namliengin
erkek - 34 yaş, KASTAMONU, Türkiye
- Arkadaşlar |
- Ziyaretçi defteri
- | Resimler
- | Blog
- | Müzik
- | Haykırlar
Blog 3
-
Şiirlerim 3-Engin NAMLI
Kadınlarımız
Hayatın yükünü yıllarca sırtında taşır
Menziline çileyle yürür kadınlarımız
Zahmetin kucağında alın teriyle yoğrulur
Mağdur haline hep üzülür kadınlarımız
Etrafında yardımcıdır, pervane gibidir
Ölüme dek kırılmaz evin bel kemiğidir
Yorulmaz, hiç of demez; ne istersen getirir
Zahmet yaylasının gülüdür kadınlarımız
Köyde tarlada, kentte fabrikada çalışır
Hayatın zorluğuna gün geçtikçe alışır
Sanılmasın ki arzularına hep kavuşur
Hayel perdesinin süsüdür kadınlarımız
Çocuk yapar, yemek yapar, tüm işlere koşar
Sobayı yakar, odun taşır elleri şişer
Bağ- bahçe sular, çamaşır yıkar; eli pişer
Asrın tek çile bülbülüdür kadınlarımız
Uzun, berrak saçlarında saman tozu gezer
Kalpte yokluğun ezilmişliğin izi gezer
Ambarda tahılın çoğu değil, azı gezer
Fakir kervanında yolcudur kadınlarımız
Sevgi deyince aşk deyince hep akla gelir
Canımsın aşkımsın diye maniler söylenir
Her şeyler bitince kervanına bindirilir
Sahipsizliğin sümbülüdür kadınlarımız
Engin Namlı
Semalarda Süzülüyorum
Yarim dünyana yolculuğumdan beri
Karşılamaz gönlündeki sevgi beni
Ağaç ettin sanki doğduğumdan beri
Gözlerken semalarda süzülüyorum
Gönderdiğim tebessüm gitmez simana
Senli dünler bugün gelmez o limana
Sürgün edildik sanki sonsuz zamana
Beklerken umutlara eziliyorum
Farkım kalmadı yaşlanmış yatan taştan
Yaşamadan tez vazgeçtim bu yaştan
Elveda sana, herşeyi sildim baştan
Sensiz yeni bir ömre yazılıyorum
Ödettin aşkın ağır faturasını
Unutmam artık acı hatırasını
Aşıklar yazacak, her satıra seni
Sevdiğim işte buna üzülüyorum
Engin NAMLI 2002
Engin Namlı
Yürüdüm Ben
Hayatın eğri yollarını düzleyerek
Üstünden çile kervanını yürüttüm ben
Yorgun bedenimle zorlukları yenerek
Mecalsiz gönlümde dertle nöbet tuttum ben
Titreyen caddelerin dar kaldırımında
Kar ile tipi kavga ederdi bağrımda
Mor güller açardı elimde ayağımda
Sendeleyerek ak zamana yürüdüm ben
Omuz üstümde baş, ayak üstümde beden
Ömrümce eşlik ettiler kar kış demeden
Sabırla, azimle çıktılar her çileden
Cefadan alındım sefaya konuldum ben
Uyku benim ferahlık tahtımdı her gece
Huzur cümlesini anardım hece hece
Uyanınca dünyaya rahatım bilmece
Çöze çöze öğrendim keyfe büründüm ben
Engin Namlı
Sen Benimsin
Sinemde çırpınırsın gönül kuşum
Seni azat edemem sen benimsin
Gönül sarayımı yıksan da gülüm
İnan kahrın mutluluk benim için
Naçiz dünyamın o aziz meleği
Sensin bağımın en güzel çiçeği
Deli gönlümün, Hak'tan tek dileği
Yar sana kavuşmaktır sen benimsin
Hakir görseler de bu sevgimizi
Dağlara yazacağım aşkımızı
Barikatla kesseler yolumuzu
Veremem sevdiceğim sen benimsin
Bedel olsada senin için ölüm
Feda olsun bir tanem sana ömrüm
Seninle nihayet bulsun son günüm
Yar, seninledir ruhum sen benimsin
Engin Namlı
Ayrılıktan Söz Etme Bana
Fedakarlık aşkımızın tacı inan
Gel sen ol,hasrete son noktayı koyan
Bahtiyardır vedayı kalbinden atan
Yeter ki ayrılıktan söz etme bana
Kuşaktan kuşağa değişmeyen ne ki
Aynı kalan bir tek sevgidir inanki
Aşkla,sevgi olmazsa olmaz demekki
Yeter ki ayrılıktan söz etme bana
Katı duygularını çıkar kalbinden
Çağlasın yüreğin gönül deresinden
Mutluluk rüzgarın essin en derinden
Yeter ki ayrılıktan söz etme bana
ENGİN NAMLI 2001
Engin Namlı
Elveda Deme Bana
SAKIN DÜŞÜNMEDEN ELVEDA DEME BANA
Yeri yurdu kaybeder çıkarsın dağlara
Saatler sene olur beklersin yollarda
Matemle boğulursun kahır deryasında
Sakın düşünmeden elveda deme bana
Sabır taşına döner büsbütün bedenin
Resimlerimi tutamaz titrer ellerin
Gece gündüz ağlamaktan kurur gözlerin
Sakın düşünmeden elveda deme bana
Yaşadığımız her mutluluğu ararsın
Güne elemle yatar elemle kalkarsın
Gözün kimseyi görmez beni sayıklarsın
Sakın düşünmeden elveda deme bana
Ayrılık bir ateştir sarar tüm bedeni
Duygular alev olup yakar can evini
Gözündeki yaş söndüremez ateşini
Sakın düşünmeden elveda deme bana
Engin Namlı -
Şiirlerim 2-Engin NAMLI
İnsan
Her sabah kalkar kaşlara,kirpikler
İkinci güneş doğar her insana
Uyanır düşten bütün güzellikler
Bedenle doğa gelir heyacana
Yeni bir güne hoş bir seda ile
Dilden merhaba dolaşır her dile
Coşar duygular gönülden gönüle
Akar gider can içinden canana
Durdurak bilmez bir an insanoğlu
Yetmez geçse de günü dolu dolu
Azmin elinde kanadıyla kolu
Uğraşı ile ter döker zamana
Didinir durur can gidene değin
Elden ayaktan çekilene değin
Yaşar uğruna bir dilim ekmeğin
Ne mutlu öpüp başına koyana
Zaman tüneli uzayıp ta gider
Üstünden nice kullar gelir geçer
Nihayetinde son duraksa kader
Çaresiz inmek düşer yaşayana
Engin Namlı 21:18 14.08.2005
Engin Namlı
Alyüzlü
Takma adına alyüzlü koymuşlar
Gerçek adını kimseler bilmezmiş
Yedi düvelde namını duymuşlar
Hafızasından kimseler silmezmiş
Öyle güzelmiş öyle alımlıymış
Her dem geçse de genç kalan yaşıymış
Oldukça zeki münevver aklıymış
Her tür suale cevapsız kalmazmış
Alnına düşen esli saç telleri
Hazla tutarmış taktığı gülleri
Kıskandırırmış tek tük güzelleri
Öyle ciddiymiş gülene gülmezmiş
Ne aşk yaşamış ne sevgili olmuş
Kendine bağlı mütevazı kulmuş
Saygı sevgiyi sanki ilk o bulmuş
İmrenseler de göze hiç gelmezmiş
Bir gün kötülük gelmemiş elinden
Her kula sunmuş kat kat sevincinden
Ne bir ihtiras ne de kin içinden
Buyur edilip derde çekilmezmiş
Kalp odağından ötede gezmezmiş
Gönül veripte kimseyi üzmezmiş
Kusura niyet edip göz süzmezmiş
Hiç bir insana kem sözü olmazmış
ENGİN NAMLI 21:15 26.07.2005
Engin Namlı
Selam Söyle Hayat
Giden baharı gelen yazda gördüm
Ne hazana ne yaza benziyordu
Solgun yüzüne bakıp bakıp durdum
Geçen bahara selam söyle hayat
Ne yaprağına ne de gülüne erdim
Zümrüt mevsimin solduğunu gördüm
Belki de düş-tü şu gönlüme derdim
Geçen bahara selam söyle hayat
Yare sunacak çiçeği de yoktu
Salkım dikeni meyvesinden çoktu
Dalı goncasız fidanı buruktu
Geçen bahara selam söyle hayat
Neler ummuştum oysa ki ben ondan
Ferah bulacaktım mis kokusundan
Kalkmayacaktım derin uykusundan
Geçen bahara selam söyle hayat
Kaynağı kuru pınarları susuz
Kuşlar kurnada perişan kuşkusuz
Nere yönelsem her gördüğüm mutsuz
Geçen bahara selam söyle hayat
Gökteki güneş yakmış can evinden
Sararıp solmuş ayrılmış renginden
Eser kalmamış revnaklı halinden
Geçen bahara selam söyle hayat
Engin Namlı 23:26 21.07.2005
Engin Namlı
Özledim Seni
Özlemediğimi söyleme bana
Yüreğime insen anlardın beni
Gönlümün içine sevgini koydum
En güzel yerinde sakladım seni...
Gücenmen gereksiz şu yüreğime
Seni üzmek düşmez hiç gereğime
Herkesler inandı yar sevdiğime
Duy artık sesimi, özledim seni...
Ayrılığa düşen,yalnızlık ise;
Hasreti çekene haksızlık niye.
Süren sensizliğe bahtsızlık diye
Her gün umutlara ekledim seni...
Elimde güllerle seni beklerken
Azmı uçuştular avuç açarken
Geçeceğin yollar bağa dönerken
Kimbilir kaç sene bekledim seni...
Aşkından geçmeyi kim göze almış
Bir gün tövbesine el mi açılmış
Can canandan ayrı mutlu mu kalmış
Kedere duyarsız özledim seni
ENGİN NAMLI 23:50 03.05.2005
Engin Namlı
Kaçıpta Kurtulsak
İçimizde duran aşka bir zalim
Hep yasaklar yaşatıyor her daim
Dediğim dediktir diyor sevdiğim
Kaçıp ta kurtulsak buralardan yar
Gönlümün yurduna göçtüğün gündür
Çekilmez hasretin her gün hüzündür
Derdimizse bir zalime düğündür
Kaçıp ta kurtulsak buralardan yar
Yaşam ümidimiz aşka bağlıyken;
Ayrılmak kolay mı candan severken.
Çekilmez hasrete tutsak yaşarken
Kaçıpta kurtulsak buralardan yar
Bir avuç mutluluk bedel ile mi?
Gülü koklar iken diken ele mi?
Bahtımıza düşen her şey böyle mi?
Kaçıpta kurtulsak buralardan yar
Yasaklar konurken hep önümüze
Hiç izin çıkmıyor şu gönlümüze
Üç günlük ömürden kalan dert bize
Kaçıpta kurtulsak buralardan yar
ENGİN NAMLI 22:29 04.03.2005
Engin Namlı
Ayıralım Hasreti
Hiç dökmeden gözyaşı ardımızdan
Yalnızlığı atalım yanımızdan
Sitemli söz duymadan aşkımızdan
Ayıralım hasreti aramızdan
Kaldıralım gurbeti dünyamızdan
Seviyorsak gönülden ikimizde
Neşemizde aşk olsun derdimizde
Hüzünleri bulmadan kendimizde
Ayıralım hasreti aramızdan
Kaldıralım gurbeti dünyamızdan
Ben aşkına bir dünya kurmuşum gel
Oturalım tahtına elden evvel
Sevdamızı yıkamaz hiç bir engel
Ayıralım hasreti aramızdan
Kaldıralım gurbeti dünyamızdan
ENGİN NAMLI 11.3.2005 16:45
msn:enginnamli@mynet.com
Engin Namlı
Gelip Bir Baksan
Hasreti boğan hıçkırıklı sese
Bir meltem olup gelsen ese ese
Özlem duyduğum şu bitmez hevese
Gelip bir baksan,ne haldeyim diye
Senden uzakta dertlerle yaşarken;
Çırpınır dilim sana haykırırken.
Ak mendilime yaşlar dökülürken
Gelip bir baksan,ne haldeyim diye
Acıya yürek dayanmıyor böyle
Dinmez ağrısı nasıl geçer söyle
Olmuyor gülüm sabret sen demeyle
Gelip bir baksan,ne haldeyim diye
Bir gün bu hasret bitecek nasılsa
Hak'ka inancım ne kadar asıl'sa.
Geçmek bilmeyen her günüm bir yılsa
Gelip bir baksan,ne haldeyim diye
ENGİN NAMLI 00:05 23.02.2005
Engin Namlı
Sevebilecek misin
Yerini kalbimden aldın ya sonunda
Kim derdi kalp çalan bütün sır huyunda
Hayret duruşuma ne var deme bunda
Beni bir ömür sevebilecek misin
Baki duyguları gönlüme koyacak
Sevgin olacak mı aşkınla doyacak
Ulvi hisleri yüreğimden duyacak
Bir mutluluğu verebilecek misin
Ezelden ebede dosdoğru yalansız
Kalabilir misin kötülüğe yansız
Yaşanmalı günüm hep yassız,figansız
Beni böylece sevebilecek misin
Ruhum durmaksızın sende kalır gibi
Öyle sev ki beni benden alır gibi
İşte sensin o an bu kalbin sahibi
Beni böylece sevebilecek misin
ENGİN NAMLI 23:52 16.02.2005
Engin Namlı
Gönül Turnam
Bir gün selam verdi kader
Şu gönlüme hasbelkader
Seni bana aşk addeder
Sevdim seni gönül turnam
O bembeyaz gül yüzüne
Ak eline gök gözüne
Vuruldum ben günden güne.
Sevdim seni gönül turnam
Şu gönlümü her gün ezen
Tebessümle açan gamzen.
Ruhuma dek okşar bazen
Sevdim seni gönül turnam
Bir başkadır aşkım demen
Tatlı tatlı söz söylemen
Haz veriyor bana gülmen
Sevdim seni gönül turnam
Gir yollara gül saçarak
Bentleri bir bir açarak
Gel gönlüme gel uçarak
Sevdim seni gönül turnam
Gurbet denen, kara şehir
Sevene de izin verir
Gel kaçalım engel nedir
Sevdim seni gönül turnam
ENGİN NAMLI 22:11 05.02.2005
Engin Namlı
Çok mu Zor
Kaç defa söyledim kendin ol diye
Duyduğun her sözü çektin sineye
Kılı kırk yardın hep aşktan sevgiye
Çok mu zor geliyor beni anlamak
Nedeni nedir ki bunca cefanın
Giderim gönlünden yoksa inancın
Benliğim aşikar okusun kalbin
Çok mu zor geliyor beni anlamak
Aklına gelirse aradığın var
Ayırdığın zaman bu kadar mı dar
Ne güle ne bana bir gün baktın yar
Çok mu zor geliyor beni anlamak
Bana biraz daha sabret mi dersin
Ya bir bahtiyar ya deli edersin
Bedelini ya ben ya sen ödersin
Çok mu zor geliyor beni anlamak
ENGİN NAMLI 05.02.2005 14:15
Engin Namlı
Bana Zulmdür Seni Sevmek
Sel getirdin yağmur iken
Güneş diye doğman erken
Yaz bahara zaman varken
Bana Zulmdür Seni Sevmek
İçten değil seni görmek
Görüpte kaş gözü germek
Haktır sana yüz çevirmek
Bana Zulmdür Seni Sevmek
Kurtuldum şu yaralardan
Derken, geldin oralardan
Hiç durma git buralardan
Bana Zulmdür Seni Sevmek
Sine yakan kindar zalim
Yılla yılı umrunda kim
Var demedin bir sevgilim
Bana Zulmdür Seni Sevmek
Attığım kör düğümlerden
Çözüldüm hep çözümlerden
Azmı döndüm ölümlerden
Bana Zulmdür Seni Sevmek
İster kinlen ister kına
Kola kolay dönmem sana
Bırak artık beni bana
Bana Zulmdür Seni Sevmek
Engin NAMLI 22:17 29.01.2005
Engin Namlı
Gündemimden Düşmeyecek
Ben teslimken kara kışa
Sense Lale devrin yaşa
Haber saldım kurda kuşa
Bu aşk burda bitmeyecek
Gündemimden düşmeyecek
Uçuşsa da sesten figan
Önemi yok yoksa duyan
Benden uzak o yaşayan
Bu aşk burda bitmeyecek
Gündemimden düşmeyecek
Olmayan aşk olsa kalpte
Var veya yok bir hiç işte
Ne kadarda desem sahte
Bu aşk burda bitmeyecek
Gündemimden düşmeyecek
Bir nedamet duymaya gör
İhtirasım affına kör
Ama gelsen demem nankör
Bu aşk burda bitmeyecek
Gündemimden düşmeyecek
Bir gülündüm sorsam sana
Aşkım derdi dilin bana
Ne oldu can katan cana
Bu aşk burda bitmeyecek
Gündemimden düşmeyecek
Engin NAMLI 23:34 01.02.2005
Engin Namlı
Çıkma Bensiz Gün Yüzüne
Gerçek seven sensen eğer
Görmesin yar hiç kimseler
Korkum,sana nazar değer
Çıkma bensiz gün yüzüne
Sensiz aşkı kim dilensin
Şu gönlümü bir bilensin
Her an merak edilensin
Çıkma bensiz gün yüzüne
Serden yere hep bakarlar
Duruşuna ad takarlar
Seni üzer laf atarlar
Çıkma bensiz gün yüzüne
Kalbim dışa duysa da kin
Elde gezer adın lakin
Dikkat et sen elden çekin
Çıkma bensiz gün yüzüne
Sanma benim safsatamdır
Kulu bozan kem ortamdır
Sonra dersin bu hatamdır
Çıkma bensiz gün yüzüne
ENGİN NAMLI 10:53 29.01.2005
Engin Namlı
Rahat Uyu Sen
Kaçamadın işte gelen eceldi
Her can gibi sıra sanada geldi
Yaşadığın hayat zaten hayaldi
Ahret mekanında rahat uyu sen
Bulunur mu suçlun aransa acep
Vedasız ayırdı yoktan bir sebep
Can çiğer gibiydik bu dünyada hep
Ahret mekanında rahat uyu sen
Ağladın güldün hep son ana kadar
Belki sana kârdı belki de zarar
Tüm yaptıklarının karşılığı var
Ahret mekanında rahat uyu sen
Ağlasam sızlasam dönmezsin geri
Kimse başlatamaz biten kaderi
Şu ilahi nizam Hakk'ın eseri
Ahret mekanında rahat uyu sen
Turnalar başında dönüp duracak
Toprağına nice eller vuracak
Rüzgarlar üfleyip toz savuracak
Ahret mekanında rahat uyu sen
ENGİN NAMLI 21:39 21.01.2005
Engin Namlı
Giden Gittiği Gün
Canevimde öyle bir acı varki
Kahrına dayanmak o kadar zor ki
Ağlasam sızlasam kimim duyarki
Bir dost arıyorum ben hep yanımda
Sinemde dolaşan hüznün hayali
Yüreğime çöker kâbus misali
Beni bitirecek yalnızlık hali
Bir dost arıyorum ben hep yanımda
Mahzun yüreciğim günlerdir yasta
Yerinden kalkılmaz bir garip hasta
Beni benden eden düştüğüm hata
Bir dost arıyorum ben hep yanımda
Bir ben miydim aşkı sevdası biten
Dövünen gönülmüş ahı öğreten
Giden gittiği gün yıkıldım zaten
Bir dost arıyorum ben hep yanımda
ENGİN NAMLI 23:29 10.01.2005
Engin Namlı
Şu Gözlerim
Yola bakan pencereden
Bakar bunca yıl gözlerim
Ümit veren her çareden
Yari bekler şu gözlerim
Her bakışım; naçar gibi
Beyhude fer saçar gibi
Meçhullere duçar gibi
Yari bekler şu gözlerim
Düşen gölgem yol içinde
Kalkmaz bunca yıl içinde
Öyle durur bir biçimde
Yari bekler şu gözlerim
Tüm dualar tüm dilekler
Ümitlere ümit ekler
Bir gün gelse görecekler
Yari bekler şu gözlerim
Kirpiklerim ayrı ayrı
Düştü gözden tel tel gayrı
Bakışıma yok bir hayrı
Yari bekler şu gözlerim
ENGİN NAMLI 19:13 08.01.2005
Engin Namlı
Bilinmezler Hakk'ın Sırrı
Şu kainat uçtan uca
Gizemli boş bir bulmaca
Kul kalbini yorar anca
Bilinmezler Hakk'ın sırrı
Arzdan arşa yoğu varı
Yaratan Hakk biz ihzari
O verecek son kararı
Bilinmezler Hakk'ın sırrı
Çağdan çağa kuşak kuşak
Karış karış zihni oysak
Yeri göğü kurcalasak
Bilinmezler Hakk'ın sırrı
Ne gelen var ne gitmeyen
Yoktur ömrü hiç bitmeyen
Şu alemi terk etmeyen
Bilinmezler Hakk'ın sırrı
Her tarifin anlam gücü
Demle gelir ölçü ölçü
Ebede dek dolmaz içi
Bilinmezler Hak'kın sırrı
Derin hisler sinede kor
Ateşine yanmak çok zor
Katlanmakla kalınmıyor
Bilinmezler Hakk'ın sırrı
ENGİN NAMLI 23:42 01.01.2005
Engin Namlı
Bilemiyorum
Daha görmeden o yaban elleri
Bahtıma bir şans dilemiyorum
Bıraktım geride tüm hayelleri
Ne yapacağımı bilemiyorum
Bilinmez ki kulun öteki yüzü
Kışlardan görmedim baharı,güzü
Aşılmaz bahtımın yamacı,düzü
Ne yapacağımı bilemiyorum
Her aşk ayrılığı iyi biliyor
Bu yüzden kavuşmak hayal geliyor
Bitmez denen ömrü felek siliyor
Ne yapacağımı bilemiyorum
Hicranım elemler içinde yaşar
Çıkar yol bulursam vuslata koşar
Öyle dertlerim var başımdan aşar
Ne yapacağımı bilemiyorum
ENGİN NAMLI 22:12 28.12.2004
Engin Namlı
Girdim Bir Aleme
Açıldı gökler bir gece yarısı
Düştü önüme sanki ay parçası
Ansızın doğdu fecrin parıltısı
Girdim bir aleme çıktım dünyamdan
Karşıma çıkan sanki nurdan melek;
Beni benden aldı gülümseyerek
Heyacanıma yoktu bir diyecek
Girdim bir aleme çıktım dünyamdan
Ben hiç görmedim böyle el böyle yüz
Beni benden aldı bir çift ela göz
Sim siyah saçları tel tel örgüsüz
Girdim bir aleme çıktım dünyamdan
Dalgalı saçı boşlukta yüzüyor;
Çözülmüş bağı lülesiz geziyor,
Düşen mehtabı telinden süzüyor,
Girdim bir aleme çıktım dünyamdan
ENGİN NAMLI 22:57 23.12.2004
Engin Namlı
Şaştım Kaldım
ŞAŞTIM KALDIM
BÖYLESİNE
Şu bedenin sinesine
Bir ^kız^ düştü öylesine
Görülmemiş bir nazı var
Şaştım kaldım böylesine
Gel diyorum hiç gelmiyor
Desemki yol iz bilmiyor
Havasından geçilmiyor
Şaştım kaldım böylesine
Sanki bana inancı yok
Aşkıma bu kaçıncı yok
Ona kadar yalancı yok
Şaştım kaldım böylesine
Benzeri yok nasıl kulsa
Kabahatim yok ki bulsa
Gizemli mi bu kız yoksa
Şaştım kaldım böylesine
Yok düşüne baka baka;
İki gözüm halka halka.
