lifeisbodrum
Trust erkek - 29 yaş, Alsancak, Türkiye
- Arkadaşlar |
- Ziyaretçi defteri
- | Resimler
- | Blog
- | Markalar
- | Gruplar
- | Videolar
- | Etkinlikler
- | Müzik
- | Haykırlar
Blog 7
-
Rakı
Rakı
İçki yasaklanabilir.
Bence mahzuru yok.
Ama rakı asla...
Çünkü takunyalılar öyle zanneder ama, aslında "içki" değildir rakı.
*
Yurt sevgisidir örneğin...
İki tek attın mı, "n'olacak bu memleketin hali?" diye endişelenmezsin aksi olsa!
Tıp bazen çaresizdir...
O ilaçtır.
Gurbete bile iyi gelir.
*
Kontörsüz muhabbettir.
Büst gibi oturan adamın bile çenesini açar, gülümsetir. Kahkahadır. Acısıyla tatlısıyla hatıraları kaydeden hard disk'tir.
*
Botoks'tur bir nevi.
En kaknemi bile bir başka görünür gözüne... Çirkin kadın yoktur, az rakı vardır. İçilir, güzelleşilir.
*
Herkesin gençlik hatası olabilir... Bira içersin.
Sonradan para kazanıp tenise başlayınca, şarap içmeyi matah zannedersin. Amerika'da TIR şoförlerinin içtiği viskinin dublesine Etiler'de TIR parası ödersin, ayrı...
Kürkçü dükkánıdır.
Döner dolaşır, gelirsin.
*
Orhan Gencebay'dır.
Entel barlarda, sosyete kulüplerinde dinlemeye utanırsın... Ama hepimiz biliriz ki, ezbere bilirsin... İstediğin kadar ağız burun kıvır, altın plağı hep o alır.
Tatlıses'tir.
Realite'dir.
*
Çocuktur, ağlarsın.
*
Hele beyaz "p"eynir ile "k"avun olursa sağında solunda... Örgüttür.
PRK...
Ama bölücü değil, birleştirici örgüt.
Türk'ü de içer, Kürt'ü de, Laz'ı da, Çerkez'i de. Sor bak, Ermeni'si de, Rum'u da, Yahudi'si de.
*
AB'cidir...
Çünkü Rum öyle bir meze yapar ki, helali hoş olsun, Kıbrıs'ı veresin gelir!
*
Madem gıcıksın rakıya...
Neden balık avlıyorsun o zaman kardeşim?
Şerbetle mi yiyeceksin lüferi?
Ne anlamı var deniz börülcesinin, rokanın, radikanın, cibezin...
İnek miyiz biz?
*
Yanlış şiir okuyorsun...
Hapse giriyorsun.
(Üstüne, yanlış şair okuyorsun...)
*
Oku bak...
Ne diyor dünya güzeli Orhan Veli:
Şiir yazıyorum
Şiir yazıp eskiler alıyorum
Eskiler verip musikiler alıyorum
Bir de rakı şişesinde balık olsam...
YILMAZ ÖZDİL -
Ayrilik Vakti
Bizimde bir ayrilik vaktimiz varmis zamanini hiç hesaba katmadigimiz.
Haftalardir yasadigimiz aski nasilda aptalca bitirdik.
Nasilda tüketmisiz elimizde avucumuzda ve yüregimizdeki tüm bozukluklari,
Artik harcayacak kurus kalmamis…
Zaman hesap yapma zamani degil sevgilim!
”Koy yüregini ortaya iç hesaplasma yap” demiyorum artik sana..
Kimin ne kadar çok sevdiginin de önemi yok artik
“Riyasiz,çikarsiz, yarinsiz” diye baslanilan askin “sende kimsin” diyerek kapatilmasi koyuyor insana…
Simdi avucumu açiyorum ve bir damlacik sevgi bulamiyorum, avunacak.
“yalan soyledin?” diyorsun israrla
Bitmis bir askin hesabini yapmak, yakisiyor mu bize.
illaki istiyorsan sevgimizin derecesini iyi dinle o zaman beni.
Benim askim bir okyanus;
Seninse ;
Elini suya batirdiginda parmaginin ucundan süzülüp düsen su damlasiydi.
