realist_034_
dışarıda erkek - 28 yaş
- Arkadaşlar |
- Ziyaretçi defteri
- | Resimler
- | Blog
- | Klanlar
- | Videolar
- | Etkinlikler
- | Müzik
- | Sesler
- | Linkler
Ziyaretçi defteri 87 Yorumları sırala:
KALBİN YUMUŞAMASI
Kur'an-ı kerim diyorki..;
Hakk'la beraber(ALLAH'la beraber olanlar için),hakk'a mukarin(ALLAH(cc) tarafından ulaşmış olan),hakikat'(doğrunun,gerçeğin)'in ifadesi olarak inen kur'an-ı kerim'den ötürü olsun,kalplerinizin yumuşuyacağı an gelmedimi henüz,kalplerinizin saygıyla burkulacağı an gelmedimi?...
Hakk(ALLAH)'tan nazil olan(bizlere inen) şey(KURAN-I KERİM)'den ötürü)...
Tarihi tekerrürler var.Bu tarihi tekerrürler içinde sizde size ait zaman içinde sizler için açılan delikten sizden evvelkilerin döküldüğü noktaya dökülme ihtimaliniz var...
Sizden evvelkiler gibi olmayın,onlar'da belli bir dönemde aşkla şevkle bu işe sahip çıktılar.Hz. NUH'un etrafında,hz. MUSA'nın etrafında,hz.DAVUT'un etrafında,hz.İSA'nın etrafında bu işe sahip çıktılar,fakat belli bir süre sonra bunlar bütün enerjilerini bütün dinamizimlerini kaybettiler,onları var'eden,insanlığın üzerinde hakim kılan bütün dinamiklerini kaybettiler.Kasvet ruhlarını sardı,rehavet içinde doğru yoldan ayrılmış cesetlerine ait hayatı yaşıyorlardı,bedenlerine ait hayatı yaşıyorlardı.ALLAH'ın haklarında takdir buyurduğu dairenin dışına çıkmışlardı.Artık arzularını yaşıyorlardı,heva ve heveslerini yaşıyorlardı...
Sahabiden,ibn-i mesud(ra) diyor ki..,Kur'an nazil olmaya başladıktan sonra 4 sene geçmemiştiki bu ayet bizim hakkımızda nazil oldu.
Demek ki,insanlık için daima kendisini gevşekliğe ve rehavete salma,mukadder bi şey..!
Bizden evvelkiler kendilerini böyle gevşekliğe ve rehavete salmışlardı.Efendimiz(sav)'den sonrada bu gevşeklik ve rehavete saldılar,emevi zulmü geldi.Abbasilerden sonrada bu gevşeklik ve rehavete saldılar,moğol istilasına uğradılar.Selçuklulardan sonrada bu gevşeklik ve rehavete saldılar,küçük devletler halinde parçalandılar.Osmanlılardada bu gevşeklik ve rahavet oldu,eriyip gittiler...
Hükümdarlar artık fatih ordularının başında değillerdi,saraylarda yaşıyordu,cariyeleri vardı,halayıkları vardı.Ata binip cephe takip etmek yoktu onlarda.
Onun için,kur'an-ın bu şiddetli tokadı bizler içinde mukadderdir.
Yerinizin idraki içindeyseniz ve kedinizden emin bulunuyorsanız bende efendimiz(sav)'in verdiği teminatı söylüyorum ve korkmayın,ALLAH(cc) sizi zayi etmiyecektir diyorum.
Fakat,ALLAH(cc) korusun evimizin içine sağnak sağnak yağmur halinde yağan iman ve kur'an'a ait yumuşatıcı meselelerin yanında sizden evvel ki insanlar gibi kalbiniz hala kas kastı ise her hangi bi çukura herhangi bi deliğe düşme ihtimaliniz vardır ve hep olucaktır.
Teminatınızı ve teminat noktalarınızı bi kere daha kontrol ediveriniz kendinizi bi kere daha yoklayı veriniz,NEREDESİNİZ..?
ALLAH'la münasebetiniz açısından neredesiniz..?
ALLAH'ın bu kadar lütufları içinde nurdan lütuflarını yarıp yarıp,hevenk hevenk nurdan lütuflarıyla gezerken kalbinizin yumuşuyacağı an gelmedimi diyor...
Başkaları için mukadder olan akıbet bizler içinde mukadderdir,başkalarının zebin olarak döküldüğü çukurlara bizimde dökülmemiz mukadderdir...