Gezilmiyor düşe kalka
Şaştım kaldım böylesine
Ellerimden bir tutsaydı
Şu canıma can katsaydı
Ne olurdu söz tutsaydı
Şaştım kaldım böylesine
21:36 19.12.2004
ENGİN NAMLI
Engin Namlı
Tek Dileğim Dön Sevgilim
Bir mevsimi bekle dedin
Bu sevginin dertlisine
Dayanırmı bilmem kalbin
Tek dileğim; dön sevgilim
Can içinden can vermeye
Meyil verme kem gayeye
Hak aşkına bu sevgiye
Tek dileğim; dön sevgilim
Yalan dünya göz kadarcık
Bize kalan yer azıcık
Gönlüm geniş kapım açık
Tek dileğim; dön sevgilim
Vardır kısa süren yaşam
Başlar sabah, biter akşam
Bir aşk için bütün çabam
Tek dileğim; dön sevgilim
Kaleminin uç yerinden
Her gün mektup yaz,derinden
Yolla bana ellerinden
Tek dileğim; dön sevgilim
ENGİN NAMLI 01:01 11.12.2004
Engin Namlı
Daha Sana Ne Diyeyim
Saç telinden yere kadar
Sen bir başka güzelsin yar
Bal damlayan bir dilin var
Daha sana ne diyeyim
Şu gönlümde filizlenen
Aşk dalımda çiçeklenen
Açılan bir goncasın sen
Daha sana ne diyeyim
Bir an ayrı kalsam senden
Yollarıma düşer gölgen
Hem hayalim, hem düşüm sen
Daha sana ne diyeyim
Yufka yürek sende gizli
Lütfederken sizli bizli
Tane tane açık sözlü
Daha sana ne diyeyim
Bir dünya ki,fethetmişim
Taht'a seni taç etmişim
Ardın sıra ben gitmişim
Daha sana ne diyeyim
23:12 08.12.2004
ENGİN NAMLI
Engin Namlı
İki Kalbin Arası
Saklıca gönderdiğin mektuplar neye yarar
Hüzünlü satırlarda hep bana sitemin var
İki kalbin arası bu kadar mı bozuk yar
Nereye varacak bu aşkla nereye kadar
Aşkımızı yaşatan sevgiye ne oldu yar
Günden güne uzuyor aramızdaki yollar
Her zaman yanıyorken aşk ateşimiz bizim
Günden güne soğuyor sönmek üzre güzelim
Gül gibi bir sevgiyi taşıyamaz haldeyiz
Günden güne kuruyor dalımız çiçeğimiz
Bir garip ıssızlığa demir atmış gibiyiz
Gelip geçmeyenlerin unuttuğu yerdeyiz
Artık birbirimizi mesut eden değiliz
Azalmadan artıyor derdimiz kederimiz
ENGİN NAMLI 02.11.2004 22:43
Engin Namlı
Mutlu Ol Köşkünde
Sevgilim seni unutmam mümkün mü?
Her mektubunla vurma yerden yere
Hiç yazmayanlar yarine küskün mü?
Verme kendini sitemkâr sözlere
Sanmaki zaman vuslata akıyor
Bitmez hasretin güne gün takıyor
Ne yana dönsem bir resmin bakıyor,
Öyle hasretim ki senli günlere
Gamlı yaşantım sürse de sürgünde;
Düşünme beni mutlu ol köşkünde.
Garip sevdiğin ilk gün ki sözünde
İnanma sakın gelmez diyenlere
Hep bekleyecek değilsin sevdiğim;
Elbette bir gün çıkıp geleceğim.
Her seven gibi bende güleceğim
Dolaşacağım göğsüm gere gere
ENGİN NAMLI 22:13 20.11.2004
Engin Namlı
Ne Kadar İstesen de
Kalbinden çekilmeye çabam yetmiyor
Ne kadar istesende fayda etmiyor
Yer etmiş duygulara sözüm geçmiyor
Ne olur ayrılığı isteme benden
Can evimde yanarken aşkın ateşi
Zoruma gidiyor yar böyle bitişi
Bir daha düşün bekle doğan güneşi
Ne olur ayrılığı isteme benden
Ne revnaklıydı senle baktığım yerler
Benden yana düşerdi gözünden ferler
Seninle yaşandı en güzel seyirler
Ne olur ayrılığı isteme benden
Çağırsan dünyanın ta öbür ucuna
Tereddütsüz girerim hemen yoluna
Gerisini düşünmem inan uğruna
Ne olur ayrılığı isteme benden
Engin NAMLI 11:13 29.10.2004
Engin Namlı
Duygularla Bağlandık
Bir sempati ile başladı aşkımız
Duygularla bağlandık birbirimize
Karşılıksız yürekten sevdik ikimiz
Sevgilerle bağlandık birbirimize
Kanatlandık göklere uçarcasına
Yoktu hazzımıza bir engel olacak
Bambaşka bir diyara göçercesine
Yoktu önümüze bir engel koyacak
İki göz arasına salıncak kurduk
Allayıp ta pulladık ellerimizle
Özlem giderir gibi yüz yüze durduk
Aşkımızı salladık ellerimizle
İki siyah iki kumral hilal kaşın
Bakışını ekledik kirpikleriyle
Alın alına dokunmuş iki başın
Saçlarını ekledik ilmikleriyle
Çıktık bulutların fevkine el ele
Sevda zirvesinin tek sahibi bizdik
İki ağızla selam verdik geceye
Yıldızını derleyip göklere dizdik
Engin NAMLI 23:28 20.10.2004
Engin Namlı
Gözlerin İle Buluşmak
Sevgilim her gün hayeline dalıp
El ele verip dolaşmak ne güzel
Ardın sıra hep gülücükler saçıp
Gözlerin ile buluşmak ne güzel
Sevginle yanıp tükenircesine
Aşk ateşine verilmek ne güzel
Tutuşan gönlüm küllenircesine
Aşk ateşinde kül olmak ne güzel
Gönül ufkumdan ümitle bakarken
Aşkın seyrine yol almak ne güzel
Yokluğuna tüm zamanlar akarken
Seni sabırla beklemek ne güzel
Derdi tasayı yüreğimden atıp
Yerine aşkı işlemek ne güzel
Üstünde gönül uykusuna yatıp
Seni her gece düşlemek ne güzel
Engin NAMLI 13:43 17.10.2004
Engin Namlı
Aşkınla Kundakladın
Sen benim canevime düşen kor-sun
Acısı belirmeyen aşk sancın var
İçimi közler gibi yakıyorsun
Aşkınla kundakladın gönlümü yar
Ne ateş ne havale böyle yaktı
Sineyi saran alev serden çıktı
Kim derdi senin sevdan yakacaktı,
Aşkınla kundakladın gönlümü yar
Güneşin ne gurubu ne seheri
Aydınlatmaz gördüğüm hayelleri
Hasretine yandığım günden beri
Aşkınla kundakladın gönlümü yar
Yokluğunda bak neler oluyor yar
Daha kalbimde yanan yangınlar var
Yakmak istiyor isen, senin karar
Aşkınla kundakladın gönlümü yar
Engin NAMLI 23:38 09.10.2004
Engin Namlı
Gelmez miyim Yar
Sevdiğini duydum,elin dilinde
Sevinçten uçar kim olsa yerimde
Yeter ki kalbime sevgilerle gel de
Sen çağırırsın da ben gelmez miyim
Hiç gönül vermiyor diye kızma sen
Durgunluğum aşkı bilmediğimden
Belki de endamın kaçtı gözümden
Sen çağırırsın da ben gelmez miyim
Yıllar yıılı aşksız yaşamış iken
Bir yudum sevgiye susamış iken
Sen oldun gönlüme ümitler eken
Sen çağırırsın da ben gelmez miyim
Gönülden davete gelmem diyemem
Gittiğimde senden geri dönemem
Seni bensizliğe hiç terk edemem
Sen çağırırsın da ben gelmez miyim
Engin NAMLI 13:30 02.10.2004
Engin Namlı
Beter Diyemiyorum
Bir derdim var benim kimse bilmiyor
İçimden çıkarıp kimse almıyor
Öyle bir dert ki insafa gelmiyor
Ölmekten de beter diyemiyorum
Her görülen günüm zindan gibidir
Kabuslarım sanki söz sahibidir
Ölüm değilse de buna ne denir
Ölmekten de beter diyemiyorum
Göçen takvimlerde kaldı sevincim
Şimdi durmadan kan ağlıyor içim
Böyle bir acıya bitmiyor hıncım
Ölmekten de beter diyemiyorum
Bahtiyar olarak kalmak ukdemdi
Kanımca bu benim için elzemdi
Maksudumu çalan eskiyen demdi
Ölmekten de beter diyemiyorum
Kuşkusuz sevgiydi tek ihtiyacım
Ezelden beri hep buna muhtacım
Ne yazık ki bir gün dinmiyor acım
Ölmekten de beter diyemiyorum
Yükledikçe sabrım taşını sırta:
Azalmaz, çoğalır gam arta arta.
Bu gidişle halim olmaz sa orta
Ölmekten de beter diyemiyorum
Engin NAMLI 19:57 26.09.2004
Engin Namlı
Gönlümden Ayrı Yaşadım Ömrümce
Sevmeyi utanç saymışken yıllarca
Yönelmedim hiç bir mutlu amaca
Belki bulmadı bir seven, kanımca
Gönlümden ayrı yaşadım ömrümce
Aşılmaz dağlar kadar zordur diye
Uzanamadım bir türlü sevgiye
Çekindiğimden saklandım sineye
Gönlümden ayrı yaşadım ömrümce
Bir kere olsun tatmak amacıyla,
Aşka söylendim füsunlu heceyle,
İstek de duysam bir içli ricayla.
Gönlümden ayrı yaşadım ömrümce
Engin sonsuza örtülen gökyüzü,
Bir gün görmedi gülerken bu yüzü?
Her gün önünü gördü iki gözü
Gönlümden ayrı yaşadım ömrümce
18:30 22.09.2004
Engin Namlı
İlk Göz Ağrım
Noksan sanmazdım hiç bir gereğime
Pişman olmuşken her gün sevdiğime
Habersiz giren sevgi, yüreğime
Seninle geldi benim ilk göz ağrım
Belki kederli belki pür neşesiz
Yaşadım durdum her şeyden habersiz
Hayatım boşluk içindeydi sensiz
Seninle doldu benim ilk göz ağrım
Yoktu gönlümün bir aşka duygusu
Olsa olurdum bir dünya mutlusu
Tek kabusumdu yalnızlık korkusu
Seninle aştım benim ilk göz ağrım
Takılmış gülle koşardı o 'güller'
Şöyle bir baksam farkında değiller
Hep öylesine kaldırdığım eller
Seninle indi benim ilk göz ağrım
Engin NAMLI 19:34 20.09.2004
Engin Namlı
Ne Olur Bir An Evvel Gel Sevgilim
Gönlümün içi bir virane belde
Gelip te gör sevdiğin ne halde
Onmaz derdime derman getir gel de
Ne olur bir an evvel gel sevgilim
Daraldı ufkum akşamdan sabaha
Kaybolan dertler dizildi bir daha
Söken her şafak düşürdü eyvaha
Ne olur bir an evvel gel sevgilim
Gittiğin gündür durdu tüm saatler
Bir yalan oldu beslenen ümitler
Gönül kapımda bitmedi nöbetler
Ne olur bir an evvel gel sevgilim
Gönül beklerken sanmaki hep bıkar
Sabrımın sonu selamete çıkar
Çıkıp gelmezsen halime kim bakar
Ne olur bir an evvel gel sevgilim
Engin NAMLI 20:35 19.09.2004
Engin Namlı
Bir Küçük Yangın Ateşi
Aşkımız dağlar kadar büyüktü yar:
Bir küçük yangın ateşi kül etti
Kararan sevgi artık kime yarar
Bir küçük yangın ateşi kül etti
Gönlümde nice kor şimşekler çaktı
Her düştüğünde beni göz göz yaktı
Dereler gibi ne alevler aktı
Bir küçük yangın ateşi kül etti
Asi bir rüzgar ile çabuklaştı,
Alel acele kıvamını aştı,
Dağlardan Nemrut bundan da yavaştı.
Bir küçük yangın ateşi kül etti
Keyfiyle söner, volkanlar ne yazık,
Derin izliymiş, bu püsküllü yanık,
Tütsün dumanlar ardımızdan artık...
Bir küçük yangın ateşi kül etti.
ENGİN NAMLI 12:36 18.09.2004
Engin Namlı
Çekemeyenler
Nerden nereye geldik ey sevdiğim
Bir dert, seninle yanyana geldiğim
Merhabasına yeminler ettiğim
Çekemeyenler her gün kalp kırıyor
Her an peşimden gelir, sanki korkum
Bir kaçak gibi senden kaçıyorum
Bilmezsin içler acısı durumum
Her gün hasretin bir derde sürüyor
Sensiz çıkarken sevda yokuşunu:
Duyarım bana ağıt yakışını
Yakalarken bir mahzun bakışını
Nemli gözlerin hep ele veriyor
Meçhulden getir beni gönül atım
Yoruldum artık kalmadı takatım
Baharında gül gibiydi bu bahtım
Şimdi yaz görmez, hazana eriyor
Göz göre göre çekilen bir kahrın;
Neşesi gelmez ne bu gün ne yarın.
Her sabah akşam çöküyor efkârın
Yokluğun her gün kalbimi yoruyor
Artık mazide kalan hasretinle:
Rüyalara eş yaşamak seninle.
Her gün içime vuran eleminle,
Gamlı yüreğim sevinci arıyor
Engin NAMLI 17:52 11.09.2004
Engin Namlı
Kumar
Hep bu son dediğin oyunda dostlar;
Tersine döner, şans verdiğin kartlar,
Elinden kaybolur pembe ümitler.
Yol yakınken hemen dönmeli dostlar
Bu işin adı şans, ya da kumarsa
Ne elde ev kalır ne de bir arsa
Bile bile ümit bağlayan varsa
Yol yakınken hemen dönmeli dostlar
Temiz ümitler bu masada kirli
Aslanı güldüren çakal sinirli
Burda kan döktürür bir maça birli
Yol yakınken hemen dönmeli dostlar
Meteliksiz halde,kalırsın yoksul
Dönüpte yüzüne bakmaz hiç bir kul
Kovalar Ankara yutar İstanbul
Yol yakınken hemen dönmeli dostlar
Alın terin kadar bereket nerde?
Ararsan bulursun bir helal yerde.
Harama kapansın kapılar serde
Yol yakınken hemen dönmeli dostlar
Tövbe edip kurtul bin ah almadan
Aç keseciklere borçlu kalmadan
Dövüne dövüne helak olmadan
Yol yakınken hemen dönmeli dostlar
Engin NAMLI 17:52 08.09.2004
Engin Namlı
Öğrenmeli Aşkı
Doyulupta bitmez denilen hazzın
Tarifini en güzel yere yazın
Okutulsun her yerde uzun uzun
Öğrenmeli aşkı şu dünya alem
İçinde keskin çizgidir kaderin
Duygudan üstün o büyük değerin
Tek tek herkese heberini verin
Öğrenmeli aşkı şu dünya alem
Gayesine ulaşmak için neler,
Neler harcanmamış ki, gerçi değer
Sevinçlerin en güzeliymiş meğer
Öğrenmeli aşkı şu dünya alem
Engin Namlı
Ayrılmaz Bu Gönül
Senin ne elinden ne ak teninden,
Ne revnaklı inci güzelliğinden,
Ne de saçlarının bir lülesinden.
Ayrılmaz bu gönül ayrılmaz senden
Aheste aheste yürüyüşünde;
O kadar güzelki görünüşünde.
Ne rüyalarımda ne de düşümde
Ayrılmaz bu gönül ayrılmaz senden
Duruşta endamın bir tay misali
Ardından söylenir bütün ahali
Buralarda yoktur derler emsali
Ayrılmaz bu gönül ayrılmaz senden
Düşümden sabaha kadar hep sevgin
Gündüzümden taşar geceme değin
Hiç aklımdan çıkmaz gülümsediğin
Ayrılmaz bu gönül ayrılmaz senden
İki avucuma sığınan elin;
Kışıma sıcaklık yazıma serin,
O kadar güzel bir o kadar narin.
