu gün, ilk kucağına aldığında içinden çığlıklar yükselmemiş miydi?  Peki, o adama ne oldu? Bu adam neden bu kadar mutsuz ve kendini alkol şişelerinin ardına gizliyor? Neyle başa çıkamadı? Bir aile babasının, sarhoş eve gelip, ailenin mutsuzluk sebebi olmasına anlayış göstermek gibi bir düşüncem elbette yok. Sadece aklıma takılan, acaba bu noktaya gelene kadar neler yaşadı? &lt;br /&gt;İşin özeti, dullar, evliler, bekarlar, bir kavgadır gidiyor. Kadınların derdi yıllar geçse de, şekli değişse ve modernize olsa da devam ediyor. Biraz bizim de silkelenip kendimize gelmemiz, taşın altına elimizi sokmamız gerekiyor. Gücümüzü, yapabileceklerimizi ortaya çıkarıp, hayata bir katkıda bulunmamız gerekiyor.</description>
            <author>karizmayunu</author>
            <pubDate>Tue, 24 Mar 2009 00:30:18 UT</pubDate>
        </item>
    </channel>
</rss>