Gelin bi kere daha söz verip ALLAH'a,başlattığımız şu ahtu peymana bi kere daha yeminde bulunalım.Bu can bu uğurda bi kere daha diyelim.Şu islam aleminin insanları olarak,kendimizi bi kere daha kontrol edelim...
Kaybetmiycek,kazanacağız.En başta kazanacağımızda bütün peygamberlerin beşaretinde olan kudsiler ünvanını kazanacağız.
Benim cemaatim diyecek...
Sahip çıkacağım diyor herkezin kaçtığı zamanda ben sahip çıkacağım...
Nasıl tanırsın ya resulallah(sav)..?
Tanımazmıyım,alınlarında secde emaresi var...
Tanımazmıyım,abdest uzuvlarını yıkamadan kolları ayakları yüzleri bem beyaz...
Şu küçük hizmetle,ALLAH'ın bu kadar ihsanına nail olduktan sonra bu kadar avanslar aldıktan sonra affınıza sığınarak soruyorum..;
İçinizde değildirde nerededir o RESULULLAH(sav)..?
İç dış siz neye diyorsunuz ki..?
İçine hapsolduğunuz şu üç buutlu mekanı siz mekanmı zannediyorsunuz..?
O bir anda milyarlarca yerde bulunur,belki sesi daha gürdür...
ES SELATU VES SELAMU ALEYKE YA RESULALLAH
ES SELATU VES SELAMU ALEYKE YA HABİBALLAH
ES SELATU VES SELAMU ALEYKE YA SEYYİDEL EVVEL VE AHİRİN
Yer durdukça biz yaşadıkça vücudumuzun zerratı adedince O'na es selatu ves selam olsun.
Evet,belki şu anda oda kulaklarımız duymadan,duyanda olabilir...Vicdanlarımıza duyuracak şekilde ve aleykes selam diyordur...
Rica ederim bunu bi yere koyun,aziz bi yere koyun.Azizmi aziz bi yere koyun.ALLAHRESULU(sav) aranızda,içinizde,başınızda teftişinizi yapmış...Nereye koymayı düşünürsünüz..?Ben onu şöyle diyeyim ne zaman yerinizden ok gibi fırlayacak,elinizi göğsünüze vuracak ve aleykes selam ya RESULALLAH(sav) diyeceksiniz..?
Size teveccühleri karşısında bunu sizden bekliyor.14 asırlık teveccühleri sonunda bunu sizden bekliyor,yaranlarıyla beraber bekliyor,meleği alanın sakinleriyle beraber bekliyor ve gelin daha fazla bekletmeyin,teftişi uzatmayın...
Şikayetler,şikayet üzerine ona gidiyor...Berlin'den yazılan 'nağmeler' vardır,Belgrad'dan giden 'nağmeler' vardır,Moskova'dan giden ''nağmeler'' vardır,medet ey sultanı RÜSÜL(peygamberler sultanı) diye...
Ne diyor RESULULLAH(sav) acaba bu isteklere karşı..?
Elimden gelmez diyorsa ne diyeceksiniz..?
Elimden ne gelir diyorsa ne diyeceksiniz..?
Dünya bi inilti olmuş adeta,dünya küfür ve dalalet içinde bi inilti olmuş inliyor,asuman inilti ile ihtizat içindedir ve bunları hz.MUHAMMED(sav) duyuyor ve mahzun mahzun bakışını size çeviriyor,FERMAN diyor...
Hissiyatınızı ve heyecanınızı ALLAH(cc) devam ettirsin.Bu iş devam ederse gülecek bu iş devam ederse sevinecek bu ruhaliyet içinde sizi bekleyen işlerin başına koşarsanız senelerden beri çektiği ızdıraplar sona erecek.
Vicdanlarınızın hüşyarlığına sığınıyorum,gerilime geçmiş ruhunuza sığınıyorum,hz. Muhammed(sav) idrak ve anlayışınıza sığınıyorum...Dünyanın dört bir bucağında ki ağlamaları dindirmek için ALAH(cc) aşkına..;
RESULULLAH(sav)'A SON Bİ KEZ EVET DİYELİM.
Ömrümüz oldukça EVET diyelim...
RABBİM(cc) cümlemizden razı olsun.AMİİN.
HAK ARZUSU...
İnsanın cenabı hakla alakası,O'nu herşeyin üstünde tutması herşeye tercih etmesi,rızasını bütün meseleler üstünde ali(ulu) tutması hiç bir şeye feda etmeme havansında bulunmasına bağlıdır...
O'nu kaybetme bir mümin için herşeyi kaybetme manasında olmalı.Cenabı hakka ait bütün manalar bütün hakikatlar bir müminin kalbinde öyle taht kurmalı öyle oturmalı ki,bunlardan bir tanesinin eksikliği müminin ruhi hayatında kalbi hayatında büyük bi eksiklik olarak kendisini daima hissettirmelidir...
İnsan dünyaya geldiği andan itibaren hak perestliği nispetinde bu hakikatin arkasından koşacak.Bu herşeyin üstünde olan,hz. ALLAH'a ait mana ve hakikatların arkasından koşacak,gönlünü ona mağmur etmeye çalışacak.Bir gün gönlüne gelip oturacağına inanacak.Ve geldiği zamanda,geldi oturdu diye ayrı bir iman ihsan edecek...
İnsan aradığı nispette arkasına düştüğü nispette,elde edecek ve bulacak...
İnsan alakasız kaldığı nispettede mahrum kalacak...
Hak ve hakikatı ne zaman hangi devirde olursa olsun arıyan insanlar bulmuşlardır...
''Talep etme arkasına düşme,ciddiyet gösterme''aradığın şeyi senin karşına çıkaracaktır.
Sen ebediyen mahrum kalamazsın..!
Varsa içinde hakikate karşı bi arzu bi iştiyak,O'seni gelip bulacaktır deniz aşırı dahi olsa...
Deniz aşırı bi memleket olan habeşiştan'da yaşayan hiristiyan ruhbani kral necaşi,hz. meryem hakkından ayetler varmı diye talepte bulunca...Mute'nin kahramanı,hz. ali(ra)'nin kardeşi Cafer ibn-i ebu talip meryem suresini okurken..,(ALLAH kutsal ruhunu meryem adlı bir bakirenin rahmine düşürmüş.O da ALLAH'ın peygamberi olan isa'yı doğurmuş...Meryem ailesinden ayrılıp doğuya gitti.Bizde cebrail(as)'ı oraya gönderdik.Cebrail,meryem'e insan şeklinde göründü.meryem ALLAH'a sığındığını,ALLAH'tan korkuyorsa ona dokunmamasını söyledi.O zaman cebrail(as),ben rabbinin elçisiyim sana tertemiz bir erkek çocuğu hediye etmek için gönderildim dedi...Meryem ise benim nasıl oğlum olabilir?bana insan eli dokunmadı.Ben kötü bir kadın değilim deyince,RABBİN böyle istiyor dedi.O'nu kudretimizi gösteren bir rahmet olarak yaratıcaz... Ayetine gelince,
Necaşi yere serili vermişti...Bütün ruhbanlar ve rahiplerin gözleri yaşlarla dolmuştu.Necaşi,yetmiş kişiyi RESULULLAH'ın huzuna gönderdi''bu hakikat membağına gidinde dinleyin''diyordu...
Bu yetmiş insan RESULULLAH'ın huzuruna geldiler.RESULUEKREM'in huzurunda membağından kur'an-ı dinlediler...
Necaşi'nin huzurunda ki durum gibi değildi bu.Bütün rahipler hıçkıra hıçkıra ağlıyorlardı...Dönüp tekrar necaşi'nin huzuruna gittiler.
Kur'an bu ağlayan yetmiş kişinin halini şöyle anlatıyor..;(O nebi'ye(sav) inen kur'an kendilerine okunduğunda,onların onu dinledikleri zaman gözlerinin yaşlar salıverdiğini görürsünüz.Haktan bildikleri şeyden ötürü.)
Dediler ki,inandık hak gelecek inandık gerçek zuhur edecek inandık gün doğacak.MESİH'e imandan sonra,kiliseye imandan sonra,RESULULLAH'a iman etdik.Bizide şahitlerden yaz ALLAH'ım diyorlardı...
Şimdi bi düşünün,Necaşi ve cemaatine aitmi kaldı bu KUR'AN..?
Adeta dalgaları dinmiş deniz gibi ölülerin yaşadığı devir,ancak bizim içinde yaşadığımız devirdir.
Bize muslatın son iki asrın insanını böyle ölü ve özgün görürsünüz.Ölülerin ve öldürmenin,yıkıkların ve döküklerin top yekün yaşadığı asır,sadece 21. asırda görülür bunlar...
Bütün kolukanadıkırıklar,kalbihayatınıtüketenler,his hayatı duygusuz hale gelmiş olanlar,kafasında idraki kaybetmiş olanlar,dünya tarafından esir edilerler,bir tekmede rahatlıkla dünya hayatını terkedemeyen HAM RUHLAR,YOBAZLAR ve SOFTALAR sadece 19. ve 20. asırda görülür bunlar...
Göremezsiniz insanların yaşadığı(7.asırdan19. asra kadar)asırda bu derece hamlığın hüküm sürdüğünü...
Yığın yığın günahların kendi kendilerini bitirdiği,bellerini kırdığı,boyunlarını büktüğü,kalbi hayatlarını öldürdüğü cemaatimiz(islam toplumu)ne yapıyor acaba...
ALLAH(cc) bunu size sorarsa ne diyeceksiniz..?
RESULULLAH(sav) size sorarsa ne diyeceksiniz..?
NE YAPIYORSUNUZ..?
NERDESİNİZ..?Derse ne diyeceksiniz..?
Ben kendi namıma diyecek bi şeyim yoktur...
Azmış ve azdırmış nefsimle diyecek bi şeyim yoktur...
Yıkılışları adeta şiir söylüyor gibi,
bütün çöküşleri,harabe haline gelişlerin destanını yazıyor gibi,
Herşeye karşı laubali kalan,gayri ciddi kalan kem talih bana sorulsa diyeceğim bi şey yoktur.
Bi gecede hayatınızı hesabını yapın.Kazandığınız şeylerin, ALLAH(cc)karşısında sizi nereye götürdüğünün hesabını yapın...
Sizin belinizi büken hallerin sizi nereye götürdüğünün hesabını yapın.
Belki terkettiğiniz şeyi geriye döner bakarda o zaman anlayı verirsiniz...
Anlayı verirde hakikate arkadan kavuşu verirsiniz.
Ve benim bu yazdıklarım sizin içinizde bu heyecanı bu aşkı uyarırsa bir gecede hayat muhasebesi yapmaya sizi sevk ederse.Ashabı kiramın arkasında yerimizi alma ümidi içinde.Bunuda cenabı HAKK'ın rahmetinden istiyor...Ne beni nede sizi kalbi kırık ve münkesir bırakmamasını niyaz ediyorum.
Kalplerinize sizin kalbi hayat,ruhlarınıza duygu,ihtiyatınıza duygu ihsan eylesin.
YENİDEN HAKKA DÖNÜŞ...
Değerlikardeşlerim,cenabı hakkın hoşnutluğu ve inayeti bizimle beraber olsun...
Sizin niyetleriniz çok önemlidir. Bu mevzuda yanılmışda olabilirsiniz,bu niyetlerde hatada etmiş olabilirsiniz.Böyle bi hatadan dolayı mağzursunuz,ALLAH(cc)sizi affedebilir...Ben RABBİMİN sonsuz inayetine sığınıyor ve sizin niyetlerinize dahalet ediyorum.Sizin bakışınızı bu yazıyı kumanızı dua olarak kabul ediyor ve ALLAH'ım amiiin diyorum...
Gerçeğe gelince,kombinezon tam.Senelerden beri hazırlanan bi şey var...
Bir yeni diriliş kombinezonu.Yani bir yeni ikincinci hz. Muhammed(sav) cemaati sahnede kendisine yer arıyor,hakka ulaşma yollarını araştırıyor.Eskilerin olduğu gibi metafizik gerilime geçmiş bulunuyor...
Bu mevzuda kendisinden bi şeyler beklenen kimseler(ham ruhlar,yobazlar ve softalar)sizlerin ruhlarınıza ve gönüllerinize gereken ilhamı veremediler(zaten kendilerinde de yoktu)bu muhakkak,hazırlık muhakkak olduğu gibi buda muhakkak.
Ama geceden gündüzü gündüzden geceyi çıkaran O RABBİRAHİM,ölüden diriyi diriden ölüyü çıkaran O RABBİRAHİM'in sonsuz rahmetinden umud edilir ki,bizim gibi ölülerle sizin gibi dirilere hayat versin...
O'na dönme O'nu bulma O'nun tecellileriyle bütünleşme O'nu herşey sayma O'nu gönlüne oturtma O'nun soluklarını her an duyma O'ndan gelen mesajları ruhunda vicdanında hissetme...O geniş rahmetinden aciz değil ki sizlerin ruhlarınıza doğrudan doğruya kendisi şerk etmiş olmasın...