Ayrılmaz bu gönül ayrılmaz senden
Tüm akan sulardan daha da paksın
Durdurma yaşamı keyfince aksın
Beni deryanda sen taşıyacaksın
Ayrılmaz bu gönül ayrılmaz senden
Engin NAMLI 12:42 04.09.2004
Engin Namlı
Geliyorum
Dağlar yol verip, varamadım yanına
Her adımda dikildi taşlar boyumca
Düşe kalka koşmak istedim ben sana
Mecalim kadar yol alabildim anca
Bekle beni gülüm sana geliyorum
Fersiz gözlerinde, çatık iki kaşın
Yıllarca terketmedi donuk bakışın
Rüyalarda bile dinmedi göz yaşın
Bekle beni gülüm sana geliyorum
Hüznünden bir meçhule saklanma sakın
Her an aklımdasın meraklanma sakın
Artık gelmez deyip ayaklanma sakın
Bekle beni gülüm sana geliyorum
Ellerine gözlerin kadar yakınım
Bunu belki de hissetemezsin canım
Herkesten farklıdır benim heyecanım
Bekle beni gülüm sana geliyorum
Engin NAMLI 13:21 28.08.2004
Engin Namlı
Ne Çehreler Gördüm
İnsanların arasında ben ne çehreler gördüm
Kimisi şekilden kimisi renkten ibaretti
Oysa kara günde ne kanayan yaralar sardım
Kimisi dünyamı saray kimisi zindan etti
Ben titredim,onlar terledi sinem sıcağında
Bir gün olsun üşütmedim hiç şevkat ocağında
Kara batmış,tipiye tutulmuş titrek elleri
Bırakmadım ayaz tutan gecenin kucağında
Kimi zaman sırtımdan vurdular yeter dedikçe
Dost görünüp yüzüme güldüler sır vermedikçe
Vicdansızlığın mühletini sonsuz uzattılar
Dünyamı kararttılar aydınlığı istedikçe
Engin NAMLI 2003
Engin Namlı
Gel Yaşayalım
Davetim sana gönül beni kırma
Aşk trenime gel,bu kez kaçırma
Seven kalbimi sevdandan ayırma
Gel yaşayalım bu ömrü birlikte
Saklar dururum aşkını sinemde
İlk sevincimde sensin ilk derdimde
Yer açtım sana gönül dairemde
Gel yaşayalım bu ömrü birlikte
Yaşatan nefes terk edinceye dek
Hayatımızla,aşk bitinceye dek
Tüm zorluklara gögsümüz gererek
Gel yaşayalım bu ömrü birlikte
engin namlı 12:43 20.06.2004
Engin Namlı
Ayrı Kaldık
İki gönülü tanıştıran şarkı
Yıllarca kalbimize yaptı yankı
Yaşayamadık nağme kokan aşkı
Bir gün barışık bir gün ayrı kaldık
Bitmedi sevgiye,aşka borcumuz
Ödedikçe arttı kat kat hıncımız
Gönül almadan kabardı suçumuz
Bir gün barışık bir gün ayrı kaldık
Gün geldi hiç yoktan darıldın bana
Zaman zamanda ben kırıldım sana
El uzatıp gelemedik yan yana
Bir gün barışık bir gün ayrı kaldık
Büyük aşkın hakkını veremedik
İncinirken farkına varamadık
Bin anıya bir aşk sığdıramadık
Bir gün barışık bir gün ayrı kaldık
Engin NAMLI 15:23 13.06.2004
Engin Namlı
Gül Açıyordun
Şafak söküyorken seni düşümde
Gül bağından bana bakarken gördüm
Dağılmıştı zülfün güller üstüne
Sanki gül dalından gül açıyordun
Gönül aydınlatan hal bırakacak
Gözlerinle öyle bakıyordun ki
Gökteki yıldızı kıskandıracak
Parlayan bir güneş gibiydi sanki
Gerçeğinde görsem seni böylece
O aşk kokan bağdan her gün geçerdim
Sen de bana baksan her gün öylece
Ben bu hayattan her gün vazgeçerdim
Engin NAMLI 12:28 22.05.2004
Engin Namlı
Hasret Kervanı
Bir kara sevdanın esiri oldum
İki gözüm zindan görür her yanı
Işıksız diyarda biçare kaldım
Kavuştur Leyla'ma hasret kervanı
Mektup,şiir,selam avutmaz beni
Gözlerim görmek istiyor kendini
Özledim ellerini,ak tenini
Kavuştur Leyla'ma hasret kervanı
Günler asır kadar uzun burada
Geçmek nedir bilmez zaman burada
Yaşadığım hayat yaman burada
Kavuştur Leyla'ma hasret kervanı
Engin NAMLI 11:44 23.04.2004
Engin Namlı
Gidiyorum İstanbul'a
Yağmurun yağışıyla gidiyorum ben İstanbul'a
Her giden yolcu gibi yükledim her şeyi bavula
Hayatın acımasızlığı düşer benimle yola
Bu gün ilk defa ayak basıyorum ben İstanbul'a
Ebedle ezelin kervanına kuruldum bir kere
İki elim bağlı götürür beni bekleyen yere
Zamanın tükettiği geçmişim ümit vere vere
Bu gün ilk defa ayak basıyorum ben İstanbul'a
İndiğimde bekleyecek mahşer misali; kalaba
Bana neleri,kimleri tanıştıracak acaba
Hangi bakışı sert olacaktır,hangi sözü kaba
Bu gün ilk defa ayak basıyorum ben İstanbul'a
Bir yabancı gibi dolaşacağım tüm caddelerde
Attığım titrek adımlarım sürünecek yerlerde
Düşe kalka yürürken kalacağım hep gerilerde
Bu gün ilk defa ayak basıyorum ben İstanbul'a
Engin NAMLI 13:09 18.04.2004
Engin Namlı
Volkan Misali
Dağları eriten volkan misali
Küçücük dünyamda kavurdun beni
Yaktığın yer sanki cehennem hali
Alevler içine savurdun beni
Bunca eziyetin gücüme gitti
Garip yüreğim bir vefa beklerken
İhtiraslı öfken banamı yetti
Barışıp sevenler sefa sürerken
Varmı böyle yangın bir aşka bedel
İlk çıkan alevle yakıldım gülüm
Küle dönmedik ne kaldı ki gönül
Kendime varmadan bitti şu ömrüm
Engin NAMLI 23:11 06.04.2004
Engin Namlı
Zavallı Bir Kulsun
Uğraşın alın teri, haksa cana
Telaş telaşı dağıtır alana
Üç günlük alem yorgundur insana
Nihayetinde zavallı bir kulsun
Derya içinde bir can pahasına
Sandal sürensin ufkun ücrasına
Meydan okumuş olsanda dalgasına
Asi rüzgara avuç açan elsin
Zaman tatlı ilaçsa kullanana
Bekleyiş önünde önderdir cana
Götürse de emeller ocağına
Yine de kadere çıkan bir yolsun
Can veren ışıksan çölde seraba
Mehtabın tavrı ne olur acaba?
Belki de yakar sarfettiği çaba
Gene de yanmayacak sen değilsin
Engin NAMLI 23:38 25.03.2004
Engin Namlı
Reyhan
Dünyalara bedel aşkı yıktık Reyhan
Şimdi efkarlı gönlümüz bin perişan
Gözlerimizden dökülen her damladan
Nehirler, deryalar doldu taştı Reyhan
Vuslata ne zamandır özlem giderdik
Sarmaş dolaş gezerken hayal ederdik
Sonunda bir başımıza kalıverdik
Artık bu sevdamız bizi aştı Reyhan
Düşünmeden verelim kararımızı
Ele kalmadan keselim aramızı
Kimler sararsa sarsın bu yaramızı
Sevgiye kirli eller bulaştı Reyhan
ENGİN NAMLI 20:53 07.02.2004
Engin Namlı
Böyle Bilmeli
Kalbin ufkundan doğarsa mutluluk
Dökülür gözden sevinç oluk oluk
Başlayacaktır en güzel yolculuk
Tüm dünya bunu hep böyle bilmeli
Nereye gitsen seninle olacak
Ummadığın an karşına çıkacak
Gördükçe gözün senden kaçmayacak
Tüm dünya bunu hep böyle bilmeli
Tüm zamanları durduracak olan
Bu sevgiyi tatmış olacak inan
Hoşnut kalacaktır ömrünce hazdan
Tüm dünya bunu hep böyle bilmeli
10:08 20.03.2004
Engin Namlı
Ayrıl Diyorsun
Esaretin olduğum aşktan ayrıl diyorsun
Ne beni dinliyor ne de bir söz ediyorsun
Gönlümdeki yerini görmeden gidiyorsun
Elveda anılara elveda aşkımıza
Kolum da kanadım da sen dediğin sevgili
Tutmadı hiç ömründe bir gün yabancı eli
Maziyi kutsayacak aşkın bu mu bedeli
Elveda anılara elveda aşkımıza
Çalınırsa kapım o titreyen ellerinle
Açılmayacak sana olsan da güllerinle
Avuttun hep yıllarca o tatlı dillerinle
Elveda anılara elveda aşkımıza
Gidiyorum acısı belirsiz sensizliğe,
Sedasından kesilmiş bir garip sessizliğe
Varmalıyım en yakın yerden kimsesizliğe
Elveda anılara elveda aşkımıza
23:05 06.03.2004
Engin Namlı
Bedel Sayarım
Bilmeden kırarsam eğer kalbini
Bu canı ölüme bedel sayarım
Olurda söylemez isen derdini
İnan hayatımdan bile cayarım
Dayanamam sulu gözlerine yar
O gözlerin bende hatırası var
Olmasın kederle dolan bir pınar
Yoksa bakışına gönül koyarım
Revnaklı simanın güzelliğine
Gıpta etmek düşer sevdiceğine
Böyle bir sevdanın biteceğine
Ölümü kendime nikah kıyarım
Gönül dairende yerim var ise
Kulak vermelisin bu hazin sese
Kalbin çok değil de biraz dinlese
Sağır dünyaya bu aşkı yayarım
Engin NAMLI 23:06 01.03.2004
Engin Namlı
Ey Gönül
Bu gün ne kadar durgunsun ey gönül
Gün akşam etti güneş uğurluyor
O tatlı hazza takılıp kalalı
Gözlerin hala bir düş ağırlıyor
Sırra kadem mi bastın bugün böyle
Aşk mıdır seni düşüren bu hale
Yaşanmış nice aşklar dursun şöyle
Gözlerin hala bir düş ağırlıyor
Asırlık bir taş misali ağırsın
Evveli duyan,şimdiye sağırsın
Yana yakıla kim nasıl çağırsın
Gözlerin hala bir düş ağırlıyor
Boy pos çakılmış durduğun o yere
Derman ummuştur kimbilir kaç kere
Yorulmuşsa da göğüs gere gere
Gözlerin hala bir düş ağırlıyor
22:48 17.02.2004
Engin Namlı
Vuslat Emelimdir
Hasretin kokusunu kesmeyin rüzgarlar
Tütsün göklerde gönlüme gelene kadar
İnmesin hiç bir yere çiğnemesin kullar
Yoluna baş koyduğum vuslat emelimdir
Çekilsin semaya seyre dalsın güneşi
Gelip geçsin bulutlar yakmasın ateşi
Yıldızlar arasında beklesin bu eşi
Yoluna baş koyduğum vuslat emelimdir
Tanın aydınlığında ufkun göbeğinde
Görsün bu gözler hep onu gözbebeğinde
Bağlanıp ta kalsın kirpiğim ilmeğinde
Yoluna baş koyduğum vuslat emelimdir
ENGİN NAMLI 10.02.2004 22:18
Engin Namlı
Bahtiyar Gördüm
Bu gün yüzünde ne çok tebessüm var
Kalbine mi indi düşündeki yar
Bakışların güneş gibi parlıyor
Dost seni ilk defa bahtiyar gördüm
Seni görenler hayretler içinde:
Donup kalmaya gayretler içinde.
Sanki sefada, servetler içinde
Dost seni ilk defa bahtiyar gördüm
Bu cihanda tüm işler tamam gibi
Sanki ulvi hazzın sensin sahibi
Gönül dünyan cennete ermiş gibi
Dost seni ilk defa bahtiyar gördüm
21:25 15.01.2004
Engin Namlı
Dostça Yaşayamaz mıyız?
Bu dünya niye dar geliyor kardeş
Birlikte dostça yaşayamaz mıyız?
Hepimizdeki aşk değilmiydi özdeş
Birlikte dostça yaşayamaz mıyız
Zaman bu kadar niye acımasız
Eller açılmaz dilimiz duasız
Neye kırgınız kimlere ahımız
Birlikte dostça yaşayamaz mıyız?
Nemiz vardı da neyi kaybettik biz
Gama neşeye ortaktık hepimiz
Şimdi ne oldu ne bizim derdimiz
Birlikte dostça yaşayamaz mıyız?
O dervişlerin ermişlerin yolu
Bizdeydi ufka açılan her kolu
Şimdi yönümüz bilmez sağı solu
Birlikte dostça yaşayamaz mıyız?
Her köşede kambur yüzler arıyoruz
Baştan aşağı tek tek tarıyoruz
Kendimizi mi hep saf sanıyoruz
Birlikte dostça yaşayamaz mıyız?
15:30 11.01.2004
Engin Namlı
Yaşadıkça Kimbilir
Bir demet gül gibi mi yar sevilir
Seveni ben nasıl anlayacağım
Tanımadan kahrı nasıl çekilir
Gerçek seveni nerde bulacağım
Aşkın değişmez kuralı belli midir
Hangi bendine tabi olacağım
Sevginin aziz olanı bendedir
Desem gönlüme kimi alacağım
Bir bakışla kim yüreğini verir
Gökteki dağları mı aşacağım
Bunca zorluğun tarifi kimdedir
Yerini nerde nasıl bulacağım
Aşk kemaline ermek mi gerekir
O tatlı düşle mi avunacağım
Garip gönlüm yaşadıkça kimbilir
Ben daha neleri tanıyacağım
22:05 07.01.2004
Engin Namlı
Ne Güzel
Güneşi uyaran şafak,sökerken
Dağ,taş,yer,gök,insan uyanır erken
Gecenin bitimi sabah ederken
Bir güne merhaba demek ne güzel
Uğraşlar boğuşur iken insanla
Alından dökülür ter bin figanla
Helal lokma için geçen zamanla
Bir güne merhaba demek ne güzel
Hayatın kışında dertlere batan
Biçare insansa serili yatan
Kendince çabalar çıkarsa o an
Ömrüne merhaba demek ne güzel
16:24 04.01.2004
Engin Namlı
Ceketten Gömleğe
Elinde tığ nakış nakış çizgiler
İle desen desen çıkar örgüler
Elvan elvan renkle bir bir sergiler
Ülkemin hamarat elli kızları
Dantelinden tüle,perdeden pike
Ceketten gömleğe dikilen yaka
Mevsim mevsim moda her çeşit marka
Beden doldurur hem kış hem yazları
İnsanı süslemiş her bir elbise
Ayrılmaz ikili olmuş herkese
Kuşaktan kuşağa her gün eskise
Yine de terk etmez bir an bizleri
19:25 28.12.2003
Engin Namlı
Kalıver Gönlümde
Bahara erdiren bir gül gibi,yar
Açıver gönlümde bir ömür boyu
Dalların ruhumu sarana kadar
Kalıver gönlümde bir ömür boyu
Beyaz beyaz açan ey narin çiçek;
Sığın avucuma soluncaya dek
Bu dünya döndükçe kokun tütecek
Tütüver gönlümde bir ömür boyu
İçten fethettiğin zaten bir gerçek
Yoksam varlığını kim farkedecek
Nasılsa seninle hayat bitecek
Kalıver gönlümde bir ömür boyu
22:02 24.12.2003
Engin Namlı
Aşıklar Köprüsü
Ardımızdan yalvardı bütün ahali
O kadar dil döktüler fakat boşuna
Ellerimiz bağlı bir mahkum misali
Götürdüler bir tahta yolun başına
Hatırı sayılanlar girdi araya
Dinmeyen öfkeye bir çare arandı
Lakin tüm ümitler vurdu karaya
Sonunda onaylandı zalimin andı
Aşıklar köprüsünde vurdular bizi
Yürekler acımadı onca feryada
Bir anlayan olmadı bu sevgimizi
Suçumuz sevmekmiş şu yalan dünyada
23:10 22.12.2003
Engin Namlı
Dağlar
Ufukları yırtan ey sıra dağlar
Heybetinden korkup yılan var mıdır
Üstünden her sabah bir güneş doğar
Tependen seyrine dalan var mıdır
İhtişamla durur her bir ağacın
Semaya uzanır meşen,ardıcın
Çiçeklerle süslü düzün,yamacın
Gülünden haberi olan var mıdır
Başında beredir masmavi sema
Sende nefes bulur aldığım hava
Resminle renklenir şu koca dünya
Senin kıymetini bilen var mıdır
18:57 21.12.2003
Engin Namlı
İlk Ben Değilim ki
Gurbetin soğuk kaldırımlarına
Uzanıp yatan ilk ben değilim ki
Ayak koyduğum tüm adımlarına
Beden sürüyen ilk ben değilim ki
Yalnız kaldığım her bir köşesinde,
Sen dert çekerken herkes neşesinde,
Derim adalet bunun neresinde
Yıllarca soran ilk ben değilim ki
Hıçkıran gönlüm halimi sorarda
Bitmez derdime çareler ararda
Bir nebze olsun merhemi olurda
Lakin gam gören ilk ben değilim ki
16:20 20.12.2003
Engin Namlı
İnci Güzelim
Gecenin bittiği gün geldiğinde
Süsle zamanı o tatlı gülüşünle
Okşanırsa ruhun can değdiğinde
Yüreğini uzat inci güzelim
Hayatı sevdiren tatlı gerçeğin
Aşk olduğunu söyle o an için
İçindeki hisle tutunan gücün
O sırrını anlat inci güzelim
Haberim olmasın dikenden gülden
Ne esen yelden ne de akan selden,
Konan güvercinden öten bülbülden,
Tek aşkı hatırlat inci güzelim
23:35 03.12.2003
Engin Namlı
Gelmeyeceğim
Yolcu olduğumu bilirken meçhule
Beyhude sabrettin gülüm bile bile
Bak hasretim yüzünden düştün ne hale
Bekleme beni sana gelmeyeceğim
Bir medet umdumsa vefasız hayattan
Karşılığı hüsran oldu eşten dosttan
Zerre fayda yok sana olan umuttan
Bekleme beni sana gelmeyeceğim
Ağarmaz diyarda biçareyim gülüm
Ne dermanım var gelmeye ne de gönlüm
Sen beni görmeden yakalasın ölüm
Bekleme beni sana gelmeyeceğim
15:24 25.11.2003
Engin Namlı
Bu gün Bayram
Bu gün bayram asılmasın çehreler
Bir gün de olsa gülecek yüzümüz
Dua ile aranacak çareler
Bir gün de olsa gülecek yüzümüz
Vahdet pınarlarına dolacağız
Aktıkça bir bahtiyar olacağız
Kandığımız an meşke dalacağız
Bir gün de olsa gülecek yüzümüz
Hatırları soracak bir tutam gül
Katıla katıla coşacak gönül
Bu gün barışmak; en güzel ödül
Bir gün de olsa gülecek yüzümüz
Asık simalarda açacak güller
Suskun kalplerde çözülecek diller
Tokalaşacak bu gün küskün eller
Bir gün de olsa gülecek yüzümüz
Adım adım izler bizi melekler
Yerden göğe erişir tüm yürekler
Bugün bir bambaşka olur dilekler
Bir gün de olsa gülecek yüzümüz
Mevlaya yönelmek düşer her ferde
Bunu bilenler yıkılmaz hiç derde
Abdest alıp saf tuttuğumuz yerde
Bir gün de olsa gülecek yüzümüz
Engin Namlı
Sen Sarayında İken
Kaç gündür yıldızlarla oyalı şu mehtaplı gece
Işık cümbüşleriyle coşuyor gökteki eğlence
Neşeli günleri andırır sen aklıma gelince
Ben kaldırımlarda sen sarayında iken sevdiğim
Süresiz yalnızlığım hep sensizliği düşletiyor
Dokunduğum her zerreye o resmini işletiyor
Rüyanı bile görmeden hasretini başlatıyor
Ben kaldırımlarda sen sarayında iken sevdiğim
Gönlümde acını hissederken görünmez bir oksun
Yine içimi yakarken duyguların sen yoksun
Saran alevin aşkın da istenmedik kadar çoksun
Ben kaldırımlarda sen sarayında iken sevdiğim
Engin Namlı
Emin İnsanlar
Yabancılaşan sevgiler
İnsanı özünden etmiş
En güzel körpe duygular
Daha tadılmadan bitmiş
Gizli aşikar kalmamış
Çizili sınır aşılmış
Yanlışa kucak açılmış
İnsan doğru insan değil
Sonsuz sayılmış şu dünya
Oysa bir uykuluk rüya
Aldanılmış bu sevdaya
Gaflet sarmış insanları
Hangi emanet ehlinde
Yarı yolda yad elinde
Emin insanlar içinde
Kala kala kaçı kalmış
Engin Namlı
İki Satır
Her günün akşamı kalem elimde
İnan iki satır yazamıyorum
Bir bir dolanıyor sözler dilimde
İnan iki satır yazamıyorum
Bu hasret gerçekten bitirmiş beni
Bana çok görüyor severken seni
Kaldıramıyorum yorgun bedeni
İnan iki satır yazamıyorum
Bıraktığın izler gönlümde ne çok
Dokundukça yakar sanki kızgın ok
Kağıt kalem nemli çizgi desen yok
İnan iki satır yazamıyorum
Engin Namlı
Küskünüm
Çareler kaldırmaz düştüğüm yerden
Öyle ağırım ki dertten kederden
Solmuş bir gül gibi düştüm değerden
Küskünüm halime küskünüm dostlar
Yıllarca sönmedi hiç bir yangınım
Yandıkça yükseldi efkâr yığınım
Bir volkan ateşi gibi kızgınım
Küskünüm halime küskünüm dostlar
Sönmez mum misali eridi beden
Ateşime yardım etti her neden
Kimseler geçmedi yandığım yerden
Küskünüm halime küskünüm dostlar
Engin Namlı
Gözün Gibi
Bak ki büyüsün her çiçek
Sev ki aşkımdır diyerek
Sakla ki yar sansın yürek
Gözün gibi koru gülüm
Demet demet topla gülüm
Buram buram kokla gülüm
Esen yelden sakla gülüm
Gözün gibi koru gülüm
Varım yoğum budur deyip
Bak her gün yanına gidip
Canından bile çok sevip
Gözün gibi koru gülüm
Engin Namlı
Ben Değiştim
Tek muradım sana ermek
Ben değiştim Yüce Rabbim
Geçmişimle hesaplaştım
Ben değiştim Yüce Rabbim
Kalbimden kovdum kem nefsi
Meçhullere uçtu hepsi
Dönemez hiç bir tanesi
Ben değiştim Yüce Rabbim
Divanına kuruldum ben
Ellerim var dua eden
Ayrılamam artık senden
Ben değiştim Yüce Rabbim
Şeytan uzak şimdi benden
Neler çalmış şu ömrümden
Artık attım yüreğimden
Ben değiştim Yüce Rabbim
Nere gitsem zikirdeyim
Aklı selim fikirdeyim
Zengin kalple fakirdeyim
Ben değiştim Yüce Rabbim
Artık dünya cennet değil
El üstünde kıymet değil
Allı pullu ziynet değil
Ben değiştim Yüce Rabbim
Engin NAMLI 12:55 03.08.2003
Engin Namlı
Yangınım Hasretine
Bir merhaba sözüne
Kapıldı şu yüreğim
Ardındaki izine
Bakakaldı gözlerim
Ya unutmam gerekir
Ya da seni aramam
Belki her gün yolunda
Nöbet tutmam gerekir
Tanıdığın herkese,
Dalgalanan her sese,
Soluduğun nefese
Soruyorum hep seni
Bir köşeden çıksan, ah
Yansam da demem eyvah
Zaten her gün her sabah
Yangınım hasretine
Engin NAMLI 15:58 29.07.2003
Engin Namlı
Canım Azdavay'ım
Tarihin derinliğinde bir yerleşim yeri
Kan dökenlerin, savaşanların alın teri
Başımızın tacıdır hep ta öteden beri
Gönlümüzün efendisi canım Azdavay'ım
Kadınlarımızın başında rengarenk fesi
Baştan aşağı göz kamaştırır elbisesi
Giyimde kuşamda bende varım ifadesi
Süsümüzün efendisi canım Azdavay'ım
Tarlalarda, bağlarda alınterin, emeğin
Damaklarda izlidir hep ıslama ekmeğin
Tadı ile kokusu başkadır kül çöreğin
Aşımızın efendisi canım Azdavay'ım
Bütün çevresi elvan çiçekleriyle dolmuş
Yemyeşil doğa sanki tümüyle esir almış
Tüm canlara yıllarca hazansız bahar olmuş
Gülümüzün efendisi canım Azdavay'ım
Ta atasından beri söyler hep güzel sözü
Tatlı şivesi yürektendir değişmez özü
Kalbi temizdir.Harama dönüp bakmaz gözü
Özümüzün efendisi canım Azdavay'ım
Mütevazi bir yaşamı seçmiş dünyasına
Haram koymamış hiç, ekmeğinin mayasına
Sınır çizmemiş, buyurmuş gönül sahasına
Sevgimizin efendisi canım Azdavay'ım
Oyunlar içinde çiftetelli bir başkadır
Duygularda çırpınan kanatlar hep aşkadır
Vahdet pınarlarına akan aşk bambaşkadır
Sazımızın efendisi canım Azdavay'ım
Şaka, sohbet koyudur, eğlencenin renginde
Kuşaktan kuşağa değişmemiş, ahenginde
Genç, ihtiyar halay çeker, aranmaz denginde
Sözümüzün efendisi canım Azdavay'ım
Toprağı değerli madenler ile yüklüdür
Çıkarılmaz ki bir şeyler bir şeye eklidir
Meçhul aleme kalan sırlar gibi saklıdır
Arzumuzun efendisi canım Azdavay'ım
Çağ eskitmiş medil, ilgarini mağarası
Ne ceylanlar görmüş akçasu, sula yaylası
Görkemli kanyonu bir tabiat harikası
Doğamızın efendisi canım Azdavay'ım
Engin NAMLI 22:22 21.12.2002
Engin Namlı
Uyan Yarim
Bu gün için gel dedin bana
Diyeceklerim vardı sana
Bak güllerle geldim kapına
Kaygım artıyor uyan yarim
Duyuyor isen beni eğer
Kimdir o desen bile yeter
Dönerse dilin sesleniver
Kaygım artıyor uyan yarim
Mecalin mi yok? Yorgun musun?
