lemagnifice profil sayfası

lemagnifice

erkek - 53 yaş, ordu, Türkiye


Ziyaretçi defteri 227 Yorumları sırala:

BEN SENİ ALACAKARANLIKLARDAN ÇEKİP ALMADIM,
SONSUZ MAVİLİKLERİN DERİNLİĞİNDEN TAŞIDIM YÜREĞİME;
İSTEMEDİM TOZ DUMAN OLSUN ORTALIK,
SEVİNDİM İNAN GELDİĞİNE...

Ertan TOK

227 adetten 1 – 10 arası. 1 2 3 4 5 ...

    senay1970 (4 gün önce 12:35 saatinde)

    - senay1970:
    CAN DÜNDAR, ESQUIRE DERGİSİ'NİN 'HAYATTAN NE ÖĞRENDİNİZ?' SORUSUNU NASIL YANITLADI
    16.06.2008 14:39:00

    İşte Can Dündar'ın Esquire Dergisi'nin sorusuna verdiği yanıt... Hayattan ne öğrendim?
    Ağır bir ÖSS sorusu gibiydi Esquire dergisininki... 'Hayattan ne öğrendiniz?'
    Verilen süre içinde aklıma gelenleri aşağıda yazdım.
    Yanlışların doğruları götürmeyeceğini umuyorum:
    * * *
    Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm, korktum. Ağladım.
    Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim. Karanlığı gördüm, korktum.
    Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi...
    Ağladım.
    * * *
    Yaşamayı öğrendim.
    Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu; aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim.
    * * *
    Zamanı öğrendim.
    Yarıştım onunla...
    Zamanla yarışılmayacağını, zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim...
    * * *
    İnsanı öğrendim.
    Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu...
    Sonra da her insanın içinde iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.
    * * *
    Sevmeyi öğrendim.
    Sonra güvenmeyi...
    Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu, sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim.
    * * *
    İnsan tenini öğrendim.
    Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu...
    Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.
    * * *
    Evreni öğrendim.
    Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.
    Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek gerektiğini öğrendim.
    * * *
    Ekmeği öğrendim.
    Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini...
    Sonra da ekmeği hakça üleşmenin, bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim.
    * * *
    Okumayı öğrendim.
    Kendime yazıyı öğrettim sonra...
    Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana...
    * * *
    Gitmeyi öğrendim.
    Sonra dayanamayıp dönmeyi...
    Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi...
    * * *
    Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yaşta...
    Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.
    Sonra da asıl yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektiğine aydım.
    * * *
    Düşünmeyi öğrendim.
    Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.
    Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu öğrendim.
    * * *
    Namusun önemini öğrendim evde...
    Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu; gerçek namusun, günah elinin altındayken, günaha el sürmemek olduğunu öğrendim.
    * * *
    Gerçeği öğrendim bir gün...
    Ve gerçeğin acı olduğunu...
    Sonra dozunda acının, yemeğe olduğu kadar hayata da lezzet kattığını öğrendim.
    * * *
    Her canlının ölümü tadacağını, ama sadece bazılarının hayatı tadacağını öğrendim


    06sevgixx (Cumartesi, 28 Haziran 2008 11:11)

    merhaba nasılsınız sizi HAYATIN OLGUN İNSANLARI klanına davet ediyorum katılın arkadaşlık dostluk paylaşalım .yazı yorumlarınızla tanışma fırsatları yaratalım kendi düşünce ve falıyetlerimizle dostluklar arkadaşlıklar oluşturalım sizi klana bekleyorum sevgiler........

    nasıl katılacaksınız ...http://tr.netlog.com/clan/HAYAT_9 ..tıkla üst köşesinde sizde şimdi katıl.var tıkla aclın kutucuga rumuz.. nık ..yaz onayla. iyi günler dilerim
    not,,,,klan onayladıktan sonra sayfanızda gire bileceksiz gözükecektiı


    ethemercakir (Perşembe, 12 Haziran 2008 05:36)

    Aynı yararı sirke de sağlar,hem de yan tesiri yoktur. Gerçekten, kola, cips, sigara v.s içkiden de beter.Haklısınız. Babam rahmetli hem içki, hem de sigara içerdi. İçkiyi bıraktı, tövbe etti,namazını kıldı, orucunu tutdu. Fakat artık elden ayaktan kesilinceye kadar sigarayı bırakamadı. Bizlere de aman sigara içmeyin diye tembihte bulunurdu. Kendimi övmek olacak ama, ne ben, ne de ailem bu yukarıda saydığımız zararlıları kullanmıyoruz, çok şükür. Ayrıca biraz iddialı olacak ama, içki , sigara v.s. ile çevreye zarar verenlerden ahirette onların sevaplarını talep ederek intikam alacağım. Çünkü bu dünya da kimseye birşey demeye gelmiyor, ben suçlu oluyorum.Selam, sevgi ve saygılarımla, hayırlı günler....


    lemagnifice (Perşembe, 12 Haziran 2008 05:27)

    - ethemercakir:
    İsterseniz içmesini bilin, isterseniz bilmeyin, bana bir zararı yok, fakat öncelikle size, daha sonra ailenize ve çevrenize zararı olduğu tüm ilmi otoritelerce defalarca ortaya konmuştur. İnşaallah tövbe eder bırakırsınız, Allah'ın sevdiği ve değer verdiği kulları arasına katılırsınız.Ömür kısa...Selamlar...

    Hep içki...Ama kimse sigara, kola,cips demiyor.5 ay önce artık içmiyorum dedim.sigarayı bıraktım.Cips kola tüketmiyorum.. Arada 1 kadeh şarap ,1 duble viski hem kalbe hem beyne faydalı.Tıbben kanıtlanmış. Kim ne derse desin..


    ethemercakir (Perşembe, 12 Haziran 2008 05:23)

    İsterseniz içmesini bilin, isterseniz bilmeyin, bana bir zararı yok, fakat öncelikle size, daha sonra ailenize ve çevrenize zararı olduğu tüm ilmi otoritelerce defalarca ortaya konmuştur. İnşaallah tövbe eder bırakırsınız, Allah'ın sevdiği ve değer verdiği kulları arasına katılırsınız.Ömür kısa...Selamlar...


    ethemercakir (Perşembe, 12 Haziran 2008 04:55)

    Muhterem Beyeefendi, Muhtemelen Kuran-ı Kerim'den haberiniz vardır. Türkçe Mealleri de kitapçılarda bulunur. Eğer yine temin edemez iseniz, en yakın Camii'ye veya müftülüğe müracaat ederseniz oralarda da size yardımcı olurlar. Başörtüsü Allah'ın emridir. Ayetlerle sabittir. Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıptır. İnsan, inansa da , inanmasa da , sonunda hesap verecek. Ayrıca ne AKP'nin İslam'ı temsil ediyorum gibi bir beyanı var, ne de müslüman milletimizin AKP'nin İslam partisi olduğu yönünde bir görüşü var. AKP, ekonomik ve sosyal iyileştirmeler yapacağım diyerek iktidara gelen bir partidir. Fakat maalesef kendisini hukukçu olarak lanse eden hukuk adamlarımız, hukuku çiğneyerek, hukuka olan güveni sarsmışlardır. Fakat şu unutulmamalıdır ki ; Allah (C.C.) Sabredenlerle beraberdir. Selamlar...


    necmibayram38 (Pazar, 25 Mayıs 2008 04:26)

    ÇOK ACI BİR TABLO


    SANIYORUM YETKİLİLERİMİZİN
    > > BU KONUDA HALKIMIZI BİLGİLENDİRMESİ GEREKİYO
    > >> İçimizdeki Tehlik
    > >> Prens Charles'in Türkiye ziyaretini herkes başka bir açıdan
    > >> değerlendirdi. Kimi için cami ziyaretleri, kimi için Mevlana
    > >> hayranlığı, benim için ise ayrılırken uçağına doldurduğu kasalar
    > >> dolusu sebze
    > >> önemliydi.
    > >> Koca Prens Türkiye'nin domatesine muhtaç değildi herhalde.
    > >> Öyleyse bir anlamı olmalıydı bu kasaların.
    > >> Evet, Prens yanılmıyorsam Kaz Dağı'nda kendisi için yetiştirilen
    > >> organik sebzeleri ülkesine götürüyordu.
    > >> Meğer o civarda yaşayan birkaç aile sürekli kraliyet ailesinin
    > >> sebzesini yetiştiriyormuş ve kraliyet ailesi sadece bu sebzeleri
    > >> kullanıyormuş
    > >> Meclis Başkanı Köksal Toptan'ın Kuzey Kıbrıs ziyaretinde Cumhurbaşkanı
    > >> Talat ile aralarında şöyle bir konuşma geçtiğini hatırlıyorum
    > >> Cumhurbaşkanı Talat, Toptan'a bir yemek sırasında 'Türkiye'de en son
    > >> yediğim domateslerin tadı hala damağımda' demişti. Bu konuşma üzerine
    > >> Toptan, Talat'a 'En kısa zamanda size hormonsuz Anavatan domatesleri
    > >> göndereceğim' sözü vermişti.
    > >> Meclis Başkanı Toptan kendisinden sonra Kıbrıs'a giden Cumhurbaşkanı
    > >> Abdullah Gül'e hormonsuz domatesleri emanet ediyor, Cumhurbaşkanı Gül
    > >> de Toptan'ın bu masum ricasını yerine getiriyordu
    > >> Meclis Başkanı Toptan'ın Ankara'da ancak bir hafta araştırma sonucunda
    > >> hormonsuz domates bulabildiğini de okumuştum o dönemde. Nasıl bir
    > >> tehlikeyle karşı karşıya olduğumuzun farkında mısınız
    > >> Gelelim işin teknik meselesine
    > >> Tarım ve Köy işleri Bakanlığı'nda
    > >> 115 bin kişi çalışıyor.
    > >> 70 tane üniversitemiz,
    > >> 30 tane ziraat fakültemiz,
    > >> 50 tane tarım araştırma enstitümüz,
    > >> 10 bin işsiz ziraat mühendisimiz var.
    > >> Buna rağmen Türkiye tohumda tamamen dışa bağımlı.
    > >> Tek kelimeyle tohumun patronu ise İsrail
    > >> Domuz geni yerleştirilmiş domates, AIDS mikrobu bulaştırılmış kavun
    > >> haberleri biraz spekülatör olabilir ama İsrail tohumu olayının
    > >> kesinlikle öbür madalyon tarafı da var
    > >> İsrailli araştırmacıların, genleriyle oynayarak, gül ile limon kokulu
    > >> domates yetiştirdiğini Şalom Gazetesi'nin internet sayfasından
    > >> okumuştum.
    > >> İstediğiniz şekle sahip domatesleri bile bulabilirsiniz; çekirdeksiz,
    > >> kalp şeklinde, salatalık şeklinde, dilimli.
    > >> Yani genlerle oynama meselesi yüzde yüz doğru
    > >> Gelelim başka doğrulara.
    > >> Bu tohumların bir ekimlik olduğunu bilmeyen yok.
    > >> Yani İsrail'den bir defa tohum almakla kurtulamıyorsunuz. Bir gram
    > >> tohumun fiyatı her dönemde bir gram altına denk oldu.
    > >> Üstelik İsrail tohumunu toprağa bir ektin mi artık isteseniz de yerli
    > >> tohuma dönemiyorsunuz.
    > >> Genetik tohum o toprağ a da zarar veriyor. Artık hep bu genetik
    > >> tohumu kullanmak zorundasınız.
    > >> 50-70 yıl sonra ise toprak kanserojen maddelerle dolduğu için artık
    > >> tamamen kullanılmaz hale geliyor
    > >> Buna en güzel örnek
    > >> Türkiye'nin patates deposu olan Niğde ve Nevşehir bölgelerinde
    > >> yetiştirilen patateslerde kanserojen maddeye rastlandığı için artık
    > >> patates ekimine izin verilmemesidir
    > >> Yani İsrail tohumu tek başına satmıyor. Tohum alana hastalığı bedava...
    > >> Tohumların içine hastalık yerleştiren İsrail bu sayede zirai ilaç
    > >> satımını da garanti altına almış oluyor.
    > >> Bütün bu acı tabloya rağmen Türkiye'de yabancıların menfaatine çalışan
    > >> bir patent sistemi işletiliyor
    > >> Ne korkunç. Köylü kendi bahçesinde tohum bırakamayacak. Yoksa
    > >> uluslararası mahkemede yargılanacak!
    > >> Şu anda dünyada İsrail tohumu kullanma yasası çıkartan ilk ülke işgal
    > >> altındaki Irak'tır.
    > >> İkincisi de biz olacağız.
    > >> KONU HAKKINDA BİLGİ SAHİBİ OLMASINI İSTEDİĞİN
    > >> HERKESE YOLLAYIN


    realist_034_ (Çarşamba, 14 Mayıs 2008 13:44)

    KALBİN YUMUŞAMASI
    Kur'an-ı kerim diyorki..;
    (Hakk'la beraber(ALLAH'la beraber olanlar için),hakk'a mukarin(ALLAH(cc) tarafından ulaşmış olan),hakikat'(doğrunun,gerçeğin)'in ifadesi olarak inen kur'an-ı kerim'den ötürü olsun,kalplerinizin yumuşuyacağı an gelmedimi henüz,kalplerinizin saygıyla burkulacağı an gelmedimi?...
    Hakk(ALLAH)'tan nazil olan(bizlere inen) şey(KURAN-I KERİM)'den ötürü)...
    Tarihi tekerrürler var.Bu tarihi tekerrürler içinde sizde size ait zaman içinde sizler için açılan delikten sizden evvelkilerin döküldüğü noktaya dökülme ihtimaliniz var...
    Sizden evvelkiler gibi olmayın,onlar'da belli bir dönemde aşkla şevkle bu işe sahip çıktılar.Hz. NUH'un etrafında,hz. MUSA'nın etrafında,hz.DAVUT'un etrafında,hz.İSA'nın etrafında bu işe sahip çıktılar,fakat belli bir süre sonra bunlar bütün enerjilerini bütün dinamizimlerini kaybettiler,onları var'eden,insanlığın üzerinde hakim kılan bütün dinamiklerini kaybettiler.Kasvet ruhlarını sardı,rehavet içinde doğru yoldan ayrılmış cesetlerine ait hayatı yaşıyorlardı,bedenlerine ait hayatı yaşıyorlardı.ALLAH'ın haklarında takdir buyurduğu dairenin dışına çıkmışlardı.Artık arzularını yaşıyorlardı,heva ve heveslerini yaşıyorlardı...
    Sahabiden,ibn-i mesud(ra) diyor ki..,Kur'an nazil olmaya başladıktan sonra 4 sene geçmemiştiki bu ayet bizim hakkımızda nazil oldu.
    Demek ki,insanlık için daima kendisini gevşekliğe ve rehavete salma,mukadder bi şey..!
    Bizden evvelkiler kendilerini böyle gevşekliğe ve rehavete salmışlardı.Efendimiz(sav)'den sonrada bu gevşeklik ve rehavete saldılar,emevi zulmü geldi.Abbasilerden sonrada bu gevşeklik ve rehavete saldılar,moğol istilasına uğradılar.Selçuklulardan sonrada bu gevşeklik ve rehavete saldılar,küçük devletler halinde parçalandılar.Osmanlılardada bu gevşeklik ve rahavet oldu,eriyip gittiler...
    Hükümdarlar artık fatih ordularının başında değillerdi,saraylarda yaşıyordu,cariyeleri vardı,halayıkları vardı.Ata binip cephe takip etmek yoktu onlarda.
    Onun için,kur'an-ın bu şiddetli tokadı bizler içinde mukadderdir.
    Yerinizin idraki içindeyseniz ve kedinizden emin bulunuyorsanız bende efendimiz(sav)'in verdiği teminatı söylüyorum ve korkmayın,ALLAH(cc) sizi zayi etmiyecektir diyorum.
    Fakat,ALLAH(cc) korusun evimizin içine sağnak sağnak yağmur halinde yağan iman ve kur'an'a ait yumuşatıcı meselelerin yanında sizden evvel ki insanlar gibi kalbiniz hala kas kastı ise her hangi bi çukura herhangi bi deliğe düşme ihtimaliniz vardır ve hep olucaktır.
    Teminatınızı ve teminat noktalarınızı bi kere daha kontrol ediveriniz kendinizi bi kere daha yoklayı veriniz,NEREDESİNİZ..?
    ALLAH'la münasebetiniz açısından neredesiniz..?
    ALLAH'ın bu kadar lütufları içinde nurdan lütuflarını yarıp yarıp,hevenk hevenk nurdan lütuflarıyla gezerken kalbinizin yumuşuyacağı an gelmedimi diyor...
    Başkaları için mukadder olan akıbet bizler içinde mukadderdir,başkalarının zebin olarak döküldüğü çukurlara bizimde dökülmemiz mukadderdir...