Azap size gelip çatmadan evvel,hepiniz toptan rabbinize ''inabe'' edin.Bütün mahlukatın ALLAH'a teveccüh ettiği gibi,gayri iradi sistemlerin belli bir şeyin etrafında döndüğü gibi.Elektronların atom çekirdeği etrafında döndüğü gibi.Gezegenlerin güneşin etrafında döndüğü gibi.Sizde gerçekten sizi ayakta tutan,var'eden,ruhlarınıza hayat üfleyen ve gerçek hayatı kendisine teveccüh etmeye bağlayan,dini hayata hayat kılan,gerçek hayat dini hayatdır diyen ALLAH(cc),bu anlayışa bu düşünceye bu felsefeye,inabe etmenizi,bütün benliğinizle yönelmenizi istiyor...
Yad kalırsanız meseleye karşı yabancılar gibi uzaklarda dolaşırsanız,hiç farkına varmadan yabancıları talan etmek üzere eşkiyalar bastırır ansızın azap gelir çatarda farkına varamazsınız.O çöllerde yapa yanlız,sahipsiz,kimsesiz olarak eşkiyaların baskınına maruz kalırsınız...
Sahibinize dahalet edin,ALLAH(cc) deyin,kapısında kıyamete kadar dim dik durmaya azmedin...
Yolda kalmışların yeniden hatırlaması manasına,ariflerin elde etdikleri menzili belirleme manasına,o kapının vade vefada kusur etmeyen vefalı dostlarının hassasiyetle vefanın gereğini yerine getirme manasına,''inabe''(hakka dönme)...
Herkez seviyesine göre yeniden bi kere daha dönecek...
Takılıp yollarda kalmışlar,şehvetin kancasına takılmışlar,şöhretle mahvolup gitmişler,bedenin altında kalmış ezilmişler ve cismaniyetin azad edilmeyi reddeden köleleri haline gelmişler...Bunlar yeniden hatırlayacak, ALLAH'ı...ALLAH'ım sen diyecekler...
Arifler O'nu bilenler,kültürünü ve anlayışını O'nu bilmeye göre ayrlıyanlar,O'nu bilmeyi hayatlarının gayesi haline getirenler,onlarda yeni menzillere yelken açmak için marifetin sonsuz deryalarına yelken açmak için,daha bilmek istiyorum seni ALLAH'ım,karşında mum durmak için daha bilmek istiyorum,karanlık gecelerimi ışığınla aydınlata bilmek için daha bilmek istiyorum.Yeni menzillerin yeni makamların başladığı noktaları belirlemek için inabe...
Ve hak kapısının vefalı dostları,ne kadar arzu ederdim bir insan olarak değil olmasa bile,o kapının vefalı dostu olmayı...
Ve ne kadar ümid ediyorum, o kapının vefalı dostlarısınız sizler...
Vefalı dostlar,dosta karşı hassasiyetle vefanın gereğini yerine getirme inabesi...
NERDESİN ALLAH'IM..!
ASIRLARDAN BERİ KAYBETTİĞİM ALLAH'IM..!
NERDESİN SANA SECDE ETTİĞİM MİHRABIM..!
NERDESİN NEBİ'NİN SOLUKLARINI DUYDUĞUM MİMBERİM..!
NERDESİN SECCADEM..!
GÖZ YAŞLARIMA AŞIK...İHTİYAÇ DUYAN SECCADEM..!
VEFALININ İNİLTİSİYLE...
Asrımızda yollar up uzun oldu ve alabildiğine karmaşık,yollar alabildiğine sarplaştı ve virajlaştı ki şaşırıp yolda kalmış insanların dilinde tek türkü...''Ben yolumu yitirdim yolların günahı ne diyorlar''...ALLAH(cc) bu feryada karşı sesleniyor...
KULLARIM,HEPİNİZ DALALETTESİNİZ,BENDEN HİDAYET(dua edin)İSTEYİN SİZİ DOĞRU YOLA HİDAYET EDEYİM.
Nesiller bu sesi duyuyorlar...Takılıp yollarda kalmış olanlar,düşüp düşüp kalkamıyanlar,kalktığı zaman bile iki adım ileriye atamayanlar,yollarda bulduğu çamırları mis diye yüzlerine sürenler,şehvetle kirlenmişler,gazapla kirlenmişler,kinle nefretle kalplerini öldürmüşler,nefsani hislerinin altında kalmış ezilmişler...Düşe kalka yürüdükleri bu yolda hakkın o ölümsüz sesini duyuyorlar...O ses sönmedi,O'na kulağını kapayanlar O'nu duymaz hale geldiler....