Ele ayağa dargın mısın?
Can verenlere kırgın mısın?
Kaygım artıyor uyan yarim
Yolum çok uzak çilingire
Burdan üç günlük yol şehire
Gelmiyor aklıma bir çare
Kaygım artıyor uyan yarim
Adım çıkmıştır bir deliye
Zaten baş koydum bu sevgiye
İmkansız dönemem geriye
Kaygım artıyor uyan yarim
Engin NAMLI 17:54 27.07.2003
Engin Namlı
Ne İzim Bulunsun Ne Sesim Duyulsun
Götür uzaklara beni hasret treni
Ne izim bulunsun ne de sesim duyulsun
Gittiğim yerde dağlar karşılasın beni
Ne izim bulunsun ne de sesim duyulsun
Güneş ister sabah doğsun ister zamansız
Ne fark eder hayat bana zaten amansız
Başbaşa kaldığım yerler olsun insansız
Ne izim bulunsun ne de sesim duyulsun
Sıra sıra mevsimlerin geçişi dursun
Ne kışlar ne de baharlar halimi sorsun
Hicran, vuslatı hazan yaprağına sarsın
Ne izim bulunsun ne de sesim duyulsun
Hazinle doldurdum dert küpümü genç yaşta
O mazimi anarım daldığım her düşte
Bir buruk aşkın ardından yıkıldım işte
Ne izim bulunsun ne de sesim duyulsun
Yağsada yağmurlar yıkayamaz derdimi
Tertemiz yüreğim katrana dönmüş sanki
Söndü ışıklar nurlu dünyamda inan ki
Ne izim bulunsun ne de sesim duyulsun
Engin NAMLI 20:12 10.05.2003
Engin Namlı
Dünya Buymuş
Taş yığınlarında güya hayat yaşanırmış
Bazen komşu komşunun kapısını çalmazmış
Kibrin muhabbeti kovduğu o mekanlarda
Kimseler kimselerden selam bile almazmış
Ulvi duygunun sırrını şimdi anlıyorum
Kimlerin yüreğinde sefalar sürdüğünü
Sabrın aziz olduğunu şimdi anlıyorum
Kimlerin yüreğinin murada erdiğini
Gelenin gideni arattığı dünya buymuş
Eğrilerin doğrularla bir farkı kalmamış
Paranın onuru yok sattığı dünya buymuş
İnsafsızlığın sınırları hiç çizilmemiş
Benimle doğan insanlara alışamadım
Ben eskimeden eskileri hep özler oldum
Yalan dünyada kalanlara alışamadım
Şu geç yaşımda kara toprağı gözler oldum
23:57 08.01.2003
Engin Namlı
Yağmasını mı Bekliyorsun?
Sevdiğim ne zaman akacak gönül pınarın
Aşkın ile yeşeren sinemin yaylasına
Yağmasını mı bekliyorsun yağmurun, karın
Susadı yüreğim muhtaçım her damlasına
Pınarın ile dolsun damarım kan yerine
Yıkılırım, duygun akarsa başka birine
Sığ yerde dolaş benim için, inme derine
Gel beraber kapılalım aşkın dalgasına
Sen bir ümit ver, ben sana bin kere kurbanım
Yıkılmaz korkma aşkını taşır gönül kervanım
Her zaman ulaşır gideceğin yere canım
Gönlünü artık bağla köşkümün halkasına
Bu sefer zaman isteme ne olur yar benden
Hayalinle nöbet tuttum vazgeçmem sevginden
Ben akrep sen yelkovan, koştum her gün peşinden
Duralım artık bu aşkın sonsuz molasına
Engin NAMLI 23:23 16.05.2003
Engin Namlı
Kimler Karışmadı ki
Çağlarım dereler gibi hasretinle
Uzaklardan gönlüme sevdan aktıkça
Ağlarım her gün gam yüklü kasvetinle
Buluştuğumuz yerlere hep baktıkça
Ne sana öfkem ne de o sevdamıza
Kimler karışmadı ki hayatımıza
Her türlü dert yazılmıştı adımıza
Yorgun düşüyorum kafama taktıkça
Hep uzaklardaydı beklediğim haber
Ümitlendikçe daha var dedi kader
Senin yokluğunda neler çektim neler
Ağladım, hasretin bağrımı yaktıkça
Engin NAMLI 18:22 23.04.2003
Engin Namlı
Ayakta Duramıyorum
Bu gün gönlüm sarhoş, ayakta duramıyorum
Düzler yokuş olmuş kendime varamıyorum
Sanki ecelin bestesini söyler gibiyim
Yaşama döndüren saati kuramıyorum
Gönül gözlerimle göremiyorum önümü
Ufuklar kararmış, bulamıyorum yönümü
Mecalsiz yüreğimde cepheler kurulmuş
Belki de ilk defa yaşıyorum son günümü
Getirin bana şifalı kudret helvasını
Getirin ötelerin mis kokan havasını
Fırtınalar kopuyor, can evim yıkılıyor
Getirin tabiplerden bu derdin devasını
Sizden gencim derdim, şu asırlık meşelere
Doymazdım hiç, elveda dediğim neşelere
Her gün katıla katıla gülüp eğlenirdim
Ne oldu da hemen düştüm baş köşelere
Engin NAMLI 23:43 11.03.2003
Engin Namlı
Aynı Yerde Durduk
Birbirimizi hiç tanımaz selam vermez olduk
Kara günde gönülden el uzatmayı çok gördük
Hep kendimizi beğendik her şeyleri çok bildik
Günü günle kurtardık yarınları şansa verdik
Parası bol kafa dengimizle muhabbet kurduk
Geçmişimizi unutup zevki sefaya daldık
Yokluk içinde eşimiz dostumuz kıvranırken
Arabaları katları ikişer üçer aldık
Mazlumu, düşkünü hor gördük hep tepeden baktık
Bir nefis bir vesvese uğruna ne canlar yaktık
Sahipsizliğin güllerine yan gözlerle baktık
Gariplere yüklendik, asiye ses çıkarmadık
Saltanat dedik taht dedik koltuğuna oturduk
Görevden önce, olur olmazlara kafa yorduk
Bazen yanlışın yerine doğrudan hesap sorduk
Bir adım öte gidemedik aynı yerde durduk
Düğünde dernekte bir tutam hediyemiz vardı
Takılan şey kalpte gizli gerdanda aşikardı
Herkesce kabul görmüş değerli sevdamız, 'yar'dı
İçimizde artık ne sevgi ne insanlık kaldı
ENGİN NAMLI 01:16 02.01.2003
Engin Namlı
Bir Tanem
ortada bir sebep yokken terk ettin
neden bırakıp ta gittin bir tanem
bana aşkın yolunu sen öğrettin
neden bırakıp ta gittin bir tanem
bir penceremiz vardı aşka bakan
ikimiz idik perdesini takan
tülünde sevdamız oyalı iken
neden bırakıp ta gittin bir tanem
aşkını bebek gibi eylemiştim
avutup hep gönlümde beslemiştim
büyüyüp te sevmeni beklemiştim
neden bırakıp ta gittin bir tanem
sevdanın esiri bir köle idim
tutuklun olmayı Hak'tan diledim
sana vurgun isem ağlat mı dedim
neden bırakıp ta gittin bir tanem
beni yaşatacak tek umudumdun
pınarından içtiğim bir yudumdun
çiçekleri açan, bahar yurdumdun
neden bırakıp ta gittin bir tanem
engin namlı 22:51 07.04.2003
Engin Namlı
Hayat Nuru Gözlerim
iki zeytin tanesi kadar kapladığın yer bedende
şu koskoca aleme yol gösteren komut sende
doğarsın istedin her an iki kirpik arasından
sönmeyen güneşsin can taşıyan gönüllerde
her sabah uyardım seni nurlu köşkünden
iki elimle okşayıp çocuk gibi sevdim hep
her sabah çeşmede su ile yıkadım seni
yıllar yılı aynalarda ışığınla, saçımı taradım
hayatımdaki iyiyi kötüyü gördüm sayende
soframdaki nimetleri ayırt ettim sayende
ellerim aramadan buldu her şeyi sayende
yıllar yılı tozdan dumandan sakındım seni
kainatın bütün olaylarını bire bir gördün
nice nefisler uğrunda örselendin durdun
dayanamadığın yerde kirpikleri üstüne ördün
yıllar yılı bakıp ta süzmediğin ne kaldı ki
kimi zaman ağlattılar dert keder ile
kimi zaman çağlattılar yaşla dolan pınar ile
kimi zaman dağlattılar kızgın demir ile
yıllar yılı gözyaşı olup aktın nice gönüllere
hangi hicranı hangi vuslatı tatmadın ki
öfkeden acıdan neleri birbirine katmadın ki
nicelerini kaşının üstünden atmadın ki
yıllar yılı sana yumruk atanların şahidi oldun
kuşaktan kuşağa hangi bakışın ile kalp çalmadın k
bir mecnun gibi tutulup ta içine dalmadın ki
bir ömür boyu aşk ile yanıp kalmadın ki
yıllar yılı sımsıcak duyguları ışınlayan sen oldun
bazen seni koruyamadık; zararlı ışık saçanlardan,
nedeni belirsiz müptelası olup alkol içenlerden,
cenk meydanında atılan ok ile içinden geçenlerden.
yıllar yılı nicelerine perdesi gündüzde kapalı dünya oldun
engin namlı 00:32 23.05.2003
Engin Namlı
Bir Veda
Bir vedanın ardından biçare, sabır yumağına sarıldım
Teselli tığı ile örgüsünü ördüğüm kara desen oldum
Evire çevire dönüp dolaştım enden boya sürüldüm
Biten örgüyü her giydiğimde üstünde terleyen ben oldum
Çaba harcanıp görülen her işte olanları unutmayı özledim
Kahkaha ile güldüğüm günleri her zaman nadasa bıraktım
Ertelediğim her tebessümü gülmeyen yüzüme sözledim
Başıma dikilen güneşin sıcağında hep hüzünleri yaktım
Kervanımla umarsız kaldığım yollarda molam bitmedi
Varacağım yerlerde ümitli ufuklara izler süremedim
Her kararan gecede sabah yıldızları sabah etmedi
Varacağım yerlerde beni bekleyen muradımı göremedim
Şevkat titreyen ayaz sabahları kucağımda karşıladım
Bir sıcak sobanın yanında olmayı ne kadar isterdim
Çakıldığım yerde buz kesen soğuğu ağaçlara aşıladım
Gagası donmuş kuşlar misali sıcaklara nasıl küserdim
Her gece yarısı sinemi basan hafakanların terleyeni benim
Uyansamda uyanmasamda yine kara basanların kölesiyim
Şaşkın şakın gezip dolaşan sırdaş bulamayan bir garibim
Kuşkulu bakışların altında tarlasına çile ekenin böylesiyim
Engin NAMLI 22:33 18.05.2003
Engin Namlı
Öyle Zor ki
Gerçek bir seveni hemen bulamazsın
İnmeyince kalbine anlayamazsın
Bir bakışla kalbi çaldım sanma sakın
Gönülden seveni bulmak öyle zor ki
Kaptırdın mı kalbi geri alamazsın
İstenmeyen yerde bir gün kalamazsın
Seni sevmeyene seven olamazsın
Gönülden seveni bulmak öyle zor ki
Yalansa söylenen her tatlı kelime
O anda çıldırır dönersin deliye
Ne aşklardan kimler gitmedi ölüme
Gönülden seveni bulmak öyle zor ki
Engin NAMLI 23:51 26.05.2003
Engin Namlı
Saatlerce
Gözlerim düştü endamın üstüne
Çeker film gibi yolda saatlerce
Meramım kalpte sayıklar hep seni
Çırpınır sözler dilde saatlerce
Kalbimden sana coşar sevgilerim
Akıpta gider temiz duygularım
Lakin varmaya engel kaygılarım
Gönlümün derdi elde saatlerce
Bekletme beni papatya çiçeği
Bitmez hayale arala gerçeği
Sevdalanan şu yaralı yüreği
Ümitsiz koyma yolda saatlerce
Engin NAMLI 13.07.2003 21:23
Engin Namlı
Gidiyorum
ceketimi attım sırtıma
gidiyorum dostlar buralardan
dönüp te bakmadan ardıma
gidiyorum dostlar buralardan
her yanımda ezilmişlik
ufkuma doğru yürüyorum
beni kahreden yıkılmışlık
onuda yanımda götürüyorum
biçare, mahzun yüreğimi
hazin duygularım dişlerken
temiz zamana kaçıyorum
geçitleri, ayaklarım işlerken
yokuşlara bir bir çıkarken
akan sulara bent oluyorum
habire bana doğru akarken
kendimi akıntıda buluyorum
mazime güle güle deyip
gurup vakti uğurlamak istiyorum
sabır taşını bağrıma basıp
artık kendimi ağırlamak istiyorum
15:18 14.06.2003
Engin Namlı
Kırmızı Gül
Bir akşam şöyle uzandım hayallere daldım
Çarsı çarsı dolaştım bir kırmızı gül aldım
Damıttım gönlümde yarin ellerine çaldım
Hazdan bir hal oldu içim gönül kervanında
Sabaha dek dalgalandı üfledigim teller
İki elimde dondu kınaladığım eller
Yorgun düştü iltifatlarım lal oldu diller
Hazdan bir hal oldu içim gönül kervanında
Gün doğana kadar ısındı kanım,kanında
Sanki yüreğim nefes buldu tatlı canında
Bu kadar mutlu olmadım kimsenin yanında
Hazdan bir hal oldu içim gönül kervanında
ENGİN NAMLI
Engin Namlı
sana demedim mi?
Yol arabaların, kaldırımlar insanların
Sana demedim mi can alır hepsi bunların?
Başlangıcıdır diye hep hüzünlü sonların
Sana demedim mi can alır hepsi bunların?
Ne büyük sözü dinledin ne de küçük sözü
Sonunda gözümüz yaşlı bıraktın ya bizi
Bir elveda demeden terk ettin gemimizi
Sana demedim mi can alır hepsi bunların?
Bir yürüyüşe çıksak kaybederdin kendini
Oyun sahası zannederdin yol şeridini
Hayatınla ödedin ilk ve son bedelini
Sana demedim mi can alır hepsi bunların?
Birisi büyükçeydi ikisi daha küçük
Yanaklarına konduramadın bir öpücük
Vedasız bıraktın ardında bir eş üç çocuk
Sana demedim mi can alır hepsi bunların?
