realist_034_
Trust erkek - 29 yaş, Türkiye
- Arkadaşlar |
- Ziyaretçi defteri
- | Resimler
- | Blog
- | Gruplar
- | Videolar
- | Haykırlar
Blog / İNSANIN YARADILIŞ GAYESİ KUR'AN-I KERİM'DİR.
Pazar, 1 Kasım 2009 15:06
Yüce Allah Rahman suresinde şöyle buyurmaktadır: ‘Rahman, Kurân'ı öğretti, insanı yarattı.’ Yani insanın yaratılışını Kurân’ın taliminden sonra ifade etmiştir. Bundan şunu da anlamaktayız ki Yüce Allah’ın herşeyi ve herkesi kuşatan rahmetini ifade eden Rahman isminin en büyük tecellisi Kurân’dır.
İnsanın yaratılış gayesi Kurân’dır. Öyleyse Kurân'sız bir insan zikre değer bir şey değildir. Esasen insan değildir. Doğal olarak insan, Kurânla tanımlanır; ona uyumu ile değerlendirilir.
Rahman, insanı iki boyutlu yarattı. Onun maddi ve mülki boyutuna beşer, manevi ve melekuti boyutuna ise insan ismini verdi.
İnsan, beşeri boyutuyla hayvanlarla müşterektir. Yani onlar gibi acıktığında yer, susadığında içer, yorulduğunda uyur, çeşitli içgüdülerini çeşitli yolllarla tatmin eder. Rahman, insanın bu alandaki ihtiyaçlarını karşılaması üzere birçok nimetler yaratmıştır. Abese suresinde şöyle buyurmaktadır: Şüphe yok ki biz, bir yağmurdur, yağdırdık. Sonra yeryüzünü bir iyice yardık. Derken orada tohumlar bitirdik, üzüm ve yoncalar. Zeytin, hurma ve çeşitli büyük ağaçları bulunan bahçeler, meyveler ve otlaklar. Tüm bunlar sizin ve hayvanlarınızın faydası içindir.(Abese 25-32) Ayetlerin özellikle son bölümünde maddi nimetler konusunda insan ile hayvanları aynı kategoride zikretmiştir. Yani beşeri ve maddi yönüyle insan hayvanla ayı kategoridedir.
İnsan, insani boyutuyla Allah’ın yeryüzündeki halifesidir. O’nun ilminin, cemal ve celal sıfatlarının tecellisidir. O, bu boyutuyla Allah ve meleklerin kategorisindedir. Burada sözü edilen insan tevhid potasında erimiş, Rahman’ın kulu olma şerefine nail olmuş insandır. Ali İmran suresinde şöyle buyurmaktadır: ‘Allah, melekler ve ilim sahipleri Allah’tan başka ilah olmadığına kesin olarak tanıklık ettiler.’(Ali İmran 18) Ayette sözü geçen ilim sahipleri, insanın manevi ve melekuti boyutuna ulaşmış kimselerdir.
Kurân-ı Kerim’de ‘İnsan’ isminde bir sure vardır. Yüce Allah bu surede insanın her iki boyutundan da söz etmiştir. Onun nutfeden yaratıldığını belirterek beşeri boyutunu ortaya koyduktan hemen sonra ‘onu imtihan edelim diye kendisini işitir ve görür kıldık’ ifadesiyle insani boyutuna dikkat çekmiştir. (İnsan 2)
Sonra da nutfede kalan ve manevi boyutu ile ilgilenmeyenler hakkında ‘zincirleri, boyundurukları ve yakıp kavuran cehennemi’ hazırladığını beyan etmiştir. (İnsan 4)
İnsan suresinin 5 ila 22. ayetlerinde ise manevi ve melekuti yönünü öne çıkaran ve beşer boyutunu geride bırakarak ‘insan’ menziline ulaşmış insandan söz etmiştir. Yani Kurân’a göre insan, İnsan suresinde çok güzel şekilde izah edilmiştir. Hem de somut örnekleme ile. Üç gün sadece su ile iftar edip yiyeceğini yoksula, yetime ve tutsağa veren biri, beşer vadisinde bocalayan insan olamaz. O, beşeri boyutunun isteklerini insani boyutuna feda etmiş, yemekten değil yedirmekten haz almaktadır. Ruhunun doyumu cisminin açlığını bastırmıştır. O, beşer vadisini geride bırakıp insan zirvesine ulaşmıştır.
Kurân’da insan hakkında çok iç açıcı olmayan bazı ifadeler görmekteyiz:
İnsan çok zalimdir.
İnsan çok cahildir.
İnsan çok inkarcıdır.
İnsan çok acelecidir.
İnsan çok haristir.