Kullarım...kullarım diyor,kullarım ne büyük şeref.Bu kadar uzakta dolaşmaları nazara itibara almıyor...Bakarken size bize,hepimizin çehresine ve yüzüne O rahmaniyet ve rahimiyet arifesiyle bakıyor...Her şeye rağmen kullarım diyor...
Kullarım durmadan gece gündüz hatalar yapıyorsunuz,düşe kalka yürüyorsunuz...Bi türlü yolunuzu bulamadınız...Geldi geçti bi sürü peygamber,yolu öyle işlek hale getirdiler ki etrafında reflektörler var sapmak imkansız ama siz yine yolunuzu bulamadınız...Gece gündüz hata ediyor,düşe kalka yürüyor,çamuru balçığı misgi amber diye elinize yüzünüze sürüyorsunuz.(Ne etsek SEN öyle diyeceksin)...
BEN günahları mağrifet ediyorum...
Sinelerinizle BANA dönün...
Hissiyatınızla BANA inabe edin...
Kalplerinizle BANA teveccüh edin...
Ve dilleriniz ALLAH'ım beni bağışla desin.
Siz mağrifet dileyin,BEN'de mağrifet edeyim diyor...
Bu sesi her kalp sahibi duyar,şaşkın şaşkın yollar yürüyenlerin kulaklarına gelen bu sesi her kalp sahibi her ruh sahibi her vicdan sahibi duyar...
Hovarda gönüller bu sesi duymaya bilir,
Nefsin kancasına takılmış sefil sağda solda sürüklenip gidenler bu sesi duymaya bilir,
Bedenin kulları bu sesi duymaya bilir,
Cismaniyetin azad edilmek istemeyen kulları bu sesi duymayabilir,
Yemenin,içmenin,yatmanın altında kalmış ezilmişler bu sesi duymaya bilirler...
Ama vicdanlar,bu sese aşiyandırlar...
Duyuyorsunuzdur bu sesi.Siz ve bana ALLAH(cc) daha iyi duyursun,dua edin ALLAH(cc) banada duyursun.Duyuyorsunuzdur bu sesi öyle ümid ediyorum...Farkına varmadan çok uzak yerlerden bu sese uyarak zannediyorum tövbeler ediyor veya camiye gidiyorsunuz.
Ben bu netlogda yazmaya başladığımdan beri netlog momodüratörleri tarafından devamlı bloklandım.Sebebi islami propaganda imiş,%99'u müslüman olan bir ülkede islami propaganda yapıyormuşum...Müslümanlık misyoneriymişim..Yazdıklarım %1'e hitab ediyormuş demek..!
Ben yazmaktan vaç geçip bir daha netloga girmemeye karar vermiştim.Ama burda ki kardeşlerimin hallerini gördükçe,sırtımı dönüp gidersem ALLAH(cc) tarafında af fonulurmuyum sonra.Mağrifeti,affı anlatmayı planladığım bir yazıyı yazmadan geriye dönmede ALLAH(cc) beni affedermi dedim.
Hakikati duyan hakikata aşina olan ben kaçsam bile ondan,beni adım adım takip eden vicdanım zorladı beni tekrar bu siteye soktu.Dilerim o ana kadar yaptığım hatalarıda rabbim affeder.Ve hep beraber inabe ederiz...
Muradı muslatımıza mürşidi muslatımıza,ALLAH'a inabe ederiz...
Bu sesi duyanlar duyuyor,vicdan bu sese açık...Kalpde ki bu vaiz yalan söylemez,bu vaiz dediğini yapar,bu vaizin sözü insanlara tesir eder,bu vaiz insanın latifeyi rabbaniyesininde içinde bulunduğu ruh erkanını teşkil eden vicdandır...
''Vicdan yalan söylemez'' vicdan ALLAH(cc) der inler,vicdan RESULULLAH(sav) der iki büklüm olur,vicdan KUR'AN dediği zaman ezilir başını yerlere kor,basın der buna tıpkı kaldırım taşları gibi...