Engin NAMLI 19: 27 23.04.2003
Engin Namlı
gizemli yerden
kanatlandım bulutların fevkine bu gece
gönül dünyam ile gezdim semayı keyfimce
yıldızlarla tokalaştım ay ile tanıştım
mehtap tüten gecede nur nehrine karıştım
yürüdüm amber kokulu mabet çarşısına
oturdum ilim sunan agahlar karşısına
derin mana yüklü döndüm o gizemli yerden
eski dünyamın ufukları ağardı birden
engin namlı 22: 16 09.04.2003
Engin Namlı
Sabret Sevgilim
Sılaya kar yağdı, yola çıkma gülüm
Vuslat göründü artık sabret sevgilim
Yumak yumak karları topla gülüm sen
Hasreti avucunda ezip erit sen
Aban beyaz örtüye resimlensin ten
Ümitle vuslatını tahayyül et sen
Sen her lahza sema ile ol bir bütün
Gamzene dolan akları seyret gülüm
Yoldaşı ol lapa lapa yağan karın
Geceden sonra semalarda güt yarim
Yel uğultusuna kapıl sende her an
Düş cümbüşüyle melalini avut sen
Tül buğulu camda zikzakla raksetsin
Sehere dek, dalga dalga üflet gülüm
Tan yerine çakılsın o bakışların
Yüreğindeki hafakanı at gülüm
Engin NAMLI 22: 27 23.02.2003
Engin Namlı
Gizemli Bir Sevda
Gizemli bir sevda sana duyduğum
Çözemedim yıllar asırı gördü
Mana yüklü bakışa hep esirim
Kirpikler usandı, gözleri ördü
Uykular eskidi bir rüya için
Bin hayale kapıldım bir aşk için
Eridim musallat bir sevda için
Bitmedi gönlümde bu aşkın derdi
Kaçıncı düşte baksam halimize
Dönmez devran gittiği yerden bize
Uçmayan şahin kondu kalbimize
Felek kanatsız aşkı bize verdi
Artık uzak ikimize kavuşmak
Başka bahara el ele tutuşmak
Tek çaremiz bu ellerden savuşmak
Tut elimden, ayrılık halı serdi
23: 23 29.01.2003
Engin Namlı
UFKUN ÖTESİNE
Bir ufkun ötesine yol aldın elveda demeden
Umutları yükledin sırtına dilek dilemeden
Hazin duygularla gittin ardına bakmadan
Acılara meydan okudun hiç birini takmadan
Sendeleyerek derdini taşlı yollara yükledin
Bitkin gönlünde yorgunluğuna, rahatı bekledin
Toz toprak içinde geceyi sürüdün sabaha dek
Mahzun gönlüne yığıldı haşin dertler öbek öbek
Efkar tutan sinende gecelerce hep yalnız kaldın
Her dağın tepesinde kurtların cümbüşüne daldın
Parçalara böldün zaman dilimlerini durmadan
Geleceğine ter döktün hep, geçmişini yormadan
Sabır teselli ile devirdi de gam kervanını
Aklından olmadın ama yaktın gönül erkanını
Sarıldın hep efkarlandıkça musallat feryadına
El salladın ardından, eremediğin muradına
Bir tutam gül için yemin ettin, bahara ermeden
Ahınla vurdun tüm yaprağını hazanı görmeden
Yaşamadığın kalmadı çaresizliğin ellerinde
Geçti garip ömrün dağlı taşlı gurbet yollarında
ENGİN NAMLI 23: 46 03.02.2003
Engin Namlı
karşıla beni
Sabahın seherinde güneşin doğuşuyla
Kalbinde yanan ışıklarla karşıla beni
Ufukların koynundan usulca ay çıkarken
Akşam kapıda çiçeklerle karşıla beni
Her zaman aynı saatlerde yollarıma bak
Aşk kolyeni gerdanına değil gönlüne tak
Evin önünden ben geçerken lambaları yak
Pencerede gülücüklerle karşıla beni
Gönlümde sevdası hiç kurumayan pınar ol
Yağışı bitmeyen tutku yağmurlarıyla dol
Gümbür gümbür yağ da, ıslansın sana giden yol
Kalbinden çakan şimşeklerle karşıla beni
Herkesin dilinde sanki yer etmiş bu sevda
Aşk ötesinde sonsuz hazla biter bu rüya
Tak duvağı, giy gelinliği geliyorum sana
Parmaklarında yüzüklerle karşıla beni
ENGİN NAMLI 22: 06 09.01.2003
Engin Namlı
Kadınlarımız
Hayatın yükünü yıllarca sırtında taşır
Menziline çileyle yürür kadınlarımız
Zahmetin kucağında alın teriyle yoğrulur
Mağdur haline hep üzülür kadınlarımız
Etrafında yardımcıdır, pervane gibidir
Ölüme dek kırılmaz evin bel kemiğidir
Yorulmaz, hiç of demez; ne istersen getirir
Zahmet yaylasının gülüdür kadınlarımız
Köyde tarlada, kentte fabrikada çalışır
Hayatın zorluğuna gün geçtikçe alı -
Şiirlerim-Engin NAMLI
Dönmeyeceksin Gibi
Daha dün gibi gidişin,hafızamda durur
Nasıl ayrılıktı göz göze baka kalmıştık
Hâlâ o gündür bu hasret sinelere vurur
İçinden çıkarılmaz bir hicrana dalmıştık
Açılan pencerelerde,insanlık seyirde
Seslendiler bu nasıl aşk diye bu devirde
Katreler doldu taştı o küçücük şehirde
Kendimizi herkesin ortasında bulmuştuk
Dönmeyeceksin gibi helalleştik ikimiz
Hüznünden ruhlara gizlendi mahzun sevgimiz
Yıllarca anlatıldı kuldan kula halimiz
Bütün dünyaya hem ders hem ibretlik olmuştuk
Ayaklanan tren yolcuyken düştük peşine
Adım adım savrulduk üç dört rayın dişine
Hangi hicran böyle savaş açmıştı eşine
Leyla mecnun misali dünyaya nam salmıştık
Engin NAMLI 15:43 26.07.2008
Engin Namlı
Gözyaşı Değil mi
Vakitli vakitsiz,iner gözlerden
Nice dünyaları tarumar eder
Etkilenir acı tatlı sözlerden
Her demde her kul bu bedeli öder
Yalan dünya doğdu doğalı hep var
Hicran kabullendi vuslatsa kovar
Kimi bir yol bulur başından savar
Yaş döktürmek için göze kin güder
Sevdaya düşene bile acımaz
Boşalır gözlerden kimse tutamaz
Belli belirsizce akar kurumaz
Dur durak bilmeden sel olur gider
Mecnun'a Kerem'e dostça göründü
Göz içlerine hep yaşla büründü
Ezelden kirpikte yüzde süründü
Gözyaşı değil mi her hali keder
Azda olsa neşe, fazlası keder
Ağrıya sızıya hep eşlik eder
Döküldüğü yerin sonu hep heder
İnsan ağlatırken derdin var mı der
Engin NAMLI 21:31 16.07.2008
Engin Namlı
Hayatın Akışı
Hayatın akışı her yöne doğru
Durmadan akıyor akıl almıyor
Herkesin sorduğu her meçhul soru
Kulların zihninde cevap bulmuyor
Başıboş yolcuyken bütün zamanlar
Kadir kıymetini hangi kul anlar
Hayatı sırtında taşıyan canlar
Ne aza ne çoğa tatmin olmuyor
Her yanını saran telaş yumağı
İçinden çıkılmaz örümcek ağı,
Sallanır durur da dert salıncağı.
Merhem olmak nedir kimse bilmiyor
Dünya farklı farklı derttir her yaşa
Kimine gam düşer kimine neşe
En narin toprağa en çetin taşa
Diyet borcumuz var naza gelmiyor
Engin NAMLI 15:12 12.07.2008
Engin Namlı
Candan Bağlanıyorum
İki sevgi bir aşkta, maziyi bölüşürken
Varlığınla avunup gülüp eğleniyorum
Düşte hayelde bile,neşeyle gülüşürken
Günbegün yüreğine candan bağlanıyorum
Yar, aşkınla uyanır yar aşkıyla yatarım
Çalınacaksın gibi hiç bırakmam tutarım
Zihnimde canlandırsam aşka düğüm atarım
Günbegün yüreğine candan bağlanıyorum
Cansimidimsin her an gönlümün deryasında
Hiç kimseler sanmasın düşünde,hülyasında
Aşkım bir muammadır sevgimin mayasında
Günbegün yüreğine candan bağlanıyorum
Sen bana bahşedilen en tatlı hediyesin
Ömrümce tek isteğim seviyorum diyesin
El ulvi hislerimi ben andıkça duyasın
Günbegün yüreğine candan bağlanıyorum
Engin NAMLI 15:53 07.06.2008
Engin Namlı
Bu Güzel Ülke
Nice asırlara yurt vadedilen
Çekilmiş mihnettir bu güzel ülke
Bağımsız Türkiye umut edilen
Biçilmiş cennettir bu güzel ülke
Bayrağında yıldız hilal içinde
Bembeyaz renkleri bir al içinde
Dalgalandıkça hoş bir hal içinde
Yükselen şöhrettir bu güzel ülke
Bunca cefa,elem bunca kan niçin
Bağımsız bir vatan bir toprak için
Yanmış canevleri hep için için
Çileli millettir bu güzel ülke
Şerife bacıyla,mehmetçik ile
Herkes vatan için vermiş el ele
Deryaları aşmış çekilen çile
Düşmana külfettir bu güzel ülke
Kuru ekmeğine soğan bulduysa
Aşını ıslatan bir yudum suysa
Bunca yokluk ile millet olduysa
Asil bir devlettir bu güzel ülke
Al kanlar içinde askeri şehit
Buna melekler de her daim şahit
Onlar ki vatanı için mücahit
Ödenmez diyettir bu güzel ülke
Nicesinin her gün gözleri nemli
Baba şehit ise anne matemli
Hepsine sorsak der! vatan önemli
Bulunmaz nimettir bu güzel ülke
ENGİN NAMLI 22:51 20.02.2005
Engin Namlı
Katlanmam Sensiz
Uykulara seni,rüya eyledim
Gözlerim kapanır,uyanmam sensiz
Sayıklarım diye, sana söyledim
İnan bu hayata, katlanmam sensiz
Düşler resimlenir, telli duvaklı
Aşk sinemde nasır tutsa da, haklı
Sana has hislerim, içimde saklı
İnan bu hayata katlanmam sensiz
Aşkımız vuslata sitem ediyor
Günden güne sana hasret gidiyor
Gönül hesabını sabrım ödüyor
İnan bu hayata katlanmam sensiz
Her daim yeter ki hafızamdan geç
İster suratını as ister ol güleç
Kalpte beklenişin en tatlı süreç
İnan bu hayata katlanmam sensiz
Engin NAMLI 00:32 18.06.2008
Engin Namlı
Derin Kuşkulusun
Derin kuşkulusun sanki aşkıma
Kalbimi sınaman bir gün bitmiyor
Sevginden ne düşer bilmem hakkıma
Beni çıkmazların mutlu etmiyor
Nazlı kasvetinle düşürdün bitap
Sevin sevilin der en kutsal kitap
Her satırında hep kalplere hitap
Sana anlatmaya çabam yetmiyor
Hayat tarzım belli duruşum vakur
Ben böyleyim gülüm hiç yapamam kur
Yoksa gönlüm bana fermanlar okur
Başka başka haller akla yatmıyor
Tamam,Canıma can kanıma kansın
Seni sevmiyorsam canevim yansın
Dualarım sana bol olsun şansın
Nazire yapamam, bana gitmiyor
Engin NAMLI 00:20 26.05.2008
Engin Namlı
Ellerin Nerde
Dolandım dünyayı şehir,kasaba
Her yer sensizlikti her yer kalaba
Ne kervan buldum ne de bir araba
Sana gidemedim yolların nerde
Bağla yetinmedim gezdim çölleri
Dur durak demeden bütün elleri
Derlediğim kadar beyaz gülleri
Sana veremedim ellerin nerde
Aşkı taşıyarak geçen devirde
Sayfalar doludur bir bak çevir de
Bir gün sıhhatliydim bir gün revirde
Geçmiş olsun diyen dillerin nerde
İçimde heyecan öyle durgundu
Aşkına sitemli sana kırgındı
Yıllar yılı her gün yorgun argındı
Sor bakalım bana yılların nerde
Her düşte; gözlerin hep revnak halli,
Tan yaylası gibi yanaklar allı,
Ağuşum bekledi hep selvi dallı,
Sımsıkı saracak kolların nerde
Engin NAMLI 22:18 28.02.2008
Engin Namlı
Özlemin Geçerken
Özlemin geçerken gönül aklımdan
Sirenle uyanır adeta kalbim
Bir şeyim bırakmaz gizli saklımdan
Öylece kalırım çoktur sebebim
Göz kapağıma yaşlar baskı yapar
Kirpiklerim bend olur apar topar
Azı kalanda çoğunu ten kapar
Irmak ırmak akan göze sahibim
Ayda yılda bir tadım içli sızı
Bulur ansızın ben gibi yalnızı
Farketmez benim için çoğu azı
Sen varsan içimde zora talibim
Hislerim karışır sevgi selime
Ne yapsam da bir şey geçmez elime
Katreler inerken kirpik telime
Halsiz yığılırım gelmez tabibim
Hayelden gerçeğe dönene kadar
Yüreğim en ulvi hisleri tadar
Vuslat uğruna ne adaklar adar
Yüce Hakk’tan bitmez vuslat talebim
Engin NAMLI 00:36 27.04.2008
Engin Namlı
Bir Sandalım Gülüm
Derya içinde bir sandalım gülüm
Battı batacak benim ile aşkın
Vuslat görmeden yakalarsa ölüm
Taşıyamadı aşkı deme sakın
Yönler kapalı ufuklar karanlık
Fani alemden ayrılmamsa anlık
Hangi ufukta bilmem ki aydınlık
Bakar dururum sensiz şaşkın şaşkın
Hayata küskün aşkımla barışık
Naçar haldeyim hislerim karışık
Sensiz dünyanın çehresi kırışık
Kaç zaman yokum yokluğundur farkın
Elim basılı efkâr düğmesine
Dalmışım aya,yıldız kümesine
Mecnun hallerin bana gelmesine
An be an kaldı düşmeleri yakın
Engin NAMLI 22:35 04.05.2008
Engin Namlı
Aşk Kervanı
Sevgi elinden gelir aşk kervanı
En tatlı duyguları taşır bize
Allı pullu renklidir her bir yanı
Revnak revnak nur verir bakan göze
Aşkın duraklarından aşık biner
Gönlünce ya devam der ya da iner
Ümitler böyle başlar böyle söner
Ya bahara kalınır yada güze
Sevdanın seyranında bitmez telaş
Fırtınalar kopar da doğmaz güneş
Olmaz kalkanın ne eş ne de ateş
Neler çıkar karşına geze,geze
Seven gönül yüklenir ulvi hazla
Aşkından taviz vermez bir an asla
Ölümüne kalsa da ramak kala
İş işten geçmiştir ne hacet söze
Can cananı bulunca biter özlem
Artık raflara kalkar kağıt,kalem
Kalplere yıkılsa da dünya alem
Kimin umrunda, hicran gelmiş dize
Engin NAMLI 20:16 16.05.2008
Engin Namlı
Yalnızım
Kara bulutlar ayrılmaz tepemden
Her günüm mutsuz her günüm umutsuz
Derbeder halim kalkmaz kanepemden
Her günüm mutsuz her günüm umutsuz
Anlatamam ki o kadar yalnızım
Efkar yazılmış sanki alın yazım
Eyleşir benle can evimde sızım
Her günüm mutsuz her günüm umutsuz
Güneşi bile geçirmez çamlardan
Mahzun gözlerle bakarım camlardan
Kuşlar uçuşur çatısız damlardan
Her günüm mutsuz her günüm umutsuz
Bir an havamı terketmez bunaltı
Gözüm uykusuz,halka halka altı
İbreler durmuş, akşam sabah altı
Her günüm mutsuz her günüm umutsuz
Engin NAMLI 00:03 06.04.2008
Engin Namlı
Yıkıl Karşımdan
Yıkıl karşımdan,gözümden ırak ol
Haddi hesabı yok sana küsenin
Küstahlık dahil,ne varsa sende bol
Bütün dünyaya zararın var senin
Her suçta adın,anılıyor senin
Kem sahibisin,boşalmaz kesenin
Sende sevgisi,olmaz mı kimsenin
Bütün dünyaya zararın var senin
Eksik olmayan, başının belası
Çaresiz ruhun onulmaz kölesi
Gaddar tutumun sendeki dik âlâsı
Bütün dünyaya zararın var senin
Ne başkasına ne bana ol yakın
Korku üşüşür senden akın akın
Bir gün de olsun terbiyeni takın
Bütün dünyaya zararın var senin
Engin NAMLI 17:45 26.03.2008
Engin Namlı
İnsanlığın Tahtı
İnsanlığın tahtı yıkılmak üzre
Gün gün eriyoruz göz göre göre
Dertler hatsafhada yardımlar zerre
El uzatılmalı,insaf etmeli
Hizmet edilirken mutlak amaca
Bir bedel tanınmış her ihtiyaca
Nimet aşılanan düze yamaca
Bir yudum su ver ki,aşkla bitmeli
Doğuş varsa ölüm mutlak sonucu
Nefeslenen her can sonsuza yolcu
Manaya bakış hep aslına rücu
Hakk'ı bilen doğru yolda gitmeli
Besmele söylese dil hece hece
Haz fevkinin daha dahası; nice!
Kanaat zirvedir, şükür en Yüce
Ötelere bakan adım atmalı
Şikayet mevkinde aranan yanıt;
En nihayetinde o kutsal kanıt.
Tanışamadıysan kendini tanıt
Ruhundan gafleti insan atmalı
Engin NAMLI 00:12 11.02.2008
Engin Namlı
Bir Vatan Düşünün
Bağımsızlık derin sevdadır bizde
Savaşmışız her dem dağda denizde
Bir vatan düşünün hep içimizde
Gönüldeki canan gibi sevmişiz
Bize nasip olmuş en mahir devlet
Dünya görmemiş hiç,böyle bir kudret
Biz ki içi dışı temiz bir millet
Yuvasız canlara yuva,evmişiz
Atalar dünyayı dize getirmiş
Şer nerde,işini orda bitirmiş
Tüm söyleyeceği iki satırmış
En keskin kalemle,sözle dövmüşüz
Gün gelmiş zalimin hali görülmüş
Yüreği yandıkça merhem sürülmüş
Sinesine şevkat kat kat örülmüş
İyiliğe hayra her an tavmışız
Yaşarken neleri görmüş bu millet
Bir çileymiş başlı başına zillet
Vatanı sarmış mı her koldan illet
İman gücümüzle aşkla kovmuşuz
Şerife Bacısı,Koca Seyyidi
Vatanın bilinen iki yiğidi
Biri kahramanı biri şehidi
Dünyadaki iki büyük devmişiz
Ülkem banisiyse O Ulu Önder:
Gelmemiş böylesi,benzeri; ender
Ay yıldız bayrağı astığı gönder
Bizi yücelttikçe,`O`nu övmüşüz
ENGİN NAMLI 13/02/2008 12:21
Engin Namlı
Ey Koca Seyit
Çanakkale zaferi,taçlandı senin ile
Yiğitlik destanını yazdın Ey Koca Seyit
Üç katın top mermiyi indirerek menzile
Zaferi gönüllere kazdın Ey Koca Seyit
Tarihte görülmüş mü diyerek böyle yiğit
Seninle gurur duydu Kars Çanakkale Girit
O kadar arzulayıp, olamasan da şehit
Bütün düşman güçleri ezdin Ey Koca Seyit
Kilitbahir'de,elden gittiyse de tabyalar
Aslına rücu etti tüm hayaller rüyalar
Zafer coşkusu ile senin oldu dünyalar
Gönüllerde doyulmaz hazdın Ey Koca Seyit
Kaderidir; ille de ülkem diyen her Türkün
Vatanından başka bir şeye olmazmış düşkün
Şu yalan alemde ne malın oldu ne mülkün
Yarı aç yarı tokça gezdin Ey Koca Seyit
İade buyurduğun madalyalar,ihyalar
Hiç görmediğin kadar toz pembeli hülyalar
Seni bekliyordu hep büyük küçük dünyalar
Zafer gölgeler diye sezdin Ey Koca Seyit
ENGİN NAMLI 12/02/2008 22:13
Engin Namlı
Türkiyem
Dünyaya doğduğum,o demden beri,
Gönlüne kurduğum köşktüm Türkiyem,
Neşe kaynağımın,en muteberi,
Sazında sözünde meşktim Türkiyem.
Toz,duman içine,karıştığım gün,
Bitmezdi çocukça,gönlümde düğün,
Kimi gün neşeli,kimi gün üzgün,
Efkârına bağlı ek`tim Türkiyem.
Büyüyen bedenken,gönül alçaldı,
Körpe gençliğimi seneler çaldı,
Elde avuçta hep yarınlar kaldı,
Gönlünde vadesiz tektim Türkiyem.
Araştırdım; tek tek her bir yanını,
Sokaktan caddeye,er meydanını,
Gezerek gördüm her tür insanını,
Sevilen sevdiren aşktım Türkiyem.
Köyümde rençperdim,kentte müstahdem,
Çalındım çırpındım durmadan, her dem,
Ne ünvan istedim ne de bir kıdem,
Kendi derdim,kendim çektim Türkiyem.
Dağını taşını; bir gül kırmadan,
Cepheden cepheye koştum durmadan,
Neler olup bitti gün ağarmadan,
Zalimler tahtını yıktım Türkiyem.
Sana yanlış yapan her zaman kuldu,
Pervasızca,kemce davranan oldu,
Yok yoktu sinende her dertten boldu,
Hepsini yerlere çaktım Türkiyem.
Tüm değerlerinle güzel Türkiyem;
Seni sonsuza dek yaşatmak gayem,
Uğruna öldüğüm kanlı sermayem.
Toprağına kanlar döktüm Türkiyem.
Engin NAMLI 23:42 22.01.2008
Engin Namlı
Biraz Tahammül
Bu buhranda geçer ey deli gönül
Biraz serinkanlık biraz tahammül
Sonunda her şeyin sonu tevekkül
Sakın üzülme bir çare bulunur
Bıktın olanlardan,dert direnmekte
Günbegün seninle hep eğlenmekte
Sabretmekte çok zor kabullenmekte
Bilmem ki hakkından nasıl gelinir
Adeta tıkmışlar seni kodese
Hüznünden kalırsın nefes nefese
İçimi dökemem dersin herkese
Mağrur duruşun her söze alınır
Ne desen boşuna dinlemez kalbin
Düştüğün her hata elem sebebin
Her adımda hüsran çıkar talibin
Yüreciğin dertten derde salınır
Engin NAMLI 16:41 04.03.2008
Engin Namlı
Sanki Yıldız Kaydı
Sadece on beş günlük bir vedaydı
Sensiz anların saatini saydım
Geçmek bilmeyen dakikalar,aydı
Hasreti her gün canevimde duydum
Nereye adım atsam yönüm şaşkın
Mecal bulamaz halim dünden bıkkın
Adına ne ad takarsanız takın.
Derdimi gelip geçenlere yaydım
Giden ne nesne, ne de bir eşyaydı
Gönül hanemden sanki yıldız kaydı
Yüreciğim hep vuslattan yanaydı
An geldi candan,cananımdan caydım
Hicranla nasıl bozulmasın tılsım
Fırlayan beynim çıkan kafatasım
Aklımı alır her tuttuğum yasım
Biçare aşkın kanununa uydum
Feryad figanla gönlümü avuttum
Ruhsuz dünyayı böylece uyuttum
Kendi kendimi, kendim de unuttum
Sırtıma biri,vurduğunda aydım
Engin NAMLI 00:23 30.01.2008
Engin Namlı
Aşk Zilleri Çalar
Bir güzel gönlümden içeri baksa
Aşk zilleri çalar haydi kalk diye
Zaaf elinde o an canım çıksa
İnan kalbime en tatlı hediye
Şenliğe dönüşen bir düğün gibi
Heyecanla dolar gönlüm sahibi
Hep arar dururum bir aşk tabibi
Hasret giderim bir tatlı sedaya
Keyifli bir telaş başlar içimde
Kaybolur dökülen yaşlar içimde
Vuslat hicranı hep taşlar içimde
Bütün coşkularım benzer nidaya
Bakışlar altında nutkum tutulur
Ne varsa bildik o an unutulur
Bedenler uyuşur gam uyutulur
Efsunlaşır hisler ölüp kaldıya
Daha tanışmadan değişir hayat
Baharı yaşatır bir anlık vuslat
Ne gam kalır kalpte ne de kasavet
Götürür beni bir cennet beldeye
Engin NAMLI 01:52 13.01.2008
Engin Namlı
Vuslatım Senle
Seni özletecek bana ne yaptın
Daha sabahleyin tanıştın benle
Tutumlu gönlümden aşkımı kaptın
Anlaşılan o ki vuslatım senle
İşim gücüm artık sana ayarlı
Hayata bakışım daha duyarlı
Ezelden aşıkça sanki kalp yar'lı
Anlaşılan o ki vuslatım senle
Besbelli kunduran iziyle yerler
Yönündeki sesler sana git derler
İnsanı ümide hep sevk ederler
Anlaşılan o ki vuslatım senle
Aklım fikrim seni merak ediyor
Bir daha bu kız,hiç gelmez mi diyor
Haz dolu bekleyiş hoşa gidiyor
Anlaşılan o ki vuslatım senle
Sabır kemiriyor sanki içimi
Bu kadar çetin mi aşkın seçimi
Gözümde büyüyor şekli biçimi
Anlaşılan o ki vuslatım senle
Engin NAMLI 19:51 20.01.2008
Engin Namlı
Haber Bekliyorum
Görmezden gelsem de bir çok hatanı
Suçundan sayıp sanma ekliyorum
Bana dediğin, biraz fırsat tanı
O gün bu gündür haber bekliyorum
Bugünden tezi yok bir karar versek
Anlarız nerde hata yaptık dersek
Aşk bağlarını sıkı sıkı gersek
O gün bu gündür haber bekliyorum
Düzenbaz huylar vuslat getirmiyor
Haliyle hayat düzene girmiyor
Kısırdöngü de bir rahat vermiyor
O gün bu gündür haber bekliyorum
Hani aşkımız iki kalpte birdi
Durup dururken çıkmaza mı girdi
Hicrandan başka gönülde ne, kirdi
O gün bu gündür haber bekliyorum
Nasipse derken hep visalimize
Bir bir güldüler, bak emsalimize
Aşk sürümcede kaldı halimize
O gün bu gündür haber bekliyorum
Engin NAMLI 23:36 16.01.2008
Engin Namlı
Bahaneler Bitti
Bahaneler bitti düştün elime
Anladın mı şimdi kaygılarımı
Ardımdan sarfetme bir tek kelime
Tükettin en tatlı duygularımı
Şu masum halime neler yapmadın
Sustukça üstüne üstüne geldin
Diller döktüm bir tek sözü kapmadın
Zaten hayatta her şeyi sen bildin
İhtiras gönlünde kâbuslar eyler
Kendiliğin seni tanımaz artık
Diline gem vursam feryatlar söyler
Yüreğim acımaz sana ne yazık
Hoyratça kullandın duygularımı
En bezgin kuldan bir farkım kalmadı
Aşk,sevgi adına kavgalarımı
Yitirdim de,sana sözüm olmadı
Olmaz olsun,buna sevgi mi denir
Kendimce kazdığım kuyuya düştüm
Aşka bunca emek nasıl ödenir
Gönül dinlemeden aşka üşüştüm
Engin NAMLI 00:04 10.01.2008
Engin Namlı
Kuşkum Takipte
Köşe bucak her gün kuşkum takipte
Yalnız bırakmaz,sanki boynum ipte
Esef içimde içim bir sahipte
Merhem tanımaz can evimi saran
Zaten hayatım efkarlardan besli
Aşklardan hisli sevgilerden hisli
Ömrümce bana emanet, Kafesli
İçimden çıkmaz yüreğimde duran
Başlı başına korkutur çıkmazlar
Ürperen gözler titrer de bıkmazlar
İki arada kalmışım bakmazlar
Ne eş ne dost var halin nedir soran
Hayal yorulmuş kurulduğu anda
Kimsen gelmez ki yığılıp kalsanda
Düşler edinsen ne yazar dünyanda
İstedin yere akar haz maceran
Of çektiğim her zahmet teyakkuzda
Hiç de toz pembe değildir,hep kuzda
Çok şükür yalan dünyaya tokuz da
Malım mülküm yok yüreğimi yoran
Engin NAMLI 26.12.2007 17:58
Engin Namlı
Dost Kalalım
Sana aracısız gelmek,düşüncem
Gel dostluğun kıymetini bilelim
Olup bitenleri silmek düşüncem
Gel dostlukla bir araya gelelim
Bir neden yokken yıllarca kırgındık
Ellerce iki düşman gibi tanındık
Uzaktan uzağa her gün yakındık
Gel sevinçli kullar gibi gülelim
Kadirşinas dostumdu diye diye
Her gün anlattım kalbimdeki elçiye
Ölmeden görmekti seni tek gaye
Gel kırdıysam seni gönül alalım
Düşte; kapına bacana tünedim
Kaç kez içeri girmeyi denedim
Senden yüz bulmadı kabul senedim
Gel yeniden eski bir ahbap olalım
Kaç kez dedi gönlüm kapısına düş
O kovdukça bakışlarına üşüş
Her nedeni tek tek baş başa görüş
Gel geçmişe sünger çekip silelim
Yanlışlar varsa telafisi mümkün
Doğrulara kim olmadı ki düşkün
Düşman olamaz iki dost topyekün
Gel barışıp dünyaya nam salalım
Ya oyuna geldik ya da yanıldık
Aramızda hasımlık var sanıldık
N'oldu bize niye böyle anıldık
Gel eskisi gibi bir dost kalalım
Yalan da olsa mahrumuz selamdan
Kim ne vefa görmüş gamdan elemden
Zaman dar gideceğiz bu alemden
Gel neyse suçum söylede bilelim
Hayat derdiyle uğraşıyor zaten
Hiç görülmüş mü çekilmeden biten
Tek tük kalmış burda bacası tüten
Gel duman duman havaya dolalım
Şu yaşlanan zamanda kim genç kalmış
Günbegün insan dünü arar olmuş
Kuluz,ölüme belki ramak kalmış
Gel öleceksek beraber ölelim
Engin NAMLI 15:19 24.11.2007
Engin Namlı
Şatafatlı Hayat
Şatafatlı hayat ne güzel bir şey
Kimiler ağadır kimiler de bey
Düşmez dillerinden narasız hey hey
Bir eli baldadır bir eli yağda
Bitmesi istenmez nice arzular
Kalpten dile hece hece arzular
Emrehan,Egemen, Ece arzular
Bir eli baldadır bir eli yağda
Hudut tanımazlık nefsin tuzağı
Ne yakını görür ne de uzağı
Ezelden yüklüdür sırtta azığı
Bir eli baldadır bir eli yağda
Meşakkatle bir gün gelmiş mi zora
Alışmışlık dünden kumara zara
Burun kıvırmak mı dersin hazıra
Bir eli baldadır bir eli yağda
Sarhoşluk beyinde raks eder iken
Oradan oraya pas verir iken
Gül kokulu ele batar mı diken
Bir eli baldadır bir eli yağda
Dostları; ahbaplar, konu komşular
Zevki sefalara bade aşılar
Çakırkeyf göz sağa sola şaşılar
Bir eli baldadır bir eli yağda
Engin NAMLI 01:56 15.12.2007
Engin Namlı
Elinden Tutasım Geldi
Düğün halayında gördüğüm güzel
Takmış yakıştırmış her şeyi özel
Ritim tutturamaz melodi,gazel
Ayağına güller atasım geldi
Yalnız bir köşede avare kulken
Beni hoş ettin ey inciler döken
Yok benzerin böyle kendine çeken
Gönlümü halaya katasım geldi
Herkesin içinde bir özge renkce
Giyim kuşamı pul pul ince ince
Bambaşka görüyor insan sevince
Gözlerin içine batasım geldi
Al fesi saçında bir başka durur
Böyle güzel,ne taç ne şapka durur
Aşk ferman dinlemez sanki kudurur
Mecnunca yerlere yatasım geldi
Ne bitmez oyunmuş yıl gibi geldi
Bir an kalp atışım bağrımı deldi
Esti durdu bana sanki bir yeldi
O tatlı nazına çatasım geldi
Heyacanımı ölç gelde yanıma
Nabızlar arttıkça vurur kanıma
İster beni tanı ister tanıma
Seni yüreğime yutasım geldi
Engin NAMLI 01:06 02.12.2007
Engin Namlı
Emek Sarfettim
Emek sarfettim göz nurumu döktüm
Gene de hakkımı vermedi bir kul
Yalvardım yakardım boynumu büktüm
Gene de hakkımı vermedi bir kul
Yıllarca yedide işbaşı yaptım
Herkesten önce her işi ben kaptım
Hala geçerliyken akitli zaptım
Gene de hakkımı vermedi bir kul
Emeğin yaşama verdiği hakkı
Çiğnenirken,nasıl bulmuyor yankı
Durmadan dönerken dişlerin çarkı
Gene de hakkımı vermedi bir kul
Hayat yoksullukla dünden ahbaplı
Çile çektirirken zaten hesaplı
Cüzdanı kabarık deriden kaplı
Gene de hakkımı vermedi bir kul
Gülen ağlatırken ediyor zulmet
Böyle gitmez kopar bir gün kıyamet
Kasada paralar hep demet demet
Gene de hakkımı vermedi bir kul
Canım sıkılıyor içim yanıyor
Kimseler bilmiyor hasta sanıyor
İşime aşkımı herkes tanıyor
Gene de hakkımı vermedi bir kul
Yasal hakkımla her yolu denedim
Zaten elimde de yok tu senedim
Kapısına kuşlar gibi tünedim
Gene de hakkımı vermedi bir kul
Engin NAMLI 23:24 30.11.2007
Engin Namlı
Ağız ve Diş
Bütün yemeklerin mideye varışı
Ağızla dişte başlar döner besine
Tüm organların sırayladır yarışı
Yolcudur aş dönüşü yoktur tersine
Diştir en eski en orjinal değirmen
Tek tek lokmaları öğütür.Dil; dümen
Durmaksızın çalışır,akıl; öğretmen
Yolcudur aş dönüşü yoktur tersine
Ağız ve diş sağlıklı olmalı dostlar
Ağrılar başlarsa asılır suratlar
Ne hayat ne de aştan alınmaz tatlar
Yolcudur aş dönüşü yoktur tersine
Yutkuna yutkuna lokmalarla savaş
Besmeleyle başlamalı yavaş yavaş
Ömür bitene değin bitmez bu uğraş
Yolcudur aş dönüşü yoktur tersine
Sevgiden nasip almalı ağızla diş
Çile çeken onlar,onlarda ağır iş
Yemekle içmekle döner alış veriş
Yolcudur aş dönüşü yoktur tersine
ENGİN NAMLI 23:33 23.11.2007
Engin Namlı
İtiraz Etmem
Esti rüzgarlar bugün benden yana
Alem başıma yıkılsa hissetmem
Aşkı gönülde içtim kana kana
Yakıp yıksalar hiç itiraz etmem
Şanssızlık yenik şaşkınlık içinde
Gelip gidiyor nedende niçinde
Buldum ya aşkı erinde geçinde
Yakıp yıksalar hiç itiraz etmem
Ne güzel,uygun yaşıda yaşıma
Sevda tacını kondurdu başıma
Sanki hayranmış gözüme kaşıma
Yakıp yıksalar hiç itiraz etmem
Vuslat çekince kılıcı belinden
Kurtulmak varmış hicranın elinden
Farkım yok artık Selimden-Helinden
Yakıp yıksalar hiç itiraz etmem
Engin NAMLI 00:21 18.11.2007
Engin Namlı
Denenmiş Çareler
Hayat ne kadar zor ne kadar tuhaf
Hem zamanlara gebe hem de taraf
Yazsa tarifi gezsem sahaf sahaf
İlaç olmuyor denenmiş çareler
Ha babam çalış hababam hareket
Dur durak nerde aranır bereket
Lakin insanda olmazsa maharet
İlaç olmuyor denenmiş çareler
Emeğe gönül vermedin,mide aç
Kırılgan yapı esnemeye muhtaç
Bitmeden deniz açıl kulaç kulaç
İlaç olmuyor denenmiş çareler
Kör ufukları aydınlatan gerçek
Bir yıldız olup parlamaktır tek tek
Bunun için aşk gerek sevgi gerek
İlaç olmuyor denenmiş çareler
Engin NAMLI 22:30 13.11.2007
Engin Namlı
On Kasım
Dolu dolu tam tamına elli yedi yıl
Nasıl geçti ömrü bir bilsek nasıl
Yanı başındakiler bilirdi Atayı asıl
Bir cennet bıraktı rahata ermeden
Dostu pek azdı her yanında düşman
Vefa ne gezerdi her yıkılışta hüsran
Çektiklerinden olmadı bir gün pişman
Bir cennet bıraktı sefasını sürmeden
Hep bir çağ ötesini idealistliği sevdi
Gelmiş geçmiş zeki koskoca bir devdi
Her alanda diriliş sanki ona ödevdi
Bir cennet bıraktı cenneti görmeden
Her yazdığında her sözünde bir mana
İlimde bilimde bambaşkaydı anlayana
Vatanı altın kafeste sundu sana bana
Bir cennet bıraktı cennete girmeden
O bir askerdi yufka yürekli savaşçıydı
Bağımsızlık olmazsa olmaz tek tacıydı
Vatan sevgisi aşkının en tatlı ilacıydı
Bir cennet bıraktı güllerini dermeden
Lakin yorgundu kalbine tamam demişti
Yüreği elli yedi yıl karşılıksız sevmişti
Artık ağır ağır ömrünün sonuna gelmişti
Bir cennet inşa etti hiç ara vermeden
Bir sabah ansızın yanı tıka basa doldu
Dediler ki Atatürk öldü Ulu Önder öldü
Dolmabahçe Sarayı göz yaşına boğuldu
Bir cennet bırakıp gitti sefa sürmeden
ENGİN NAMLI 19:50 10.11.2007
Engin Namlı
Ahde Vefa
Hayatı sevmenin bedeli neyse
Candan geçeriz derdik gerekirse
Cananı terk etmiş en tatlı buse
Bilmem bu gidiş nereye götürür
Dünden girdik bir amansız yarışa
Alın terimiz akar üç kuruşa
Yana yakıla vuruşa vuruşa
Bilmem bu gidiş nereye götürür
Vefasından pay vermiyor hiç kimse
Kime ihtiyaç değil,ah bilinse
Gün gelecek el konacak nefese
Bilmem bu gidiş nereye götürür
Sinede depreşen arzular yok mu
Eskiyi aratır fırsat buldumu
Düşe kalka gezsem hayat yolumu
Bilmem bu gidiş nereye götürür
Ahde vefa keskin kılıç,kınında
Dolaşır dostların her dem yanında
Nicesi iş görmez bir dert anında
Bilmem bu gidiş nereye götürür
Engin NAMLI 00:09 07.11.2007
Engin Namlı
Gelmeyen Sevgili
Sırra kadem bastın, öyle üzgünüm
Öyle huzursuzum,dünden ölgünüm
Üstüne gelinmez halde her günüm
Gelmeyen sevgili nerdesin şimdi
Söyle başına bir haller mi geldi
Tuz bastım sineme kalmadı tadım
Acınla inleyip durdu feryadım
Gönül aklına hiç gelmez mi adım
Gelmeyen sevgili nerdesin şimdi
Sevgimin içine yükledin derdi
Bu nasıl iş Yarab dönmeyi bilmez
Yollar mı yönler mi değişti gelmez
O gün bu gündür hiç yüzüm de gülmez
Gelmeyen sevgili nerdesin şimdi'
Büsbütün kederler kalbime indi
Görünmez güneşe bir yer mi buldun
Zindana kapanık mahkum mu oldun
Bir köhne kenarda ıssız mı kaldın
Gelmeyen sevgili nerdesin şimdi
Söylesen gönlüne gelmez mi kendi
Canlıdan cansıza geçmedi hükmüm
Karıncadan kuşa içimi döktüm
Nasıl dayanır bu can iki büklüm
Gelmeyen sevgili nerdesin şimdi
Hoyrat gidişine kimler yol verdi
Serhatlarda nöbet tutana sordum
Her gün nöbetlere sanki ben durdum
Ümitli gözlerle pusular kurdum
Gelmeyen sevgili nerdesin şimdi
Seni benden alan sitemin neydi
Otantik sevdamda yalan mı gördün
Desem de, aşkımla aşkla yürürdün
Benim yüreğimde sen bir ömürdün
Gelmeyen sevgili nerdesin şimdi
Ayrılan hangi kul murada erdi
ENGİN NAMLI 03:09 13.10.2007
Engin Namlı
Artık Gel
Yar eski davalar geçti artık gel
Korkuna ödenecek yok bir bedel
Söyle seni azat etsin gurbet el
Tüm saatleri vuslatına kurdum
Hiç kimse seni koparamaz benden
Bitmez aşkımın kökeni ta genden
Bir an ayrılamadı ruhum senden
Onca yıl hicranı ahımla vurdum
Yaşanacak yıllar geçmiş olsa da
Hesap kalmadı vurduğun masada
Yüreğim ne gamda ne de tasada
Artık neşelerin safına durdum
Korkma sen alnımız ak başımız dik
Çekeceğimiz kadar zaten çektik
Yufka yüreğim zalimlere çelik
Rabbimden korumalı şu gönül yurdum
Engin NAMLI 13:35 26.09.2007
Engin Namlı
Güzeller Güzeli
Kendini aşkıyla sevdirdiği yar
Bala sevgisince nice sevgin var
Tek zerresi bile şu gönlüme dar
Dünyanın tahtına konmuşum bu gün
Doyuran sevdan da ekmeğim suyum
Hem açlığıma hem aşkıma aşım
İşim gücüm yokmuş sadece duyum
Dünyanın tahtına konmuşum bu gün
Güzeller güzeli yok böyle suret
Her şeyiyle güzel her sözü senet
Geç karşına gönül ömrünce seyret
Dünyanın tahtına konmuşum bu gün
Hoşgeldin sevgisi sevgili hayat
Sevginden bandığım bambaşka bir tat
Dünyalar benimdir bende saltanat
Dünyanın tahtına konmuşum bu gün
Göklerin fevkinden inmiyor ruhum
Öylece aşkına aşık olmuşum
Kendimden bihaber ben bende yokum
Dünyanın tahtına konmuşum bu gün
Engin NAMLI 11:42 07.09.2007
Engin Namlı
Salın Dağlardan
Salın dağlardan gel bana sevgilim
Çıkma yollara ele görünürsün
Sana bir zorluk verecek değilim
Çıkma yollara ele görünürsün
Aşkımız zorda sevgimiz çileli
El verki gelsin günlerin güzeli
Zarar görse de saçının bir teli
Çıkma yollara ele görünürsün
Varsın kınasın dağlar,kurtlar,kuşlar
Suç bizde değil engeller koymuşlar
Her aşkta vardır inişler,yokuşlar
Çıkma yollara ele görünürsün
Şimdilik yasak yollar sevdiceğim
Görenler fırsat kollar sevdiceğim
Zalimler hala; Kullar sevdiceğim
Çıkma yollara ele görünürsün
Engin NAMLI 10:27 12.08.2007
Engin Namlı
Alabildiğim Cevap
Dilimden çıkıverdi seni çok seviyorum sözü
Öyle içtendi öyle gizemli bir duyguydu hazzı
Coşkulu deryaların atılgan dalgaları gibi
Dinmedi hiç kalbimin tik tak nabızlarının hızı
Daha zamana gerek vardıysa da iki gönülce
Sabrın çatladığın an düşünülmezmiş ince ince
Duyguların fevkinde insan kendini kaybedince
Derlermiş sevdiğine gökteki binlerce yıldızı
Tatlı çağrıya coşkulu bir yaklaşım başlamışsa
Nefis arzular hep, insan kurtulmaya çalışsa
Hele iş işten geçip deli divane olunmuşsa
Ne ağrı tutar seni ne de kıvrandıran bir sızı
Alabildiğim cevap; Utangaç yüzün tebessümü
Sesini duyamadan çoktan alıp gitti sesimi
Yoksa suskun kalması bana has saygı sevgisi mi
Artık gönlüme düşen anlamak bu gizemli nazı
ENGİN NAMLI 10:02 07.08.2007
Engin Namlı
En Nadidesi Gül
Bağımdaki çiçeklerin en nadidesi gül
Nasıl sevilmez nasıl tutulmaz sana gönül
Buram buram koklan da avuçlarıma dökül
Nasıl sevilmez nasıl tutulmaz sana gönül
Öyle mümtaz öyle müstesna bir yerin var ki
Seni dünyamızdan söküp atmak öyle zor ki
Ulvi varlığın kalplerde o denli ağır ki
Nasıl sevilmez nasıl tutulmaz sana gönül
Renk,koku,şekil,bağda başka sende bir başka
Sevgi kokulu armağanısın nice aşka
Bütün nesneler senin gibi olsalar keşke