Bir şerre uğrarsa bağırır, sızlanır.
Bir hayır elde ederse vermez, kıskanır.
İnsan hüsrandadır
Aslında tüm bu ayetlerde sözü edilen insan, beşer boyutunda kalmış insandır. Başka bir ifadeyle maddi ve mülki hapisaneye mahkum olduğu için manevi ve melekuti vatanına kavuşmamış insandır. Bu ayetler, Kurân’dan nasipsiz kaldığı için yaratılış gayesinden uzaklaşarak dört ayaklılar zümresine tenezzül etmiş insandan söz etmektedir.
Peygamberimiz(sav.) bir hadis’inde..; Gerçek mü’min(iman etmiş insan), diğer kimselerin malları ve canları hususunda kendisinden emin bulunduğu insandır. Doğru müslüman başka insanların, onun dilinden ve elinden gelebilecek zararlardan salim olduğu kimsedir. Hakikî mücahid nefsinin engellemelerine rağmen ömrünü Allah’a itaatla geçiren yiğittir. Ve hâlis muhacir de hata ve günahlardan uzak duran iman eridir.(Müsned, 6/21)
Şimdi bir karar verelim: Beşer olarak kalıp, hayvanlar aleminin en ucube yaratıklarına mı dönüşelim, yoksa insan olarak Kurân’ı rehber edinip melekleri de sollayarak Rahman’a kulluk gülistanının huzurlu bahçıvanları mı olalım?!
Yoksa siz burada bir sınava tabii olmadanmı yüce mevla’nın karşısına çıkmayı düşünüyorsunuz ! İnsan olarak beşeri isteklere teslim olmadan, nefis karşısında ezilmeden, bedeni arzularının altında ezilmeden, cesedinin sözlerinin esiri olmadan kalp ve ruh hayatının üstüne yükselecek, kalp insanı olarak yaşayacak ruh insanı olarak, ALLAH(cc) deyip oturacak, ALLAH(cc) deyip kalkacak, ALLAH'a serfuru edecek ''şehvet'' karşısında eğilmeyeceksin ki, ALLAH'da onu insan seviyesinde teyit etsin desleklesin...’’Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği ve (ihtiyacı olan) akrabaya yardım etmeyi emreder. ’Zina’yı, fenalıkları ve insanlara zulüm yapmayı da yasaklar. O, dinleyip tutasınız diye size öğüt veriyor.”(Nahl 90)
Günümüzün nesillerinin şehvete pes etmemeleri çok zordur. Yapın bu zor işi İNŞALLAH. İnsan olarak kendinizi hayvanlardan ayırın İNŞALLAH. Sonra önünüzde yolların şehrahlar halinde açılacağına şahit olacaksınız…‘zinaya yaklaşmayın; çünkü o pek çirkindir ve kötü bir yoldur’ İsra suresi 32. ayet
(Bu ayet’de ALLAH(C.C.), zina’ya yaklaşmayın’ buyurmuştur.Buna göre yalnız zina değil, Kişiyi zina’ya sevk eden yollar(şehvetli bakış, şehvetli duyuş, şehvetli tadış)da yasaklanmıştır.)
Bu iş zayıf insanların işi değil. Bu iş mecnunların bu iş sevdalıların işidir. Sevdalı olcaksın ALLAH'ın meramına maksuduna nail kılınacaksın.
ALLAH’IN, Selam Rahmed Bereketi, Mağrifeti, İnayeti ve hidayeti kardeşlerimin üzerine olsun.
Selam ve dua ile…
Yorumlar 9 Yorumları sırala:
Cafer Bin ebu talip Trust (Çarşamba, 4 Kasım 2009 15:47)
- edvada:
Allah razı olsun
Rabbim, Cem-i cümle İslam Aleminden Razı Olsun. (Amin Ya Rabbel Alemin)
ebu enes (Pazartesi, 2 Kasım 2009 11:38)
Allah razı olsun
mehmet Trust (Pazartesi, 2 Kasım 2009 07:06)
Bizleri mümin kardeşlerimize karşı sıcak yürekli, merhametli ve alçak gönüllü eyle!
krizantem Trust (Pazar, 1 Kasım 2009 23:07)
- hasretsilaya:
emegine yüregine saglık rabbim razı olsun
ümran kılıç (Pazar, 1 Kasım 2009 21:08)
allah razı olsun.tşk.
Cafer Bin ebu talip Trust (Pazar, 1 Kasım 2009 21:07)
- hasretsilaya:
emegine yüregine saglık rabbim razı olsun
Rabbim, Cem-i cümle İslam Aleminden Razı Olsun İnşAllah Ablacığım.
gurbet türküsü (Pazar, 1 Kasım 2009 21:02)
emegine yüregine saglık rabbim razı olsun
Cafer Bin ebu talip Trust (Pazar, 1 Kasım 2009 16:28)
- cdereli:
Müslüman kardeşlerimizin bize karşı yaptıkları hataları varsa, onları affedebilmeyi lütfeyle!