    Gelin bi kere daha söz verip ALLAH'a,başlattığımız şu ahtu peymana bi kere daha yeminde bulunalım.Bu can bu uğurda bi kere daha diyelim.Şu islam alemin insanı olarak,kendimizi bi kere daha kontrol edelim...
    Kaybetmiycek,kazanacağız.En başta kazanacağımızda bütün peygamberlerin beşaretinde olan kutsiler ünvanını kazanacağız.
    Benim cemaatim diyecek...
    Sahip çıkacağım diyor herkezin kaçtığı zamanda ben sahip çıkacağım...
    Nasıl tanırsın ya resulallah(sav)..?
    Tanımazmıyım,alınlarında secde emaresi var...
    Tanımazmıyım,abdest uzuvlarını yıkamadan kolları ayakları yüzleri bem beyaz...
    Şu küçük hizmetle,ALLAH'ın bu kadar ihsanına nail olduktan sonra bu kadar avanslar aldıktan sonra affınıza sığınarak soruyorum..;
    İçinizde değildirde nerededir o RESULULLAH(sav)..?
    İç dış siz neye diyorsunuz ki..?
    İçine hapsolduğunuz şu üç buutlu mekanı siz mekanmı zannediyorsunuz..?
    O bir anda milyarlarca yerde bulunur,belki sesi daha gürdür...
    ES SELATU VES SELAMU ALEYKE YA RESULALLAH
    ES SELATU VES SELAMU ALEYKE YA HABİBALLAH
    ES SELATU VES SELAMU ALEYKE YA SEYYİDEL EVVEL VE AHİRİN
    Yer durdukça biz yaşadıkça vücudumuzun zerratı adedince O'na es selatu ves selam olsun.
    Evet,belki şu anda oda kulaklarımız duymadan,duyanda olabilir...Vicdanlarımıza duyuracak şekilde ve aleykes selam diyordur...
    Rica ederim bunu bi yere koyun,aziz bi yere koyun.Azizmi aziz bi yere koyun.ALLAHRESULU(sav) aranızda,içinizde,başınızda teftişinizi yapmış...Nereye koymayı düşünürsünüz..?Ben onu şöyle diyeyim ne zaman yerinizden ok gibi fırlayacak,elinizi göğsünüze vuracak ve aleykes selam ya RESULALLAH(sav) diyeceksiniz..?
    Size teveccühleri karşısında bunu sizden bekliyor.14 asırlık teveccühleri sonunda bunu sizden bekliyor,yaranlarıyla beraber bekliyor,meleği alanın sakinleriyle beraber bekliyor ve gelin daha fazla bekletmeyin,teftişi uzatmayın...
    Şikayetler,şikayet üzerine ona gidiyor...Berlin'den yazılan 'nağmeler' vardır,Belgrad'dan giden 'nağmeler' vardır,Moskova'dan giden ''nağmeler'' vardır,medet ey sultanı RÜSÜL(peygamberler sultanı) diye...
    Ne diyor RESULULLAH(sav) acaba bu isteklere karşı..?
    Elimden gelmez diyorsa ne diyeceksiniz..?
    Elimden ne gelir diyorsa ne diyeceksiniz..?
    Dünya bi inilti olmuş adeta,dünya küfür ve dalalet içinde bi inilti olmuş inliyor,asuman inilti ile ihtizat içindedir ve bunları hz.MUHAMMED(sav) duyuyor ve mahzun mahzun bakışını size çeviriyor,FERMAN diyor...
    Hissiyatınızı ve heyecanınızı ALLAH(cc) devam ettirsin.Bu iş devam ederse gülecek bu iş devam ederse sevinecek bu ruhaliyet içinde sizi bekleyen işlerin başına koşarsanız senelerden beri çektiği ızdıraplar sona erecek.
    Günahlarına kefaret arayan bi insan olarak vicdanlarınızın hüşyarlığına sığınıyorum,gerilime geçmiş ruhunuza sığınıyorum,hz. Muhammed(sav) idrak ve anlayışınıza sığınıyorum...Dünyanın dört bir bucağında ki ağlamaları dindirmek için ALAH(cc) aşkına..;
    RESULULLAH(sav)'A SON Bİ KEZ EVET DİYELİM.
    Ömrümüz oldukça EVET diyelim...