Bu ask sadece bir çikmaz sokakti... -
Ölüm..
Öyle habersizce geliyor ki ölüm. Rüyalar tamamlanamýyor, giyinip kuþanýlamýyor, gülüp aðlanamýyor ve son bir defa olsun insan göz göze gelemiyor...
-
.bneler.:)
Siirtli bir ibne ile Bursa'li bir ibne E-5'te müsteri
beklerken sohbete baslamislar.Bursa'li Siirtliye "-sizin orada ibnelik zor olmali herhalde" der.
Siirtlide "Valla geliyler önce dayagi atiler,
sonrada alip daga goturup yapacaklarini yapiiler,
tekrar dayak atip orda birakiiler."
Bursa'li "Bu dehset verici bir sey canim" der.
"Peki Bursa'da nasil bu is " diye sorar Siirtli.
Bursa'lida anlatir. "Once telefon acarlar, kabul
edersek gelir arabayla alirlar,once hamama,guzel
kokular surunup, ordanda restaurant, sonra bara,
ordanda otele,isimiz bittikten sonrada evimize
birakirlar".
Siirtli dayanamaz artik,
"BU SOSYAL IMKANLAR SIIRT'TE OLSA, SIIRT'IN ALAYI IBNE OLUR." -
Ayna
tarihte ilk kez erzuruma ayna gitmis...
-Adamin biri aynayi görüp eline almis. Daha önce hiç görmedigi için, ölen kardesine benzetmis karsisindakini.
-Adam:- Ey gidi gardasimm. Seni bi daha görmek nasipte varmis!
-Aynayi eve götürüp sarilip uyumus kardesine
.
-Karisi bakmis adam biseye sarilip uyuyor.aynaya bakmis bir kadin allah belanizi vireee.
-Bu karida kim. Bi bokada benzese diyerek feryat figan evden çikar kadi efendiye gider.
-Kadin; 'Kadi efendi adam beni bu çirkin kariyla aldatti'.
-Kadi aynaya bakar ve söyle der:
-Yav bu karidan çok gavata benziir.
)) -
Ayrilik
Ayriligi seçtin mi her seyi götüreceksin yaninda...
Geriye hiç bir sey kalmayacak...
Söylenmemis sözler kalmamali biraktigin yerde -ki ben en çok onlari duydum-...
Gittin mi adamakilli gideceksin !!!
Hiç bir özlem kalmamali dönüsleri emziren...
Demem o ki... Böyle gidilmez!!! Büyük olmali ayrilik !!!
Uçsuz bucaksiz, dursuz duraksiz olmali...
Telefonun numaralari sesime düsmemeli... Yollarin yoluma degmemeli...
Hiç bir aniya, hiç bir dizeye, hiç bir sarkiya yenilmemeli ayrilik...
Siirler okununca unutulmali... Hasret dokununca uyutulmali...
Rakinin, sarabin diktasinda titrerken yürek... Gözyaslarinin debisi arttiginda...
Gece inmisken ayak parmaklarina kadar... Yahut gün dogarken...
Yataginin diger yastigindaki bosluk tecavüz ederken gözlerine...
Ne bileyim tek basina yiyecegin sofrana iki kisilik servis açtiginda...
Susacaksin... Duracaksin... -
GİT
Kelimelerin bu kadar agir oldugunu hiç düsünmemistim.
Öyle ki, sen gözlerimden bir cevap beklerken ben sadece susuyordum.
Biliyor musun, bir daha hiç konusamayacakmisim gibi gelmisti.
“bu sabah bir umut var içimde nasil olsa geri gelirsin diye,
--ve ben hala konusamiyorum--
her sey yerli yerinde..
bu sabahlarin bir anlami olmali…”
Sen, bugün bana hiç olmadigin kadar yakinken,
ve ben hiçbir sey söyleyemeden otururken,
içimdeki tüm seslerin dili tutulmusken,
hani “biz” olmaya bu kadar yakinken, o masada “ben”den yalnizca 2 cümle asili kaldi:
“keske varligin beni bu kadar sarmadan vazgeçseydin…
Simdi git! –bile- diyemiyorum…”
Blog etiketleri
Etiket kullanılmadı