Müslüman kardeşlerimizin hatalarını, kusurlarını örtebilmeyi, tahammül edebilmeyi ve hemen unutabilmeyi lütfeyle!
Eğer bizlerde Müslüman kardeşlerimizin açıklarını arama hastalığı, suçlarını ortaya çıkarma hastalığı, bunlardan zevk alma hastalığı varsa, bizleri bu hastalıklardan kurtarıver!
Bizleri, bu dünyada Müslüman kardeşinin hatalarını örttüğünden dolayı, kıyamet günü hatalarını örttüğün kullarından eyle!
Kendi kusur ve ayıplarıyla uğraşmaktan dolayı, Müslüman kardeşinin kusurlarıyla uğraşmaya vakit ve fırsat bulamayanlardan eyle!
Ey bizim Rahman ve Rahim olan Rabbimiz!
Bizleri mümin kardeşlerimize karşı sıcak yürekli, merhametli ve alçak gönüllü eyle!
Kâfirlere karşı ilkeli, izzetli ve onurlu eyle!
Ey bizim yüce Rabbimiz!
İman edenlerin hiç birine karşı bizim gönüllerimizde bulanıklık, kin ve düşmanlık duyguları ve düşünceleri bulundurma, barındırma!
Ey bizim Rabbimiz! Mümin kardeşlerimize karşı gönüllerimizde oluşabilecek kötü duygu ve düşünceleri söküp çıkarıver!
Ey Rabbimiz! Sen şefkat sahibisin, rahmet kaynağısın, bunu ancak sen yapabilirsin!
Ey bizim Yüce Mevla’mız! Bizleri, elinden ve dilinden diğer Müslümanların selamette olduğu, huzur ve güven içinde olduğu Müslümanlardan eyle!
Ey bizim Rabbimiz! Bizleri gerek nefsimize, gerek kâfirlerin ve şeytanın iğvasına uydurup mümin kardeşlerinin hakkını, hukukunu ve vebalini yüklenerek hüsrana uğramış bir şekilde Senin huzuruna varanlardan eyleme!
Amin, amin, amin!
Amiiin Ya Rabbil Alemin.
nec. dik. (Pazar, 1 Kasım 2009 16:22)
Müslüman kardeşlerimizin bize karşı yaptıkları hataları varsa, onları affedebilmeyi lütfeyle!
Müslüman kardeşlerimizin hatalarını, kusurlarını örtebilmeyi, tahammül edebilmeyi ve hemen unutabilmeyi lütfeyle!
Eğer bizlerde Müslüman kardeşlerimizin açıklarını arama hastalığı, suçlarını ortaya çıkarma hastalığı, bunlardan zevk alma hastalığı varsa, bizleri bu hastalıklardan kurtarıver!
Bizleri, bu dünyada Müslüman kardeşinin hatalarını örttüğünden dolayı, kıyamet günü hatalarını örttüğün kullarından eyle!
Kendi kusur ve ayıplarıyla uğraşmaktan dolayı, Müslüman kardeşinin kusurlarıyla uğraşmaya vakit ve fırsat bulamayanlardan eyle!
Ey bizim Rahman ve Rahim olan Rabbimiz!
Bizleri mümin kardeşlerimize karşı sıcak yürekli, merhametli ve alçak gönüllü eyle!
Kâfirlere karşı ilkeli, izzetli ve onurlu eyle!
Ey bizim yüce Rabbimiz!
İman edenlerin hiç birine karşı bizim gönüllerimizde bulanıklık, kin ve düşmanlık duyguları ve düşünceleri bulundurma, barındırma!
Ey bizim Rabbimiz! Mümin kardeşlerimize karşı gönüllerimizde oluşabilecek kötü duygu ve düşünceleri söküp çıkarıver!
Ey Rabbimiz! Sen şefkat sahibisin, rahmet kaynağısın, bunu ancak sen yapabilirsin!
Ey bizim Yüce Mevla’mız! Bizleri, elinden ve dilinden diğer Müslümanların selamette olduğu, huzur ve güven içinde olduğu Müslümanlardan eyle!
Ey bizim Rabbimiz! Bizleri gerek nefsimize, gerek kâfirlerin ve şeytanın iğvasına uydurup mümin kardeşlerinin hakkını, hukukunu ve vebalini yüklenerek hüsrana uğramış bir şekilde Senin huzuruna varanlardan eyleme!
Amin, amin, amin!
Yorum yaz: