<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="FeedCreator 1.7.2" -->
<rss version="2.0"  xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >
    <channel>
        <title>noname unknown blogu</title>
        <description>noname unknown blogu</description>
        <link>http://tr.netlog.com/noname_unknown/blog</link>
        <lastBuildDate>Wed, 25 Nov 2009 22:37:49 UT</lastBuildDate>
        <generator>FeedCreator 1.7.2</generator>
        <image>
            <url>http://tr.netlogstatic.com/p/tt/044/962/44962978.jpg</url>
            <title>noname_unknown</title>
            <link>http://tr.netlog.com/noname_unknown</link>
            <description>noname_unknown</description>
        </image>
        <item>
            <title>Espri Arası</title>
            <link>http://tr.netlog.com/noname_unknown/blog/blogid=5993704</link>
            <description>Adam : bütün kutsal kitapları okudum, bütün filozofları inceledim..&lt;br /&gt;Kadın : nereye vardın..&lt;br /&gt;Adam : iyi orta gol getirir  &lt;img class=&quot;smiley&quot; src=&quot;http://v.netlogstatic.com/v4.00/2445//s/i/smilies/laugh.gif&quot; alt=&quot;:)&quot; /&gt;</description>
            <author>noname_unknown</author>
            <pubDate>Sun, 05 Jul 2009 12:13:19 UT</pubDate>
        </item>
        <item>
            <title>Güzel bir söz</title>
            <link>http://tr.netlog.com/noname_unknown/blog/blogid=3097239</link>
            <description>Kendisi hakkında kötü söz söylemiş ya da hakaret etmiş birisine verilecek en güzel cevap Mevlana tarafından bulunmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&amp;quot;Bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye...&amp;quot;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne dersiniz?</description>
            <author>noname_unknown</author>
            <pubDate>Sun, 04 Jan 2009 11:30:05 UT</pubDate>
        </item>
        <item>
            <title>İlginç Bir İtiraf</title>
            <link>http://tr.netlog.com/noname_unknown/blog/blogid=2856893</link>
            <description>Geçenlerde Frederic Beigbeder'in Türkçeye 9.90 olarak çevrilmiş kitabını okudum. Kitabın içinde gerçekten ilginç anektodlar var. Bu kitabı sevmemde belki de Mad Men fanatiği olmamın da rolü büyük olabilir ama reklam sektöründe hangi oyunların döndüğünü ve nasıl kandırıldığımızı görmek istiyorsanız kitabı tavsiye ederim. Aşağıya kitabın sadece giriş paragrafını koydum. İlgilenenlere &lt;img class=&quot;smiley&quot; src=&quot;http://v.netlogstatic.com/v4.00/2445//s/i/smilies/wink.gif&quot; alt=&quot;:)&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adım Octave ve APC'den giyiniyorum. Reklamcıyım: evet, kainatı kirletiyorum. Ben, size boku satan adamım. Asla sahip olamayacağınız o şeylerin hayalini kurduran. Hep mavi gökyüzü, daima güzel kadınlar, Photoshop'ta rötuşlanmış kusursuz bir mutluluk. Kılı kırk yararak yaratılmış görüntüler, moda müzikler. Zar zor biriktirdiğiniz paralarla, son kampanyamda itelediğim rüyalarınızın arabasını satın almayı başardığınızda, ben onu çoktan demode etmiş olacağım. Ben üç model önden gidiyorum ve her zaman sizi hüsrana uğratmanın bir yolunu buluyorum. Glamour(cazibe, büyüleyicilik), attığınız her adımda sizden biraz daha uzaklaşan o masal ülkesinin adıdır. Sizi yenilik bağımlısı yapıyorum. Yeniliğin avantajı, hiç bir zaman yeni kalmaması. Her zaman bir öncekini eskitecek yeni bir yenilik bulunuyor. Salyalarınızı akıtmak, işte benim kutsal görevim bu. Benim mesleğimde kimse mutlu olmanızı istemez, çünkü mutlu insanlar tüketmezler...</description>
            <author>noname_unknown</author>
            <pubDate>Sat, 22 Nov 2008 10:13:20 UT</pubDate>
        </item>
        <item>
            <title>2=1</title>
            <link>http://tr.netlog.com/noname_unknown/blog/blogid=2856834</link>
            <description>Kim o, deme boşuna... &lt;br /&gt;Benim, ben. &lt;br /&gt;Öyle bir ben ki gelen kapına; &lt;br /&gt;Baştan başa sen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özdemir Asaf</description>
            <author>noname_unknown</author>
            <pubDate>Sat, 22 Nov 2008 09:58:05 UT</pubDate>
        </item>
        <item>
            <title>MUM</title>
            <link>http://tr.netlog.com/noname_unknown/blog/blogid=2856824</link>
            <description>Mum yanıyor, zaman yanıyordu.. &lt;br /&gt;Bir tarafındakiler gülüyor, &lt;br /&gt;Bir tarafındakiler ağlıyordu. &lt;br /&gt;Biri vardı aralarında. &lt;br /&gt;Düşünüyor, hayata bakıyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mum yanıyor, zaman yanıyordu &lt;br /&gt;Erzurumun köylerinde. &lt;br /&gt;Akşamın ve sabahın erken olduğu &lt;br /&gt;Ali Baba dağının eteklerinde &lt;br /&gt;Geniş vakitler yaşanıyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mum yanıyor, zaman yanıyordu &lt;br /&gt;Hasankale ovasında. &lt;br /&gt;Geceye karşıydı karlı Palandökenler. &lt;br /&gt;Bir adam vardı hayallerin ortasında.. &lt;br /&gt;Kar kadar beyazdı ümidler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu adam üç bin on beşde &lt;br /&gt;Yunan medeniyetini okuyordu. &lt;br /&gt;Kaldırıp başını kitaplardan &lt;br /&gt;Kervanlaşmış dağlara bakıyordu... &lt;br /&gt;Bakınca akşam oluyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hasankale ovasında, Kuruderede &lt;br /&gt;Kilometreler santimleşiyor, &lt;br /&gt;Santimler asırlaşıyordu.. &lt;br /&gt;Güneşe ve geceye karşıydı karlı Palandökenler. &lt;br /&gt;O adam hayata bakıyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir tarafta ağlayanlar, bir tarafta gülenler.. &lt;br /&gt;Bir tarafta bunlar için ölenler.. &lt;br /&gt;Mum yanıyor, zaman yanıyordu. &lt;br /&gt;Mumun alevi titriyor, &lt;br /&gt;Umudun alevi titremiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özdemir Asaf</description>
            <author>noname_unknown</author>
            <pubDate>Sat, 22 Nov 2008 09:55:10 UT</pubDate>
        </item>
    </channel>
</rss>