Her vicdan her vicdan sahibi hakkın merhametinin sonsuz kereminin ifadesi ve cilvesi olan bu sesi duyar...Diliyorum sizde duydunuz,duyduğunuz için buraya kadar okuyarak geldiniz.Ama ben size yazarken,Tertemiz düşüncelerinizi şefaatçi yaparak ellerimi o duygu ve o düşünceyle rabbime kaldırıyor diyorum ki,..Şu tertemiz gençlerle,ter temiz sinelerle sahneye koyduğun şu oyunu habibi edibini hoşnut edicek seviyede hitame erdirmede bizleri muhaffak eyle.Sahabiyi muhaffak eylediğin gibi...
Kusurlarını göre bilenler,yanlışlarını seze bilenler,kendini islah etme yolunu düşünenler,inabenin ilk menziline adım atmış sayılırlar...
Kusurunu görmeyen olduğu yerden kurtulamaz düştüğü çukurdan çıkamaz,nefsini ıslah etmeyi planlamayan sabah akşam bu planı önüne koyup inceden inceye onu tahlil etmiyen,inabe noktasına hakka teveccüh noktasına adım atamaz...
Kusur görülecek,ayıplar sezilecek,nefis ıslah edilmeye çalışılacak ve sonra önümüzde yolların açıkdığını göreceğiz,ALLAH'ın inayet ve keremiyle...Benim gibi günahların altında kalıp ezilmişler görmese bile,fakat günahı tanımıyanlar,gözlerine yabancı hayalin girmediği ter temiz gözler ter temiz kulaklar ter temiz duygular bunu göreceklerdir...Ama bununla başlar,
nefsinize karşı hesaplaşan insan olunuz,kusurlarınızı görmeye çalışınız...
Seviyenize göre size parola sormadan kalbinize damlayan hata damlalarına karşı dikkatli olun,bunları bilin...söküp kalplerinizden atmaya çalışın.
O'nlar içinizde dipdiri kaldığı sürece,sizin ''ölümünüz'' mukadderdir.Onlar kalbinizi bi sis gibi bi duman gibi simsiyah sardığı sürece sizin için ne kalbi hayattan ne ruhi hayatttan nede irade hayatından bahsetmek mümkün değildir...
''Bu sesi dedim kalp insanları,ruh insanları,irade insanları duyacak.''
Ve bu sesi duyma bu sesekarşıyönlenme yönünü tayin etme,HAKKa ermenin ilk menzilidir...İlk adımını bu menzile atanlar ALLAH'ın inayetiyle erdiler...
İŞİTTİK ve İTAAT ETTİK...
Kur'an da şöyle buyuruyor..;Güç ve takadınıza göre değil,ALLAH'tan nasıl korkulması gerekiyorsa öyle korkun.Nasıl ibadet edilmesi gerekiyorsa onu öyle ibadet edin.O'na karşı nasıl saygılı olunacaksa öyle saygılı olun.O nasıl sevilecekse öyle sevin...
Bakara suresinin sondan ikinci ve üçüncü ayeti..;Gökte ve yerde olan herşey ALLAH'ın elindedir.Her şeyin anahtarı ALLAH'ın yanında,her şeyin kilidine ALLAH(cc) hakimdir...
Açığa vursanızda gizli tutsanızda,yapacağınız herşeyi ALLAH(cc) biliyor ve ona göre sizi hesaba çekecektir...(İçinizden geçen şeylerden dolayıda hesaba çekecektir,yaptığınız şeylerden dolayıda hesaba çekecektir.)
Bu ayet nazil olduktan sonra sahabi,ALLAH(cc) emretti yap de yaparız ölde ölürüz fakat şu içten geçen meselelere hakim değiliz dediler peygamber(sav) efendimize...
ALLAH RESULU(sav) üzüldü ve buyurdularki,sizden evvelkiler gibimi demek istiyorsunuz...İşittik ve isyan ettikmi demek istiyorsunuz,Sizden evvel ki iki ehl-i kitabın,hıristiyan ve yahudilerin dediği gibimi demek istiyorsunuz..?Evet ALLAH'ım emirlerini duyduk başkaldırıyoruzmu demek istiyorsunuz..?
İŞİTTİK ve İTAAT ETTİK sen yargılayıcısın bizi mağrifet eyle yarabbim.Dönüş sanadır sana döneceğiz,tertemiz olarak dönmeye muhaffak kıl...
Sahabide işittik ve itaat ettik dediler...Bizde,14 asır evvel bize tebliğ buyurduğun emrini işittik ve itaat etdik.