Nasıl sevilmez nasıl tutulmaz sana gönül
Açtığın her yerde süsün ile aşikarsın
Yerden göklere kadar misler gibi kokarsın
Aşk tutan gönüllerle her dem her yerde varsın
Nasıl sevilmez nasıl tutulmaz sana gönül
Engin NAMLI 23:23 23.05.2007
Engin Namlı
Çocukluğun Aşkıydı
Camdan cama göz göze bakıştık yıllar yılı
Ayrı kaldığımız günler parmakla sayılı
Çocukluğun aşkıydı belki de bizimkisi
Öyle güzeldi öyle haz doluydu sevgisi
Şu koskoca alem bizlere cennetti sanki
Üstümüze dünyalar yıkılsa duymazsınki
Ne elem ne gam ne buhran kimin umurunda
Aşk için zorluğa boyun eğilmek zorunda
Tılsımlı yaşama adapte olunur iken
İnsanı bambaşka yapan ne gülmüş ne diken
Sevgiler duyguları yayardı dalga dalga
Aşkla yola gelirdi ihtiras kin ve kavga
Mutlak mutluluğa ulaşmaktı bir tek sebep
Hakk'ça yaşantıyı arzuladık yıllarca hep
Neyseki güzel yolculuk mutlu sonla bitti
Kalpler aşk kervanıyla en son vuslata gitti
Engin NAMLI 22:56 01.08.2007
Engin Namlı
Aydınlık Bakışlım
Hem zeytin renkli hem zeytin endamlı
Öyle güzel ki tarifsiz gözlerin
Her daim buğusuz billurdan camlı
Olduğu gibi cafcafsız gözlerin
Ey pekmez gözlüm aydınlık bakışlım
Ay simalı ser üstüne nakışlım
Kalbimden vuran ey volkan yakışlım
Keskin süzüşün de afsız gözlerin
Hiç dokunmaz mı zararın ziyanın
Anlatır seni görenin duyanın
Hesabı yokmuş saçtığın ziyanın
Gamdan kederden hedefsiz gözlerin
Pirnur gözlere sevgim büyüdükçe
Bakasım gelir ardıma döndükçe
Tutsak bakışlar altında söndükçe
Zahirde halsiz keyifsiz gözlerin
Yüreciğime dünyaları vermek
Anlık ta olsa güldüğünü görmek
Gönül isterki sonunu getirmek
Bana güler mi teklifsiz gözlerin
Engin NAMLI 12:05 22.07.2007
Engin Namlı
Nereye Kadar
Özleye özleye bir hal oldum yar
Bu gurbetle artık nereye kadar
Uykusuz geceler gözüme batar
Hayali rüyayı artık kim tadar
Sinemdeki şeytan çekip git diyor
Aklınca vuslata davet ediyor
Lakin tüm çabası boşa gidiyor
Her şeyin üstünde verilen karar
İş deyip sürüldüm işte gurbete
Borçluyum sana biçilen kıymete
Kavuşmamız sürse de kıyamete
Senin üstüne gül koklamak yok yar
Var olmak duygusu senin hatrına
Yoksa güvenim yok sensiz yarına
Nice ümitlerin yaz baharına
Kıştan çıkaracak nice yıllar var
Böyle gelip geçsin bütün zamanlar
Korkma yanımızda yüce ALLAH var
Kaderde ne kural varsa kul uyar
Sabır selamete elbette çıkar
Engin NAMLI 22:02 07.07.2007
Engin Namlı
Biri Bulunmalı
Billur bir cevherdir gönlümdeki aşk
Günahsız bebekler gibi tertemiz
Yaşatmak güzel de yaşanmıyor tek
Yapayalnızım ve de hiç kimsesiz
Biri bulunmalı,ya biri bulsun
Ne güzel ne çirkin dosdoğru olsun
Birlikte bir dünya hemen kurulsun
Yapayalnızım ve de hiç kimsesiz
Kupkuru bir hayat kimine gülmüş
Hafakanlar basan kapkara bir düş
Böylesi sanki bir bende görülmüş
Yapayalnızım ve de hiç kimsesiz
Baharı özleyen şu kış gönlüme
Gülleriyle gelsin saçsın önüme
Toz pembe hayatı versin ömrüme
Yapayalnızım ve de hiç kimsesiz
Engin NAMLI 23:37 05.06.2007
Engin Namlı
Daha Neyi Bekliyorsun
Daha neyi bekliyorsun çık ta gel
Ayrılığı tattırmak mı amacın
Kim senin önüne koyuyor engel
Yüreğinden attırmak mı amacın
Zaten özlettin kendini aylardır
İnan gönlüme bir asır kadardır
Yüzünü ne gören ne bilen vardır
Kendini unutturmak mı amacın
Gönlümce sevgimin senden umarı
Sana bağlı hayatın,can damarı
Kesersen felek indirir şamarı
Yaramı kanattırmak mı amacın
Boş vermelere borçlandım neşemi
Bilmez miyim kötüye gidişimi
Yoksa düşürceğin yer baş köşemi
Kafamı oynattırmak mı amacın
ENGİN NAMLI 22:22 25.06.2007
Engin Namlı
Binbir Sitemli
Gönder bana eski mektuplarımı
Artık ne sana ne bana bir hatıra
İlham almadın hiç yazdıklarımdan
Seni yazdığım halde her satıra
Binbir sitemli bütün mektupların
Öfkeye dayanmış her bir sayfası
O kadar yozlaşmış ki hitapların
Sinir uçlarıma düştü cefası
Bir kuruntu tutturdun günden güne
Kibir,ihtiras,kaprisler curcuna
Heves bırakmadın sevginden yana
Artık gönül almak kimin harcına
Aramızda kalsın demedin bile
Beni orda burda düşürdün dile
Göz yaşlarım dökülse de mendile
Herşeye hazırım ben, güle güle
Engin NAMLI 20:56 02.06.2007
Engin Namlı
Meçhul Bir Tercihse
Meçhul bir tercihse aşkın kumarı
Sevenler vermeli en son kararı
Aşk için atılan oyunun zarı
Ya bize gülmeli ya da hicrana
Ne kararsızlığa meyil vermeli
Ne de aşk için ipe un sermeli
Kalpler birbirine destek vermeli
Yardım edilmeli yuva kurana
Cana tak etse de kara hasretler
Hiç ayrılmamalı kemikten,etler
Zaten hep engeldir korkunç suretler
Ne mutlu aşka zor yoldan varana
Dedikodu,kem söz yıldırmamalı
Gülüp geçmeli hiç aldırmamalı
Mutluluğa elem doldurmamalı
Kulak vermeli hal hatır sorana
Kolay edinseydi bir bahtiyarlık
Yıllar yılı hüküm sürmezdi darlık
Çileler içinden çıkan her varlık
Ödüldür,sırtına yükü vurana
ENGİN NAMLI 18:08 29.04.2007
Engin Namlı
Kolaysız Süreç
Sine sancısını atacak merhem
Arzdan arşa kadar ben efkârlıyım
Halime asılan dert dirhem dirhem
Ne kendime ne ele yararlıyım
Can evime konmuş elem taşları
Benimle bitmez bir an savaşları
Kirpiğimden buram buram yaşları
Dindirecek andım var kararlıyım
İşte halim ne tadım var ne tuzum
Nice ümidim var lakin mutsuzum
Ben benim içinde yersiz yurtsuzum
Şükür sıhhatim var,bunda kârlıyım
Kanaatimce bu kolaysız süreç
Bilmem nerde biter bu zor dönemeç
Her başlangıcın nihayeti var er geç
Her şeyden vazgeçsem de gururluyum
ENGİN NAMLI 22:04:2007
Engin Namlı
Hüsran
Gerçeklik içinde nafile duruş
Çabası olmayan hayale varış
Bedeli değersiz etmez bir kuruş
Nesnesi olmazın adıdır hüsran
Koskoca evrenin kabusu işte
Kandırır kulu her alış verişte
Hileyle aldatır anlık bakışta
Doğruyu bulmazın adıdır hüsran
Dokunsak birine nice ah eder
Her gün sabah akşam naçar kin güder
Kazanmanın kaybı gücüne gider
Miadı dolmazın adıdır hüsran
Korkunun doğduğu ufukta bekler
Önünde diz çöker kuldan melekler
Bin bir sıkıntıyla çarpar yürekler
İnsafa gelmezin adıdır hüsran
Engin NAMLI 22:18 15.04.2007
Engin Namlı
Dalganı Geç Sen
Bir göz süzüp gectin önümden Gülnaz
Ölürmüsün bir gün de etmesen naz
Soğuk duş etkisi gibi huyların
Bir gün güneşli havan bir gün ayaz
Ya gir gönlüme ya da bir karar ver
Bıktırırsan gönlüm birini sever
Kalbimi yormanın faydası kime
Pişman olursun her şey boşa gider
Rüzgar gibi esip dalganı geç sen
Kaprisin de sonu var nazı seç sen
Güvenme ellere güvenme sakın
Doğruyu,yanlışı öğren er geç sen
Şunu bil ki deryada damlayız biz
Nasıl olsa taşır hayat gemimiz
İkimize düşen bir karar vermek
Ya hicranı ya aşkı seçmeliyiz
Engin NAMLI 15:27 19.04.2007
Engin Namlı
Öyle Heyecanlıyım
Geceyi aklayan gündüz misali
Bir kul ışıttı gönlümdeki hali
Nur cemalinin yok hiç bir emsali
Öyle canlı öyle heyecanlıyım
Peri mi desem yoksa bir melek mi
Hiç koklanmamış bağdaki çiçek mi
Bir gönül versem acep sevecek mi
Öyle canlı öyle heyecanlıyım
Güneşin nuruna nur güzellliği
Yıldızın göğe yansıması gibi
Hem gündüzüme hem geceme değdi
Öyle canlı öyle heyecanlıyım
Aşk deryasında yalnız kalmış iken
Bir yürek doğdu aşka kürek çeken
Coşar ummanca gönlüme biriken
Öyle canlı öyle heyecanlıyım
Sev dediğim kalp çırpındı tüm hızla,
Hiç durmaksızın ne eksik ne fazla,
Sevdadan yana çalışır hep hazla
Öyle canlı öyle heyecanlıyım
Engin Namlı 11:27 07.04.2007
Engin Namlı
Yalnızlık Kaygısı
Nerden çıkacak diyerek gözlendi
Üstüne üstlük sokaklar tutuldu
Kolumda ekrep yelkovan izlendi
Bakmadık ne yol ne park unutuldu
Yüz defa bana inan deyip gitti
Ne bir telefon ne de haber etti
Bence bu sevda başlamadan bitti
Sanmasın ki şu gönlüm uyutuldu
Randevu denen koskoca yalanmış
Nasılda gönlüm bu hayale kanmış
Bedel ödeyen hicranı tadanmış
O belki benden ebedi kurtuldu
Yalana geçit tanımazdım hiç ben
Doğru adına kalmadı bir güven
Nedir insanı özünden döndüren
Büsbütün kul mu kuldan soğutuldu
Eyvah diyenin yok mudur duygusu
Sorarım size yok mudur sevgisi
Bitmeyecek mi yalnızlık kaygısı
Nice mecnunlar gamla avutuldu
Engin NAMLI 23:10 01.04.2007
Engin Namlı
Sevgi Biriktirdim
Bir güneş gibi her günün erinden
Doğuyorum her sabah tan yerinden
Tutarım diye bir kul ellerinden
Gönül dolusu sevgi biriktirdim
Kalbimden öte dertli de değildim
Ne var ki, fani dünyaya eğildim
Ne ağladım ne de nedensiz güldüm
Gönül dolusu sevgi biriktirdim
Zaten bağlamış hayat her nedene
Akıl ermiyor olanla, bitene
Aşka susamış bir kalple gelene
Gönül dolusu sevgi biriktirdim
Vurdum duymazca,hislerde hazsızlık;
Beni bugüne getiren yalnızlık,
Çıksın içimden, artık bu yarsızlık...
Gönül dolusu sevgi biriktirdim.
ENGİN NAMLI 16:04 09.03.2007
Engin Namlı
Sırası Şimdi
Gelince yıllarca beklenen güzel
Durdu kalpte ebed, silindi ezel
Hüzünlerim artık söylesin gazel
Neşenin sevincin sırası şimdi
Efsunlu bakışı bağladı aşka
Bozuldu bu günden asılsız şaka
Her gün aynı dünyam şimdi bambaşka
Neşenin sevincin sırası şimdi
Körpe mutluluğu tattıktan sonra
Aşka da gelirmiş demek ki sıra
Hazla başladı en güzel macera
Neşenin sevincin sırası şimdi
Bundan böyle yer'im gönül köşkünde
Bir gün sazındayım bir gün meşkinde
İster bana mecnun ister düşkün de
Neşenin sevincin sırası şimdi
Assan da yüzünü, bu yüz gülecek
Helaldır sevgimden verdiğim emek
Sana bakarım el bebek gül bebek
Neşenin sevincin sırası şimdi
Üstüme gelse de tüm kem sebepler
Saf saf ayrılır ya hiçler ya hepler
Her zora direnmiş kenetli kalpler
Neşenin sevincin sırası şimdi
Engin NAMLI 23:33 06.01.2007
Engin Namlı
Gelmedin Gülüm
Adın şarkılarda dinmedi bir gün
Yıllarca söyledim hep üzgün üzgün
Aşkımız mahpustu sevgimiz sürgün
Bir an görülmedi bir gün güldüğüm
Başımda yolmadık tek saç kalmadı
Zarflara pulladım gene olmadı
Mektup attım hiç bir adres almadı
Çaresiz kırıldı kalemim,gönlüm
Sen yokken yitirdim bütün varımı
Kimseler çekmedi bir gün kahrımı
Kaç kez sınadı da hicran sabrımı
Nelere niyetli nelerden döndüm
Kapanık içime koskoca sırdım
Ellerde kafamı bin kere kırdım
Seni kaç hayale düşe çağırdım
Bekledim bekledim gelmedin gülüm
İçlice başlayan her ince sızı
İğneledi durdu,inmedi hızı
Halden anlamadı hasretin kızı!
Demek ki çok yaşa dediği; Ölüm.
Yolcu yabancıydı hep yol tanıdık
Gelip geçeniyle başbaşa kaldık
Bir gün sitem ettik bir gün ağladık
Seni beklemekle geçti şu ömrüm
ENGİN NAMLI 00:10 15.12.2006
Engin Namlı
Geliyorum İşte
Şükürler olsun bir müjde vereceğim
Gurbetten kalmadı artık çekeceğim
Seher yıldızıyla bekle sevdiceğim
Geliyorum işte yarın sabahleyin
Şimdiden sendeyim karşındayım sanki
Ezelden böyleyim hiç sabrım yok inan ki
Heyecanıma dur demek öyle zor ki
Geliyorum işte yarın sabahleyin
Gözlerinde damla yaş görmeyeceğim
Seni gülümseyen yüzle göreceğim.
Anlaştık değil mi mevsimsiz çiçeğim
Geliyorum işte yarın sabahleyin
Ümitlerin bende,eksiksiz tastamam
Nasıl sevinçliyim bilsen anlatamam
İçim kıpır kıpır kendimi tutamam
Geliyorum işte yarın sabahleyin
İlk ışık vurmadan uyansın gözlerin
Hasretten ayrılık var sevin yar sevin
Bunca yıldan sonra beni göreceksin
Geliyorum işte yarın sabahleyin
Engin NAMLI 22:49 02.12.2006
Engin Namlı
Değişik Gözlerin
Ey! Çatlatılan aynaların kızı
Baktın da söndü, semanın yıldızı
Simin,ziynetin karardı yaldızı
Öyle güzel ki değişik gözlerin
Ne elaya ne maviye benziyor
Bin türlü rengin içinde yüzüyor
Dünya bir olmuş simanda geziyor
Öyle güzel ki değişik gözlerin
Işıl ışıldan daha da berraksın
Sen varken güneş,ay ne diye çıksın
Yaşı eskiten zamana ışıksın
Öyle güzel ki değişik gözlerin
Ne diyeyim ki güzel gözlerine...
Pürnurlar fer fer yağsın özlerine,
Kirpiklerin tel tel filizlerine.
Öyle güzel ki değişik gözlerin
Engin NAMLI 01:06 22.11.2006
Engin Namlı
Ters Bakışların
Kirpikler altından, ters bakışların
Gün geçtikçe beni senden soğutur
Olur olmaz yerde kaş çatışların
Gün geçtikçe beni senden soğutur
Gönül kırmak kime yaramış ki yar
Neşesi kaçana dünya her gün dar.
Kederden öteye verdiğin zarar
Gün geçtikçe beni senden soğutur
Hiç düşmek istemem derde cefaya
El ele verenler ermiş sefaya
Bir dert oldun aklı selim kafaya
Gün geçtikçe beni senden soğutur
Ellere akıllı bana delisin
Tıpkı yaramaz bir çocuk gibisin
Bu böyle gitmez değişmelisin
Gün geçtikçe beni senden soğutur
Engin NAMLI 10:21 26.11.2006
Engin Namlı
Sevgililer Gününde
Sevgililer gününde çok yalnızdım
Bana gelmedin sana nasıl kızdım
Oysa seni görmeye sabırsızdım
Bunu sakın unutma,unutma yar
Bir haber iletseydin hiç olmazsa
Bilirdim işin çoksa yada azsa
Haklıdır şu gönül bir yere yazsa
Bunu sakın unutma,unutma yar
Aklım fikrim sendeyken sevdiceğim
Senden özge bir yer yok gideceğim
Herkes el eleyken ben nedeceğim
Bunu sakın unutma,unutma yar
Şu gönlümde olman da bir vuslattır
Lakin yarla olmak bir başka tattır
Bu yaptığın hicrana kol kanattır
Bunu sakın unutma,unutma yar
Engin NAMLI 21:03 04.11.2006
Engin Namlı
Güneşimsin
Sen her sabah kıpkızıl tanyerinden uyanan
Güneşimsin,ışığımsın benim sevdiceğim
Işıltılı bir dünya değil tek istediğim
Ömür boyu ateşim ol şu gönlümde yanan
Sevdasız yaşantına gönül verdim kim ne der
Sen yeterki aşkla okşayan sevgilerle gel
Benden yana nazından başka yok hiç bir engel
Sadece pamuk ellerini ellerime ver
Kanatlanmak gerekse iki kalp arasına
Sen bakışımın ucunda donakal öylece
Bin asır geçsede çözülmesin bu bilmece
Her gün her an aşkını aşkımda ara,sına
Göreceksin bıraktığım yerde olacaksın
Sevdiğinin sevgisine sadık mecnun gibi
Sebebini soracaksan inan yok sebebi
Gönlüme tutsak aşkıma aşık kalacaksın
ENGİN NAMLI 22:41 23.10.2006
Engin Namlı
Sevip Say
Evvel kendinde ara her çareyi
Üzülüp te asma güzel çehreyi
Bırak ümitlere sen biçareyi
Sevip say herkesi neşe saçarak
Açılsın yüreğin ardına kadar
Sevmediğine bile olmasın dar
İster zalim olsun isterse gaddar
Sevip say herkesi şerden kaçarak
Boşver duymazdan gel her söyleneni
Söyleme kimseye ağza geleni
Ağır başlı sadık bilsinler seni
Sevip say herkesi hazdan uçarak
Neden ne olursa olsun dinle hep
Sonuca hakla gitmeli her sebep
İnsanda olması gereken edep
Sevip say herkesi kucak açarak
Gözünde büyütme derdi kederi
Beterinde vardır binbir beteri
Yaşamak gerekir Hakkça kaderi
Sevip say herkesi neşe saçarak
Engin NAMLI 17:13 23.10.2006
www.antoloji.com/engin_namli
msn:enginnamli@hotmail.com
Engin Namlı
Ya Şeh-ri RAMAZAN
İnsanlık alemine nurlanışının en ezeli
Ey oniki ayın incisi,ey revnaklı güzeli
Bütün şerefelerde adın kandillerle bezeli
Hoşgeldin onbir ayın sultanı Ya Şeh-ri RAMAZAN
Nuruyla düşürdü Rabbim gönüllere inci inci
Bitmez tükenmez ilahi haz ki kullarda sevinci
İnanmış zihinlerde perçinlisin çıkmaz bilinci
Hoşgeldin onbir ayın sultanı Ya Şeh-ri RAMAZAN
Dolup ta taştı bu ayda bütün ibadethaneler
Kimi gizli kimi aşikar Hakk'a haykırdı diller
En çok senin ile hatırlandı Hakk'ça güzellikler
Hoşgeldin onbir ayın sultanı Ya Şeh-ri RAMAZAN
Orucun vuslatına erdiği Ey! Şehri Ramazan;
Uğruna,aramıza toklukla girdi tatlı hicran
Açlığın ne olduğunu bilir miydi sen olmasan
Hoşgeldin onbir ayın sultanı Ya Şeh-ri RAMAZAN
Bir nebze olsun nefisler sana saygısından sustu
Aslında katlanamayacağı en temel husustu
İstemese de senin için arzularına küstü
Hoşgeldin onbir ayın sultanı Ya Şeh-ri RAMAZAN
Senin pencerenden Yüce Kur'an buyurdu dünyaya
Yüce Rabbim Peygamberimizle duyurdu dünyaya
İlahi hazla,aşkla sarıldık bu kutsi rüyaya
Hoşgeldin onbir ayın sultanı Ya Şeh-ri RAMAZAN
ENGİN NAMLI 13:23 18.10.2006
www.antoloji.com/engin_namli
msn:enginnamli@hotmail.com
Engin Namlı
Sen Olmayınca
Elimden gidiverdin sessiz sedasız
Şimdi sensizliğinle her şey anlamsız
Üstüme doğan güneş batmıyor gamsız
Gördüğüm gün kabustur, sen olmayınca
Varlığın yanımdayken her şey güzeldi
İçerden meşk,dışardan keyfim gazeldi
Hayatımdaki her şey bana özeldi
Şimdi bir anlamı yok sen olmayınca
Dert veriyor, bana bir gün dönmeyişin
Gelip te şu halime görünmeyişin
Tek tesellim giderken aşkım deyişin
O da bana yetmiyor sen olmayınca
Odalar,holler bomboş her yer ıpıssız
Nelerim varsa sanki almış bir hırsız
Bütün şüpheler sana çıkar, hayırsız
Şuçlusu bulunmuyor sen olmayınca
Çöken sessizliğe her gün dayanmaktan
Dillerde hal kalmadı seni anmaktan;
Muhabbetine doya doya kanmaktan.