    RABBİM(cc) cümlemizden razı olsun.AMİİN.


    mertuw (Perşembe, 8 Mayıs 2008 12:43)

    ÇOKK ÖNEMLİ LÜTFEN HERKESE YOLLARMISINIZ SEVGİ VE SAYGILARIMLA




    CNN hakaretlerle dolu Hz. Muhammed(s.a.v) karikatürünü ankete sundu.
    Amerika'dan yayin yapan CNN Haber kanali internet sitesi Hz.Muhammed (s.a.v) karikatürünü ankete açti.
    Televizyon internet sitesinden gelen evet ya da hayir oylarina göre bu karikatürü yayinlayip yayinlamama karari alacak.
    Ankete katılalım ve bunu arkadaslarimiza da duyurarak geregini yapalim.
    Bu hepimizin bir vazifesidir. Bunu O'na saygimizin ve sevgimizin bir göstergesi olarak düsünelim ve gerekli cevabi verelim bu sadece bir baslangiçtir. Tepkimiz bence agir olma li ki bir daha böyle bir seye yeltenmesinler.
    CNN'in internet sitesine asagidaki adresten ulasip oyunuzu kullanabilirsiniz.

    http://edition.cnn.com/2006/WORLD/europe/02/02/car- - - toons.wrap/index.html
    Formun Altı
    buraya girin ve QUICKVOTE yazan yerde [ No ] seçenegini işaretleyin ve tiklayin. Lütfen tanidigimiz herkese gönderelim.

    'Sizden bir kötülüğü gören, onu eliyle düzeltsin, gücü yetmezse diliyle düzeltsin, buna da gücü yetmezse kalbi ile buğzetsin, ama bu imanın en zayıfıdır.' HADİS '


    ÇOK ÖNEMLİ LÜTFEN HERKESE YOLLARMISINIZ


 1 2 3 4 5 ...