Ey masir kendisine olan sultanımız,ey sultanı zişan,ezel ve ebed sultanı..;O sahabiyi mağrifet buyurduğun gibi,bizleride mağrifet buyur...Bizi bu çöllerde başı boş bırakıp bekletme,Bizi cehaletin ve küfrün karanlıkları içinde mahvettirme...(amiiin er rahmaner rahimin)
İşin fezlekesi olsun,bakara sure-i celilesinin sonu bizim için bi duadır..;
ALLAH(cc) insana takadının üzerinde iş yüklemez,bir mükellefiyet tahvil etmez.Hayrı insanın lehindedir,şerleri ise aleyhindedir.
Ve sonra O'na dönüyor ve şöyle diyoruz..;RABBİM bizi unuttuğumuz ve kaza ettiğimiz şeylerden ötürü muhafaza etme.Biz ve atalarımız dinin kadir ve kıymetini bilemedik ona gerektiği gibi sahip çıkamadık,dinine omuz veremedik,bi kaç asırlık ihmalle bugün devletler muazenesinde ki yerimizi kaybetdik,aziz bi kavm iken zelil olduk...Bizden evvelkilerin sırtına yüklediğin ağır yükü bizim sırtımıza yükleme,takadımız kadar bize yük yükle bizi affeyle bize mağrifet eyle bize merhamet eyle...
Sen bizim MEVLA'mızsın.Çünki kur'an da diyorsun..;
(Müminler size feryad edeceğim ben sizin mevlanızım...kafirlere(ateistlere)gelince onlar kopupuktur.ALLAH(cc) ben sizin mevlanız değilim)..diyor.
ALLAH(cc) bizim mevlamız biz ALLAH'ın kullarıyız...
MEVLA,kul münasebeti içinde söylenir.Biri birinin kölesi olursa kölenin efendisine mevla denir.Biz hepimiz boynu tasmalı,ayağında zinciri,prangalı ALLAH'ın kullarıyız,ALLAH'ta bizim MEVLAmızdır.Böyle köleliğe dünden dilbest değiliz...ALLAH'ım elalem kulluktan kaçar biz ise kul olduğumuz zaman memmun oluyoruz.Sana kul olduk sana kulluk yapıyoruz,kulluğumuzu ilan ediyor ve bu kulluğu arızasız yapmak içinde yine yardımı yalnız senden istiyoruz...
GERÇEK GÖZYAŞLARI...
Gözyaşları,samimi ve ciğeri yanan insanlar için bi boşalma işi amelidir...
Adeta sinesinde cehennem korları var gibidir,yanar daima cayır cayır...
Yer yer harici aleme dökülür bu gözyaşları...
Ve bu göz yaşları ile cehennem arasındada bir ilişki kurulmuştur,
Cehennemde kıvılcımların mahşerde insanları kovaladığı zaman,cibrilin elinde bir dardak su ile geldiği görülecek...
Efendimiz(sav) ona soracak bu nedir diye..?
Cibril,bu mümin kullarının ALLAH(cc) korkusuyla ağlayıpta gözlerinden döktükleri göz yaşıdır...Şu korkunç kıvılcımları söndürücek tek şeyde budur.
Gözden ALLAH(cc) korkusuyla dökülen gözyaşları,cephede düşmanı daima kollayan,gözetleyen,içimize sızmasına engel olan nöbetçinin o ameliyle denk tutar.
İki göz katiyen cehennem görmez,
Biri,ALLAH(cc) harfiyle ürperip,ağlayan insan...İşte onun gözü katiyen cehennem görmez.
Diğeri,daima memleketin tehlikeleri karşısında yüreği atan,hoplayan ve nereden hangi gedikten düşmanlar içimize sızacak,ŞU PLANDA veya BU PLANDA BİZİ TAHRİP EDECEK,ÇÜRÜTECEKLER....İşte bunları görüp gözeten göz,yani mücadele edenin gözü...
Bir gün kendisini bu işe verip toplumu görüp gözeten bu göz,işte o ameliyle yer yüzünde olup biten her şeyden,mevcut olan her şeyden daha hayırlıdır.
İnsanın iç savaşının,iç alemini feth etme mevzuunda gösterdiği gayretin ifadesi olan gözyaşları,insanın düşmanla cephede mücadele etmesine denk tutuyor.
Az gülün çok ağlayın zira gözyaşlarının böyle çok önemli değerleri vardır...
ALLAH(cc) cümlemizden hoşnut olsun.