Haz almıyorum inan sen olmayınca
ENGİN NAMLI 2002
www.antoloji.com/engin_namli
msn:enginnamli@hotmail.com
Engin Namlı
Kızgın Sokaklar
Kızgın sokaklar beni üşütüyor
Kıştan kalma titreme var içimde
Ne güneş ne ay yüzüme bakıyor
Kıştan kalma titreme var içimde
Havam yaz havasına benzemiyor
Hep yandığım günlere özeniyor
Benzim sarıya, mora bezeniyor
Kıştan kalma titreme var içimde
Yoksa zemheri bir daha mı geldi
Çözülmüyor içim,ah-a mı geldi
Keyif iklimimden eser yok şimdi
Kıştan kalma titreme var içimde
Ne zaman rest çeksem bir esintiye
Tutar savurur binlerce öteye
Bilirim ki bu gidişim kötüye
Kıştan kalma titreme var içimde
Tepemde ayaz bir an olsun dinmez
Ne yapsak etsek hakkından gelinmez
Bu hale nasıl gelindi bilinmez
Kıştan kalma titreme var içimde
Engin NAMLI 22:28 28.08.2006
Engin Namlı
Sevilmeden Aşık Olmak
Sevilmeden aşık olmak çok ilginç
Diyen sen değilmiydin,bu ne sevinç
Yüzünden tebessüm eksik olmaz hiç
Mevlam sonunu hayıra erdirsin
Söyle bana nedir bu tatlı derdin
Aşkın kör gözüne ışık mı verdin
Diyelim mi sende murada erdin
Mevlam sonunu hayıra erdirsin
İkna olmuş belli, körpe duygular
Demek ki son buldu, bütün kaygılar
Artık yüreciğin aşkı algılar
Mevlam sonunu hayıra erdirsin
Kimdir kalbinden pes edip yenilen
Terketti mi yoksa felek denilen
Neyse güldün artık yok eğlenilen
Mevlam sonunu hayıra erdirsin
Sonunda dediğime geldin işte
Kendinden bihaber gözlerin,düşte
Tutuldun mu birine ilk görüşte
Mevlam sonunu hayıra erdirsin
ENGİN NAMLI 23:35 08.08.2006
Engin Namlı
Çarkların Dişinde
Ezelden ebede köprümüz yaşam
Her tür nesnesinde gizem,ihtişam
Yürürüz üstünde her sabah akşam
Çarkların dişinde bir meşgaleyiz
Alından emek ter akıtır durur
Kul kısmetine ne varsa doldurur
Nimeti peşinde koşan kavuşur
Çarkların dişinde bir meşgaleyiz
Uçuşan kuşlara benziyoruz biz
Daldan dala konar hedeflerimiz
Gülde dikende bir bir nasibimiz
Çarkların dişinde bir meşgaleyiz
Zora karşı Hakk'tan sabır dileriz
Yalvarır yakarır hayır dileriz
Binbir zahmete bir ömür veririz
Çarkların dişinde bir meşgaleyiz
Anca beraberiz kanca beraber
Varınca menzile ortaktır karar
Yılmaz yıkılmayız olsak tarumar
Çarkların dişinde bir meşgaleyiz
ENGİN NAMLI 23:27 25.07.2006
Engin Namlı
Bombalar Yağar
dünyanın ağaları savaş çığlığıyla toplanır
emirle yürür tanklar,uçar füzeler mavi yolda
bombaların hangi başı yaracağı hesaplanır
dağlar, taşlar, yollar figüran insanlar hep başrolde
yaldızlı semadan yağmur yerine bombalar yağar
boynu bükük,suçsuz, günahsız insanların üstüne
göğe atılan zehirli gazı yer çekimi sağar
tebessümü bitmemiş,emzikli canların üstüne
Yüce Allah'a yalvarışlar bitmez kalbin dilinde
dua ile ahın narası göğü sallar o günde
istiklal in özlemi yanar her neferin kalbinde
yare verilen gül gibi, tüfeği tutar elinde
çocuklar misket sanar kan akıtan o mermileri
bilmezler ki öldürmüştür babaları, emmileri
her savaş sonunda kazanandır,onların hamileri
karada yüzer, deryasına küsmüş hayat gemileri
şunun bunun ordusu hep yakar, yıkar, ezer, geçer
çarpışan ölür, güçsüz esir olur,onursuz kaçar
galip gelen tankın avlusuna bayrağını açar
kimileri zafer gölünden kanlı şerbeti içer
engin namlı 23:09 14.04.2003
Engin Namlı
Bir Hasret
Bir hasret iki kalbi yaraladı
Her gün hicrana kapı araladı
Düştükçe dertten aşkı karaladı
Ne sevgiye kandım ne de sevdaya
Başucuma bir tek resmini değil
Ömrümü sığdırdım unutma ki bil
Ümitsizliğe hiç vermedim meyil
Ne bugünü andım ne de maziyi
Çeyrek asır meçhul yollara girdim
Sen yokken ne kara günler devirdim
Sabrım olmasaydı çoktan erirdim
Ne içimden yandım ne de dışımdan
Habsettim sussun diye figanları
Duyulmaz yasım bilmez olanları
Hıçkırığa bin türlü yalanları
Ne desem utandım ne de zorlandım
Aldığım nefes verilmez durumda
Sinemde esir katlanmak zorunda
Can varmış yokmuş kimin umurunda
Ne ölüme yandım ne de dirime
Dişim tırnakta zamanı tüketti
Zor yıllar beni bir ömür bekletti
Günü gelen önce hasmına gitti
Ne aşka inandım ne de aşkıma
ENGİN NAMLI 01:14 15.07.2006
Engin Namlı
Öyle Tutkunum Ki
Tatlı bir sevdayı aşka getirdin
Öyle tutkunum ki hastayım sana
Severken gönülden hazza erdirdin
Öyle tutkunum ki hastayım sana
Seyir eylesem bir bir her diyarı
Göremem inan ki sen gibi yarı
Yaşatıyorsun dört mevsim baharı
Öyle tutkunum ki hastayım sana
Sen bir kuş misali gönlüme kon da
Cıvıl cıvıl dolan damarda kanda
Beni canlı tutan, sendeki canda
Öyle tutkunum ki hastayım sana
Güzelliğine her an kana kana
Bir bakınsam şöyle dalıp ta sana
Neşe kaplar seni taşıyan cana
Öyle tutkunum ki hastayım sana
Yanıp küllenmekse senin elinde
Hazla savrulurum aşkın yelinde
Tozar da gezerim zerre halinde
Öyle tutkunum ki hastayım sana
Aşka doğru giden kararlığında
Değişme olmasın tutarlığında
Yanındayım hep, her dem darlığında
Öyle tutkunum ki hastayım sana
ENGİN NAMLI 00:51 01.07.2006
Engin Namlı
Tanıdık Çehrelerim
Öylesi bir bakışa hasret aynalar gibi
Unutulmuş kimsesizliğimin yok sahibi
Gücüme gitsede benim bunların sebebi
Tanıdık çehrelerim bakmıyor hiç yüzüme
Hezimete kapılmış,yelkenim deryasında
Efkarla çırpınır dururum gönül yasında
Her dramdan nasibim var cefa dünyasında
Tanıdık çehrelerim bakmıyor hiç yüzüme
Bırakmazdım kapımdan selamla geçenleri,
Gülerek uğurlardım kahvemi içenleri
Bilemedim içlerinden insan seçenleri
Tanıdık çehrelerim bakmıyor hiç yüzüme
Dostlarca kimi sevildim kimi alkışlandım
Her gün onlar için zevki sefadan dışlandım
Gül baharda açarken ben kalbimde kışlandım
Tanıdık çehrelerim bakmıyor hiç yüzüme
Artık kapten dikenleri azad edeceğim
Yerine dost kokulu güller kaydedeceğim
Yepyeni bir hayata tek başla gideceğim
Tanıdık çehrelerim bakmıyor hiç yüzüme
ENGİN NAMLI 17:52 05.06.2006
Engin Namlı
Geçen Güldün Ya
Şu gönül çehreme geçen güldün ya
Bana gerçek oldu şu yalan dünya.
Son kalan demde bir dünya gördüm ya
Artık ölsem de gam yemem güzelim
Göz göze geldikte gözler tanıştı
Selvi boyumuzla gökler yarıştı
Güneş bize iki,ay bir karıştı
Artık ölsem de gam yemem güzelim
Kanımca aşka tüm zamanlar darken
Göründü ufuktan bir beyaz yelken.
Bulamaz yönünü kimseler derken.
Artık ölsem de gam yemem güzelim
O gün bu gündür ne varsa dünyamda
Yeniden yazıldı gönül sayfamda
Neşem de yerine geldi sefam da
Artık ölsem de gam yemem güzelim
En büyük saltanat aşka konmakmış
O aşkın içinde Hakk'ı anmakmış
Ezelden ebede her an yanmakmış
Artık ölsem de gam yemem güzelim
ENGİN NAMLI 16:31 27.03.2006
Engin Namlı
Gözlerim Doluyor
Asırlık hasretin hiç çekilmiyor
Benden yana bir gün olsun gülmüyor
Neler çektiğimi hiç mi bilmiyor
Gözlerim doluyor seni anarken
El ele yüzleri sevinçle görsem
Burkulur yüreğim asılır çehrem
Üzülmeyeceğim ne kadar desem
Gözlerim doluyor seni anarken
Gereklisin bana yaşamam için
Yıllardır kimbilir ne halde için
Sen de ağlar mısın hep için için
Gözlerim doluyor seni anarken
Sırdaşım yoldaşım bir gönül bağım,
Hazin sensizliğe elim ayağım.
Kendimden bihaber dışa yasağım
Gözlerim doluyor seni anarken
ENGİN NAMLI 21:01 16.03.2006
Engin Namlı
Dön Eski Haline
Artık seninle anlaşamıyoruz
Bir anı bile paylaşamıyoruz
Sanki bu ömrü bir yaşamıyoruz
Ne olur gönlüm dön eski haline
Sen söz verenken ben amade sözcü
Hissinle doğan her şey bana öncü
Kimi diriltken kimi öldürücü
Ne olur gönlüm dön eski haline
İçimden çıksan beni bırakıp ta
Dönüp te bulsan bir başka kalıpta
Belki anlarsın resmime bakıpta
Ne olur gönlüm dön eski haline
Keşkeler fayda etmez; hatalara
Ve de gerçeği yok safsatalara
Girmeyecektik hiç şamatalara
Ne olur gönlüm dön eski haline
Cananım isen canevim içinde
O zaman biriz her derdin göçünde
Ne işimiz var nedende niçinde
Ne olur gönlüm dön eski haline
ENGİN NAMLI 13:56 07.03.2006
www.antoloji.com/engin_namli
msn:enginnamli@hotmail.com
Engin Namlı
Aşk İçin
Bence kararları ölçtüm de biçtim
Neden,aşk olunca kırk yerden geçtim
En nihayetinde seni de seçtim
Özlemle doluyum sana aşk için
Gözlerinin içi bir volkan sanki
Baktıkça yakıyor beni inan ki
Bakışına tutsak öyle bir can ki
Özlemle doluyum sana aşk için
Kimsede yok benim bu hissiyatım
Sevgiyle gelene yanar hayatım
Sanma sensizlikten durur takatım
Özlemle doluyum sana aşk için
Geciktikçe vuslat içim eriyor
Gün geçmiyor renkten renge giriyor
Sen olan canımdan bir can veriyor
Özlemle doluyum sana aşk için
ENGİN NAMLI 20:23 22.02.2006
www.antoloji.com/engin_namli
msn:enginnamli@hotmail.com
Engin Namlı
Kalpten Kalbe
Kalpten kalbe çizmem serhat
Gezin dolaş rahat rahat
Engel olmam bir gün sana
Ömür boyu senin bu hat
Şu gönülde açık yolun
Benle dolu sağın solun
Benim ise senden arzum
Ben nerdeysem orda bulun
Senden yana duygu selim
Akar gider bilki yarim
Durdurulmaz eller olsa
Ne yazar ki ne sevgilim
Yakışırken her giydiğin
Binlercedir göz değdiğin
Korkuyorum senin için
Hayat sana zor sevdiğim
ENGİN NAMLI 22:29 19.11.2005
Engin Namlı
Gönül Yangını
Kor narında alevdir kalbimde duran aşkın
Sımsıcak ısıtıyor ateşten yok bir farkın
Coşkun volkan gibisin sineme vurur yankın
Sönmesin hiç istemem, istemem su gönlüme
Hiç bir sahra yanmadı gönlüm yandığı kadar
Yanan güneşe yandı ben ise aşkına yar
Yakmana doyamadım küle dönsem ne yazar
İstemem bir yudum su, istemem şu gönlüme
Demek yıllarca süren gönül yangını buymuş,
Sevgiyi ölene dek tattıran bir duyguymuş.
Böyle güzel bir aşkı kim yaşamış kim duymuş
Bilen varsa söylesin, anlatsın şu gönlüme
ENGİN NAMLI 22:29 19.11.2005
Engin Namlı
Ayrılığın Sabrı
Ayrılığın sabrı yokmuş sevdiğim
İnsafı kurumuş sanki bir zalim
Ellerim bağlı bir kere sevmişim
Her an sensizliğe sürmek istiyor
Getirdiği günler ne tez geçiyor
Biri başlamadan biri bitiyor
Kalan ömrümüzden çalıp gidiyor
Her an sensizliğe sürmek istiyor
Canımdan öteye saklasam seni
Aramadan bulur değişmez kini
Ezelden hünerli sevmez seveni
Her an sensizliğe sürmek istiyor
Uslanmayı bilmez gözleri bizde
Razıyım bıraksa dağda denizde
Yetmiyor ki gözü hep sevgimizde
Her an sensizliğe sürmek istiyor
Adresler değişti inan uğruna
Yaklaşırım diye gönül yarine
Garezi bugünden düştü yarına
Her an sensizliğe sürmek istiyor
ENGİN NAMLI 23:03 08.11.2005
Engin Namlı
Kastamonum
Kurulduğun günden bu güne kadar
Revnaklı çehrende ne miraslar var
Şanlı tarihine kim ki yan bakar
Bizleri yanında san Kastamonum
İnsanında vardır bulunmaz şefkat
Yediden yetmişe sunulur kat kat
Değişmez yıllarca dilindeki tat
Ebede dek bize sun Kastamonum
Şu dünyada yoktur hiç benzerinden
Can canandan öte bir yerdesin sen
Ezelden beridir yok ki sevmeyen
Sevgi ateşimizde yan Kastamonum
Gönlümüzde aşksın tatmayan bilmez
Sor, sevdana hangi dağlar devrilmez
Öyle bir hazdır ki geri verilmez
Damardan fışkıran kan Kastamonum
Geçen belki beşyüz belki de bin
Derdimiz,neşemiz varlık sebebin
Başarıyla dolu zaferin harbin
Türklüğün şanına şan Kastamonum
Yaşam arzusundan sığındığımız
Her nefeste an be an andığımız
Bitmez hasretine yakındığımız
Gurbette hep senle ben Kastamonum
Gencinden yaşlıya ocağım diye
Koşar sevdiğine yar diye diye
Gönülden gönüle aşktan sevgiye
Akan bir ırmaksın sen Kastamonum
Hayranımdır sana gönül verene
Ne mutlu koluyla kanat gerene
Bakınsam ufkundan şöyle çehrene
Sen bir başkasın her gün Kastamonum
Damak tanındaki lezzet haz-ına
Kimse yetişemez inan hızına
Hak'kın canlısına ve cansızına
Sen bir ömür cansın can Kastamonum
Azdavaylı Şair Engin NAMLIYSA
Senden duacıdır ilham aldıysa
Yıllarca sevdana bağlı kaldıysa
Tek sebebi sensin sen Kastamonum
Engin NAMLI 00:54 04.10.2005
Engin Namlı
Gül Çiçeğim
Gül çiçeğim aç gönlüme
Mis kokular saç gönlüme
Sabah akşam uç gönlüme
Gül çiçeğim al çiçeğim
Gül çiçeğim gül çiçeğim
Hiç solmadan kal çiçeğim
Şu gönlümü çal çiçeğim
Gül çiçeğim al çiçeğim
Gir gönlüme gir çiçeğim
Sevdiğimi gör çiçeğim
Hal hatrımı sor çiçeğim
Gül çiçeğim al çiçeğim
Gel gönlüme gel çiçeğim
Tüm sevgini çel çiçeğim
Sevdiğimi bil çiçeğim
Gül çiçeğim al çiçeğim
Varlığın bir taht gönlüme
Her yokluğun dert gönlüme
Canımsan can kat gönlüme
Gül çiçeğim al çiçeğim
ENGİN NAMLI 22:06 06.09.2005
Engin Namlı
Bana mı Sordunuz
Çekip giderken bana mı sordunuz
Aşkıma gönül ararken yoktunuz
Şimdiyse bana dert yanıyorsunuz
Bir de sevdadan söz ediyorsunuz
Bilmez mi insan ne olacağını
Söndürür mü aşk için ocağını
Heba ettiniz güzellik çağını
Bir de sevdadan söz ediyorsunuz
O kadar baktım her gün yolunuza
Takılır diye biri kolunuza
Yazık değil mi seven kulunuza
Bir de sevdadan söz ediyorsunuz
Bir kere sizden bakmadınız bana
Bakışınızdan akmadınız bana
Kör gönlünüzü yakmadınız bana
Bir de sevdadan söz ediyorsunuz
Dünya nedir ki işte dönüş oldu
Kötü gidişat size bitiş oldu
Eski aleme tekrar giriş oldu
Bir de sevdadan söz ediyorsunuz
Engin NAMLI 22:25 09.09.2005
Engin Namlı
İnsan
Her sabah kalkar kaşlara,kirpikler
İkinci güneş doğar her insana
Uyanır düşten bütün güzellikler
Bedenle doğa gelir heyacana
Yeni bir güne hoş bir seda ile
Dilden merhaba dolaşır her dile
Coşar
Blog etiketleri
Etiket kullanılmadı